Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimi sırasında Kara
Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı (EDOK) olan Orgeneral Kamil
Başoğlu'nun kaçırılmasına ilişkin hazırlanan iddianamede, 7 şüpheli
hakkında üçer kez ağırlaştırılmış müebbet ve 36'şar yıl, 5 şüpheli
hakkında 21'er yıl hapis cezası istendi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Ankara 17. Ağır
Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, darbe teşebbüsünün önemli
unsurlarından birinin üst düzey kamu görevlisi ve komutanlara
yönelik gerçekleştirilen derdest etme ve alıkoyma eylemleri olduğu
belirtilerek, buradaki amacın darbe teşebbüsüne karşı koyacak
unsurları ortadan kaldırmak suretiyle teşebbüsü başarılı kılacak
ilk adımı atmak olduğu kaydedildi.
Derdest edilecek isimlerin darbe teşebbüsünden günlerce önce
belirlenerek, planlamalarının da önceden yapıldığı anlatılan
iddianamede, darbe teşebbüsünün başladığı anda, eş zamanlı olarak
kaçırma planlarının da uygulamaya konulduğu bildirildi.
"TÜM YETKİLERİNİ SONUNA KADAR KÖTÜYE
KULLANMIŞTIR"
Suikast, kaçırma planları ve eylemlerinin darbeye teşebbüs amaç
suçunun oluşumuna yeterli ve elverişli araç suç niteliği taşıdığı
belirtilen iddianamede, şöyle denildi:
"EDOK Komutanı müşteki Başoğlu'nun zorla derdest edilerek
alıkonulması eyleminin diğer girişimlerin aksine başarılı olmasında
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Komutanının planlama ve icra
aşamalarına iştiraki en önemli etmendir. Zira müşteki EDOK
Komutanının resmi konutu Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayının
sorumluluk bölgesinde yer almaktadır. Müştekinin gece yarısı
konutundan alınması planlanmış ve uygulamaya konulmuştur. Tüm
olaylar Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı sorumluluk bölgesinde
cereyan etmiştir. Muhafız Alay Komutanı planın uygulamaya konması
ve başarılı olması için tüm yetkilerini sonuna kadar kötüye
kullanmıştır. Devletin yetkili organlarınca kendisine tevdi edilen
'muhafız olma' görevini tam tersine çevirerek, konutu kendi
sorumluluk alanında bulunan EDOK Komutanı müştekinin zorla derdest
edilerek alıkonulmasını sağlamıştır."
Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı'nda gerçekleştirilen eylemlere
ilişkin soruşturmanın başka dosya üzerinden devam ettiği bildirilen
iddianamede, şüpheliler Abdullah Yılmaz, Eyyüp Baloğlu, Tuna Han
Ata, Selami Darcan, Atahan Tatar, Tekin Gökbaş ve Uğur Fidan
hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Cebir ve
şiddet kullanarak TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs", "Cebir ve
şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlarından
üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.
Bu şüphelilerle ilgili ayrıca "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma"
ve "terör örgütü üyeliği" suçlarından 36'şar yıl hapis cezası
istendi.
İddianamede, şüpheliler Muhsin Kutsi Barış, Nuh Altınsoy, Uğur
Karaca, Yavuz Sezer ve Adem Parlak hakkında darbe suçuna yönelik
ayrıca iddianame hazırlandığı belirtilerek, bu dosyada "kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma" suçundan 21'er yıl hapisle
cezalandırılmaları talep edildi. Şüpheliler Nuh Altınsoy, Uğur
Karaca, Yavuz Sezer'in halen firari oldukları belirtildi.
İddianamede, FETÖ'nün kuruluşu, amacı, yönetim modeli ve darbe
teşebbüsüyle örgüt arasındaki bağlantı da anlatıldı.
