Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)
bünyesinde faaliyet gösterdiği iddiasıyla Kaynak Holding'e ilişkin
yürütülen soruşturma kapsamında holdingin eski yönetici ve
ortaklarına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 40
şüpheliden 39'unun tutuklamaya sevk gerekçesi ortaya çıktı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü, Kaçakçılık ve Mali Suçlar
Soruşturma Bürosu'nca yürütülen soruşturma kapsamında, Kaynak
Holding'e bağlı 19 şirket, 1 vakıf ve 1 derneğin eski yöneticileri
ve ortaklarının da aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik
operasyonda gözaltına alınan 40 şüpheliden 39'unun tutuklama
istemiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğe sevk edilmesinin gerekçesi
belli oldu.
Savcılığın tutuklama talebinde, Kaynak Holding ve bağlı şirketlerin
ticari kuruluş dışında faaliyet yürüttüğü belirtilerek, şunlar
kaydedildi:
"Kaynak Holding, örgütün yurt dışı ve yurt içi faaliyetlerini
finanse etmek üzere kurulmuş bir şirketler topluluğudur. Örgüt
yöneticileri ekonomik kaynakları burada toplayıp el altında
bulundurarak diledikleri zaman kullanmışlardır. Özellikle eğitim,
yayıncılık, kargo ve bilişim başta olmak üzere birçok sektörde
faaliyet gösteren Kaynak Holding'in bu örgütün en büyük finansal
trafiğinin olduğu, en önemli kolunu oluşturduğu, yapılan
soruşturmada elde edilen bilgiler derlendiğinde örgütün oluşturmuş
olduğu paralel devlet yapılanmasında Maliye Bakanlığı ve Ekonomi
Bakanlığı'nın merkezi olarak iş ve işlemlerini yürüttüğü
görülmektedir."
Holding ve bağlı şirketlerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç
ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiği vurgulanan gerekçede,
"Fetullah Gülen'in müminlerin zengin olmalarını şart olarak
görmekte olduğu, ancak şahısların tek tek çok zengin olmalarından
ziyade büyük sermayeli, ancak çok ortaklı şirketlerin kuruluşu
şeklinde bu görüşünü uygulamaya koyduğu" bilgisine yer verildi.
Savcılığın gerekçesinde, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin sözde
sohbetleri aracılığıyla aktardığı mesajların alt kadrolara
atılmasının doğrudan holding tarafından belirlendiği vurgulanarak,
örgüt hiyerarşik yapılanmasında bulunan mütevelli heyetlerinin de
holding tarafından belirlendiği kaydedildi.
17/25 ARALIK SONRASI HOLDİNGDE PLANLANMIŞ
Örgütün faaliyet yürüttüğü her alanın Kaynak Holding ve bağlı
şirketlerince takibinin sağlandığı belirtilen gerekçede, "17/25
Aralık darbe girişiminden sonra örgütün takip edeceği stratejilerin
yine bu şirketlerde planlamasının yapıldığı, örgütten kopmaların
önüne geçebilmek için örgüte bağlı şirketlerde çalışanlara baskılar
yapıldığı anlaşılmıştır." denildi.
Gerekçede, örgüte kazandırılan her elemanın tüm yaşantısının
planlanmaya çalışıldığı, evlenecekleri kişilerin örgüt içerisinde
olması için çaba sarf edildiği, çocukların isimlerinin dahi FETÖ
elebaşınca belirlendiği ifade edilerek, holding aracılığıyla kamu
kurum ve kuruluşlarının özel olarak takip edildiği, ticari faaliyet
izlenimi altında buralardaki teknik alt yapıların alınarak örgüte
istihbari bilgiler elde edildiği vurgulandı.
Örgütün en büyük propaganda ve finans kaynağı olan gazete ve
dergilerine aboneler yapılmaya çalışıldığı, böylelikle örgütün
ulaşmak istediği kitlenin artmasının sağlandığı aktarılan
gerekçede, dini duyguların suistimal edilerek kurban, bağış ve
himmetler toplanarak örgütün temel amacı olan devleti ele geçirmek
için finans sağlandığı kaydedildi.
Gerekçede, şüphelilerce örgüt lideri Gülen'in dini olarak
yüceltilmeye, manevi şahsiyet kazandırılmaya çalışıldığı, tüm
söylem ve konuşmaları ile vermiş olduğu mesajların alt kadrolara
aktarıldığı kaydedilerek, FETÖ/PDY'ye bağlı yurt dışında faaliyet
gösteren okul ve sözde vakıfların holding ve bağlı şirketlerce
bağış adı altında finanse edildiği anlatıldı.
KAMUYA GEÇEN 5 BİN 288 KİŞİ TESPİT EDİLDİ
FETÖ/PDY'nin devlet kadrolarına sızma çalışmaları kapsamında
sistematik olarak holding personellerinin kamuya geçtikleri, bu
kapsamda 5 bin 288 kişinin tespit edildiği vurgulanan gerekçede,
holding personellerinin örgüt elemanı mantığı ile kredi çekerek
Asya Katılım Bankası'na para yatırdığı, bu kapsamda da 4 bin 38
kişinin tespit edildiği aktarıldı.
Savcılığın gerekçesinde, örgüt üyelerince 17/25 Aralık,
dersanelerin kapatılması ve Gezi Olayları benzeri faaliyetlerin
kamuoyu algısı yapılmak için kullanıldığı belirtilerek, Kaynak
Holding'le ilgili yürütülen çalışmalarda ortaklarına kar
dağıtımının çok az yapıldığı, elde edilen karın dağıtılmak yerine
dernek, vakıf gibi hayır kurumlarına bağış olarak aktarıldığı, yurt
dışındaki FETÖ okulları ve kuruluşlarına gönderildiği
kaydedildi.
FETÖ'NİN PENSİLVANYA'DAKİ ÇİFTLİĞİNİN ARAZİSİ
KATIRCIOĞLU'NDAN
Holdingin yetkili isimlerinden olan Mustafa Talat Katırcıoğlu'nun
öncülüğünde 100 bin lira sermaye ile Aksan Ak Sanayi ve Ticaret AŞ
unvanıyla kurulan şirket tarafından, FETÖ/PDY elebaşısının ABD
Pensilvanya'da bulunan ikametinin bulunduğu arazinin 2006 yılında 4
milyon 65 bin Amerikan dolarına satın alındığı kaydedilen
gerekçede, bu arazinin 17 Aralık 2015 tarihinde Golden Generation
Worship and Retreat Center INC vakfına bedelsiz olarak bağışlandığı
vurgulandı.
Gerekçede, Kaynak Holding ve bağlı şirketlerin olağan ticari
faaliyetlerini yürütürken, kurmuş oldukları sistem ile örgüte bağlı
tüm şirketlerinin para trafiğinin kesişim noktasında bulunduğu
belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Bu sayede örgüt adına sisteme sokulması planlanan paraların
FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kontrolünde olan ülke içerisindeki
ve yurt dışındaki vakıf, dernekler ve eğitim kurumları üzerinden
finansının sağlandığı, görünen ticari faaliyetleri dışında örgütün
finansmanı kapsamında faaliyetlerde bulundukları, şirket içinde
kayıt dışı burs, kurban, bilet, zekat, fitre adı altında düzenli
para toplandığı, şirket çalışanlarının rehberlik adı verilen
yapılanma adı altında kurum kültürü anlayışı ile örgütsel olarak
yetiştirildikleri, şirketlerin genel yönetimleri bizzat örgüt
elebaşının talimatları, kitaplarında ve dergileri ile internet
üzerinden yayınlanan mesajlarıyla sürekli motive edildikleri, bu
anlayış ile birinci hedefin örgütün toplumda görünen kamuflaj
yapılanması olan hizmet hareketi adı altında sözde dinsel bir
yapılanma ile faaliyet yürüttükleri, tüm talimatların doğrudan
örgüt elebaşısından geldiği, şirket içerisinde örgüt kriptolu
programlarının kullanıldığı, örgütün kendisini sadece insanlığa ve
dine hizmet eden bir yapı gibi gösterme çabasında olduğu, ancak
örgütün yapılan bu soruşturmalarla açığa çıkarılan yapısında terör
örgütlerinde olduğu gibi hücre yapılanmalarının olduğu
anlaşılmıştır."
Gerekçede, İslami gerçekliğinden uzak olarak örgüt içerisinde
eleman kazandırılan hücre evlerinden sorumlu olanlarla, kamu
kurumunda bulunan örgüt mensuplarından sorumlu olan örgüt
yöneticilerinin kod adı kullanmaları göz önünde bulunduğunda,
örgütün kendini gizleme politikasının olduğu vurgulanarak, 15
Temmuz'da gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi ile birlikte
örgütün tüm amacının Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni tüm
organlarıyla ele geçirmek olduğunun anlaşıldığı aktarıldı.
Kaynak Holding ve bağlı şirketlerde tüm iş ve işlemlerin örgütsel
olarak planlandığı savunulan gerekçede, örgüt liderinin tüm
söylemlerinin hassasiyetle takip edilerek tüm çalışanlar üzerinde
baskı kurularak aidiyet duygularının geliştirilmeye çalışıldığı
dile getirildi.
Savcılığın gerekçesinde, bu kapsamda sevk edilen şüphelilerin
tutuklanması talep edildi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
