Altun,'İlk günden beri 15 Temmuz'u sadece bir darbe girişimi olarak
görmedim. Hem işgal hem de darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık o
gün. Sayın Cumhurbaşkanımızın canına kastedilmesi, Meclis ve
Cumhurbaşkanlığı'nın bombalanması, direnen milletimize kurşun
yağdırılması topyekün bir işgale girişildiğinin en net kanıtıydı'
dedi. Fetullahçı Terör Örgütü bundan tam 4 yıl önce 15 Temmuz 2016
tarihinde büyük bir ihanete imza attı. Bu kanlı darbe girişiminde 2
bin 194 kişi gazi olurken, 251 vatandaşımız şehitlik mertebesine
ulaştı. Peki bu 4 yılda neler yaşandı? Pandemi sürecini yaşadağımız
bu günlerde 15 Temmuz ihanetinin 4. yıldönümünde şehitlerimizi
nasıl anacağız? İletişim Başkanı Prof. Fahrettin Altun 15 Temmuz
darbe girişimine ilişkin soruları yanıtladı. -15 Temmuz
ihanetinin üzerinden 4 yıl geçti. Bugünden baktığınızda 15 Temmuz'u
nasıl özetlersiniz? İlk günden beri 15 Temmuz'u sadece bir
darbe girişimi olarak görmedim. Hem işgal hem de darbe girişimiyle
karşı karşıya kaldık o gün. Sayın Cumhurbaşkanımızın canına
kastedilmesi, Meclis ve Cumhurbaşkanlığı'nın bombalanması, direnen
milletimize kurşun yağdırılması topyekün bir işgale girişildiğinin
en net kanıtıydı zira. Dolayısıyla milletimizin o gün verdiği
destansı mücadeleyi, şehitlerimizin hangi şuurla şehadete
yürüdüğünü, gazilerimizin ve kadınıyla genciyle yaşlısıyla
milletimizin, hangi inançla mermilere doğru yürüdüğünü iyi idrak
etmemiz gerekiyor. 15 Temmuz direnişimiz dünyanın başka bir yerinde
göremeyeceğiniz bir zafer destanıdır. Milletimizin, bağımsızlığına,
iradesine ve liderine canı pahasına sahip çıktığı bir gündür.
Milletçe ölüm korkusunu yendiğimiz, sarsılmaz bir imanla dimdik
yürüdüğümüz bir andır. Maneviyatı, toplumu ortak bir duygu
etrafında birleştirebilen ender olaylardan biridir. Minarelerden
yükselen selaları her işittiğimizde aynı duyguyu yüklendiğimiz, saf
bir imanı kuşandığımız tarihtir. Dolayısıyla her geçen gün değerini
daha çok anladığımız, şehitlerimizi minnetle yad ettiğimiz ve
üzerine daha çok düşündüğümüz ve bir tarihtir 15 Temmuz.
-15 Temmuz ihanetini dünyada ve Türkiye'de hakkı ile
anlatabildik mi? Hakkıyla anlamak, idrak edebilmek,
anlatabilmek, hatırlamak ve unutturmamak. Elbette hepimizin ortak
çabası bu yönde. Kolay değil tabi. "Hafız-ı beşer nisyan ile
maluldür" denir. Gerçekten de insanın fıtratında olan bir şey
unutmak. Ancak yine insanın fıtratında unutmaya karşı bir direnç de
vardır her zaman. Bağımsızlığımız için, milli irademiz için büyük
bedeller ödedik o gece. Sesimiz, sözümüz var olduğu müddetçe
anlatacağız 15 Temmuz'u. Bunun yanında ülke olarak çok şey yaşadık
son birkaç yılda. Yaşadığımız zaman diliminde hepsini hakkıyla
idrak edebilmemiz en büyük hedefimiz. -Toplumsal ve siyasi
hafızamıza işleyen sıra dışı bir dönem yaşadık diyebilir
miyiz? Evet. Bugün yaşadıklarımızı ileride okuyanlar büyük
tabloyu çok daha rahat görecekler ve milletçe verdiğimiz mücadele
çok daha net anlaşılacaktır. Biz ise bugün verdiğimiz mücadelenin
ya da ödediğimiz bedellerin sıcaklığıyla yaşıyoruz. Zira
bağımsızlık ve milli irade mücadelemiz hala devam ediyor. Millet ve
devlet olarak hala o kanlı darbe girişiminin artçılarıyla mücadele
ediyoruz. İçeride ve dışarıda teröre karşı verdiğimiz mücadele,
FETÖ'nün sızdığı kurumlardan temizlenmesi, uluslararası ilişkilerde
Türkiye'nin artan etkinliğine karşı geliştirilen dirence karşı
duruşumuz. Tüm bunları yaşarken bir yandan 15 Temmuz'u unutmamak ve
unutturmamak çok önemli. O gece ortaya konan diriliş ruhunun,
manevi ve siyasi manasını çok iyi anlamamız ve anlatmamız
gerekiyor. -Peki sizce doğru anlamlandırabiliyor muyuz o
gece yaşananları? 15 Temmuz'u üç aşamada değerlendirmek
gerekiyor. Gece başlayan darbe girişimi, tankların yollara
dökülmesi, köprülerin tutulması, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin,
TBMM'nin, Emniyet binalarının savaş uçaklarıyla vurulması millet
olarak büyük bir şok geçirdiğimiz bir zamanı işaret ediyordu.
Sonraki aşamada Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla millet sokağa
çıktı ve bir diriliş, direniş ruhu ortaya kondu. Milletin tanklara
karşı çıplak elleriyle gösterdiği bu direniş ve sonrasında elde
edilen zafer, dünyada örneği olmayan bir ruh halini ortaya koydu.
Son olarak şehitlerimiz ve onların acısı 15 Temmuz'un en önemli
boyutunu oluşturuyor elbette. Dolayısıyla 15 Temmuz'u tek bir ruh
hali üzerinden anlamlandırmak çok mümkün değil. Şok, zafer ve yas.
Bize göre her üç anın da hakkını vermemiz lazım. 15 Temmuz'u sadece
zafer ya da sadece yas ile okursak yanlış okuruz. Hem biz hem de
gelecek nesillere o gece yaşananları doğru aktarmalıyız. Olduğu
gibi. Kurgulara ya da masallaştırmaya ihtiyacı yok 15 Temmuz'un.
Zira gerçek, en güçlü olandır. -Geçtiğimiz yıl,
Cumhurbaşkanlığı imzalı bir genelgeyle 15 Temmuz ile ilgili tüm
çalışmalar ve etkinliklerin koordinasyon görevi İletişim
Başkanlığı'na verildi. Neler planlıyoruz? Biz büyük bir
devletiz. Milletimiz büyük bir millet. Milletimize yönelik bu
ihaneti, milletimizin bu onurlu direnişini unutturmamak, gelecek
nesillere aktarmak için sayın Cumhurbaşkanımız, bu anma
etkinliklerini, yeni hükümet sisteminin ruhuna uygun şekilde tek
bir kurum tarafından koordine edilmesi talimatını verdi. Gerek
yurtiçinde gerekse de yurtdışında 15 Temmuz ruhu gerçekten çok
yüksekti ve çok değerli çalışmalar ve etkinlikler yapılıyordu.
İletişim Başkanlığı'nın da sürece dahil olmasıyla hem nitelik hem
de nicelik açısından daha da iyiye doğru bir gidiş oldu. Tüm kamu
kurum ve kuruluşları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile
birlikte geçtiğimiz yıl koordineli bir şekilde çalışmalarımızı
sürdürdük. Bu yıl da yine aynı şekilde birlikte hareket ediyoruz.
15 TEMMUZ DUYARLILIĞI ARTIYOR -Kaç proje var şu
anda? Geçtiğimiz yıldan bu yana bir artış oldu mu? 15 Temmuz
duyarlılığı artıyor mu azalıyor mu? 2019 yılında "15 Temmuz
Demokrasi ve Milli Birlik Günü" kapsamında yurt içinde ve yurt
dışında yaklaşık 1.500 olan etkinlik sayısı bu yıl 3.000'e ulaştı.
Bu kapsamda 2020 yılında yurt içinde bakanlıklar ve kamu kurumları
1.609, üniversiteler 521, sivil toplum kuruluşları 132 adet olmak
üzere toplam 2.236 program gerçekleştirecek. Yurtdışında ise ilgili
kurumlar 752 faaliyet icra edecek. Sadece projelerin sayısındaki
artışa baktığınızda dahi toplumda 15 Temmuz duyarlılığının
azalmadığını, aksine artığını görebilirsiniz. -Yüzlerce
kamu kurumu, STK ve üniversite arasında nasıl bir koordinasyon
süreci yürütüyorsunuz? Herkes kendi projesini kendisi
uyguluyor. Biz koordine ediyoruz. Birlikte yaptığımız projeler de
elbette var. Mükerrer projeler konusunda, 15 Temmuz ruhuna uygun
olmayan etkinlikler veya görseller konusunda kurumlarımızla
müzakerelerde bulunuyoruz. Kamu kurumları, sivil toplum ve özel
sektör arasında gerekli ilişkileri ve iletişimi kuruyoruz.
Projelerin güçlenmesi ve etkisinin artırılması için onlarla
istişare ediyor ve birtakım öneriler sunuyoruz. Bizim koordine
etmemiz, her yerde benzer çalışmaların olacağı anlamına gelmiyor.
Tam tersi, projelerin çeşitlenmesi, sayılarının ve etkilerinin
artması için çaba gösteriyoruz. Bunun için Mart ayında
Başkanlığımız bünyesinde bakanlıklar, kamu kurumları, sivil toplum
kuruluşları ve üniversitelerle koordinasyon toplantıları
gerçekleştirdik. Bu çerçevede "15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik
Günü Anma 2020 Yılı Etkinlikleri Strateji Belgesi" hazırladık ve
tüm kurumlarla paylaştık. Bu belge ile etkinliklerin 15 Temmuz
ruhuna uygun bir şekilde gerçekleştirilebilmesi ve kamu
kurumlarının kendi aralarında, kamu kurumları ile sivil toplum
örgütleri arasında, medya ve üniversiteler arasında yakın bir iş
birliği ve koordinasyon sağlanması için bir strateji oluşturuldu.
Eylem stratejisinde, anma günü etkinliklerinin toplumun tüm
kesimlerini kapsayıcı bir mahiyette gerçekleştirilmesine özel bir
önem atfedilerek sürece tüm aktörler dahil edildi. 15
TEMMUZ DİJİTAL ARŞİV OLUŞTURUYORUZ -Binlerce projeyi nasıl
takip ediyorsunuz? Süreçlere nasıl dahil oluyorsunuz? Söz konusu
etkinliklerin hazırlık, uygulama ve değerlendirme süreçlerinin
takibi ve raporlanması için Başkanlığımız bünyesinde "15 Temmuz
Proje Takip Sistemi" kuruldu. Anma etkinliklerinin 15 Temmuz ruhuna
uygun bir şekilde gerçekleştirilebilmesi, milletimizi bütünüyle
kucaklayan etkinliklerin yaşama geçirilmesi ve projelerin strateji
belgesine uyumluluğunun sağlanması amacıyla oluşturulan sistem,
Başkanlığımız bünyesinde yürütülen koordinasyon çalışmaları
neticesinde proje mantığına göre şekillendi. Sistem şöyle
çalışıyor. Bakanlıklar, kamu kurum ve kuruluşları, STK ve
üniversiteler tarafından yapılacak olan etkinliklere ilişkin
bilgiler sisteme yükleniyor. Sistem aracılığıyla, etkinliklere
ilişkin tüm bilgi, veri ve görseller elektronik ortamda
Başkanlığımızda mevcut halde bulunmuş oluyor. İstediğimiz zaman
sistemden çeşitli istatistikler ve raporlar alınabiliyor ve sisteme
işlenen bilgiler takip edilebiliyor. Böylece 15 Temmuz
etkinliklerine ilişkin veriler, görseller, videolar, raporlar,
makaleler ve diğer materyaller Başkanlığımız bünyesinde toplanarak,
toplumsal hafızanın diri tutulmasını sağlayacak büyük bir 15 Temmuz
dijital arşivi oluşturuluyor. -İletişim Başkanlığı'nın
koordinasyon dışında yürüttüğü projeler olacak mı?
İletişim başkanlığı olarak sürecin genel koordinasyonu yanında
birçok kurumumuzla pek çok ortak projeye imza atıyoruz. Bunların
yanında elbette müstakil olarak kendi başımıza ürettiğimiz
projelerimiz de var. Biliyorsunuz bu yıl Covid-19 dolayısıyla
kitlesel büyük etkinlikler yapamıyoruz. Ancak 15 Temmuz ruhunu
teknolojik tüm imkanları da kullanarak yenilikçi projelerle bu yıl
da yaşatacağımıza inanıyorum. İLETİŞİM BAŞKANLIĞI'NIN 15
TEMMUZ PROJELERİ Kuleli Yerleşkesi Duvarlarında 15 Temmuz
15 Temmuz akşamı, darbe girişiminin önemli noktalarından Kuleli
yerleşkesinin duvarlarında video haritalama (video mapping)
teknolojisiyle FETÖ'nün ihaneti, milletin ortaya koyduğu mücadele
ve şehitlerin kahramanlığı görsel bir sunumla anlatılacak.
Milletin Zaferi 200 Drone ile Gökyüzünde Darbe
girişiminin önemli noktalarından biri olan 15 Temmuz Şehitler
Köprüsü üzerinde de 15 Temmuz akşamı Türkiye'de ilk kez 200 drone
ile "15 Temmuz temalı ışık gösterisi" gerçekleştirilecek.
Dijital Gösterim Merkezleri 15 Temmuz'da yaşanan
hain darbe girişimini ve bunun karşısında kazanılan demokrasi
zaferini etkili bir biçimde anlatacak "15 Temmuz Zaferi Dijital
Gösterim Merkezi" Bursa, Çanakkale, Samsun, Konya, Kayseri, Antalya
ve Diyarbakır'da şehir meydanlarda 15 Temmuz haftasında
vatandaşlarla buluşacak. Fahir Atakoğlu'ndan "15 Temmuz
Destanı Senfonisi" Türkiye'nin önde gelen bestecilerinden
Fahir Atakoğlu da 15 Temmuz şehitlerinin anısına ve demokrasi
zaferinin onuruna "15 Temmuz Destanı Senfonisi" besteledi.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ile koordineli
gerçekleştirilecek konser televizyon kanallarından, 15 Temmuz
portalından ve sosyal medya hesaplarından izlenebilecek.
"15 Temmuz 15 Panel" FETÖ yapılanması ve 15 Temmuz
darbe girişiminin uluslararası kamuoyuna anlatılacağı "15 Temmuz 15
Panel" başlıklı panel serisi ABD, İngiltere, Almanya, Fransa,
İtalya, Belçika, Kazakistan, Çin, Katar, Arnavutluk, Güney Afrika,
Bangladeş İspanya, Guatemala ve Etiyopya'da düzenlenecek. Paneller
Kovid-19 pandemisi nedeniyle online webinar olarak
gerçekleştirilecek. Uluslararası Medyaya 15 Temmuz
Kiti İletişim Başkanlığı, dünyanın önde gelen medya
kuruluşlarının genel yayın yönetmeleri ile medya mensuplarına 15
Temmuz ve terör örgütü FETÖ ile ilgili belgesel ve materyallerden
oluşan bir kit gönderecek. Kısa Film ve Senaryo
Yarışması İletişim Başkanlığı tarafından FETÖ'nün 15
Temmuz darbe girişimi ve milletin onurlu direnişini sinema
üzerinden anlatacak çalışmaların desteklenmesi ve öne çıkarılması
amacıyla 2019 yılında başlatılan 15 Temmuz konulu kısa film ve
senaryo yarışmasının ödül töreni de bu yıl içinde
gerçekleştirilecek. Uluslararası Anti-Darbe
Hekatonu Geçen yıl ilki gerçekleştirilen Uluslararası
Anti-Darbe Hekatonu, bu yıl da devam edecek. Hekoton ile demokratik
işleyişe sekte vuran darbelerin sonuçlarının gözler önüne serilmesi
ve askeri darbelere dair büyük verinin oluşturulması hedeflenecek.
İletişim Başkanlığı tarafından ayrıca 15 Temmuz temalı kamu spotu,
kareografi etkinlikleri, artırılmış gerçeklik uygulaması, hat
sergisi ve kum sanatı performansı gerçekleştirilecek. Başta 15
Temmuz olmak üzere tüm şehitlerimizin kahramanlığını ve
milletimizin mücadelesini anlatan "Yiğitler Destanı" isimli
türkünün yanı sıra 15 Temmuz temalı birçok kısa film, video ve ezgi
ile sosyal medya mecralarında da milli birlik ve demokrasi
zaferinin anılması sağlanacak. 15 Temmuz'un dördüncü yılında
bakanlıklar, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları da kendi
alanları ile ilgili birçok program, proje ve faaliyeti hayata
geçirecek. Anma etkinliklerinden 15 Temmuz temalı resim, şiir, kısa
film yarışmalarına, yurt içinde ve yurt dışında sergi ve
panellerden konser ve film gösterimlerine kadar geniş bir yelpazede
gerçekleştirilecek projelerle, 15 Temmuz darbe girişimine karşı
milletimizin ortaya koyduğu destansı mücadele ve FETÖ'nün ihaneti
anlatılacak.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
