Taksim'e yapılacak caminin temeli, düzenlenen törenle atıldı.
Tören, hafız Halil Necipoğlu'nun Kur'an-ı Kerim tilavetiyle
başlarken, caminin temeline ilk kazma vurulması ve harç dökme
işlemi dualarla yapıldı.
Törende konuşan Topbaş, Taksim'de bir mabede ihtiyaç olduğu
düşüncesiyle mücadele edenleri anarak, bugün yapılanların toplumun
ihtiyaçlarını karşılama adına gerçekleştirildiğini belirtti.
İstanbul'un öteden beri hep bir barış kenti olduğunu, farklılıkları
ve zenginlikleri bir arada yaşadığını vurgulayan Topbaş, "Aynı
sokakta, cami, sinagog ve kilise bulundu. 'Ne olursan ol, yine de
gel' diyen bir anlayışın mensuplarıyız. Pera bölgesi özellikle
farklı kültürlerin çok yoğun yaşadığı ve batıya açılan pencere
olarak kabul edilen bir alan. Hemen yanımızda kilise var. II.
Mahmud'un yaptırdığı Galatasaray Lisesi var. Yani bir tarih kokan
bölgede yaşamaktayız. İnsanların yaşam alanları arasında birtakım
temel ihtiyaçları var ki, biz bunlara hep 'sosyal donatı alanları'
deriz. Burada meslektaşlarıma, bu caminin tasarımını hazırlayanlara
teşekkür ediyorum. Gerçekten bölgeye uygun bir yapıyı, camiyi,
mabedi buraya projelendirmişler." diye konuştu.
Selçuklu ve Osmanlı'nın insanların sosyal alandaki temel
ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak bir alanı imara açtıklarına
dikkati çeken Topbaş, şöyle devam etti:
"Bu bölgede, bebekliği çocukluğu geçmiş biri olarak bahsetmek
istiyorum. Yıllarca bu sıkıntı hep yaşandı. Maalesef camisi eksik
bir bölge. Burada ihtiyaç var. Burada kış aylarında gazete
kağıtları üzerinde ibadetlerini yerine getiren insanların ızdırabı
hiçe sayıldı. Maalesef bugün geriye baktığımızda, geçmişte ne kadar
lüzumsuz kavgalar yaptığımızı görüyoruz bazı konularla ilgili.
Mesela başörtüsü yasağı. Bitti geride kaldı. Ne kavgalar edildi.
Burasıyla ilgili farklı bir gerginlik ortaya konulmaya çalışıldı.
Ne kadar üzücü. Bakınız biz yöneticiler olarak ihtiyaç olduğu için
yılda 18 maç yapılacak büyük statlar yapıyoruz. Ama 30 gün
ramazan-ı şerif, 52 hafta cuma ve diğer günleri koyduğunuz zaman
daha fazla bir ihtiyaç var. Ama bu maalesef farklı yorumlanıyor.
Farklı yerlere çekiliyor. Bu temel bir ihtiyaç ise yapılması
lazım."
"ARTIK SOKAKLARDA NAMAZ KILINMAYACAK OLMASI
SEVİNDİRİCİ"
Kadir Topbaş, Taksim'e yapılacak caminin birçok yönü bulunduğunu
ancak iki anlamlı tarafına dikkati çekmek istediğini dile
getirerek, şu bilgileri verdi:
"Caminin, hemen burada Santa Maria Kilisesi'nin yanında olması ve
iki mabedin Taksim'e bakması, bu şehrin ne kadar hoşgörülü
olduğunun bir sembolüdür. Turistler, bu bölgede dolaşırken bir
taraftan minareleri, diğer taraftan kiliseyi görerek, bu şehirde
hoşgörünün ne kadar hakim olduğuna, ne kadar birlikte
yaşanabildiğine şahit olacak. Bu açıdan çok önemli. Bir de
sokaklarda gazete ve koli kağıtları üzerinde namaz kılanlar değil,
daha medeni ve daha temiz bir görüntü olacak. Burada Beyoğlu
Belediye Başkanlığı yaptım biliyorum. Fransa'nın İstanbul
Başkonsolosluğu cuma günleri kendi bahçesini açtı insanların namaz
kılmaları için. Artık sokaklarda namaz kılınmayacak olması
sevindirici."
Olaya "bir mücadelenin başarısı" gözüyle bakmadığını, "bir
ihtiyacın anlaşılır olması" şeklinde değerlendirdiğini vurgulayan
Topbaş, araziyi tahsis eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne teşekkür
etti.
Caminin temelinin cuma günü atılmasının da önemine işaret eden
Topbaş, sözlerini şöyle tamamladı:
"Mübarek bir cuma günü temel atıyor. Buna şahitlik ediyoruz.
Hepimiz inanıyorum ki, gurur duyacağız. Biz 80 milyonluk büyük bir
aileyiz. Ortak kader paylaşıyoruz. 15 Temmuz gibi ortak kaderimiz
var. FETÖ'ye karşı bir kader paylaştık. Koreliler bize 'kan kardeş'
diyor, Kore'deki şehitlerimizden ötürü. Biz hem bu toplumun ortak
bireyleriz hem de kan kardeşiyiz. Büyük bir toplumuz. Onun için
sevgi ve kardeşlik yumağıyla bu mabette bir araya gelmek, bunu,
saygı ile karşılamak ve kazanım değil, birleştirme noktası olarak
görmek gerekiyor. Sayın Cumhurbaşkanımız bize devamlı, 'Ne zaman
temel atıyorsunuz?' diye devamlı sordu. Bugün itibarıyla
tamamlıyoruz. Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum."
"BUGÜNE MAHSUS SÖYLEDİKLERİMİZ YETERSİZ KALIR"
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem de İstanbul açısından tarihi bir
gün olduğunu ve çok önemli bir görevi ifa etmenin mutluluğunu
yaşadıklarını ifade etti.
"Ne desek bugüne mahsus söylediklerimiz yetersiz kalır" diyen
Ertem, bugünün "azmin, inancın, sabrın ve aşkın müşahhas numunesi"
olduğunu vurguladı.
Ertem, 50 yıl önce başlayan, hatta rahmetli Menderes döneminde de
fikir olarak konuşulan bu eserin, bugün somutlaştığını anlatarak,
"Yeter ki bizim inancımız güçlü, kararlılığımız kavi olsun.
İdealimizi gerçekleştirmek için hiçbir şey engel olamaz." ifadesini
kullandı.
Kadir Topbaş'ın, 1977'de açılan ilk cami derneğinin kurucularından
biri olduğunu dile getiren Adnan Ertem, "Başkanımız Kadir Topbaş,
bugün derneğin gayesini yerine getiren biri olarak aramızda
bulunuyor. Bu şansa herkes sahip olmayabilir." dedi.
Vakıflar Genel Müdürlüğünün 1977'de şimdiki mescitte dernek
kurulmasını amaç edindiğini, sonrasında da arsaları toplama ve bu
projeyi gerçekleştirme işini yüklendiğini anlatan Ertem, "İstanbul
Büyükşehir Belediyesi, Beyoğlu Belediyesi, hayırseverler dahil
herkes buradaki harcın altına elini koydu. Ne mutlu bize ki bu
görevi başlatanlarla birlikte Allah bize temel atmayı nasip etti."
diye konuştu.
"CAMİ EKSİKLİĞİNİ HEP HİSSETTİM"
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, 50 yıla varan
hayatının büyük bölümü Taksim'de geçen biri olarak burada cami
eksikliğini hep hissettiğini söyledi.
Cuma namazları için yıllarca başka başka semtlere gitmek zorunda
kaldıklarını anlatan Demircan, "Taksim'e yakışır bir mabette bir
cuma namazında saf tutamadık. Yabancı ülkelerden misafirler
ağırladık. Mescit ya da cami sorduklarında, onlara bir cami
gösteremedik." dedi.
Her gün milyonlarca insanın Taksim'e geldiğini aktaran Demircan,
şunları kaydetti:
"Bugüne kadar namaz kılanlara bir mekan sunamadık. Burada cami
yapmak için kurulmuş derneğin binasını, on yıllarca mabet olarak
kullandık. Şimdi iyileştirsek de yıllarca teneke minareli bu dernek
binasında namaz kıldık. Dar, sıkışık, ancak 20-30 kişiyi ağırlayan
bu yapıya hem şükrettik hem utandık. Türkiye'nin sahnesine, bu
görüntünün yakışmadığını düşündük. Zaman hükmünü icra etti.
Gidenler gitti. Gelenler çözüm aramaya devam etti. Şu derme çatma
mescitte edilen dualar kabul oldu. Büyükşehir Belediyesi, Vakıflar
Genel Müdürlüğü, Anıtlar Kurulu, Beyoğlu Belediyesi, hayırsever iş
adamları ve toplumsal mutabakat bir potada birleşti. Bugün, Taksim
Meydanı'nın yanı başında, mescit gibi kullanılan emektar binanın
yerine, görkemli mabetlerin komşusu olarak Türkiye'ye, Taksim'e
yakışır estetik bir caminin temelini atıyoruz."
Demircan, cami yapımının kendilerine nasip olmasından dolayı çok
büyük mutluluk duyduğunu vurgulayarak, caminin kubbesinin duaların,
kardeşliğin ve muhabbetin şahidi olması dileğinde bulundu.
CAMİ, GEÇMİŞİN İZLERİNİ GELECEĞE TAŞIYACAK
Caminin mimarlarından Selim Dalaman, Taksim'e yapılacak mabedin art
deco mimari stilinden esinlenerek, geçmişin izlerini geleceğe
taşımayı hedeflediğini söyledi. Caminin büyüklüğü, yapısı ve
özellikleri hakkında bilgi veren Dalaman, mabedin Taksim ve Türkiye
için hayırlı olmasını diledi.
Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş,
beton kazıkların çatılması işinde kullanılan iş makinesini
kullanarak ilk kazmayı vurdu. Ardından İstanbul Müftüsü Prof. Dr.
Hasan Kamil Yılmaz'ın ettiği dualar eşliğinde caminin ilk harcı
döküldü.
Temel atma törenine İstanbul Vali Yardımcısı İsmail Gültekin, eski
Beyoğlu Belediye Başkanı Nusret Bayraktar, ilahiyatçı-yazar Ali
Rıza Demircan ve çok sayıda vatandaş katıldı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
