Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa Birliği
üyeliğine ilişkin müzakereler hakkında, "Ben hep şunu söylüyorum,
diyorum ki 'Almayacaksanız açıklayın şu işi, bilelim. Ne biz sizi
meşgul edelim ne de siz bizi meşgul edin. İşi bağlayalım.' Bunun da
kararını vermiyorlar. Biz de 'Minderden kaçan biz olmayacağız'
diyoruz. Onların kararını bekliyoruz." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda,
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası
gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı
düzenledi.
Konuşmasına "Kıymetli dostum" diyerek, hitap ettiği Duda'ya,
kendisi ve heyetine gösterilen ev sahipliğinden dolayı
teşekkürlerini ileterek başlayan Erdoğan, görüşmelerde iki ülke
arasındaki ilişkileri etraflıca ele alma fırsatı bulduklarını
söyledi.
Siyasi, askeri, ekonomik, ticari ve kültürel alanda neler
yapılabileceğini görüşme fırsatını bulduklarını da ifade eden
Erdoğan, "Türkiye olarak özellikle Polonya'nın 2018-2019 Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinin hayırlı olmasını
temenni ediyorum. Bu konudaki kararlılığımız, desteğimiz tamdır,
bunun özellikle bilinmesini istiyorum. Bu süreç içerisindeki
dayanışmamızda bizim de mevcut tecrübemizden hareketle tam
olacaktır." diye konuştu.
Türkiye'nin tarihte Lehistan'ın bağımsızlık ve egemenliğini her
zaman tanıdığını ve buna tam destek verdiğini anımsatan Erdoğan,
şöyle devam etti:
"Yüzyıllara sari geçmişimize baktığımız zaman bunun şöyle 25 yılını
bir kenara koyarsanız tamamen barış içerisinde, dayanışma
içerisinde geçen bir dostluğumuz var, dayanışmamız var. Bu dostluk
dayanışma az önce kendileri iki nükteyi ortaya koymak suretiyle
zaten ifade ettiler. Bu bizim için de bugün de aynen geçerlidir.
Çünkü biz ecdadımızdan aldığımız mirası onların ilişki münasebet
noktasındaki mirasını aynen koruduk ve korumaya da devam
ediyoruz."
Türkiye ile Polonya'nın toplam 118,5 milyon gibi bir nüfusu
olduğuna dikkati çeken Erdoğan, bunun ikili ticaret hacminin ciddi
manada artırabilecek bir nüfus ve ciddi bir potansiyel olduğunun
altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda aramızdaki ticaret hacmine
baktığımız zaman 6 milyar dolar gibi bir seviyedeyiz ama bu iki
güçlü ülke için bu rakam çok düşük bir rakam. Bunu önümüzdeki beş
yıl içerisinde temennim odur ki 10 milyar dolara çıkarmalıyız. Bu
ticaret hacmi tabii ki 'kazan kazan' esasına dayalı olarak devam
edecektir, şu anda nitekim böyle devam ediyor ve bunları aramızda
görüşme fırsatını bulduk. Birçok sektörde bu münasebetleri
geliştirmemiz mümkün. Yani savunma sanayiinden tutunuz tüm alanlara
varıncaya kadar bu adımları atabiliriz." ifadelerini kullandı.
Enerji konusunu da ele aldıklarını aktaran Erdoğan, şu
değerlendirmede bulundu:
"Bu konuda da tabii biz özellikle Türkiye olarak tedarikçi bir ülke
enerjide değiliz. Aslında biz tüketici olma noktasında böyle bir
durumumuz var ama aynı zamanda bir de transit noktasında bir
ülkeyiz adeta ortada bir dağıtım merkezi gibiyiz böyle bir
özelliğimiz var. Fakat Polonya'nın tabii onun da yine özellikle
doğalgazdaki tüketici ülke olma sıfatının yanında ama biliyoruz ki
özellikle kömür madenleri noktasında Polonya'nın ciddi bir
potansiyeli var, dolayısıyla termik santraller konusunda Polonya
aslında enerjisinin ciddi bir kısmını da buradan karşılama imkanına
sahip. Tabii bu konuda bizim de termik santraller noktasında böyle
bir durumumuz var, nitekim artık enerjimizin belli bir kısmını da
termik santraller vasıtasıyla kömürden elde etmenin gayreti
içerisindeyiz."
İktidara geldikleri dönemde Türkiye'de hidrolik santrallerin ciddi
boyutta olmadığını ancak bu konuda da sonraki dönemde geniş çaplı
adımlar attıklarını ve böylece dışa bağımlılığı azalttıklarını
vurgulayan Erdoğan, "Bağımlılık çok tehlikeli bir şey, bunu Polonya
bizden daha çok yaşadı ama şimdi Polonya özellikle İkinci Dünya
Savaşı'ndan sonraki süreçte artık küllerinden adeta doğmuş bir ülke
ve böyle bir ülkenin bundan sonraki süreci şekillendirmesi çok
büyük önem arz ediyor. Fakat bizim dünyada özellikle şu anda
Polonya ile NATO içerisindeki ülkeler olarak dayanışmamız önem arz
ediyor ve bunu güçlendirerek devamımızın şart olduğuna inanıyorum."
dedi.
"Avrupa Birliği'nde Polonya bulunuyor, biz de Avrupa Birliği'ne
sokulmuyoruz, Polonya bizi destekliyor fakat sene 63, sene 2017."
diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Türkiye Avrupa Birliği'ne hala alınmadı, alınmıyor. Halbuki bizim
müracaatımızdan sonraki süreçte alınan ülkelerin bir çoğunun
bizimle mukayese edilir yanı yok. Şöyle fasılları masaya
yatırdığımız zaman örneğin Başbakanken liderler zirvesine
katılırdım, 15 fasıl vardı daha sonra bu fasılları 35'e çıkardılar,
çıkarmanın sebebi de ne biliyor musunuz? Türkiye'nin buraya girmesi
mümkün olmasın. Hatta bazıları 'imtiyazlı ortaklık' dedi, bazıları
'mümkün değil' dedi. Tabii ben de hep şunu söylüyorum, diyorum ki
'Almayacaksanız açıklayın şu işi, bilelim. Ne biz sizi meşgul
edelim ne de siz bizi meşgul edin, işi bağlayalım'. Bunun da
kararını vermiyorlar. Biz de 'minderden kaçan biz olmayacağız'
diyoruz. Onların kararını bekliyoruz."
"BU AYRI BİR BELA"
Erdoğan, Polonya'nın, İstanbul'daki Polonezköy'den dolayı iyi
tanındığını belirterek, İstanbul, büyükşehir olduğu için
Polonezköy'ün köy olmaktan çıktığını, mahalle olduğunu söyledi.
Polonezköy muhtarının da bu seyahatte bulunduğunu belirten Erdoğan,
"Sayın Cumhurbaşkanı'na 'Türkiye'ye geldiğinde beraberce oraya
gidelim. Orayı yerinde görmenizi isterim.' dedim. Kendisi de
'duydum, güzelmiş.' dedi. Duymak yetmez, ben diyorum ki 'gördüğünüz
zaman çok daha mutlu olacaksınız. Hakikaten şirin adeta butik bir
mahalle, köy böyle bir özelliği var." ifadelerini kullandı.
Bugünkü görüşmede özellikle yatırımcılara gereken desteği verme
kararlılığının bulunduğuna işaret eden Erdoğan, 200'e yakın iş
adamıyla Polonya'da bulunduğunu, 200'ü aşkın da Polonya'da katılan
olacağını, 400'e aşkın iş adamına hitap edeceklerini dile
getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizm alanında da güzel gelişmelerin
yaşandığına değinerek, bu yılın ilk 8 ayında Polonya'dan Türkiye'ye
205 bin turistin geldiğin aktardı.
Polonyalıların, Türkiye'ye olan ilgisini bildiğini vurgulayan
Erdoğan, "Fakat bu 'Schengen' denilen şey ortadan kalkarsa o zaman
tabi Türkiye'den Polonya'ya, Polonya'dan Türkiye'ye de artacaktır
çünkü bu ayrı bir bela. Ama kalkarsa o zaman Türkiye de rahat rahat
buraya gelecektir. İnanıyorum ki Polonyalı da Türkiye'ye
gelecektir." dedi.
"O GÜNDEN BUGÜNE HALA BİZİ OYALIYORLAR"
Erdoğan, Latin Amerika ülkeleri için herhangi bir vizenin
bulunmadığını, rahat rahat Avrupa ülkelerine gidip geldiklerine
dikkati çekerek, şöyle devam etti:
"Türkiye müzakereci ülke ama Türkiye gelemiyor, böyle saçma şey
olur mu? Buradaki gariplik ortada. Ben de diyorum ki Avrupa Birliği
üyesi ülkelerden, dostlardan 'bunları dile getirmeniz lazım'
diyorum. 2013'ün sonunda bu vizeler kalkacaktı, imzalar atıldı ama
o günden bugüne hala bizi oyalıyorlar.
Gelelim işin bir başka yönüne, biz şu anda Suriye, Irak ve buradaki
gelişmelerde 3,5 milyona yakın insanı, mülteciyi ağırlıyoruz.
Bunları çadır kamplarda, konteyner kentlerde ve şehirlerimizde
ağırlıyoruz. Şu ana kadar yaptığımız harcama 30 milyar doların
üzerindedir. Peki size Avrupa Birliği'nden gelen bir şey var mı?
Son aldığım rakamı söyleyeceğim, 885 milyon Avro gibi bir destek
geldi. Fakat bize verilecek rakam, 2016'nın Temmuz'unda 3 milyar
Avro vereceklerdi, o yılın sonuna kadar artı bir 3 milyar Avro daha
vereceklerdi. Hala oradayız. Başka gelen bir şey yok. Türkiye kendi
imkanlarıyla buralarda kalanlara her türlü yardımı veriyor, vermeye
de devam edeceğiz."
Türkiye'nin güneyindeki Suriye'deki durumlara, Irak'ta yaşananlara
işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sınırımızda olan bu savaşla
ilgili de tedbirimizi almak durumundayız, çünkü biz de taciz
ediliyoruz, tehdit altındayız." diye konuştu.
"HAFTA SONU THY'DEN BİR HEYETİMİZ BURAYA
GELECEK"
Erdoğan, Polonya ile savunma ve yerli sanayi ile ilgili dayanışmayı
da önemsediklerinin altını çizerek, bu kapsamda 5 anlaşma
imzalandığını bildirdi.
Türk Hava Yollarının, Polonya'ya haftada beş seferinin bulunduğunu,
talebin de çok olduğunu belirten Erdoğan, "Cevap veremiyoruz, bunun
için izne ihtiyacımız var. Yani bu beş seferin Varşova'da 7 ya da
10'a çıkarılması mümkün. Eğer Varşova'da artırılamıyorsa Krakow'da
belli sayılara çıkartılması talebimizdir. Hafta sonu itibarıyla
Türk Hava Yollarından bir heyetimiz buraya gelecekler. Eğer burada
bu müsaade verilirse inanıyorum ki karşılıklı halklarımızın gidiş
gelişleri de çok daha rahat olacaktır." dedi.
Erdoğan, Polonya'da dostluk anıtları kurulması teklifini
ilettiklerini aktararak, bu konularla ilgili elden gelen her türlü
desteği TİKA ile Polonya'da gerçekleştirileceğini kaydetti.
ÇEŞİTLİ ALANLARDA 5 ANLAŞMA İMZALANDI
Bu arada ortak basın toplantısı öncesi Erdoğan ve Duda'nın
huzurunda Türkiye ve Polonya arasında bazı bakanlıklar ve kurumlar
arasında toplam 5 alanda anlaşma imzalandı.
Buna göre, Dışişleri Bakanlıkları arasında, "Diplomatik Arşivler
Alanında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Muhtırası", Savunma
Bakanlıkları arasında niyet beyanı, Sosyal Güvenlik Anlaşması,
Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Uygulanmasına Yönelik İdari Anlaşma
ile Bilim, Eğitim ve Kültür Alanlarında İşbirliği Anlaşmasının
2017-2020 Yılları Uygulama Programı imzalandı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
