Mağrib ülkeleri olarak da bilinen Kuzey Afrika'nın Türkiye'yle
köklü tarihi ve kültürel bağlara sahip ülkesi Tunus,
ziyaretçilerini beyazla mavinin buluştuğu yasemin kokulu
kentlerinde tarihi yolculuğa çıkmaya davet ediyor.
İstanbul'dan yaklaşık üç saat süren uçak yolculuğu sonrasında
ulaşılan başkent Tunus'taki Kartaca Havalimanı'nda dikkati çeken
ilk şey, Tunus'a özgü motiflerle süslenmiş tavan oluyor.
ÇÖLDE GÜL YETİŞTİREN ÜLKE: TUNUS
Başkent Tunus'un en işlek caddelerinden Burgiba Caddesi'nde ünlü
düşünür İbn Haldun'un heykelinin karşıladığı ziyaretçilerin, kent
merkezinde gezmesi gereken yerlerin başında eski kent
(Medinetu'l-Atika) geliyor. Eski kente denizin kapısı "Babu'l-Bahr"
diye isimlendirilen yerden giriliyor. Çarşıda en çok dikkati çeken
hediyelik eşyalar ise el dokuma Kayrevan kilimleri, ahşap kuklalar,
bakır kaplar, deriden yapılma çanta ve terlikler, fes, hurma,
tatlı, koku, seramik ve ahşaplara işlenmiş tablolar, çöl gülü,
baharat ve Tunus'a özgü çeşitli motiflerle bezenmiş rengarenk
elbiseler oluyor. Tunus'un sembollerinden çöl gülü, suyun
buharlaşarak içindeki minerallerin kristalleşip çöl kumuyla
birleşmesiyle oluşuyor ve "mecnun taşı" olarak da biliniyor.
"Kasaba" olarak da adlandırılan Tunus kentinin merkezinde, çok
sayıda cami, medrese, kahvehane ve tarihi konakların restore
edilmesiyle oluşturulan restoran ile kafeler yer alıyor. Kent
meydanı, başbakanlık, bakanlıklar ve diğer bazı resmi kurumlar da
eski kentteki tarihi binalarda yer buluyor.
Çarşıyı merkezine alan bir konuma sahip Zeytune Camisi'ndeki büyük
avluda uçuşan güvercinler, motiflerle süslenmiş duvar ve sütunlar
da büyüleyici bir ahenk oluşturuyor. Çarşıda ziyaret edilmesi
gereken bir diğer cami de sekizgen minaresiyle dikkati çeken
Hammude Paşa Camisi oluyor.
Büyük çoğunluğunu Müslüman nüfusun oluşturduğu ve Malikilik
mezhebinin yaygın olduğu ülkede, mezhepsel farklılıklar hakkında
yeterli bilgiye sahip olmayanları, namaz sırasında kıyamda ellerini
bağlamak yerine salan Müslümanlar ve Maliki imamların namazı
sonlandırırken sadece sağ tarafa sesli selam vermesi
şaşırtabiliyor.
KENT MERKEZİ, AÇIK HAVA MÜZESİNİ ANDIRIYOR
Son dönemde terör eylemlerine hedef olan Bardo Müzesi, kentin
ziyaret edilmesi gereken en önemli noktaları arasında yer alıyor.
Müzede özellikle Roma dönemine ait mozaikler, görenleri
etkiliyor.
Güvenlik sorunlarının turizm gelirlerinde gözle görülür bir düşüşe
neden olduğu ülkede, turist sayısındaki azlık kaliteli otellerde
uygun fiyatlara konaklama imkanı bulunabilmesini sağlıyor.
Tunus merkezinde Kartaca Film Festivali'ne de ev sahipliği yapan
çok sayıda açık hava müzesi, bazilika ve katedral bulunuyor.
Kültürel etkinliklerin düzenlenmesi ve müze olarak da kullanılan bu
tarihi yapılardan en göze çarpanı Acropolium veya Saint Louis
Cathedral olarak isimlendirilen katedral. Günümüzde sanatsal
etkinlikler için kullanılan katedral, çok sayıda yerli ve yabancı
turistin uğrak yeri. Hemen yanında bir de açık hava müzesi yer
alıyor. Kente kuş bakışı konuma sahip katedralin mimari yapısı,
içerisindeki sütun ve motifler ziyaretçilere adeta görsel bir şölen
sunuyor.
İBN HALDUN'DAN EŞ-ŞABBİ'YE KÜLTÜR HAVZASI
TUNUS
İbn Haldun'dan Ebu'l-Kasım eş-Şabbi'ye, Hannibal'dan Burgiba'ya,
Hayrettin Paşa'dan Tahir bin Aşur'a çok sayıda alim, düşünür ve
siyasetçiye ev sahipliği yapan ülkede Fransızcanın Arapçaya
azımsanmayacak ölçüde baskın çıktığı gözlemleniyor. İngilizce
bilmek, Tunuslularla anlaşmak için yeterli olamayabiliyor.
Fransızca en yaygın kullanılan dil. Bu dili yerel Tunus Arapçası
takip ediyor. Öte yandan, güneyde toplam nüfusa oranla az sayıda
kişi tarafından Berberice konuşuluyor. Bir tarım ülkesi olan
Tunus'ta zeytin ve zeytinyağına hemen her menüde rastlamak
mümkün.
Geleneksel kuskus yemeği, haşlanmış sebzelerle servis edilen biftek
çeşitleri, etli bezelye ve balık çeşitleri, ilk tercih edilecek
yemekler arasında yer alıyor. En sık karşılaşılan hamur işleri
arasında baget ekmekler, hamur kızartması ve kruvasan yer alıyor.
Portakal suyu, naneli yeşil çay ve kahve çeşitleri en çok tercih
edilen içecekler arasında.
DOKUMA KİLİMLERİYLE MEŞHUR KAYREVAN
Tunus'a yaklaşık iki saatlik uzaklıktaki Kayrevan'da ilk ziyaret
edilmesi gereken mekan, büyük cami olarak bilinen Ukbe bin Nafi
Camisi. Büyük caminin sütunlarındaki motifler ve mozaiklerin yanı
sıra kentte dikkati çeken en önemli kültürel zenginlik, kilim
dokuma atölyeleri.
Kayrevanlı ustaların elinde özenle dokunan kilim, seccade ve
halıların şöhreti, dünyanın çeşitli coğrafyalarına ulaşmış.
Kilimlere işlenen her bir motif, adeta tarihin farklı bir dönemini
sembolize ediyor. Kentteki diğer tarihi bir yapı da üç kapılı cami.
Caminin tarihi çok eskilere uzanıyor. Kayrevan'da Hz. Muhammed'in
yakın arkadaşlarından Ebu Zum'a el-Belevi'ye ait olduğu rivayet
edilen bir de sahabe makamı bulunuyor. Kayrevan sokaklarında
dolaşmak, zamanda yolculuğa çıkmak gibi. Kuzey Afrika'nın tarihi ve
kültürel zenginliklere sahip ülkesi Tunus, kış mevsiminde bahar
havası solumak isteyenleri gizemli bir yolculuğa davet ediyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
