Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yaptığı açıklamada, Türkiye Barolar
Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ile bazı baroların anayasa
değişikliğine ilişkin "hayır" kampanyalarında yer almalarını
eleştirdi.
Siyasete "meraklı olduğunu" ifade ettiği Feyzioğlu'nun, Türkiye
Barolar Birliğinin Başkanlığında değil de CHP'nin içerisinde
siyaset yapmasının daha doğru olacağını vurgulayan Bozdağ, "Barolar
Birliği şu anda alternatif CHP Genel Başkanlığı, Genel Merkezi gibi
bir faaliyet gösteriyor. Barolar Birliği alternatif genel merkez,
Sayın Feyzioğlu da alternatif Genel Başkan." diye konuştu.
"CHP'nin kongresi var, Feyzioğlu alternatiflikten çıkar Genel
Başkan olur, Barolar Birliği de böylece kurtulmuş olur. Onlar da
kendi işlerine bakarlar." ifadesini kullanan Bozdağ, şu
değerlendirmeyi yaptı:
"Barolar Birliğini bu kadar siyasetin içerisine sokmaya, gündelik
politikalarda, tartışmalarda taraf yapmaya kimsenin hakkı yok,
Barolar Birliği Başkanının da hakkı yok. Avukatların hepsi Barolar
Birliği Başkanı gibi düşünmüyor. Şu anda gücü elinde bulundurduğu
için sanki avukatların hepsi böyle düşünüyormuş gibi bir algı
yaratmaya çalışıyor ve taşra baroları da Barolar Birliği Başkanının
kurduğu bu mahalle baskısından endişe ediyorlar."
Türkiye Barolar Birliğinin baro başkanları üzerinde bir mahalle
baskısını kurduğunu belirten Bozdağ, Birliğin avukatlar üzerinde
bir baskı kurabilecek gücü olduğuna da inanmadığını dile
getirdi.
"ONLARIN BÖYLE BİR HAKKI YOK"
Bozdağ, tanıdığı birçok avukatın kendi açılarından "evet" dediğini,
kurumsal olarak Türkiye Barolar Birliğinin bu işe alet edilmesinin
doğru olmadığını belirtti.
Türkiye'de Barolar Birliği, Tabipler Birliği gibi bazı birliklerin
nasıl politize olduğunu herkesin gördüğüne dikkati çeken Bekir
Bozdağ, avukatların, doktorların hakkı, hukuku konusunda çalışması
gerekenlerin siyasal düşüncelerin daha da güçlenmesi için
çalışmaktan başka bir iş yapmadığının altını çizdi.
Adalet Bakanı Bozdağ, şunları kaydetti:
"Barolar Birliği Başkanı bu çalışmayı yapacağına, avukatların hakkı
ve hukukuyla ilgili büyük bir gayretin içerisinde olmuş olsa daha
da makbule geçer. İzmir Barosu geçenlerde bir video hazırlamış ve
orada dini değerlere de saygısızlık yapan bir ifade var. Onu da
kullanıyor. Din hakkında cehalet zirve yapınca, onunla ilgili
konuştuğunuzda da bataklığa girmede zirve yapıyorlar. Aynı şeyi
orada da görüyoruz. Ben onun için diyorum ki herkes işini yapsın,
herkes işine baksın, herkes kanunların verdiği yetkileri kullansın,
bunun dışına çıkmasın. Maalesef Barolar Birliği ve bazı birlikler
kanunların kendilerine tayin ettiği sınırların dışında işler
yapıyorlar. Onlar yorumla bunu kendilerine bir hak olarak
görüyorlar ama onların böyle bir hakkı yok."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
