Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişleri bu kişilerin nasıl gizli tanık
olduklarını ve bağlantılarını araştırırken, İstanbul Cumhuriyet
Başsavcılığı da, TSK’ya kumpas ve sahte delillerle dava açılmasına
yönelik iddiaları araştırıyor. Tanık Koruma Kanunu kapsamında 105
tanık, 168 tanık yakını olmak üzere 273 kişi için koruma
uygulanıyor.
Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen Ergenekon, Balyoz, Zirve
Yayınevi, KCK, Erzincan ve Turgut Özal’ın zehirlenerek öldürülmesi
gibi kritik birçok önemli davanın seyrini değiştiren gizli tanıklar
soruşturuluyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü müfettişleri, ‘Paralel Yapı’ soruşturması
kapsamında gizli tanık dosyalarını raftan indirdi. Geriye dönük
yürütülen soruşturmada, kişilerin nasıl gizli tanık yapıldığı,
kimlerle bağlantılı oldukları, tanıklık yapmaları için birilerinden
talimat alıp almadıkları, şantaj yapılarak tanıklık yapmaya
zorlanıp zorlanmadıkları, haklarında tanıklık yaptıkları kişilerle
ilgili ne söylemeleri gerektiğinin önceden belirlenip
belirlenmediği sorularına yanıt aranıyor. TSK’ya yönelik ‘kumpas’
ve sahte delillerle dava açıldığı iddialarıyla ilgili olarak
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da soruşturma yürütüyor.
GİZLİ TANIKLARA KOZMİK SORUŞTURMA
17 ve 25 Aralık Operasyonları’nın ardından Emniyet içerisinde
‘Paralel Yapı’ ile ilgili başlatılan ‘kozmik soruşturma’,
Türkiye’de birçok önemli davanın seyrini değiştiren ‘gizli
tanık’lara ulaştı.
17 Aralık öncesi dinleme, teknik ve fiziki takip yapan polisleri
araştıran müfettişler, kritik görevdeki müdür ve amirlerin
bağlantılarını da mercek altına aldı. Emniyet Genel Müdürlüğü
İstihbarat, KOM ve Terör Daire Başkanlığı’nda yürütülen
operasyonlar sonrası açılan önemli davalarda gizli tanık yapılan
kişilerin bağlantıları araştırılıyor. Soruşturma kapsamında gizli
tanıkların bilgilerine de başvurulacak. Müfettişler, soruşturma
sonucunda suç unsuruna rastlamaları durumunda dosyaları cumhuriyet
savcılıklarına iletecekler.
DAVALARIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRDİLER
Türkiye’nin yıllardır gündemine oturan birçok davaya gizli
tanıkların ifadeleri damga vurdu, kararlar onların beyanlarına
dayandırılarak alındı. Başta Ergenekon, Zirve Yayınevi, KCK,
Erzincan, Hrant Dink, Balyoz ve Turgut Özal’ın zehirlenerek
öldürülmesi olmak üzere kritik davalarda gizli tanıklar
dinlendi.
Ergenekon’da 20’nin üzerinde gizli tanık dinlendi. Bunlardan en
önemlileri ise aynı dava kapsamında sanık olan Osman Yıldırım’ın
‘Gizli Tanık 9’ olarak tanıklık yapmasıydı.
Yakalandığında PKK’nın 2 Numarası ‘Parmaksız Zeki’ olarak bilinen
Şemdin Sakık’ın da, ‘Deniz’ kod adıyla Ergenekon davasında tanıklık
yapması tartışma yaratmıştı.
Dink cinayeti davasında ise ‘Barış’ kod adlı gizli tanığın
kullanıldığı belirlenmişti.
Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın zehirlenerek öldürülmesine
ilişkin davada da gizli tanık skandalı yaşanmıştı. Zirve Yayınevi
davasında ‘Deniz Uygar’ kod ismiyle gizli tanık olarak ifade
verdikten sonra kimliği deşifre olan İlker Çınar’ın, Ergenekon
başta olmak üzere Balyoz ve Özal’ın ölümüyle ilgili soruşturmalarda
da ifadeler verdiği ortaya çıkmıştı. Özal davasının tek sanığı
emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, gizli tanık hakkında suç
duyurusunda bulunmuştu.
Anayasa Mahkemesi’nin kararının ardından tutukluların tahliye
olduğu Balyoz davasında 20 subay ve astsubayın gizli tanıklık
yaptığı ortaya çıkmıştı.
‘OSMANIM' HEM TANIK HEM SANIKTI
SAVCI ve polislerin “Osmanım” diye hitap ettiği Osman Yıldırım,
Ergenekon davasının en önemli gizlik tanıklarındandı. Yıldırım, 17
Mayıs 2006’da gerçekleştirilen Danıştay saldırısıyla ilgili Ankara
11’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davada müebbet hapis cezasına
çaptırıldı. Cezaevinden mahkemeye dilekçeler gönderen Yıldırım,
daha önceki ifadelerini reddederek Danıştay saldırısını ve
Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanma olaylarını Ergenekon’un
talimatıyla yaptıklarını söyledi. 2008’de Ergenekon Savcısı
Zekeriya Öz, Yıldırım’ın tanık olarak ifadesini aldı. Bu ifadeyle
Danıştay saldırısı, Ergenekon davasıyla birleştirildi. Yıldırım
sanığı olduğu davanın tanıklarından biri oldu. Dava sürecinde,
‘Gizli tanık 9’un da Osman Yıldırım olduğu anlaşıldı. Yıldırım,
Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırılarla ilgili
beraat etti. ‘Terör örgütü üyeliği’nden verilen 15 yıl hapis cezası
“İşlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi” nedeniyle 4’te 3 oranında
indirilip 3 yıl 9 aya düştü. ‘Tehlikeli madde bulundurmak’tan da 5
yıl 3 ay hapis cezası alan Yıldırım’ın toplam cezası 9 yıl oldu.
Yıldırım, tutuklu kaldığı süre gözönüne alınarak 5 Ağustos 2013’te
tahliye edildi. Ergenekon Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat
Taşkın, davanın temyiz dilekçesinde “Suçun işlenmesinden gönüllü
olarak vazgeçtiği” için Yıldırım’a ceza verilmemesini istedi. Tanık
Koruma Programı sayesinde izini kaybettiren Yıldırım’ın suç dosyası
da kabarık: 1986 yılında ablası Miyase Yıldırım’ı öldürüp kaçtı. 20
yıl hapis aldı, 4 yıl yatıp çıktı. 1993’te öz yeğenini erkeklere
pazarladığı gerekçesiyle 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
1994 ‘te alacak verecek meselesi yüzünden 1 kişiyi vurdu. Aftan
yararlanarak 2000 yılında çıktı. 1998 yılında Kırklareli’nde sahte
kimlik çıkarmaya çalışırken yakalandı. 2008 yılında kamu
görevlisine ve Atatürk’ün hatırasına alenen hakaretten 3 yıl 9 ay
ceza aldı. Ergenekon davasındaki ‘kumpas’ iddialarını soruşturan
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mesut Erdinç Bayhan’ın tekrar ifadesini
almak istediği Yıldırım, ‘sır’ oldu.
105’İNE KORUMA 12'SİNE ESTETİK
TANIK Koruma Kanunu kapsamında, Tanık Koruma Kurulu kararları ile
105 tanık, 168 tanık yakını olmak üzere 273 kişi hakkında koruma
tedbiri uygulanıyor. Koruma kapsamında, “Fizyolojik görünümünün
estetik cerrahi yoluyla veya estetik cerrahi gerektirmeksizin
değiştirilmesi” tedbiriyle 12 gizli tanığa estetik uygulandı.
Estetik uygulanan 5 gizli tanığa saç ektirildi. 68 gizli tanığın
adres bilgileri değiştirilerek farklı bir ile nakledildi.
Yurtdışına gönderilen gizli tanık ise bulunmuyor.
Enerji, gıda ve finans piyasalarında “savaş” depremi
#Gündem / 04 Nisan 2026
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi
#Gündem / 04 Nisan 2026
Yorumlar