Hızla büyüyen yumurta krizi sonucu milyonlarca yumurta
süpermarket rafları ve depolardan alınarak imha edildi. Skandalın
sadece Hollanda'da 150 milyon avroluk zarara yol açtığı, Avrupa
genelinde ise 150 çiftliğin geçici kapatıldığı belirtiliyor.
Sorunun Belçika'da bulunan bir şirketin, fipronil adlı böcek
ilacını Dega-16 adlı temizlik ürününe karıştırmasından
kaynaklandığı düşünülüyor. Şirketin bu temizlik ürününü Belçika ve
Hollanda'da tavuk çiftliklerine bakım sağlayan Chickfriend adlı
şirkete sattığı, bu şirketin de temizlik ürününü tavuk
çiftliklerinde kullanması sonucu yumurtalara böcek ilacı bulaştığı
iddia ediliyor.
KRİZ 17 AVRUPA ÜLKESİNE YAYILDI
Geleneksel olarak tavuklarda bit ve keneleri yok etmek için
kullanılan fipronil adlı böcek ilacının yumurtalarda tespit
edilmesinin ardından ilk inceleme başlatan ülke Hollanda oldu.
Böcek ilaçlı yumurtaları süpermarket raflarından kaldırtan
Hollandalı yetkililer, krizden sorumlu tuttuğu şirketin iki
yöneticisini gözaltına alarak banka hesaplarını ve mal varlıklarını
dondurdu.
Krize neden olan şirkete ev sahipliği yapan Belçika, sorundan
haziran ayında haberdar olmasına rağmen temmuz sonuna kadar
kamuoyuna açıklama yapmaması nedeniyle bilgi saklamakla
suçlandı.
Belçika'da da yumurtalar raflardan kaldırıldı ve bazı besi
çiftliklerinin faaliyetleri durduruldu. Belçikalı yetkililer,
Hollandalı muhataplarıyla ortak soruşturma çerçevesinde birçok yere
baskınlar düzenledi.
Avrupa'nın önde gelen yumurta üreticisi Hollanda'nın ihracatları
sonucu kriz öncelikli Almanya'ya sıçradı. Alman Tarım Bakanlığı
Hollanda'dan Almanya'ya yaklaşık 28 milyon fipronilli yumurtanın
ihraç edildiğini ve bunların da bir kısmının tüketicilere
ulaştığını kaydetti. Hollanda'dan ihraç edilen yumurtaların
raflardan indirildiğini aktaran yetkililer, bazı besi
çiftliklerinin de faaliyetlerini durdurdu.
Yumurta ihracatı nedeniyle yumurta krizi hızlı şekilde Fransa,
İngiltere, Avusturya, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Polonya,
Romanya, Slovakya, Slovenya, İsveç, İsviçre ve Danimarka'ya
yayıldı.
Macaristan da Almanya'dan ihraç ettiği yumurtalarda fipronil
bulunmasının ardından ilaçlı yumurta krizinin çıktığı ülkeler
listesine girdi. Yetkililer, yerli yumurta üretimine ağırlık
vereceğini, bu vesileyle de yerli Macar üreticilerin durumdan
faydalanabileceğini açıkladı.
KRİZ ASYA'YA SIÇRADI
Avrupa'daki ilaçlı yumurta krizi Asya'ya da sıçradı.
Hong Kong'da yetkililer, Hollanda'dan ithalat sonucu ilaçlı
yumurtaların Hong Kong'a ulaştığını teyit etti.
Hong Kong'un Sağlık Bakanı Sophia Chan, Avrupa'dan gelen
yumurtaları daha sıkı incelemeden geçirileceğini bildirdi.
Kriz, Hong Kong'un ardından Güney Kore'de böcek ilaçlı yumurtaların
tespit edilmesiyle derinleşiyor.
Güney Kore Tarım, Gıda ve Kırsal İşler Bakanlığı başkent Seul'ün
doğusunda Namyangju'da 80 bin tavuğun bulunduğu bir çiftlikte bazı
yumurtalarda fipronil tespit edildiğini açıkladı. Bakanlık, konuyla
ilgili soruşturmanın yürütülebilmesi için ülkede 3 binden fazla
tavuğun yer aldığı çiftliklerde yumurta üretimini yasakladı.
AB OLAĞANÜSTÜ TOPLANACAK
Hızla yayılan ve halklar arasında tedirginlik yaratan yumurta
krizi, Avrupa Birliği (AB) kurumları nezdinde de sıkıntıya yol
açtı.
AB Komisyonu ilk etapta konuya ilişkin net açıklama yapmaktan
kaçındı. Krizin boyutlarının büyümesinin ardından AB Komisyonu
Sağlık ve Gıda Güvenliği Komiseri Vytenis Andriukaitis, "konu
soğuduktan sonra" AB Komisyonu'nun 26 Eylül'de krizi görüşmek için
toplanacağını bildirdi.
Yumurta krizi, AB ülkeleri arasında karşılıklı suçlamalara ve
tartışmalara da neden olmuştu.
Hollandalı ve Almanyalı yetkililer, Belçika'yı, yumurtalardaki
fipronili haziranda bulmalarına rağmen temmuz sonuna kadar konuya
ilişkin duyuru yapmamakla suçlarken, Belçika da Hollanda'yı hedef
gösterdi. Belçika Tarım Bakanı Denis Ducarme, Hollanda'nın kasım
ayında yumurtalarda fipronil olduğunu tespit ettiğine dair
ellerinde resmi belgeler olduğunu iddia ederek, Hollanda'nın
Avrupalı müttefikleriyle bu bilgiyi paylaşmadığını öne sürdü.
Bunun üzerine Andriukaitis, "Karşılıklı birbirimizi suçlamak bizi
bir yere götürmez. Buna son vermemiz gerekiyor." açıklamasını
yaptı.
AB'NİN ZAYIFLIĞI ORTAYA ÇIKTI
Diğer yandan yumurta krizi, AB'nin gıda güvenliğine ilişkin inşa
ettiği sistemin zayıflığını ortaya çıkardı. Üye ülkeler, AB
kanalını kullanarak yumurta krizinin büyümesini engelleyemedi.
AB de yumurta krizinin bazı zaafiyetleri ortaya çıkardığını kabul
etti.
AB Komisyonu Sözcüsü Daniel Rosario, "AB'nin vatandaşları ve
tüketicileri korumak için çok gelişmiş ve kapsamlı sistemleri var
ancak bu krizden bazı dersler de çıkarmamız gerekiyor ve bunu
yapacağız." dedi.
Herhangi bir üye ülkede gıda güvenliği zincirine bir tehlike
oluşması durumunda AB ülkelerinin, birliğin hızlı uyarı sistemine
bilgi vermesi gerekiyor. AB'nin de bu çerçevede tüm ülkeleri
bilgilendirmesi bekleniyor. AB kendisinin sadece bilgilendirmeyle
yetkili olduğunu, üye ülkelerin kendi önlemlerini alması
gerektiğini savunuyor.
Ancak birçok ülkenin kendi gıda sektörünün çıkarlarını ön planda
tutarak bu bilgilendirmeyi yapmaktan kaçınacağı düşünülüyor. Bu
nedenle AB'nin bilgilendirmenin yanı sıra uygulamaları takip etmesi
ve gerektiğinde yaptırım uygulayabilmesi yoğunluklu tartışılan
konular arasında yer alıyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
