Üniversiteye gitme imkânı olmayan, ailesi okutmayan, eğitime doymayanların adresi, burası. Eskişehir’deki Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nde 3 milyon 200 bin kayıtlı öğrenci var. Bu, 7 milyon 560 bin 371’i bulan toplam üniversite öğrencisinin neredeyse yarısı. 186 üniversitenin lisansında örgün eğitim alan 1 milyon 835 bin 192 kişinin ise iki katı. Öğrencileri arasında ev kadını da var, emekli de, milletvekili de. Yaklaşık 2 milyonu pasif yani kaydını yenilemeyip eğitime ara verenlerden oluşuyor. Bunlar, istediğinde devam edebiliyor. Çünkü atılma yok. Açıköğretimliler 26-27 Mayıs’ta bu yılki son sınavlarına girdi. Peki, bu kadar kalabalık fakültenin sınavları nasıl hazırlanıyor? Açıköğretimin kapıları ilk kez Hürriyet için açıldı.
Sınavlar için tüm üniversitelerin hocalarından soru talep ediliyor. 5 binin üzerinde soru hazırlayan bile oluyor. Sorular kapalı zarfta CD’yle teslim ediliyor. Açık zarflar imha ediliyor. Bunları fakültenin 8’inci katındaki ‘Test Araştırma Birimi (TAB)’ yürütüyor. TAB’da YÖKDİL, çeşitli bankaların ve bakanlıkların sınavları da hazırlanıyor. 60 kişinin çalıştığı TAB’a görevli haricinde kimse giremiyor. Giriş, çıkışlar kartla. Kitapçıkları, birim müdürü ve iki yardımcısı şifreli harici bellekle matbaaya teslim ediyor.
BEBEK MÜJDESİ MÜDÜRDEN
Matbaa da kampusta. 286 güvenlik kamerası 24 saat çalışıyor.
Eskiden doberman köpeklerin nöbet tuttuğunu öğreniyoruz. Binada
yatakhane, yemekhane, duş gibi bir insanın yaşaması için gerekli
alanlar bulunuyor. Çünkü sınavlardan üç hafta önce 105 kişilik ekip
kampa giriyor. Bunlar, üniversitede çalışan içşi ve memurlar.
Telefon, bilgisayar yasak. Ailerle görüşmek de. Yanlarına sadece
kıyafet alabiliyorlar. Dinlenme saatinde televizyon izliyorlar.
İçeridekilere doğum ya da ölüm haberini birim müdürü veriyor. Acil
durumda hastaneye güvenlik ekibiyle götürülüyorlar. Özel bir odada
kimseyle görüşmeden tedavi ediliyorlar. Vefat halinde birinci
derece yakınlar dışında kimse çıkamıyor, cenazeye gidemiyor.
2014’ten beri görevli Basımevi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Levent
Akyalçın, şöyle konuşuyor:
“Personelin üstü X-ray’de aranıyor. Alkole, uyuşturucuya varana
kadar detaylı araştırmadan geçiriyoruz. Soruların basımı ve cevap
kağıdıyla eşleştirip kutularla sevkiyatından sorumluyuz. Farklı
gruplara ait 680 çeşit toplamda 2.7 milyon soru kitapçığı
hazırlanıyor. 21 bin 200 kutuda birleştiriliyor ve 3 binden fazla
salonda sınav yapılıyor. ÖSYM’nin bir yılda yaptığı
sınavın üç katını düzenliyoruz.”
VE MUTLU SON
Sınavların pazar son oturumu başladıktan 15 dakika sonra personel
özgürlüğüne kavuşuyor. Çocukları, eşleri kapılar açılır açılmaz
hasretle kucaklaşıyor. Akyalçın, şöyle diyor: “Üç hafta burada
çalışanların özgürlüğünü kısıtlamış oluyoruz. Bu gönüllü iş. Çok
yüksek ücret de almıyorlar. İnsanların ailelerine kavuşması çok
özel bir duygu. Çocuklar, babalarına koşuyor, eşler sarılıyor. Çok
duygusal, yüreğim kaldırmıyor. Güzel bir sürecin sonunda, keyifli
bir buluşma oluyor.”
BİR EĞİTİM FABRİKASI
Açıköğretimden sorumlu rektör yardımcısı ve Açıköğretim Fakültesi
Dekanvekili Prof. Dr. Yücel Güney, fakülteden ‘eğitim fabrikası’
diye bahsediyor. Sayının her yıl artmasını ise “Altın bilezik
dönemi başladı. Türkiye insanı okumak istiyor” diye açıklayarak,
şunu söylüyor: “30 yıldır eğitim veriyoruz. Yaklaşık 1.500 ders
kitabımız, 3 bin editör, 9 bin yazarımız var. Ün yapmış
akademisyenler, tarihçiler de destek veriyor. Türkiye’nin tüm
programlarıyla uzaktan eğitime döneceğini, geleceğin bu olduğunu
düşünüyorum. Online malzeme gelişip internet ortamı büyüdükçe çok
okumak isteyen topluma başka türlü hizmet edemezsiniz. İkinci defa
bölüm okuyan 40-50 bin kişi var.”
SAYILARLA AÇIKÖĞRETİM
Kayıtlı öğrenci: 3 milyon 200 bin
Aktif öğrenci: 1 milyonun üzerinde
Cezaevindeki öğrenci sayısı:1.385
Engelli sayısı: 4 bin 680
Alan sayısı:58
Bazı öğrencilerin mesleği ve sayısı
Bürokrat: 11, Avukat: 56, Doktor: 101, Öğretmen: 927, Milletvekili:
4, Akademisyen: 88, Ev kadını: 31.226
