Ankara Adliyesinde yargılanacak 18 sanıktan 17'si hakkında
"anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti
hükümeti ile TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını
engellemeye teşebbüs" ve "nitelikli kasten öldürme" suçlarından
dörder kez, sanık Mihrali Atmaca da 5 kez ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası isteniyor.
Ayrıca bütün sanıklar hakkında "silahlı terör örgütü üyeliğinden"
7,5 yıldan on beşer yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Şehit Halisdemir'in eşi Hatice Halisdemir ile İsmail Oğuz ve Ayşe
Şahin'in "müşteki" olarak yer aldığı davanın sanıkları şunlar:
"Ahmet Kara, Ahmet Muhammed Demi̇rci̇, Ali̇ Güreli̇, Ali̇ Solmaz,
Cemal Güleç, Ci̇hat İbrahi̇m Yörük, Erhan Almaz, Erkan Kütükcü,
Fati̇h Şahi̇n, Furkan Aslanbay, Gökay Engi̇n, Hali̇t Çeli̇k, Harun
Topbaş, Hasan Aksoy, Hüseyi̇n Oğuz, İsmai̇l Çınar, Mehmet Bi̇lge ve
Mi̇hrali̇ Atmaca."
- "TERÖR ÖRGÜTÜ SORUMLU"
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Astsubay
Ömer Halisdemir "şehit", darbe girişiminde bulunan Albay Ümit
Bak'ın emir Astsubayı Nedim Şahin de "maktul" olarak yer aldı.
İddianamede, "Darbe teşebbüsüne ilişkin soruşturmalar kapsamında
FETÖ/PDY üyesi bir kısım asker ve kamu görevlilerinin
ifadelerinden, darbe teşebbüsünün anılan terör örgütünün lideri
Fetullah Gülen'in bilgisi ve talimatı ile yapıldığı, sivillerin
katledilmesi, kamu görevlilerinin şehit edilmesi başta olmak üzere
ortaya çıkan maddi ve manevi zarardan, adı geçenin başında olduğu
terör örgütünün sorumlu olduğu anlaşılmaktadır." tespitine yer
verildi.
İddianamede, 15 Temmuz 2016'da Genelkurmay Başkanlığını ele geçiren
TSK'ya sızmış örgüt üyelerinin, sanki emir komuta zinciri
içerisinde gerçekleşiyormuş gibi sıkıyönetim emri, sıkıyönetim
komutanları ve sıkıyönetim mahkemesi hakimlerinin isimlerinin
bulunduğu direktifleri saat 21.30 sıralarında Özel Kuvvetler
Komutanlığına ilettikleri anlatıldı.
Sözde atama listesine göre, Tuğgeneral Semih Terzi'nin 1. Özel
Kuvvet Tugay Komutanlığından Özel Kuvvetler Komutanlığına atandığı
belirtilen iddianamede, bu yazıların darbeye teşebbüs faaliyetinde
yer alan ve Özel Kuvvetler Komutanlığındaki darbe faaliyetini
yöneten Albay Ümit Bak'ın aralarında bulunduğu isimlerce
değerlendirilerek darbe teşebbüsü eyleminde yer almayanları da ikna
etmeye çalıştıkları bildirildi.
- "BU İŞİN SONUNDA ŞEHADET VAR"
Karargaha telefonla ulaşan Özel Kuvvetler Komutanı Zekai
Aksakallı'nın, Albay Ümit Bak'ı ikna etmeye çalıştığı, ancak Bak'ın
bunu kabul etmeyerek yeni komutanın Semih Terzi olduğunu söylediği
anlatılan iddianamede, bunun üzerine Korgeneral Aksakallı'nın o
sırada karargahta bulunan emir subayı Astsubay Ömer Halisdemir'i
cep telefonundan aradığı ve Terzi'nin, darbeye teşebbüs eyleminin
içinde yer alan vatan haini olduğunu, kesinlikle karargahın
komutasını ona bırakmamasını ve bu işin sonunda şehadet olduğunu
söyleyerek emir verdiği belirtildi.
İddianamede, Astsubay Ömer Halisdemir'in de vatansever bir asker
refleksiyle kendisine verilen emre "emredersiniz komutanım" diyerek
karşılık verdiği yer aldı.
Semih Terzi ve beraberindeki Ahmet Kara, Fatih Şahin, Furkan
Aslanbay, Mihrali Atmaca, İsmail Çınar, Halit Çelik, Gökay Engin,
Mehmet Bilge, Harun Topbaş, Ahmet Muhammed Demirci, Cemal Güleç,
Ali Güreli, Ali Solmaz, Erkan Kütükçü, Erhan Almaz, Cihat İbrahim
Yörük, Hasan Aksoy, Hüseyin Oğuz'un iki helikopterle Özel Kuvvetler
Komutanlığının VIP alanına indikleri belirtilen iddianamede,
Terzi'nin, güvenlik sağlandıktan sonra helikopterden çıktığı ifade
edildi.
Terzi'nin, Albay Ümit Bak, Astsubay Turgay Usanmaz ve sivil
kıyafetli Ali Kapucu tarafından karşılandığı aktarılan iddianamede,
yaşananlar şöyle anlatıldı:
"Korgeneral Zekai Aksakallı'dan, Semih Terzi'nin darbeye teşebbüs
eden hain olması nedeniyle kışlanın yönetiminin kendisine
verilmemesi talimatını alan Astsubay Ömer Halisdemir dikkat
çekmeden Terzi'yi karşılayanların arasına karışmış, bu şekilde
karargah binasına doğru yürümeye başlamışlardır. Karargah binasına
çok kısa bir mesafe kala Semih Terzi'nin sağ tarafından yaklaşan
Halisdemir, vatansever bir asker davranışı ile beylik tabancasını
çıkartarak Özel Kuvvetler Komutanlığının yönetimini darbecilere
teslim etmemek adına Tuğgeneral Semih Terzi'ye yaklaşık 3-4 defa
sağ tarafından ateş ederek, saat 02.16 sıralarında vurmuştur."
- AMBULANSI GERİ GÖNDERDİ
Halisdemir'in karargahın girişine göre sağ tarafında bulunan
ağaçlık alana doğru kaçmaya başladığı anlatılan iddianamede, şu
tespitlere yer verildi:
"Bu durumu beklemeyen darbeye teşebbüs eylemi içinde yer alan
Terzi'nin yanındaki bütün şüphelilerin mevzi pozisyonu aldıkları,
tim personeli Hasan Aksoy'un havaya bir el ateş açtığı, Halit
Çelik'in de çalılıklara ve havaya ateş açtığı, bu sırada mevzi
pozisyonu almayan Binbaşı Fatih Şahin'in kaçmaya çalışan Astsubay
Ömer Halisdemir'in arkasından kısa mesafeden uzun namlulu silahı
ile 11-12 el ateş ederek Halisdemir'i vurduğu anlaşılmıştır.
Vurulan Halisdemir'in ağaçların arasına düştüğü, bu sırada diğer
bir kısım askerler ile sıhhiyeci Hüseyin Oğuz'un Terzi'ye müdahale
etmeye çalıştıkları, diğer bir kısım tim personelinin ise vurulan
Halisdemir'i sürükleyerek karargah binasının giriş kapısının sağ
tarafındaki alana yatırdıkları, bu sırada olay yerine ambulans
çağrıldığı tespit edilmiştir."
Ambulansın olay yerine geldiği, sağlık görevlilerinin Halisdemir'in
nabzının çok hafif attığını, durumunun ağır olduğunu belirlediği
aktarılan iddianamede, bu sağlık görevlilerinin ve ambulansın
Mihrali Atmaca tarafından olay yerinden gönderildiği
kaydedildi.
Darbeciler içerisinde yer almayan ve o sırada karargahta bulunan
Yüzbaşı Vural Volkan Bal'ın, Halisdemir'in nabzını kontrol ettiği
belirtilen iddianamede, Mihrali Atmaca'nın Bal'ı oradan
uzaklaştırdığı ve beylik tabancasıyla Halisdemir'e iki el daha ateş
ettiği bildirildi.
Semih Terzi'nin ise kaldırıldığı GATA'da hayatını kaybetmesinin
ardından sanıkların bir bölümünün taraf değiştirdiğine yer verilen
iddianamede, bu kişilerden Mihrali Atmaca, Ahmet Muhammed Demirci
ve İsmail Çınar'ın Albay Ümit Bak'ı teslim almaya çalıştığı, bu
sırada çıkan silahlı çatışmada Bak'ın teslim alınmasına engel olmak
isteyen emir subayı Nedim Şahin'in vurularak etkisiz hale
getirildiği ifade edildi.
Öte yandan sanıkların, darbeci unsurlara karşı koymak için nizamiye
bölgesine gelen Özel Kuvvetler Komutanlığı personeli İsmail Oğuz'u
da başından yaraladığı aktarıldı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
