SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda konuşan ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol, şirketin yeni dönemde üretim anlayışında köklü bir dönüşüm yaşandığını vurguladı. Seri üretim kapasitesinin artırıldığını ve sivil sanayi altyapılarının da daha etkin kullanıldığını belirten Akyol, hedeflerinin daha hızlı ve maliyet etkin üretim olduğunu ifade etti.
Akyol, ASELSAN’ın stratejik yaklaşımını şu sözlerle aktardı:
“ASELSAN olarak daha hızlı, daha maliyet etkin, daha çevik ürünleri daha çok üretmenin, özellikle sivil sanayinin de altyapılarını kullanarak daha yüksek adetle üretmenin, caydırıcılığı ve taarruzu etkisi yüksek ürünleri de artırmanın gayreti içerisindeyiz."
Teslimat kapasitesi hızla büyüyor
ASELSAN’ın üretim ve teslimat hacmindeki artışa dikkat çeken Akyol, son bir yıl ve gelecek hedeflerine ilişkin rakamları paylaştı:
“Geçen yıl 286 bin adet ürünü son kullanıcıya teslim etmeyi başardık. SİPER gibi bir hava savunma sisteminin bir ürün olduğunu düşünebilirsiniz. Akıllı mühimmatlar, güdümlü mühimmatlar, elektronik harp, radar ve bir sürü başka sistemler… Bu yıl 400 bin üzerinde ürün teslim edeceğiz.”
Küresel büyümede dikkat çeken performans
Şirketin uluslararası savunma sanayi şirketlerine kıyasla daha hızlı büyüdüğünü vurgulayan Akyol, ASELSAN’ın son üç yıldaki performansını rakamlarla değerlendirdi:
“Son 3 yılda küresel savunma şirketlerinin büyüme oranında dünya ortalaması yüzde 11 iken, biz 3 yılda yüzde 29’u yakaladık. Son 3 yılda sipariş artışımız yüzde 90’lara gelmişken dünyada yüzde 30’ları yakaladılar. ASELSAN ürün çıkarma hızını 48 aydan 28 aya indirdi, kişi başı gelirimiz de 200 bin dolarlardan 300 bin dolarlara yükseldi.”
KILIÇ ve TUFAN ile denizlerde yeni dönem
ASELSAN’ın fuarda tanıttığı yeni nesil deniz sistemlerine ilişkin bilgi veren Akyol, iki otonom aracın “oyun değiştirici” nitelikte olduğunu söyledi.
Akyol, Türkiye’nin ilk kamikaze su altı aracı KILIÇ’a ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin ilk kamikaze su altı aracı KILIÇ’ı ilk defa dünyaya ilan ettik, aynı anda seri üretim faaliyetlerini arka planda kurguladığımız, önümüzdeki yıl envantere girecek bir üründen bahsediyoruz. Benzer şekilde TUFAN yeni nesil kamikaze suüstü aracını burada yine dünyayla buluşturduk. İkisi de alanında oyun değiştirici ürünler. Bu denizlerde yeni bir çağ açacak, yeni bir anlayışı Mavi Vatan’a kazandıracak bir ürün. Su altı oldukça tespiti zor, üzerinde bir hafif torpidonun taşıyacağı kadar harp başlığı olan, patlayıcı gücü yüksek, otonom seyir kabiliyeti olan, SİHA’lardan ve uydudan kontrol edilebilen, çoklu harekat yeteneği olan ve gerçekten sürpriz etkisiyle uzun menzilli öteye gidebilen, saatlerce seyir yapabilen bir kamikaze su altı aracı ailesinden bahsediyoruz.”
TUFAN’a ilişkin ise Akyol, sistemin yüksek sürat ve caydırıcılık kapasitesine sahip olduğunu belirterek bu iki platformun Deniz Kuvvetleri için yeni bir konsept oluşturacağını ifade etti.
ÇELİK KUBBE ve hava savunma mimarisi
ASELSAN’ın en önemli gündemlerinden birinin katmanlı hava savunma sistemi ÇELİK KUBBE olduğunu belirten Akyol, yeni alt sistemlerin tanıtılacağını açıkladı:
“Yeni lansmanlarımızla ÇELİK KUBBE’ye yeni unsurlar ekleyeceğiz. SAHA 2026 çerçevesinde yeni sözleşme törenleri var. Bu sözleşmeler özellikle üst katman dediğimiz balistik füze engellemeden çok yüksek irtifada hava savunma yapacak SİPER versiyonlarının imzalarını atacağız. Bunlar ÇELİKKUBBE’nin yeni AR-GE çalışmaları. Ama aynı zamanda fuara dron savunma katmanı için ve ÇELİK KUBBE’nin elektronik harp katmanı için yeni ürünler getirdik.”
Akyol ayrıca GÖKALP interceptor dron sisteminin de yeni nesil hava savunma konseptinde öne çıktığını ifade etti.
Üretim altyapısı ve otomasyon yatırımları
ASELSAN’ın üretim kapasitesini artırmak için büyük yatırımlar yaptığını belirten Akyol, tesisleşme ve otomasyon süreçlerine dikkat çekti:
“AR-GE kadar üretimin de önemli olduğu bir dönemdeyiz. Bunları robotik otomasyon hatlarıyla taçlandırıyoruz. Geçen yıl güdümlü mühimmatlarda, akıllı mühimmatlarda, radarlarda, arayıcı başlıklarda birçok başka alanda 10 yeni robotik otomasyon hattı devreye aldık. Artık robotlarla, çoklu, binlerce üretiyoruz.”
Yerli üretim, millileştirme ve istihdam katkısı
ASELSAN’ın tedarik ve millileştirme sürecine de değinen Akyol, şirketin geniş bir ekosistemle çalıştığını vurguladı:
“Şirket yaklaşık 14-15 bin kişilik mühendis ve teknisyen kadrosuyla çalışıyor. Bugün burada 1000. ürünün millileştirme töreni yapılacak. Bu 1 milyar doların üzerinde rakamı Türkiye’de bıraktık demek. 1000’e yakın ürünü yurt dışından almıyoruz, Türkiye’den kullanıyoruz demek. İstihdam demek.”
Küresel rekabet ve gelecek hedefi
ASELSAN’ın küresel savunma sanayisinde daha agresif bir büyüme çizgisi yakaladığını ifade eden Akyol, şirketin geldiği noktayı şu sözlerle özetledi:
“Bugün 44 milyar dolarlara gelen piyasa değeriyle ülkemizin ekonomisine katkı sunmanın, milletimize bu gururu yaşatmanın övüncünü yaşıyoruz. Bu takımın işidir. Bu devletin ortaya koyduğu iradenin sonucudur. Milletin desteğinin sonucudur. Biz bu genç kadroyla hep beraber bu yolda koşmaya devam edeceğiz. Bu bilinçle bu gururu dünyaya yaşatırken yolumuza bilimsel ilkeler çerçevesinde devam edeceğiz.”