Birleşmiş Milletler (BM) tarafından özellikle savaş ve
yoksulluğun hüküm sürdüğü coğrafyalarda yaşam mücadelesi veren
çocukları korumak ve koşullarını iyileştirmek amacıyla 20 Kasım
1989'da "Çocuk Haklarına Dair Sözleşme" imzalandı. Bu kapsamda söz
konusu tarih, dünya genelinde çocukların karşı karşıya kaldıkları
hak ihlallerini gündeme taşımak amacıyla "Dünya Çocuk Hakları Günü"
olarak kabul edildi.
Tüm iyi niyetli çabalara rağmen dünyanın geleceği çocuklar,
geleceğe pek de umutlu bakamıyor. Özellikle geri kalmış ülkelerdeki
çocuklar, çalışmaların ardından bazı alanlarda eskisinden daha iyi
durumda olsa da göç, kısıtlı beslenme, eğitim ve sağlık imkanları,
açlık, şiddet, cinsel istismar gibi hayatlarının baharında
omuzlarına yüklenmiş ağır sorunlarla ayakta kalmaya çalışıyor.
YAKLAŞIK 50 MİLYON ÇOCUK MÜLTECİ VE GÖÇMEN
Gelişmemiş ülkelerdeki çocuklar, hiçbir sorumlulukları olmamasına
rağmen savaş, çatışma, iklim değişikliği ve yoksulluk gibi
sorunları en çok yüklenen kesim olarak dikkati çekiyor.
Raporlara göre çocuk mülteci sayısı sadece 10 yıl içinde 2 kat
arttı. Özellikle Suriye ve Irak'ta son dönemde yaşananların bunda
büyük etkisi bulunuyor. Dünyada yaklaşık 50 milyon çocuk, kendi
ülkelerinin sınırları dışına göç etmiş ya da zorla yerlerinden
edilmiş şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor.
Doğuştan hakları olan temel hakları doğar doğmaz kaybetmek zorunda
kalıp, hayata "göçmen" ya da "mülteci" olarak merhaba diyen bu
çocukların yaklaşık 28 milyonu şiddet ve güvensizlik nedeniyle
ülkelerini terk etmek zorunda kalanlardan oluşuyor.
Hayatta kalmak için çok erkenden yollara düşen çocuklar, bu sefer
de istismar başta olmak üzere çeşitli olumsuzluklarla karşılaşma
riski altında hayatlarını sürdürmek zorunda kalıyor.
Çocuklar, çoğu zaman insan kaçakçılığı yapanlara bağımlı
olduklarından, insan tacirleri ve diğer suç örgütlerinin eline
kolaylıkla düşebiliyor. Söz konusu çocukların bir kısmı,
Suriye'deki savaştan kaçıp, Yunanistan'a geçme umuduyla bindiği
botun batması sonucu cansız bedeni kıyıya vuran Aylan bebek gibi
umuda yolculukta hayata veda ediyor.
Sadece geçen yıl yaklaşık 41 milyon kişi kendi ülkelerindeki şiddet
ve çatışmalardan dolayı yerlerinden edilirken, bu kişilerin
yaklaşık 17 milyonunu çocuklar oluşturuyor. Bunların üçte biri de
Suriye, Irak ve Yemen gibi iç savaşın yaşandığı ülkelerden
oluşuyor.
GÜNDE YAKLAŞIK 18 BİN ÇOCUK HAYATINI
KAYBEDİYOR
Söz konusu olumsuzluklar nedeniyle dünyada her gün 5 yaş altı
yaklaşık 18 bin çocuk, önlenebilir nedenlerden hayatını kaybediyor.
Bunların önemli bölümünü yoksulluk ya da coğrafi nedenlerden dolayı
hizmetlere ulaşamayan yerlerde yaşayanlar oluşturuyor. Dünya
genelinde de yaklaşık 165 milyon yetim bulunuyor.
İstatistiklere göre dünya üzerinde 5-14 yaş grubu arasında 250
milyon çocuk işçi var. Bunların büyük çoğunluğu okula devam
edemiyor. Yaklaşık 124 milyon çocuk, ilkokul ve ortaöğretimin ilk
kademesine devam edemezken, ilkokulu bitiren her 5 çocuktan 2'si de
okuma-yazma ve basit aritmetik işlemleri öğrenememiş durumda
bulunuyor. Ayrıca kız çocukların yüzde 11'i, 15 yaşına gelmeden
evlendiriliyor.
Bugünkü şartların böyle devam etmesi durumunda 2030'a kadar çoğu
önlenebilir hastalıklardan 69 milyon çocuğun hayatını kaybetmiş,
167 milyon çocuğun yoksulluk içinde yaşıyor, 750 milyon kadının ise
henüz çocuk yaşta evlenmiş olacağı tahmin ediliyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
