İş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü
yeniden düzenleyen İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, TBMM Adalet
Komisyonunda kabul edildi.
İşçinin tazminat ve ücret, işverenin de alacak ve tazminat davaları
açmadan önce ara bulucuya başvurması gerekecek.
İş mahkemelerinin kuruluş, görev, yetki ve yargılama usulünü
düzenleyen İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı, TBMM Adalet Komisyonunda
kabul edildi.
Tasarıya göre, iş mahkemeleri, Hakimler ve Savcılar Kurulunun (HSK)
olumlu görüşü alınarak, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde
Adalet Bakanlığınca gerekli görülen yerlerde kurulacak.
Bu mahkemelerin yargı çevresi, Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri
ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenecek.
İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde iş mahkemelerinin birden
fazla dairesi oluşturulabilecek. Bu daireler numaralandırılacak.
HSK, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve
niteliği dikkate alınarak, daireler arasındaki iş dağılımını
gerçekleştirecek.
İş mahkemesi kurulmayan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren
dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince bakılacak.
Tasarıyla, "dava şartı olarak arabuluculuk" kurumu ilk kez hukuka
giriyor ve düzenlemede yer alan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce
arabulucuya başvurulması bir zorunluluk olarak getiriliyor.
Kanuna veya bireysel ya da toplu iş sözleşmesine dayanan işçi,
işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talebiyle açılan davalarda,
arabulucuya başvurulması dava şartı olarak aranacak. Arabulucuya
başvurma zorunluluğu için alacak veya tazminat talebinin iş
ilişkisinden kaynaklanması gerekecek.
Düzenlemeyle işçi kıdem, ihbar gibi tazminat ve fazla mesai, yıllık
izin gibi ücret; işveren de alacak ve tazminat kalemleri için dava
açmadan önce arabulucuya başvuracak.
İşçi veya işverenin iş ilişkisi kapsamında birbirlerine hakaret
etmekten kaynaklanan ya da işçinin iş yerindeki işverene ait mal ve
malzemelere zarar vermesinden doğan tazminat talepleri de dava
açılmadan önce arabulucuya götürülecek.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına
ilişkin son tutanağın aslını veya ara bulucu tarafından onaylanmış
bir örneğini dava dilekçesine ekleyecek. Bu zorunluluğa uyulmazsa,
mahkeme davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde
mahkemeye sunulmasını, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği
ihtarını içeren davetiye gönderecek.
İhtarın gereği yerine getirilmezse, dava dilekçesi karşı tarafa
tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar
verilecek.
Arabulucuya başvurulmadan dava açılırsa, herhangi bir işlem
yapılmaksızın dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden
reddedilecek.
İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIKLARINDA ARABULUCULUK
YOK
Arabuluculuğun bir dava şartı olarak kabul edilmesi, iş kazası veya
meslek hastalığından kaynaklanan maddi veya manevi tazminat
davaları, bunlarla ilgili rücu davalarında uygulanmayacak.
Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabuluculardan ara
buluculuk yapmak isteyenleri, varsa uzmanlık alanlarını da
belirterek görev yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi
adalet komisyonlarına göre listeleyecek, komisyon başkanlıklarına
bildirecek.
Komisyon başkanlıkları, bu listeleri kendi yargı çevrelerindeki ara
buluculuk bürolarına, arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde ise
görevlendirecekleri sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne
gönderecek.
Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilen listeden büro
tarafından belirlenecek. Taraflar, listede yer alan herhangi bir
ara bulucu üzerinde anlaşırsa bu arabulucu görevlendirilecek.
Mahkeme, harç alınmaksızın dosya üzerinden yapacağı inceleme
sonunda yetkili büroyu kesin olarak karara bağlayacak, dosyayı
büroya iade edecek.
Yetki itirazının kabulü durumunda ise kararın tebliğinden itibaren
bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilecek. Arabulucu,
yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren 3 hafta
içinde sonuçlandıracak. Bu süre, zorunlu hallerde ara bulucu
tarafından en fazla bir hafta uzatılabilecek.
Arabulucu, taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için
görüşme yapılamaması veya anlaşmaya varılamaması hallerinde ara
buluculuk faaliyetini sona erdirecek, son tutanağı düzenleyerek
durumu derhal arabuluculuk bürosuna bildirecek.
TOPLANTIYA KATILMAYAN, YARGILAMA GİDERLERİNİ
ÖDEYECEK
Taraflardan biri, geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya
katılmazsa, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda
toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa
bile yargılama giderinin tamamından sorumlu olacak. Ayrıca bu taraf
lehine vekalet ücretine hükmedilmeyecek.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmadığı için sona eren
arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda taraflar,
yaptıkları yargılama giderlerini kendileri karşılayacak.
Taraflar, arabuluculuk sonunda anlaşırsa arabuluculuk ücreti,
belirtilen tarife göre, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit
şekilde karşılanacak.
İşe iade talebiyle yapılan görüşmelerde tarafların anlaşmaları
durumunda, ara bulucuya ödenecek ücretin belirlenmesinde işçiye işe
başlatılmaması halinde ödenecek tazminat miktarı ile
çalıştırılmadığı süre için ödenecek ücret ve diğer haklarının
toplamı, tarifenin ikinci kısmı uyarınca üzerinde anlaşılan miktar
olarak kabul edilecek.
Arabuluculuk sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı
için görüşme yapılamaması veya 2 saatten az süren görüşmeler
sonunda tarafların anlaşamamaları hallerinde, 2 saatlik ücret
tutarı ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet
Bakanlığı bütçesinden ödenecek. 2017 yılı Arabuluculuk Ücret
Tarifesine göre bir saatlik ücret miktarı 120 lira olduğundan, bu
rakam 240 liradan az olamayacak.
TAŞERONLUK İŞE İADE
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinin varlığı halinde işe iade
talebiyle arabulucuya başvurulduğunda, anlaşmanın gerçekleşebilmesi
için işverenler, arabuluculuk görüşmelerine birlikte katılacak,
iradeleri birbirine uygun olacak.
Arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler;
arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılırsa, anlaşma uyarınca
taraflarca ödenecek, anlaşmaya varılamazsa ileride haksız çıkacak
taraftan tahsil olunmak üzere bütçeye konulan ödenekten
karşılanacak.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından, son tutanağın düzenlendiği
tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı duracak, hak düşürücü süre
işlemeyecek.
Arabuluculuk görüşmelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri
veya avukatları aracılığıyla katılabilecek. İşverenin yazılı
belgeyle yetkilendirdiği çalışanı da görüşmelerde işvereni temsil
edebilecek.
Arabuluculuk görüşmeleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, ara
bulucuyu görevlendiren büronun bağlı bulunduğu adli yargı ilk
derece mahkemesi adalet komisyonunun yetki alanı içinde
yürütülecek.
Tasarıda yer alan, "Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine
dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade
talebiyle açılacak davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava
şartıdır." hükmünde yer alan "işçi" ibaresi, gazeteciler ve gemi
adamlarını da kapsayacak.
Arabulucuya başvurulmuş olmasını bir dava şartı olarak öngören
maddede hüküm bulunmayan hallerde, niteliğine uygun düştüğü ölçüde
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümleri
uygulanacak.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile diğer sosyal
güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklarda, hizmet akdine
tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti
talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce SGK'ya
başvurulacak.
Diğer kanunlarda öngörülen süreler saklı kalmak kaydıyla yapılan
başvuruya 60 gün içinde kurumca cevap verilmezse talep reddedilmiş
sayılacak.
Kuruma karşı dava açılabilmesi için taleplerin reddedilmesi veya
reddedilmiş sayılması şartı aranacak.
Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık
sürelerinin tespiti talebiyle işveren aleyhine açılan davalarda,
dava kuruma resen ihbar edilecek. İhbar üzerine davaya davalı
yanında feri müdahil olarak katılan kurum, yanında katıldığı taraf
başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabilecek.
İŞ MAKİNELERİ GÖREV ALIMI
İş mahkemeleri, gazeteciler, gemi adamları, İş Kanunu'na veya Türk
Borçlar Kanunu'nda düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler
ile işveren, işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle
sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına,
idari para cezalarına itirazlar ile belirtilen uyuşmazlıklar hariç
olmak üzere SGK veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal
güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, diğer kanunlarda
iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin
dava ve işlere bakacak.
İş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkeme, davalı gerçek
veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri
mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi olacak.
Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi
de yetkili olacak. İş kazasından doğan tazminat davalarında, iş
kazasının veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin
yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılacak.
Sebepsiz işten çıkarmada işe iade talebiyle arabulucuya başvuru
yolu
İş sözleşmesi feshedilen işçi, sebep gösterilmediği veya gösterilen
sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiasıyla, bir ay içinde işe
iade talebiyle arabulucuya başvuracak. Başvurudan sonuç alınamaması
halinde iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilecek.
TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilen İş Mahkemeleri Kanunu
Tasarısı'na göre, iş mahkemelerinde basit yargılama usulü
uygulanacak. Davaların yığılması halinde, her bir talebe ilişkin
vakalar bakımından ispat yükü ve deliller ayrı ayrı
değerlendirilecek.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun kanun yollarına ilişkin hükümleri iş
mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacak. Kanun
yoluna başvuru süresi, ilamın taraflara tebliğinden itibaren
işlemeye başlayacak. Kanun yoluna başvurulan kararlar, bölge adliye
mahkemesi ve Yargıtayca ivedilikle karara bağlanacak.
Tasarıyla, iş hukukunun temel prensipleri dikkate alınarak, daha
kısa sürede kesinleşmesinde yarar umulan dava türlerinin de bölge
adliye mahkemelerinde kesinleşmesi öngörülüyor ve bu şekilde
Yargıtay'ın iş yükünün hafifletilmesi amaçlanıyor.
Diğer kanunlardaki hükümler saklı kalmak kaydıyla, bazı dava ve
işlerde verilen kararlar hakkında temyiz yoluna
başvurulamayacak.
İş Kanunu uyarınca açılan fesih bildirimine itiraz davalarında
verilen kararlar ile işveren tarafından toplu iş sözleşmesi veya iş
yeri düzenlemeleri uyarınca işçiye verilen disiplin cezalarının
iptali için açılan davalarda verilen kararlar bu kapsama
girecek.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu uyarınca iş yeri sendika
temsilcilerinin iş sözleşmelerine, işletme toplu iş sözleşmesi
yapılacak iş yerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına
ilişkin uyuşmazlıklara, uygulanmakta olan bir toplu iş
sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklara ve karar verilen veya
uygulanmakta olan bir grev veya lokavtın kanun dışı olup
olmadığının tespitine ilişkin açılan davalarda verilen kararlar da
temyiz edilemeyecek.
Sendika veya konfederasyonun ilk genel kurulunun düzenlenmesi
konusunda hükümlere aykırı hareket edildiği iddiasıyla sendika
şubesi, sendika veya konfederasyon yönetim kurulu hakkında açılan
davalarda verilen kararlar ile sendika üyeliğine ilişkin açılan
davalarda verilen kararlar konusunda da temyize gidilemeyecek.
Tasarının yürürlüğe girmesiyle, mevcut İş Mahkemeleri Kanunu
yürürlükten kaldırılacak.
Özel hakeme de götürülebilecek
İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep
gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı
iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren 1 ay
içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorunda olacak.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması halinde, son
tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş
mahkemesinde dava açılabilecek. Taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık
aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebilecek.
Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın
usulden reddi halinde, ret kararı taraflara resen tebliğ edilecek.
Kesinleşen ret kararının da resen tebliğinden itibaren iki hafta
içinde arabulucuya başvurulabilecek. Dava ivedilikle
sonuçlandırılacak. Mahkemece verilen karar hakkında istinaf yoluna
başvurulması halinde, bölge adliye mahkemesi ivedilikle ve kesin
olarak karar verecek.
Mahkeme veya özel hakem, tazminat ile ücret ve diğer hakları, dava
tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyecek.
Arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması
konusunda anlaşmaları halinde; işe başlatma tarihini, ücret ve
diğer hakların parasal miktarını, işçinin işe başlatılmaması
durumunda tazminatın parasal miktarını belirlemeleri zorunlu
olacak. Aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılacak ve son tutanak
buna göre düzenlenecek.
İşçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması halinde fesih
geçerli hale gelecek ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile
sorumlu olacak.
5 yıllık zamanaşımı
Tasarıyla, İş Kanununa eklenen ek 3. maddedeki zamanaşımına ilişkin
hükümlerin uygulanma zamanı düzenleniyor.
İş sözleşmesinden kaynaklanmak kaydıyla, hangi kanuna tabi olursa
olsun; yıllık izin ücreti, kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin
bildirim şartına uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat (ihbar
tazminatı), kötü niyet tazminatı ve iş sözleşmesinin eşit davranma
ilkesine uyulmaksızın feshinden kaynaklanan tazminat için
zamanaşımı süresi beş yıl olacak.
Ayrıca, yıllık izin ücreti ve tazminatlar için bu maddenin
yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlayan zamanaşımı süreleri,
değişiklikten önceki hükümlere tabi olmaya devam edecek, ancak
zamanaşımı süresinin henüz dolmamış kısmının ek 3. maddede
öngörülen süreden uzun olması durumunda, bu maddede öngörülen
sürenin geçmesiyle zamanaşımı süresi dolmuş sayılacak.
Tasarıyla, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi
alacak ve tazminatları için arabulucuya başvurulmuş olması, dava
şartı haline getiriliyor.
Çalışma ve İş Kurumu il müdürlükleri personelinin, "iş sözleşmesi
fiilen sona eren işçilerin" kanundan, iş ve toplu iş sözleşmesinden
doğan bireysel alacaklarına ilişkin şikayetleri inceleme yetkisi
kaldırılacak. İş sözleşmesi devam eden işçiler bakımından, Çalışma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının, iş müfettişleri eliyle denetim ve
teftiş yetkisi devam edecek. İş sözleşmesi fiilen sona eren işçiler
ise doğrudan arabulucuya başvuracak.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun ilgili maddesinde
yapılan değişikliğin zorunlu sonucu olarak, arabuluculuk
görüşmelerine taraflar dışında katılan kişiler gizliliğe riayet
etmek zorunda olacak.
Tasarıyla, arabuluculuğun tanımında düzenleme yapılıyor.
Arabuluculuk görüşmelerinde tarafların bir çözüm üretemediklerinin
ortaya çıkması halinde, arabulucu çözüm önerisi getirebilecek.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun ilgili maddesine,
"idare" tanımı eklenerek, arabuluculuk görüşmelerine taraf olarak
katılacak "idare" net bir şekilde belirleniyor.
Arabulucuk müzakerelerine katılım
Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri
veya avukatları aracılığıyla katılabilecek. Uyuşmazlığın çözümüne
katkı sağlayabilecek uzman kişiler de müzakerelerde hazır
bulundurulabilecek.
Arabuluculuk müzakerelerine taraflar bizzat, kanuni temsilcileri
veya avukatları aracılığıyla katılabilecek.
Uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayabilecek uzman kişiler de
müzakerelerde hazır bulundurulabilecek.
Tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması halinde arabulucu
bir çözüm önerisi yapabilecek. Arabuluculuk müzakerelerinde
idareyi, üst yönetici tarafından belirlenen iki üye ile hukuk
birimi amiri veya onun belirleyeceği bir avukat ya da hukuk
müşavirinden oluşan komisyon temsil edecek. Komisyon, arabuluculuk
müzakereleri sonunda gerekçeli bir rapor düzenleyerek, beş yıl
boyunca saklayacak.
Komisyon üyelerinin arabuluculuk faaliyeti kapsamında yaptıkları
işler ve aldıkları kararlar sebebiyle açılacak tazminat davaları,
ancak devlet aleyhine açılabilecek.
Devlet ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı
hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan üyelere ödeme
tarihinden itibaren bir yıl içinde rücu edecek.
Tasarıda, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesine ilişkin hükümde
de değişiklik yapılıyor. Buna göre uyuşmazlığın, Ceza Muhakemesi
Kanunu gereğince uzlaşma kapsamına girmeyen bir suçla ilgili
olduğunun anlaşılması halinde arabuluculuk faaliyeti sona ermeyecek
ve bu konuda da arabuluculuk görüşmeleri yapılabilecek.
Ayrıca arabuluculuk faaliyetini sonuçlandıran tutanak taraflar,
kanuni temsilcileri ve avukatları tarafından imzalanabilecek.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda düzenlemeye
gidilerek, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması halinde
anlaşmanın icra edilebilirliğine ilişkin şerhin asıl uyuşmazlık
hakkındaki görev ve yetki kurallarına göre belirlenecek olan
mahkemeden talep edilebileceğine ilişkin hüküm değiştirilebilecek.
Bu şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden
istenebilecek.
Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları
anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam
niteliğinde belge sayılacak.
Arabulucu huzurunda anlaşılması halinde, üzerinde anlaşılan
hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacak.
Arabuluculuk Daire Başkanlığı, sicile kayıtlı arabulucuları, görev
yapmak istedikleri adli yargı ilk derece mahkemesi adalet
komisyonlarına göre listeleyecek ve listeleri ilgili komisyon
başkanlıklarına gönderecek. Bir arabulucu en fazla üç komisyon
listesine kaydolabilecek.
Arabuluculuk büroları kurulacak
Arabuluculuğa başvuranları bilgilendirmek, arabulucuları
görevlendirmek ve kanunla verilen diğer görevleri yerine getirmek
üzere, Bakanlık tarafından uygun görülen adliyelerde arabuluculuk
büroları kurulacak.
Adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu tarafından
münhasıran bu bürolarda çalışmak üzere, bir yazı işleri müdürü ile
yeteri kadar personel görevlendirecek.
Arabuluculuk büroları, Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından
belirlenen sulh hukuk hakimliğinin gözetim ve denetimi altında
görev yapacak. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde bu büroların
görevi, adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonunca
görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü
tarafından ilgili hakimin gözetim ve denetimi altında yerine
getirilecek.
Tasarıdaki düzenlemelerle işçi ve işveren sendikaları
konfederasyonları Arabuluculuk Kurulunda temsil edilebilecek.
Uyum düzenlemeleri
Tasarıyla, 20 Temmuz 2016 tarihinde faaliyete geçen bölge adliye
mahkemeleri ile Hukuk Muhakemeleri Kanununda öngörülen istinaf
kanun yoluna ilişkin hükümlerin uygulanmaya başladığı dikkate
alınarak, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda uyum
düzenlemeleri yapılıyor.
Kamu İktisadi Teşebbüsleri ve bağlı ortaklıklarda toplu iş
sözleşmesi kapsamı dışında çalışan personel ile bu teşebbüs ve
bağlı ortaklıklar arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya
kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına ilişkin dava ve
işler iş mahkemelerinde görülecek.
Kanunun arabuluculuğa ilişkin hükümleri, bu hükümlerin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla ilk derece mahkemeleri ve bölge adliye
mahkemeleri ile Yargıtay'da görülmekte olan davalar hakkında
uygulanmayacak.
Başka mahkemelerin görev alanına girerken, bu kanunla iş
mahkemelerinin görev alanına dahil edilen dava ve işler, iş
mahkemelerine devredilemeyecek, kesinleşinceye kadar ilgili
mahkemeler tarafından görülmeye devam olunacak.
İlk derece mahkemeleri tarafından, kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce verilen kararlar, karar tarihindeki kanun yoluna
ilişkin hükümlere tabi olacak.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
