Kesin olarak doğruluğu ispat edilemeyen bir konuda haber yapıldığı ve tweet atıldığı vurgulanan gerekçeli kararda, "Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve TBMM üyesi olan bir bakanın ve ailesini, bir terör örgütü ile bağdaştırarak kesin olmayan bir konuda yayın yaparak, bu konuda sosyal medyadan paylaşım yapmak sureti ile alenen aşağıladıkları, yapılan özür dilemenin olayı suç olmaktan çıkarmayacağı açıktır" denildi.
"KÜÇÜLTÜCÜ SÖZLERİN KULLANILMAMASI GEREKMEKTEDİR"
Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi 16 sayfalık gerekçeli kararında, basının bilgi edinme, yayma, eleştirme ve yorumlama hakkı olduğu hatırlatıldı. Basının bilgiyi yayma, eleştirme ve yorumlama haklarının kabulü için açıklama, eleştiri ve değer yargısı biçimindeki bilginin gerçek ve güncel olması, açıklanmasında kamunun ilgi ve yararının bulunması, açıklanış şekli ve konusu arasında düşünsel bir bağ bulunması gerektiğinin altı çizilen gerekçeli kararda "Açıklamada küçültücü sözlerin kullanılmaması gerekmektedir" denildi.
HABERİN DOĞRULUĞU BELLİ OLMADAN HABERE GEÇİLDİĞİNİN SAPTANDIĞI BELİRTİLDİ
"Her iki sanığın savunmaları değerlendirildiğinde, haber kaynakları
ile ilgili karşılıklı suç atfında bulunmuşlar, beyanlarını ispatlar
sözden başka yasal delil ibraz edememişlerdir" denilen
gerekçeli kararda kesin olarak doğruluğu ispat edilemeyen bir
konuda haber yapıldığı ve tweet attığı kaydedildi. Gerekçeli
kararda, "İsmail Küçükkaya tarafından haber kaynağı gazeteci
olduğu için açıklayamayacağına dair beyanı ve bu konunun
belgelendirilemeyeceği, sanığın bakanın aile hayatı ile ilgili
Bylock kullanıcısı olduğu için eşinin boşanma durumunda olduğuna
dair yanlışı kabul ettiği gerçeği de yapılan haberin reytingi
amacıyla kişilerin onur ve haysiyeti düşünülmeden haber yapıldığı
anlaşılmıştır. Ve bu haberlerin doğruluğu belli olmadan habere
geçirildiği açıkça saptanmış olmaktadır. Sanık savunmaları
atılı suçun işlenmesi yönünde toplumun her açıdan etkilenmesini
gerektirecek şekilde haber yapıldığının ve tweet atıldığının aksini
ispatlar nitelikte delil ve içerikte değildir. Birbirlerine suç
atfında bulunarak haber kaynağı dedikleri gerçeğin ne
olduğunu açıklamamışlardır. Beyanları soyut kalmıştır ve
beyanlarını doğrulayıcı kesin delil ibraz edememişlerdir"
denildi.
"ÖZÜR DİLEMEK OLAYI SUÇ OLMAKTAN ÇIKARMAYACAĞI AÇIKTIR"
Gerekçeli kararda Fidel Okan'ın attığı tweeti ile İsmail Küçükkaya'nın televizyondaki yayının hakaret içermekte olduğu, hukuka uygunluk sınırlarının aşıldığı vurgulandı. Gerekçeli kararda, "Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve TBMM üyesi olan bir bakanın ve ailesini, bir terör örgütü ile bağdaştırarak kesin olmayan bir konuda yayın yaparak, bu konuda sosyal medyadan paylaşım yapmak sureti ile alenen aşağıladıkları, yapılan özür dilemenin olayı suç olmaktan çıkarmayacağı açıktır" denildi. Kararda "Sanıkların savunmaları mahkememizce kanunlar karşısında yetersiz kalmıştır" ifadeleri kullanıldı.
İDDİANAME
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, avukatı
aracılığıyla Bakırköy Adalet Sarayı’na suç duyurusunda bulunmuş ve
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma başlatmıştı.
Soruşturma sonunda Küçükkaya ve Okan’ın “Kamu görevlisine alenen
hakaret ve “Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurum ve organlarını
aşağılama suçlarından 1 yıl 6'şar aydan 5’er yıla kadar hapsi talep
edilmişti. Bakırköy 18. Asliye Ceza Mahkemesi 25 Nisan'da
davayı karara bağladı. İsmail Küçükkaya ve Avukat Fidel Okan'ın
"Kamu görevlisine alenen hakaret" ve "Türkiye Cumhuriyeti
devletinin kurum ve organlarını aşağılama" suçlarından 1 yıl 4 ay
20’şer gün hapis cezasına çarptırdı.
Sanıkların sabıkasız oluşu, mevcut delillere göre bir daha bu
suçları işlemeyecekleri kanaatine varan mahkeme, hapis
cezalarının ertelenmesine karar vermişti.
