‘Anayasa’ ve Anayasa değişikliği’ konuları, Türkiye’nin değişmez gündem maddeleri.
KILIÇDAROĞLU ATEŞLEDİ…
Bilindiği gibi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘nereden çıktı’ dedirten ‘türban’ söylemiyle yeni bir ‘değişiklik yolu’ açıldı.
O yola inen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, harekete geçince süreç hızlandı…
Kılıçdaroğlu, “Kadınların giyim kuşamını siyasetin tekelinden çıkartıyoruz. Bu hakkı yasal güvenceye alacağız. Bunu bir tartışma konusu olmaktan tümüyle çıkartacağız” demiş; ertesi gün CHP’liler, başörtüsüne güvenceyle ilgili yasa teklifini Meclis’e sunmuştu…
Bu arada Kılıçdaroğlu, kamuoyunda oluşan ‘şaşkınlığı’ gidermek için, “Oy hesabı yapmadım, teklif sadece başörtüsü ile ilgili değil” dese de topu ayağına alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘yasa kesmez, bu konuyu anayasa değişikliği ile daha sağlam bir güvenceye alalım’ şeklinde özetlenebilecek bir gerekçeyle partisinin yetkili isimlerini ve bakanlarını harekete geçirmişti.
Böylece, bir süredir uykuda olan ‘anayasa değişikliği’ konusu, alevlenen siyasi tartışmaların içinde pişmeye başladı. Ateşe körükle gidenler çıkınca alev bacayı sardı!
Sonuç: Daha önce 19 kez değişen 1982 Anayasası 20. değişiklik için masaya yatırıldı.
HDP ZİYARETİ VE MHP TAVRI
AK Parti’nin jet hızıyla yürüttüğü değişiklik çalışmasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan ‘ifadeler’ konuşulurken; AK Parti heyetinin siyasi partilere (özellikle de HDP’ye) yaptığı ziyaret çok yönlü tartışmalara vesile oldu.
Ne diyeceği en çok merak edilen isim, MHP Lideri Devlet Bahçeli idi.
Bahçeli, partisinin grup toplantısında, “Bizim gözümüzde CHP neyse HDP de odur” dedi ama ziyareti daha yumuşak bir üslupla değerlendirdi: Son derece doğal ve doğru bir adım…
21 YIL ÖNCE YAŞANANLAR
Bu noktada, 2001 yılının temmuz sıcağında da anayasa değişikliğinin gündemde olduğunu hatırlatarak, size, “Yine aynı tasa; Anayasa” başlıklı yazımın bazı bölümlerini aktarmak istiyorum.
Fazilet Partisi’nin kapatılmış, anayasa değişikliği konusundaki çalışmalar hız kazanmış, konuyla ilgili oluşturulan Partiler arası Uzlaşma Komisyonu’nun hazırladığı metin, dönemin TBMM Başkanı Ömer İzgi’ye sunulmuştu.
Sonra ne oldu derseniz 21 yıl önceki o yazıdan aktarayım:
-TBMM Başkanı Ömer İzgi ile anayasa değişikliği konusunda bir görüşme yapan Başbakan Bülent Ecevit, Anayasa değişikliğinin Meclis tatile girmeden çıkma ihtimalinin "güç" olduğunu belirtmişti. Haklı çıktı!
-Anayasa değişikliği konusundaki en ‘sabırsız’ isimlerin başında DYP Genel Başkanı Tansu Çiller geliyor. Çiller, özellikle Seçim Yasası ile Partiler Yasası’nın değiştirilmesini ve bir an önce seçime gidilmesini istiyor.
-Gelinen nokta itibariyle; bakalım yeni bir anayasa değişikliği yapabilecek miyiz? Yaparsak bu konudaki şikayetler bitecek mi? Ya da şikayetsizlik ne kadar sürecek? Bu kadar çok ‘soru’nun sorun olmaktan çıkması zor ama...
HERKES HAKLI ÇIKTI!
Evet, bu kadar çok ‘soru’nun sorun olmaktan çıkması zordu…
O günden bugüne çokça değişiklik yaşandı Anayasada…
Bu da kesmedi! Bugün Türkiye yine ve yeniden Anayasa'yı tartışıyor. 1982 yılından bu yana 19 kez değiştirilen Anayasa bir kez daha değişecek mi?
Öyle görünüyor…
Konu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşma ile ‘öyle görünüyor’un ötesine geçti. Meclis'e sunulacak teklif öncesi AK Parti heyeti muhalefet turuna çıkarak uzlaşma aramaya başladı. Böylece Anayasa değişikliği için geri sayım da başlamış oldu…
TEKLİF ÜSTÜNE TEKLİF!
Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer partilerin de desteğiyle değişikliğin Meclis’ten geçmesini beklediklerini söyledi ama bu hiç de kolay görünmüyor. Yine de muhalefetin desteği aranıyor.
Zaten başörtüsüyle ilgili düzenleme tüm partilerin gündeminde yer alıyor. CHP yasa teklifi sundu bile. Evet, bu konuda, CHP’nin AK Parti'nin anayasa değişikliğine yönelik tavrı önemli ama 6’lı masanın partileri de ortak tavır belirleyebilir.
Anayasa değişikliği ile iki maddede, Anayasa'nın 24 ve 41'inci maddelerinde değişiklik yapılması öngörülüyor. 24’üncü maddedeki değişiklik ile “Hiçbir kadının başının açık veya kapalı olması nedeniyle kamu hizmetlerinden, temel hak ve özgürlüklerden yararlanmasının yasaklanamayacağı” hükme bağlanmış olacak.
Ayrıca, Anayasaya “Aile, kadın, erkek ve çocuklardan oluşur” ibaresi eklenecek…
Değişikliğin yapılması ya da referanduma gidilmesi pek çok sebeple ilgili bir husustur. Bekleyip göreceğiz ama konu, Türkiye’yi bugünden yarına her yönden etkileyecek önemde…
Dursun ERKILIÇ
