Eskişehir’de pizza servisi yapan bir kurye, servise gittiği apartmanın içine girdikten sonra pizza kutusunu açarak içine tükürdü. Pizzaya tükürdüğü anları cep telefonu ile de kaydeden kurye, güvenlik kameralarını fark etmedi. Pizzaya tükürme anlarını cep telefonu ile çeken kurye daha sonra pizzayı müşteriye teslim etti. Yaşananlar ise güvenlik kameraları tarafından kaydedildi. Ortaya çıkan bu olayın sonrasında konuşan Hüseyin Alyüz ve Avukatı Kemal Sayılır’dan bir açıklama geldi. Pizzaya tüküren şahsa dava açan Alyüz, yaşanan olayı anlattı.
"TAM ÜÇÜNCÜ DİLİMİ ISIRDIĞIMDA BANA MESAJ GELDİ ‘PİZZAYI YEME’ DİYE"
Olayı anlatan mağdur Hüseyin Akyüz, “Bir pizza siparişi verdim gece saat 11.30’da. Telefonla konuştuğum bayan arkadaşla aramada sadece şöyle konuşma geçti, nasıl bir pizza istediğimi söyledim ve kendisi bana adres sordu. Ben yaklaşık7-8 yıldır aynı adreste oturuyorum. Adresi sorması üzerine bende, ‘Hanımefendi benim adresimin orada olması gerekiyor, neden adresim kayıtlı değil’ şeklinde bir soru sordum. Hanımefendi de böyle bir kaydın bulunmadığını, tekrar adresi istediğini söyledi. Benim kendileriyle konuşmam bu kadar. Yaşanılan olay bundan sonrasında başladı. Bizim binamızda her katta güvenlik kamerası var. Bina sahibinin yeğeni zaten binamızda 1’inci katta oturuyor. O arkadaşın dairesinde duruyor güvenlik kameraları. Bir hırsızlık, bir güvenlik zaafı olmaması nedeniyle binada o arkadaşın dairesinde duruyor. Sonra yukarı çıkarken birinci katta duraksamış bu pizzayı getiren kişi. Kameranın da çok yanıp sönmesinden dolayı da bir iki ses de duymuş 1’inci kattaki komşu. Kameraya yaklaştığında bir hareket yaptığını görmüş. Pizzayı açmış, içine tükürdüğünü görmüş. Sonra kapıyı açmış yukarı çıkmaya başlayınca yakalayamamış. Daha sonra arkasından bağırmış ‘Pizza kime geldiyse yemesin’ diye. Böyle bağırınca da ben 5’inci katta oturduğum için kendim duymuyorum. Daha sonra tekrar içeri girip kameradan tespit ediyor hangi kata çıktığını. Bir katta iki kişiyiz zaten önce karşı komşumu arıyor, daha sonra beni arıyor. Bende meşgule attım telefonu çok önemli bir şey olmadığını düşündüğümden. Daha sonra pizzadan 1-2 dilim yedim. Tam üçüncü dilimi ısırdığımda bana mesaj geldi ‘Pizzayı yeme’ diye. Daha sonrasında indim aşağıya hayırdır ne oldu diye, görüntülere baktıktan sonra böyle bir şey ile karşılaştım” ifadelerini kullandı.
"KARŞI TARAFIN AVUKATI BİZE ULAŞTI”
Görüntüleri izledikten sonra bunun kesinliğine varılınca, mecburen
bir bulaşıcı hastalık olmaması adına bir doktora gittim. Gerekli
yapılması gereken bütün testlere girdim, çıktım hepsinden. Doktorun
da tespiti, aşırı temizlik titizlik anlamına gelen bir
rahatsızlığım varmış. Onunla alakalı görüştük. Normal bir insana
göre daha fazla bu konuda etkilenebileceğimi söyledi. Şantaj
tamamen bir algı oluşturmak için ortaya atılmış bir şey. Zaten
bizim avukatımızın altı kesilmiş, televizyonda şuanda bazı kanallar
tarafında hala yayınlanan evrakının şöyle bir durumu var; evrakın
üst kısmını zaten yayınlamıyorlar. Ayrıca bu evrak bir evraka
karşılık yazılıyor. Yani burada ne var, karşı tarafın avukatı bu
evrakın üzerinden bizden özür diliyor, yaptıkları hatanın yanlış
olduğunu kabul ediyor. Karşıdaki kişinin yaptığı davranışın utanç
verici olduğunu söylüyor. Suçlarını kabul ediyor ve bunun üzerine
bana, ‘Sizin durumunuz gerçekten kötü bir durum bununla alakalı
maddi ve manevi tazminatınızı, zararınızı karşılamak için
bekliyoruz. Sadece bununla alakalı bize rakam belirtin’ şeklinde
öncesinde bize karşı tarafın avukatından bir kağıt geliyor”
dedi.
"KENDİ İHTARNAMELERİNİ SERVİS ETMEDEN SADECE BİZİM İHTARNAMEMİZİ SUNDULAR"
Mağdurun avukatı Kemal Sayılır ise, sadece kendi ihtarnamelerini
sunduklarını ve insanlarda yanlış bir kanaat oluşturduklarını ifade
ederek, "Karşı taraf bu franchise şirket avukatı şahsımı ve
müvekkilimi aradı. Bununla birlikte bizden zarar miktarını
belirtmediğimizden dolayı zarar miktarını bildirmemizi istedi.
Ancak olanların belirttiği, iddialarında bulunduğu gibi yüksek
miktarı, o rakamı söylemedik ve onun üzerine ‘Bize yazılı olarak
talebinizi gönderin’ dedi. Bize 28 Aralık 2017 tarihinde bir
ihtarname geldi. Bu ihtarnamenin içeriğinde, tüküren şahsı işten
çıkarttıklarını, iyi niyet, ahlak kurallarına uymadığını, bunu
neden yaptıklarını anlayamadıklarını ve çok üzgün olduklarını,
müvekkilimden özür dilediklerini ve zarar miktarının yazılı olarak
ivedilikle kendilerine bildirildiklerinde karşılanacağını
ilettiler. Biz de bunun üzerine dün haberlerde şantaj iddiası diye
verilen ihtarnamenin sadece son kısmı yayınlanmış. İmzamı kısmen
gösteren ihtarnameyi gönderdik. Bu ihtarname hukukumuzda uzlaşma ve
arabuluculuk denen sistemin bir örneğidir. Şantaj malzemesi
değildir. Burada bir algı oluşturdular. Kendi ihtarnamelerini
servis etmeden sadece bizim ihtarnamemizi sundular ve insanlarda
yanlış bir kanaat oluşturdular. Yine bu karşı taraf bizi
ihtarnamelerden sonra ses çıkmayınca, müvekkilimi, görüntüleri
izleyen tanığı ve tüküren şahsı örgüt gibi gösterip şantaj ve
nitelikli dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulundu. Biz de
müvekkilim açısından savunmamızı yaptık. Bu savunmamızda iftira
atıldığını ve suç uydurulduğunu söyleyerek kendilerinden şikayetçi
olduk. Soruşturma devam ediyor" şeklinde konuştu.
"BİZ BUNLARDAN DOLAYI DA MUZDARİP OLDUK"
Son olarak sabah programlarında bu olayın şantaj olduğu yönünde
insanlarda bir kanı oluşturduğunu söyleyen Avukat Sayılır,
konuşmasına şu şekilde devam etti:
"Sabah programlarında gördüğümüz üzere, bizim bu olayın şantaj olduğu yönünde insanlarda bir kanı oluştu. Sabah programlarında bunu dile getirdiler. Müvekkilim, pizzaya tükürülen şahsın kendisidir. Biz kuryenin avukatlığını yapmıyoruz. Biz kuryeye karşı da dava açtık. Bunlar da hala devam ediyor. Orada insanlar, yanlış bilgilerle kamuoyunda yanlış kanı oluşturdu. Biz bunlardan dolayı da muzdarip olduk. Bu konuda da sabah programları, biz hangileri olduğunu yine araştırıyoruz. Bunları düzeltmeleri için kendileriyle iletişime geçeceğiz."
