Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Özbekistan Cumhurbaşkanı Mirziyoyev
arasında varılan mutabakat çerçevesinde Özbekistan'da İmam Buhari
ve İmam Maturidi'nin isimlerini taşıyan iki enstitünün kurulması
kararlaştırılmıştı.
Semerkant şehrinde İmam Buhari Uluslararası İlmi Araştırmalar
Merkezi ve Taşkent'te İslam Araştırmaları Merkezi altyapılarının
tesis edilmesi konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı üzerine
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, özel bir çalışma başlattı.
Saraç, YÖK heyeti ile birlikte konuya ilişkin yerinde incelemelerde
bulunmak üzere gelecek ay Özbekistan'ı ziyaret edecek. Özbekistan
Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev de YÖK Başkanı Saraç
başkanlığındaki heyeti kabul ederek, enstitülerin kurulması
çalışmalarını yakından izleyecek. YÖK heyeti, Özbekistan'da iki
enstitü kurulmasının yanı sıra Yükseköğretim Kurumu oluşturulması
çalışmalarını da yürütecek.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde,
Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev ile birlikte düzenlediği
ortak basın toplantısında, "Türk-İslam medeniyetinin iki kadim
havzasından birbirinden daha çok istifade etmesinin yollarını nasıl
buluruz, bunun üzerinde durduk. Tüm bakanlık ve kurumlarımıza
Özbekistan ile iş birliğimizin her alanda geliştirilmesi yönünde
talimatlarımızı verdik. Aynı iradenin Özbekistan'da da olmasından
dolayı gerçekten çok çok mutluyum. İnşallah İmam Buhari Enstitüsü
arzumuzdu, İmam Matüridi Enstitüsü arzumuzdu, bu konularda
aramızdaki ittifak bizleri çok çok daha güçlü kıldı."
değerlendirmesinde bulunmuştu.
BİN 80 MUHADDİSTEN HADİS YAZDI
Diyanet İşleri Başkanlığı İslam Ansiklopedisi ve çeşitli
kaynaklardan derlenen bilgilere göre, Özbekistan'da kurulacak
enstitüye ismi verilecek olan İmam Buhari, 20 Temmuz 810 yılında
Buhara'da doğdu ve bu nedenle kendisine "Buhari" denildi.
Hadis ilminin ve hadis alimlerinin önderi olarak İslam dünyasında
önemli bir yer tutan Buhari, Hz. Muhammed'in sahih hadislerini
toplayarak en büyük hadis kitabı olan el-Camiu's-Sahih'i (Sahih-i
Buhari) hazırladı.
İmam Buhari, 10 yaşlarında iken hadis ilmi ile meşgul olmaya ve
Buharalı muhaddislerden hadis dersleri almaya başladı. 11
yaşlarında iken hocası Dahili'nin rivayet sırasında yaptığı bazı
hataları tashih etmesiyle dikkatleri çekti. 16 yaşına geldiği zaman
İbnü'l-Mübarek ve Veki'b Cerrah'ın kitaplarını tamamen ezberledi.
Bu sırada annesi ve kardeşi Ahmed ile birlikte hacca gitti. Hac
sonrası onlar memleketlerine döndükleri halde Buhari Mekke'de kaldı
ve Hallad bin Yahya, Humeydi gibi alimlerden hadis tahsil etti.
Daha sonra bu amaçla ilim merkezlerini dolaşmaya başlayan
Buhari'nin, kendilerinden hadis yazdığı muhaddislerin sayısının bin
80 olduğunu söylediği belirtiliyor. Meşhur talebesi Firebri,
el-Camiu's-Sahih'i Buhari'den 90 bin talebenin dinlediğini iletti.
Kaynaklarda, en tanınmış diğer talebelerinin ise İmam Müslim,
Tirmizi, Ebu Hatim, Ebu Zür'a er-Razi, Muhammed bin Nasr
el-Mervezi, Salih Cezere, İbn Huzeyme gibi muhaddisler olduğu ifade
ediliyor.
Buhari'nin uzun seyahatleri sonunda derlediği hadislerle geniş bir
kütüphane meydana getirdiği ve seyahatleri esnasında kitaplarını
yanında taşıdığı anlatılıyor. Buhari'nin, bir gece uyumayıp o güne
kadar yazdığı hadisleri hesapladığı ve muttasıl 200 bin hadis
kaydettiğini belirlediği aktarılıyor.
İmam Buhari, 1 Eylül 870 günü toprağa verildi.
KELAM ESERİ VERDİ
Özbekistan'da kurulacak diğer bir enstitüye adı verilecek İmam Ebu
Mansur el-Maturidi ise İslam dünyasında yetişmiş en büyük kelam
alimlerinden biri. 852 yılında Türkistan'ın Semerkant bölgesinin
Maturid beldesinde doğan İmam Maturidi, İslamiyeti yeni kabul
etmekte olan Türkler arasında, Türkistan'da yaşadı.
İmam Maturidi'nin kelami görüşlerini ve mezhep anlayışını anlatan
eserinin ismi, Kitab-ut Tevhid. İmam Maturidi, Müslümanların sahih
bir itikada sahip olmaları için itikat ilmi olan kelam üzerine
çalıştı.
Maturidi, kendi döneminde ortaya çıkan dini problemlere çözüm
bulmaya çalıştı, pek çok öğrenci yetiştirdi ve çeşitli bilim
dallarında ilk olma özelliğini taşıyan önemli eserler bıraktı.
Ölümünden sonra da büyük ilgi gören İmam Maturidi, geniş bir
coğrafyayı etkiledi ve "Maturidilik" diye bilinen bir düşünce ekolü
oluştu.
Bu ekol, Hanefilik-Maturidilik olarak dünyanın çeşitli yerlerinde
yaşayan Müslümanların geneli tarafından benimsenerek günümüze kadar
yaşamaya devam etti.
Maturidi'nin eserlerindeki birçok cümlenin kuruluşuna, bazı
fiillerin bağlaçlarına bakıldığında Arapça gramere aykırılığı
yanında Türkçe gramere uygunluğun görüldüğü belirtiliyor.
Kaynaklarda, gerek dil ve üslup özellikleri gerekse yaşadığı
Semerkant ve çevresinin Türklerin çoğunlukta bulunduğu bir bölge
olması göz önüne alındığında Maturidi'nin Türk asıllı olduğunun
söylenebileceği belirtiliyor.
Maturidi, 944 tarihinde, Semerkant'ta hayatını kaybetti.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
