Ortaköy'deki terör saldırısına ilişkin sevk edildiği mahkemece
tutuklanan Reina saldırganı Abdulgadir Masharipov'un, eylemden önce
ne yaptığı, eylemi nasıl gerçekleştirdiği ve eylemden sonra nasıl
davrandığına ilişkin bütün ayrıntılar, soruşturmayı yürüten
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı sevk yazısına yansıdı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu
savcılarından Gökalp Kökçü, yürüttüğü soruşturma kapsamında
mahkemeye sevk ettiği ve mahkemece yapılan sorgusunun ardından,
"anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör
örgütüne üye olma, nitelikli şekilde birden fazla kişiyi öldürme,
sayı-nitelik bakımından vahim olan silah veya mermilerin satın
alınması, taşınması, bulundurulması" suçlarından tutuklanan
Masharipov ile ilgili hazırladığı sevk yazısında, saldırının tüm
detaylarına yer verdi.
DEAŞ terör örgütünün yapısı ve Türkiye'de daha önce
gerçekleştirdiği eylemlerin sıralandığı sevk yazısında, örgüt üyesi
“Ebu Muhammed El Horasani” kod isimli şüpheli Masharipov’un 1
Ocak’ta 39 kişinin öldürüldüğü, 79 kişinin de yaralandığı Reina
isimli eğlence mekanına yaptığı saldırı anlatıldı.
Tacik asıllı Özbekistan vatandaşı şüpheli Masharipov’un, ülkesinde
cihatçı olduğu şüphesiyle takibe alınması nedeniyle 2011'de
Moskova'ya gittiği ve buradaki soruşturma kapsamında DEAŞ üyesi
olma suçundan tutuklanan Zarine Nurullayeva ile evlendiği bilgisi
verilen sevk yazısında, Masharipov'un Afganistan’da bulunan cihatçı
gruplara katılmak amacıyla eşi Nurullayeva ile önce İran’ın Nimrus
şehrine, burada da illegal yollarla Afganistan’ın Veziristan
bölgesine geçtiği kaydedildi.
- SALDIRGANIN TÜRKİYE'YE GİRİŞİ
Masharipov’un Veziristan’da önce Özbekistan İslami Hareketi’ne,
daha sonra ise İslami Cihad İttihadı grubuna katıldığı, burada
dini, siyasi ve silahlı eğitim aldığı, Pakistan sınırları
yakınındaki, Pakistan askerlerine karşı yapılan terörist
saldırılarda rol aldığı ve 2014'te Veziristan'daki örgütün sözde
emiri Ebu Sayir kod isimli örgüt mensubuna biat bildirerek bu
örgüte katıldığı kaydedilen sevk yazısında, "Şüpheli Abdulkadir
Masharipov, DEAŞ organizesinde illegal yollardan 2014'ün son
aylarında eşiyle birlikte İran’ın Saravan kentine gitmiş, burada
Suriye'deki çatışma bölgelerine geçebilmek amacıyla 1 yıl kadar
beklemiş, İran'dan Suriye'ye geçemeyince 2016 yılı ocak ayında bir
grup Afgan, Uygur ve Çeçen uyruklu şahıslarla birlikte illegal
yollardan Türkiye'ye giriş yaparak Van’a geldiği, buradan da ailesi
ile birlikte İstanbul Bayrampaşa otogarına ulaşmıştır."
denildi.
Masharipov'un, İstanbul'a gelince Telegram uygulaması üzerinden
halen firari olan Reina eyleminin plancılarından "Tulpar" kod
isimli şüpheliyle buluştuğu, bu şüphelinin sağladığı Kayaşehir'deki
adreste bulunan DEAŞ kontrolündeki Madafa denen yabancı terörist
savaşçılarından (YTS) şüpheli Abdulkadir Masharipov'un ailesi ile
Reina eyleminin diğer planlayıcılarından "Yusuf" kod adlı İlyas
Mamosharipov'un ailesiyle, eylemin kararlaştırıldığı 31 Aralık 2016
tarihinde, gece geç saatlere kadar birlikte kaldıkları
bildirildi.
- SALDIRI TALİMATINI ABU ŞÜHEDA’DAN ALDI
Masharipov'un DEAŞ içinde önce "Abdul Kaviy", oğlu Muhammed
doğduktan sonra ise "Ebu Muhammed" kod ismini kullandığı belirtilen
yazıda, 25 Aralık 2016'da şüpheli Masharipov'un, Telegram üzerinden
haberleştiği DEAŞ’ın Suriye'deki çatışma bölgelerinde aktif
faaliyet yürüten "Abu Şüheda" kod isimli örgüt mensubundan, "31
Aralık yılbaşı gecesi DEAŞ adına silahlı eylem yapması" için
talimat aldığı ve eylemi gerçekleştirme kararını da aynı gün konuyu
DEAŞ bünyesinde Suriye'nin Rakka kentinde faaliyet gösteren
"Rahova" kod isimli DEAŞ militanı ile Telegram üzerinden
konuşmasının ardından gerçekleştirmeyi kararlaştırdığı ifade
edildi.
Aynı gün Telegram üzerinden tekrar "Abu Şüheda" kod isimli örgüt
mensubuyla görüşen Masharipov'un, eylem için hazır olduğunu
bildirdiği ve aynı Telegram üzerinden DEAŞ'ın Türkiye'deki
eylemlerini organize eden "Ebu Cihad" kod isimli örgüt üyesiyle
irtibata geçerek, "Kendisiyle 26 Aralık günü Telegram üzerinden
başka bir DEAŞ militanının irtibata geçeceğini" söyleyip, irtibat
kuracağı kişinin Telegram kullanıcı adını verdiği anlatılan yazıda,
26 Aralık'ta Telegram üzerinden haberleştiği DEAŞ mensubunun, Ebu
Cihad kod isimli örgüt sorumlusunun talimatı gereğince Başakşehir
Kayaşehir 14. bölge otobüs durağında buluşmanın gerçekleştiği dile
getirildi.
- EBU CİHAD'IN TALİMAT VERDİĞİ SES KAYDI
Sevk yazısında, Masharipov'un, Kafkas kökenli, Rusça konuşan ve
kimlik bilgileri tespit edilemeyen DEAŞ mensubundan, eylemin Taksim
Meydanı'nda, 31 Aralık yılbaşı gecesi, otomatik AK-47 Kalaşnikof
tüfek ve el bombaları ile gerçekleştirileceği talimatını aldığı
belirtildi.
"Ebu Cihad" tarafından gönderilen eylem talimatının olduğu ses
kaydını içeren hafıza kartı ve eyleme kadar yalnız olarak kalması
gerektiği söylendiği için ev kiralaması için de 700 lira para
aldığı kaydedilen yazıda, ses kaydının, eylem sonrası şüphelinin
kaldığı konutta bulunan, şüpheliye ait tabletten elde edilerek
deşifre edildiği ve ses kaydında Masharipov'a, eylem sonrası
ailesine DEAŞ terör örgütünün sahip çıkacağı, bu konuda bir
endişesi olmaması gerektiği, eylemden önce kendisi gibi başka bir
eylem yapacak kardeşi ile görüşeceği yönünde Ebu Cihad'ın sesli
anlatımlarda bulunduğunun tespit edildiği ifade edildi.
"Ebu Cihad" kod isimli örgüt mensubunun talimatları gereğince
şüpheli Masharipov tarafından 27 Aralık'ta günlüğü 100 liradan 3
günlüğüne bir daire kiralandığı ve DEAŞ talimatı gereğince burada
bir daire kiralanmasına rağmen şüpheli Masharipov'un tekrar
Kayaşehir Mahallesi'nde 14. bölgedeki ailesinin bulunduğu konuta
dönüp geceyi burada geçirdiği aktarılan yazıda, 14 Şubat'ta ifadesi
alınan Masharipov’un kullanıcısı olduğunu söylediği ve şifrelerini
verdiği mail adresleriyle ilgili inceleme yapıldığı da
aktarıldı.
- EŞİ, VEDA VİDEOSU ÇEKMİŞ
Yapılan incelemeyle ilgili yazıda, "Yapılan incelemede şüpheli
Masharipov'un 27 Aralık'ta saat 23.57’de bir veda videosu çektiği
ve video görüntülerinde, istişhad (intihar) eylemi yapacağını,
çocuklarının büyüyünce eşine zorluk çıkarmamalarını ve oğlunun da
büyüdüğünde kendisi gibi istişhad eylemi yapması tavsiyesinde
bulunduğu tespit edilmiştir. Şüpheli Masharipov'un eşi tutuklu
şüpheli Zarina Nurullayeva kolluk ve sorgu hakimliğindeki
ifadelerinde, eşinin gerçekleştirdiği Reina eylemiyle ilgili
bilgisinin olmadığını söylemiş ise de 27 Aralık saat 23.57’de kayda
alınan veda videosunun çekiminin eşi tarafından yapıldığı tespit
edilmiştir." denildi.
Masharipov'un 28 Aralık'ta eylem talimatı aldığı Taksim Meydanı'na
giderek kullandığı cep telefonu ile özçekim yapar gibi davranarak
keşif amaçlı görüntü kaydı yaptığı, buradan kiraladığı daireye
döndüğü, 3 günlük kira bedeli olan 300 lirayı konutun sahibine
vererek eşi ve çocuklarının bulunduğu Kayaşehir'deki konuta gittiği
anlatılan yazıda, rezidanstaki konutun adresini buradan Ebu Cihad
kod isimli DEAŞ mensubuna Telegram üzerinden gönderdiği, bu kişiden
29 Aralık'ta aldığı talimat üzerine rezidanstaki konuta giderek
eylem için gönderilecek silah ve mühimmatı beklemeye başladığı
bildirildi.
Sevk yazısında, 29 Aralık'ta gece geç saatlerde yüzünde sadece
gözleri açık olacak şekilde maskeli ve bereli siyah giyinmiş Kafkas
kökenli, kimlik bilgisi ve açık eşgali tespit edilemeyen DEAŞ üyesi
bir şahsın, şüpheli Masharipov'un bulunduğu daire içinde, AK-47
Kalaşnikof tüfek, 6 şarjör mermi ve 3 adet el bombası olduğunu
söylediği, gerçekte flashbang olan mühimmatın bulunduğu bir çanta
getirdiği belirtilerek, şüpheli Masharipov'un da yanında yüzünü
açmayan DEAŞ üyesinin getirdiği mermileri şarjörlere doldurduğu,
yine çantada gelen bantla şarjörleri birbirine ters pozisyonda atış
sırasında zaman kaybetmemek için yapıştırarak birleştirdiği ifade
edildi.
- ÖNCE TAKSİM'E GİTTİ, SONRA REİNA'YA
Maskeli şahsın 30 Aralık sabah erken saatlerde konuttan ayrıldığı,
Masharipov'un 31 Aralık'ta Telegram üzerinden DEAŞ örgütünün
Türkiye'deki terör eylemleri için görevlendirdiği ve Kayaşehir'de
ikamet eden "Ebu Muhammed" kod ismini kullanan örgüt mensubuyla
görüşerek içinde silah ve mühimmatların bulunduğu, biri sırt
çantası olmak üzere iki çantayı Zeytinburnu'na götürerek kendisini
orada bekleyecek bir araç göndermesini istediği aktarılan yazıda,
şu ifadelere yer verildi:
"Abdulkadir Masharipov 31 Aralık'ta Medikule Rezidansın önündeki
otobüs durağına Ebu Muhammed kod isimli DEAŞ terör örgütü
mensubunun gönderdiği araçla gelen başka bir DEAŞ mensubuna
çantaları teslim edip, 'ben sizi arayacağım, çantaları istediğim
yere getirirsiniz' diyerek aracı ve şahsı göndermiştir. Masharipov,
31 Aralık'ta saat 19.00 sıralarında yanına silah almadan tekrar
Taksim meydanına keşif amaçlı gitmiştir. Meydana çıkan tüm yolların
polislerce kapatılması nedeniyle Zeytinburnu'na başka bir ticari
taksiyle döndüğü sırada yolda Telegram uygulaması üzerinden Ebu
Cihad kod isimli DEAŞ mensubuna, 'Taksim'e polis engeli nedeniyle
girmesinin imkansız olduğunu' bildirmiş, Ebu Cihad tarafından
kendisine, 'biraz beklemesi, yeni bilgi vereceği' talimatı
verilmiştir.
Şüpheli Abdulkadir Masharipov, Zeytinburnu'na geldiğinde, Ebu Cihad
kod isimli örgüt mensubu, Telegram uygulaması üzerinden
Masharipov'a, 'iki tane hedefin olduğunu' söyleyerek bir fotoğraf
göndermiş, 'fotoğrafın bir tarafında peygamber efendimize hakaret
eden gazetenin Şişli ilçesindeki adresinin olduğunu, diğer
bölümünde ise ikinci hedef Reina disko kulüp unvanlı eğlence mekanı
olduğunu' söylemiştir. Şüpheli Abdulgadir Masharipov'un,
'hedeflerin ikisini de kendisinin gidip görmesi gerektiğini'
söylemesi üzerine Ebu Cihad, 'yılbaşı nedeniyle gazetenin kapalı
olduğunu, hedefin Reina olduğunu' söylemiş, DEAŞ örgütünün hedefi
Reina olarak belirlenmiştir. "
- "ZIRH DELİCİ MERMİYLE, SOĞUKKANLI BİR ŞEKİLDE
İNSANLARIN ÜZERİNE ATEŞ ETTİ"
Reina'nın iç güvenlik kamera görüntülerinin de incelendiği
belirtilen yazıda, şu detaylara yer verildi:
"Şüpheli Masharipov'un işletmenin içinde yeni yılı kutlayarak
eğlenen, kutlama yapan insanların üzerine soğukkanlı bir şekilde,
otomatik tüfekle, öldürmek kastıyla ateş ettiği, mermisi bitince
çift şarjörleri değiştirmeden önce insanların üzerine flashbang
bomba attığı, bombanın güçlü ışık ve ses etkisiyle insanları panik
ve dehşete düşürdüğü, görüşlerinin çıkan ani ışık nedeniyle
kapandığı, sırt çantasından aldığı dolu çift şarjörün silaha
takarak ateş etmeye devam ettiği, mermisi biten çift şarjörden
sonra tekrar flashbangi kaçışan insanların kümelendiği yere atarak
son çift şarjörünü silaha monte ettiği, soğukkanlı bir şekilde tüm
mermilerini yerde yatan yaralılar dahil insanların üzerine
boşalttığı görülmüştür.
Olay yerinden elde edilen mermi çekirdeklerinin incelenmesinde,
şüphelinin zırhlı hafif taktik araçlara karşı geliştirilen zırh
delici etkisi bulunan çelik çekirdekli mermi kullandığı, bu şekilde
kalabalık grup içinde, bir arada bulunan birden fazla insanın tek
atışla da yaralandığı anlaşılmıştır."
- "FLASHBANGİ EL BOMBASI SANARAK YÜZÜNDE
PATLATTI"
Mermilerin tamamını kullanan şüpheli Masharipov'un üzerinde bulunan
montu ve beresini de çıkardığı ve son flashbangin pimini çekip
yüzüne doğru tutarak elinde patlattığı vurgulanan yazıda, neden
böyle davrandığı sorulan şüphelinin ifadesinde, "Sonradan flashbang
olduğunu öğrendiği bombaların kendisine DEAŞ mensubunca Amerikan
malı kaliteli el bombaları olduğunun söylenerek verildiği, son
bombayı intihar eylemi için kendisine sakladığı, tanınmaması,
cesedinin teşhis edilememesi için yüzüne yakın bir şekilde
patlattığı" beyanında bulunduğu ifade edildi.
Flashbangi yüzüne yakın bir şekilde tutarak patlatması nedeniyle
şüpheli Masharipov'un elinden yaralandığı, yüzünde, saçlarında, kaş
ve kirpiklerinde yanıklar oluştuğu kaydedilen sevk yazısında,
"Yüzünde patlayan flashbangin sersemliğini üzerinden atan şüpheli,
ölü ve yaralıların arasından soğukkanlı bir şekilde çıkış kapısına
doğru yürümüş, çıkış kapısı yakınlarında yere yatıp yaralı taklidi
yaparak sürünerek Reina'dan dışarıya saat 01.21 sıralarında
çıktığında, Reina'nın kapısına gelen özel hareket polislerince
yakalanmış, eylemin mağdurlarından zannedilip kollarından çekilerek
kaldırıma oturtularak bırakılmıştır ve sonrasında özel hareket
polisleri tekrar Reina'nın giriş kapısına dönmüşlerdir."
değerlendirmesi yer buldu.
- KENDİSİNİ DURDURAN POLİSE, "İÇERİDE BOMBA PATLATILDI"
DEMİŞ
Serbest kalan Masharipov'un bu kez sekerek, yaralı numarası yaparak
Reina'dan uzaklaşmaya başladığı sırada yaklaşık 10 metre kadar
ilerde sivil polis memurlarınca durdurulduğu ve beyanına göre
kendisine, "Reina'nın içinde neler olduğunun" sorulduğu kaydedilen
yazıda, "Şüphelinin, 'İçeride bomba patlatıldığını' söylemesi
üzerine serbest bırakılmış, yürüyerek 100 metre mesafede ticari bir
taksiye binerek olay yerinden uzaklaşmıştır." denildi.
Reina'nın içinde çıkardığı montunun cebinde parasını unutması
nedeniyle Masharipov'un 3 ticari taksi kullanarak Zeytinburnu'nda
kendisine barınması ve saklanması için yardım edecek DEAŞ
mensuplarının bulunduğu Möcer Dağ Cafe isimli yere gittiği,
buradaki şüphelilerden geldiği ticari taksinin parasını aldığı ve
geceyi bu kafede şüphelilerle birlikte geçirdiği anlatılan yazıda,
yoğun aramalar sonucu Zeytinburnu'nda barınmayacağını anlayan
Masharipov'un Telegram uygulaması üzerinden Ebu Cihad kod isimli
DEAŞ mensubu ile haberleşerek 2 Ocak'ta başka bir Yabancı Terörist
Savaşçıları (YTS) evine naklini yaptırdığı dile getirildi.
- TRAFİK POLİSLERİNDEN DE KAÇMIŞ
Sefaköy'deki yoğun aramalar sonucu şüpheli Masharipov'un, tekrar
Telegram üzerinden Ebu Cihad ile iletişime geçtiği ve "Sefaköy'de
barınamayacağını, yakalanacağını" bildirerek başka bir yere naklini
istediği, bulunduğu adresin konum bilgisini Ebu Cihad'a attığı
aktarılan yazıda, "Ebu Cihad'ın, Masharipov'un konum bilgisi attığı
Sefaköy'deki konutun önüne bir araç ve iki tabanca gönderdiği,
Masharipov'un konutta kendisi ile birlikte bekleyen DEAŞ mensubuyla
gönderilen araca Anadolu Yakası'na geçmek üzere bindirildiği,
aracın 3 Ocak'ta gece saatlerinde Sefaköy'den E-5 karayoluna
katılacağı sırada trafik polislerince yapılan uygulamaya takıldığı,
polis memurlarının aracın arka koltuğunda oturan Masharipov'u
tanımaları üzerine, şüphelinin içinde bulunduğu aracın E-5
üzerinden 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne doğru kaçmaya başladığı,
takibe başka bir polis aracının katılmaması, E-5 karayolunun
trafiğe kapatılmaması, şüphelinin takip eden polis aracına aracın
arka camından tabancayla ateş açması sonucu polis aracının takibi
bırakması nedeniyle şüpheli ve beraberindeki 2 örgüt mensubuyla
bulundukları Beyoğlu Piyalepaşa yokuşunda terk ederek kaçtığı"
bilgisine yer verildi.
MİT İstanbul Bölge Başkanlığı ve müsteşarlık seviyesinde Ankara
karargahından gelen bilgiler üzerine yapılan operasyonlarda şüpheli
Masharipov'un naklini sağlamaya çalışan ve 2 Ocak'ta eşi Zarina
Nurullayeva ile iki çocuklarını nakleden DEAŞ mensubu Bakhtiar
Abdurashidov'un yakalandığı anlatılan yazıda, "Sonrasında devam
eden operasyonlarda Pendik'te şüpheli Zarina Nurullayeva ve kızları
ile şüpheli Masharipov ile irtibatlı diğer DEAŞ terör örgütü
mensubu şüpheli Adili Salimu ve İslam Magomedov da bu konutun
çevresinde gözcülük yaptıkları sırada yakalanmışlar ve soruşturma
kapsamında tutuklanmıştır." ifadesi kullanıldı.
Masharipov'un 3 Ocak'ta polis takibinden kaçtıktan sonra
tekrar Sefaköy'e döndüğü, buradan da Esenyurt'taki bir YTS evine
nakledildiğinin tespit edildiği anlatılan yazıda, yapılan istihbari
çalışmaların operasyona dönüştürerek şüpheli Masharipov'un
barındırdığı YTS evinin tespit edildiği ve şüphelinin 16 Ocak'ta
beraberindeki diğer DEAŞ üyesi şüphelilerle birlikte, MİT ve
İstanbul TEM görevlilerince yakalandığı aktarıldı.
Savcılık sevk yazısında, şüpheli Masharipov'un 4 Ocak'ta savcılıkta
alınan ifadesi de yer buldu.
Masharipov'un, "DEAŞ terör örgütünün Türkiye Cumhuriyeti devletini
kafir olarak görmesi nedeniyle, devlete cihat ilan ettiği, düşman
olarak gördüğü DEAŞ'ın sözde halifesi Ebu Bekir Bağdadi ve örgütün
sözde sözcüsü Ebu Hasan Muhacir'in de Türkiye devletine karşı cihat
ilan edip, medya üzerinden açıkladıkları, DEAŞ'ın Türkiye'deki
eylemlerinde sorumlu Ebu Cihad kod adlı örgütü mensubunun
görevlendirilmesi ve talimatı üzerine intihar eylemini Reina'da
gerçekleştirdiği" yönünde beyanda bulunduğu da ifade edildi.
Bu arada Masharipov'un, tutuklanmasının ardından Silivri Cezaevi
İnfaz Kurumları Kampüsüne götürüldüğü öğrenildi.
