22 Mayıs 2026 Cuma
Twitter
Nsosyal
AjansHaber Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Finansal okuryazarlık, güçlü ve sürdürülebilir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Finansal okuryazarlık, güçlü ve sürdürülebilir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Ofisi’nde düzenlenen “22 Mayıs Finansal Okuryazarlık Günü Programı”nda yaptığı konuşmada, finansal okuryazarlığın yalnızca bireysel bütçe yönetimiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda ekonomik dayanıklılık, dijital güvenlik ve toplumsal refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

Editör

Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal sistemlerdeki dijital dönüşümün fırsatlarla birlikte ciddi tehditleri de beraberinde getirdiğini belirterek, manipülatif içerikler, yasa dışı bahis, sahte yatırım tavsiyeleri ve dijital dolandırıcılığa karşı finansal farkındalığın artırılmasının önemine dikkat çekti.

Programın açılışında katılımcıları selamlayan Erdoğan, finansal farkındalığın yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalara işaret ederek şunları kaydetti:

“Bakanlıklarımızın kıymetli mensupları, Sermaye Piyasası Kurulumuzun değerli yöneticileri, ekonomi ve finans dünyamızın saygıdeğer temsilcileri, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. 22 Mayıs Türkiye Finansal Okuryazarlık Günü münasebetiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Programın tertiplenmesinde emeği geçenlere teşekkür ediyor, hepinize hoş geldiniz diyorum. Bu anlamlı buluşmanın finans sektörümüz başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

“Finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağlıyor”

Sermaye Piyasası Kurulunun yürüttüğü eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerini değerlendiren Erdoğan, finansal bilincin toplumun tüm kesimlerine yayılmasının önemine vurgu yaptı.

Erdoğan, bu kapsamda yürütülen faaliyetlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Sözlerimin hemen başında, düzenlediği eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri ile finansal okuryazarlığın ülke geneline yaygınlaştırılmasında önemli payı olan Sermaye Piyasası Kurulumuzu tebrik ediyorum. Bakanlıklarımız, kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde yürütülen bu çalışmalar, ilkokul çağındaki gençlerimizden hane halkına kadar finansal farkındalığın her yaş grubunda oluşturulmasına katkı sağlıyor. Bütçe yönetiminden krediye, yatırımlardan dijital varlıklara uzanan geniş bir yelpazeye yayılan bu çalışmaları kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum.”

“Sermaye piyasaları ne kadar güçlüyse rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur”

Ekonomik büyümenin finansal sistemlerin istikrarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu dile getiren Erdoğan, güçlü sermaye piyasalarının üretim ve teknoloji yatırımlarını desteklediğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şu değerlendirmelerde bulundu:

“Kıymetli misafirler, sizlerin de çok iyi bildiği gibi üretimden ihracata, yatırımdan istihdama ekonominin tüm bileşenleri, sermaye ve finans piyasalarındaki istikrara bağlıdır. Aynı şekilde milli gelir ve refah seviyesindeki artış da finansal sistemlerin sorunsuz, öngörülebilir, manipülasyon ve spekülasyonlardan arındırılmış bir şekilde çalışmasıyla doğru orantılıdır. Bir ülkenin sermaye piyasaları ne kadar güçlü ise üretim kapasitesi, teknoloji yatırımı, girişimcilik ruhu ve rekabet gücü de o kadar kuvvetli olur. Sermaye ve finans piyasalarının adil, şeffaf ve güvenli bir şekilde işlemesi, piyasadaki beklenti ve ihtiyaçların karşılanması bu bakımdan büyük önem arz ediyor.”

“Dijital dönüşüm fırsatların yanında tehditleri de beraberinde getiriyor”

Finans piyasalarında yaşanan dijital dönüşümün yeni risk alanları oluşturduğunu belirten Erdoğan, sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayılan manipülatif içeriklerin küresel ölçekte endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti.

Erdoğan, dijital finans alanındaki risklere ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bugün gelişmiş ülke ekonomilerine baktığımızda, hepsinin gerisinde derinleşmiş finansal yapılar ve güçlü sermaye piyasaları görüyoruz. Fakat şurası da bir hakikat ki dijital teknolojilerin ve yapay zekanın diğer alanlar gibi finans piyasalarını da dönüştürdüğü önemli bir dönemi yaşıyoruz. Tasarruf alışkanlıklarından yatırım kararlarına, dijital ödeme sistemlerinden siber güvenliğe, sanal kumar ve yasa dışı bahislerden dijital finans tehditlerine uzanan çok boyutlu bir tabloyla karşı karşıyayız.”

Dijital dönüşüm sürecinin yalnızca teknik değil toplumsal etkiler de doğurduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Finansal sistemlerde yaşanan dijital dönüşüm, fırsatların yanı sıra tehditleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim platformları vasıtasıyla yayılan manipülatif içerikler, fiktif işlemler ve kısa sürede yüksek kazanç vadeden yapılar, dünya genelinde endişe verici seviyelere ulaşmıştır. Aynı şekilde sahte yatırım tavsiyeleri, dijital dolandırıcılık, paravan hesap girişimleri ve daha nicesi yalnızca bireyleri değil, finansal sistemlerin itibarını da tehdit eden boyutlara varmıştır.”

“Finansal okuryazarlık artık stratejik bir ihtiyaç”

Finansal okuryazarlığın artık bireysel tasarruf yönetiminin ötesinde stratejik bir gereklilik haline geldiğini vurgulayan Erdoğan, uluslararası araştırmaların da bu yaklaşımı desteklediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansal bilinç düzeyinin ekonomik istikrara etkisini şu sözlerle anlattı:

“Böyle bir konjonktürde finansal okuryazarlılık, bireysel bütçe yönetim kapasitesinin çok ötesine geçmiş, güçlü, dirençli ve sürdürülebilir bir ekonominin gerek şartı haline gelmiştir. Biz bu meseleye daha geniş bir açıdan bakıyor, toplumsal farkındalık, dijital güvenlik ve finansal dayanıklılık perspektifiyle yaklaşıyoruz. Nitekim uluslararası çalışmalar da bizim bu hassasiyetimizi doğruluyor. OECD’nin 2023 yılında yaptığı bir araştırma, finansal okuryazarlığı yüksek toplumların tasarruflarını daha verimli alanlara yönlendirdiğini, borçlanma ve yatırım kararlarını daha sağlıklı verdiğini ortaya koyuyor. Aynı şekilde manipülatif yönlendirmelere karşı daha uyanık olduklarını, uzun vadeli yatırım kültürünü benimsediklerini teyit ediyor. Bu da kuşkusuz sermaye piyasalarının derinleşmesine, finansal sistemin sağlıklı büyümesine ve ekonomide kaynakların daha etkin, verimli ve adil dağılımına çok ciddi katkı sağlıyor.”

“İstanbul’u küresel finans merkezi yapmakta kararlıyız”

Türkiye’nin finans merkezi olma hedefi doğrultusunda atılan adımlara değinen Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi’nde hayata geçirilen yeni uygulamaları anlattı.

Erdoğan, yatırım ortamını güçlendirmeye yönelik çalışmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Kıymetli misafirler, devlet olarak İstanbul’u küresel bir finans ve cazibe merkezi yapmak için yoğun bir mesai harcadık, harcıyoruz. Dört hafta önce İstanbul Finans Merkezi’nde tertiplediğimiz ‘Yatırımlar İçin Güçlü Merkez Türkiye’ programıyla bu yöndeki kararlılığımızı bir kez daha güçlü bir şekilde ortaya koyduk. Önceki gün Meclisimizde kabul edilen yasa teklifimizle ülkemize yabancı kaynak girişini teşvik edecek bir düzenlemeyi hayata geçirmiş olduk. Bugün de İstanbul Finans Merkezi’ndeki yatırımcılara hizmet vermek üzere Tek Durak Ofis’imizin açılışını gerçekleştirdik.”

“Türkiye krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir”

Bölgesel gelişmeler karşısında Türkiye’nin ekonomik ve diplomatik kapasitesine işaret eden Erdoğan, ülkenin güvenli liman özelliğini güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının bu bölümünde şu değerlendirmeyi yaptı:

“Bütün bunları özellikle şunun için çok önemsiyoruz. Son dönemde bölgemizde yaşanan hadiseler, Türkiye’nin ekonomisiyle, savunmasıyla, diplomatik kapasitesiyle, toplumsal dayanışmasıyla ve yönetimde sağladığı istikrarıyla krizlere karşı dayanıklılığını ispat etmiştir.”

Türkiye’nin bölgesel konumuna dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin bölgesinin güvenli limanı olduğu bu süreçte bir kere daha görülmüştür. İktidar olarak önümüzdeki dönemde ülkemizin bu müstesna yönünü daha da güçlendirmekte kararlıyız. Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak, finans ve yatırım ortamını iyileştirecek hukuki, idari, mali ve kurumsal düzenlemeleri yakın zamanda inşallah devreye almayı hedefliyoruz.”

“18 milyon öğrenci finansal okuryazarlık dersine katıldı”

Finansal bilincin küçük yaşlarda kazandırılmasına yönelik çalışmaları da anlatan Erdoğan, eğitim alanında atılan adımları paylaştı.

Erdoğan, bu kapsamda yürütülen uygulamalara ilişkin şunları söyledi:

“Bununla birlikte hem vatandaşlarımızın hem firmalarımızın hem de ekonominin tüm paydaşlarının finansal farkındalıklarını artırmasına büyük önem atfediyoruz. 2014 yılında hazırladığımız strateji ve eylem planı ile sektöre ilişkin kapsamlı bir yol haritası oluşturduk. Geçtiğimiz sene yayımladığımız Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile 22 Mayıs’ı Finansal Okuryazarlık Günü ilan ettik. 24 Mart’ta ilkokul, ortaokul ve liselerimizin ilk dersi ‘Finansal Okuryazarlık’ başlığıyla işlendi. Yaklaşık 18 milyon öğrencimiz aynı anda kendi yaş gruplarına ve eğitim kademelerine göre özel olarak hazırlanan içeriklerden istifade etti.”

Söz konusu uygulamanın önemine işaret eden Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

“Finansal bilincin erken yaşta edinilmesiyle tasarruf kültürünün güçlendirilmesi bakımından iyi bir örnek olan uygulamayı hayata geçiren Milli Eğitim Bakanlığımızı ve kurulumuzu tebrik ediyorum.”

“Vatandaşın birikimine el uzatanlarla tavizsiz mücadele edilmeli”

Konuşmasının son bölümünde sermaye piyasalarında güven unsurunun güçlendirilmesinin önemine dikkat çeken Erdoğan, düzenleyici kurumların etkin denetim yürütmesi gerektiğini belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yatırımcıların korunmasına yönelik yaklaşımını şu sözlerle anlattı:

“Değerli arkadaşlar, tabii burada şu hususun altını özellikle çizmek istiyorum. Finansal ürün ve hizmetlerden faydalanan yatırımcı ve tüketicilerimizin olası piyasa risklerine karşı korunabilmeleri bizim temel önceliğimizdir. Bu noktada Sermaye Piyasası Kurulunun asli görevi olan düzenleme ve denetleme faaliyetlerini tam ve eksiksiz yerine getirmesi çok mühimdir. Reel sektörle bağını koparmayan, yalnızca refah değil değer de üreten, gelir ve servet adaletsizliğini gideren bir finans piyasasının temin edilmesinde SPK’ya çok önemli sorumluluklar düşüyor.”

Tasarruf sahiplerinin korunmasının önemine değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Özellikle dişinden tırnağından artırdığıyla sermaye piyasalarında yatırım yapan vatandaşlarımızın istismar edilmesinin önüne geçilmesi kurulun asli misyonlarından biri olmalıdır. Şu bir gerçek ki doğası itibarıyla sermaye piyasalarına yatırım veya işlem yapmak risklidir. Ama denetime, gözetime ve düzenlemeye tabi alanlarda manipülasyon ve spekülasyona fırsat vermemek de düzenleyici kurumların vazifesidir.”

Ekonomiye katma değer sağlayacak güven ortamının oluşturulması gerektiğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Eğer atıl vaziyette duran, üretime, yatırıma, büyüme ve kalkınmaya hiçbir katkısı olmayan birikimlerin ekonomiye katma değer sağlayan alanlara yönelmesini istiyorsak, sermaye piyasalarına güveni artırmak zorundayız. Bunun da yolu finansal okuryazarlığın artırılmasının yanı sıra yatırım ve tasarrufların güven veren bir kanaldan sisteme dahil edilmesinden geçiyor.”

Dijital dolandırıcılık ve yasa dışı yapılanmalara karşı kararlı mücadele mesajı veren Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaşımızın korku ve iyi niyetini istismar eden telefon dolandırıcılarıyla nasıl tavizsiz mücadele ediyorsak, dijital mecraları kullanarak insanımızın birikimine el uzatan aç gözlülerle de aynı kararlılıkla mücadele etmemiz gerekiyor. Diğer türlü ortaya sadece ekonomik değil, toplumsal bir fatura da çıkmakta. Bunun da yükünü siyaset kurumu çekmektedir.”

Sermaye Piyasası Kuruluna yönelik beklentilerini de dile getiren Erdoğan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Sermaye Piyasası Kurulumuzun bu anlamda üzerine düşen görev ve sorumlulukları en etkin şekilde, doğru araç ve tedbirlerle hakkıyla yerine getireceğine yürekten inanıyorum. Bu düşüncelerle Finansal Okuryazarlık Günü’nün bir kez daha ülkemiz, aziz milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programa iştirak eden tüm konuklarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Mübarek Kurban Bayramı’nızı şimdiden tebrik ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Sağ olun. Var olun. Kalın sağlıcakla.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız