Tarihe, "bir çağı kapatıp, yeni bir çağı açan" fetih olarak
geçen İstanbul'un fethi, dünya tarihi açısından en önemli olayların
başında geliyor.
Fatih Sultan Mehmet'in 21 yaşındayken kenti fethetmesiyle Doğu Roma
İmparatorluğu tarihe karışırken, Osmanlı Devleti "süper güç" olarak
yaklaşık 6 asır dünyaya hükmetti.
Fatih Sultan Mehmet, genç bir sultan olarak tahta çıktıktan sonra,
"Peygamber öğüdüne nail olmak" umuduyla İstanbul'un fethi için
hazırlıklara başladı. Bu amaçla İstanbul'un çevresine odaklanan
padişah, yaptığı fetihlerden sonra Doğu Roma'yı yalnızlaştırmayı
başardı.
İstanbul'un Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altında girmesi, ticari
ve kültürel yönden önemli bir avantaj demekti. Boğazların kontrol
altına alınmasıyla Karadeniz ticaret yolları ele geçirilmiş
olacaktı.
Fatih Sultan Mehmet, Yıldırım Bayezid'in İstanbul kuşatması
sırasında yaptırdığı Anadolu Hisarı'nın karşısına, boğazların
kontrolünü sağlamak için Rumeli Hisarı, deniz hakimiyeti için ise
donanma inşa ettirdi. Ayrıca diğer ülkelerle barış anlaşmaları
yapıldı ve böylece sadece İstanbul'un fethine odaklanıldı.
HALİÇ'E DEV ZİNCİR YETERLİ OLMADI
Durumun farkında olan Doğu Roma İmparatorluğu da önlemler alıyordu.
Surlar sağlamlaştırılıyor ve şehre yiyecek depolanıyordu. Ayrıca
İmparator Konstantin, Haliç'e bir zincir gerdirerek, buradan
gelecek tehlikeyi önlemeye çalıştı.
Fatih Sultan Mehmet, Konstantin'e elçi göndererek, kan dökülmeden
şehrin teslim edilmesini istedi. Bunun kabul edilmemesi üzerine
Osmanlı ordusu, 6 Nisan 1453′te kuşatmayı başlattı.
GEMİLER KARADAN YÜRÜTÜLDÜ, "KONSTANTİNOPOLİS" İSTANBUL
OLDU
Kuşatmanın uzaması ve fethin bir türlü gerçekleşmemesi üzerine Genç
Sultan, tarihi planını yapıp, bazı gemilerin karadan çekilerek,
Haliç'e indirilmesine karar verdi. Tophane önündeki kıyıdan
başlayıp Kasımpaşa'ya kadar ulaşan güzergah üzerine kızaklar
yerleştirildi. Tarihçilerin tahminine göre 21-22 Nisan gecesi 67
ile 72 arasında gemi karadan yürütülerek, Haliç'e indirildi.
Bu gemilerin büyük katkısıyla 29 Mayıs’ta büyük bir saldırı
başlatıldı. Çarpışmalar sırasında kenti koruyan surlar üzerinde
kapatılması mümkün olmayan gedikler açılmaya başlandı. Ulubatlı
Hasan ve arkadaşlarının şehit olmak pahasına tutunmayı başardıkları
İstanbul surları kenti koruyamamaya başladı. Böylece,
"Kostantinopolis", 53 günlük kuşatmanın ardından fethedilerek,
"İstanbul" oldu.
"KARDİNAL KÜLAHI YERİNE TÜRK SARIĞI" GÖRMEK İSTEYEN HALK
MEMNUN
Fetihten önce kentte yaklaşık 40 bin kişi yaşıyordu. Doğu Roma
İmparatorluğu'nun baskıcı yönetimi, bozuk ekonomik ve sosyal
hayatla birleşince, Hristiyan olan halk bile "İstanbul’da kardinal
külahı görmektense, Türk sarığı görmeye razıyız." diyordu.
Fetihten sonra Fatih Sultan Mehmet, "İstanbul mutlaka
fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne
güzel ordudur." hadisindeki müjdeye ulaşan komutan oldu.
İstanbul'un fethi ayrıca Fatih Sultan Mehmet'i İslam aleminin en
şanlı sultanı durumuna getirdi.
Fetihten sonra bir tören alayının başında şehre giren Fatih Sultan
Mehmet, ilk iş olarak Ayasofya'yı camiye dönüştürdü. Fatih Sultan
Mehmet ayrıca, İstanbul’u Osmanlı Devleti'nin başkenti yaptı ve
kısa sürede gerçekleştirdiği adil ve başarılı çalışmalarla şehri,
farklı dinlerden insanların bir arada yaşadığı, ticaret ve kültür
merkezi haline getirmeyi başardı.
MÜSLÜMAN NÜFUS HIZLA ARTTI
İstanbul'un fethinden sonra yapıldığı tahmin edilen nüfus sayımına
göre kentteki Müslüman sayısı hızla arttı.
Sayıma göre, 1477'de kentte 16 bin 324 ev ve 3 bin 927 dükkan
bulunuyor, 9 bin 486 Müslüman, 3 bin 743 Rum-Ortodoks, bin 647
Yahudi, 434 Ermeni, 384 Karamanlı Rum, 332 Galata halkı, 267 diğer
gayrimüslim ve 31 Roman yaşıyordu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
