Gazeteciler Yalçın Küçük, Ahmet Şık, Nedim Şener ve Soner Yalçın
ile eski emniyet müdürü Hanefi Avcı'nın da aralarında bulunduğu 13
sanığın yargılandığı Odatv davasında, sanık savunmaları, tanık
beyanları ve dosyaya giren bilirkişi heyeti raporları dikkate
alınarak, isnat edilen suçların sabit olmadığı gerekçesiyle tüm
sanıklar hakkında beraat kararı verildi.
İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 Aralık 2011'de
yargılanmalarına başlanan Odatv davası sanıklarıyla ilgili hükmünü,
bugün gerçekleşen 10. duruşmada açıkladı.
Karar verileceği belirtilerek sanıklara son sözlerinin sorulmasının
ve ara verilmesinin ardından yeniden başlayan duruşmada, davaya
ilişkin verilen hüküm, mahkeme heyeti başkanı Yener Yıldırım
tarafından okundu.
"SANIK SAVUNMALARI, BİLİRKİŞİ RAPORLARI VE TANIK BEYANLARI
DİKKATE ALINDI"
Mahkeme heyeti, tüm sanıkların kapatılmasına karar verilen Ceza
Muhakemeleri Kanununun (CMK) 250. maddesiyle görevli İstanbul
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamedeki,
"Ergenekon silahlı terör örgütü yöneticiliği, örgüt üyeliği, örgüte
yardım etmek, kaos ortamı oluşturmak amacıyla halkı kin ve
düşmanlığa tahrik etmek, devletin güvenliği veya iç ve dış siyasal
yararları bakımından niteliği itibariyle gizli kalması gereken
bilgileri temin etmek, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs etmek,
özel hayatın gizliliğini ihlal ve kişisel verileri hukuka aykırı
olarak kaydetmek" gibi suçlardan yargılandığını hatırlattı.
Yargılama sonucunda sanıklar Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Barış
Pehlivan, Barış Terkoğlu, Ahmet Şık, Hanefi Avcı, Nedim Şener,
Doğan Yurdakul, İklim Ayfer Kaleli, Ahmet Mümtaz İdil, Müyesser
Uğur, Coşkun Musluk ve Muhammet Sait Çakır ile ilgili toplanan
deliller, sanık ve avukatlarının yaptıkları savunmalar, mahkemece
yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları, tanık beyanları ve
tüm dosya kapsamının dikkate alındığını aktaran heyet, isnat edilen
suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle
beraatlerine hükmetti.
TAZMİNAT DAVASI AÇILABİLECEĞİ HATIRLATILDI
Haklarında beraat kararı verilen bu sanıkların dosya kapsamında
tutuklu ve gözaltında kaldıkları ve sanıklara CMK'nın 141.
maddesinde belirtilen koruma tedbirlerinin uygulandığına dikkati
çeken mahkeme heyeti, haklarındaki karar veya hükmün kesinleşmesi
sonrası sanıkların, kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde
tazminat davası açma haklarının bulunduğu hususunu da
hatırlattı.
Karar tarihinde yürürlükte olan avukatlık ücret tarifesine göre
belirlenen 3 bin 960 liralık vekalet ücretinin hazineden tahsil
edilerek sanıklara verilmesini kararlaştıran heyet, Odatv'den elde
eldilen harddisklerin kopyalandığı 3 harddisk imajı, "İmamın
Ordusu" isimli kitabın taslağını içeren bir harddisk imajı,
Odatv'den elde edilen belgelerin yer aldığı belirtilen 2 klasör,
kimi sanıkların ses kayıtları ve mail yazışmalarının yer aldığı
belirtilen 3 DVD, tüm görüşmelerin kaydedildiği 17 DVD, el konulan
dijital eşyaların imajlarının bulunduğu biri arızalı 42 imaj diski,
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma görüntülerinin olduğu 6
DVD ve diğer bazı materyallerin dosyada delil olarak saklanmasını,
el konulan cep telefonu ve sim kartların ise sanıklara iadesini
hükme bağladı.
Heyet, adli emanette kayıtlı 7,65 mm çapında dolu mermi ve 2 adet
mermi çekirdeği ile ilgili sanıklardan Yalçın Küçük hakkında
mahkeme nezdinde açılmış herhangi bir kamu davası bulunmadığını ve
yargılamayla ilgisinin olmadığını aktararak, İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığınca görevli adli mercilerde işlem yapılmak üzere
gereğinin yerine getirilmesine karar verdi.
DİJİTAL DELİLLERİ OLUŞTURAN KAMU GÖREVLİLERİNE SUÇ
DUYURUSU
Açılan davada suçlamaya konu dijital delilleri oluşturup sanıkların
bilgisayarlarına gönderen kişiler ve bu kişilerle,
soruşturma-kovuşturma aşamasında fikir ve eylem birliği içerisinde
hareket eden kamu görevlileri hakkında İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştıran heyet,
beraat kararı verilen sanıkların kusurundan ileri gelen yargılama
gideri bulunmadığı için yargılama giderlerinin de kamu üzerine
bırakılmasına hükmetti.
Kararın okunmasının ardından izleyicilere dönerek konuşan başka
suçtan tutuklu sanık Ahmet Şık, bu kararın Cumhuriyet gazetesiyle
ilgili iddianame yazan savcılara örnek olması gerektiğini
söyleyerek, "6 yıl sonra her şey ortaya çıkıyor. O hakimler,
savcılar da buraya girecekler. Biz çocuklarımızın düşlerini gerçek
kılacak bir hayatı sunacağız." dedi. Duruşmayı izleyenler de Şık'ı
alkışlayarak, "Ahmet çıkacak, yine yazacak" diye bağırdı.
Sanıklar, duruşmanın ardından toplu fotoğraf çektirdi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
