Kolombiya hükümetiyle geçen yıl yapılan anlama gereği Kolombiya
Devrimci Güçleri'nin (FARC), 27 Haziran'da elindeki son silahları
Birleşmiş Milletler'e (BM) teslim etmesi ve dün silahların imha
edilmek üzere törenle yola çıkarılmasıyla, ülke 1964'ten bu yana
süren çatışmalar artık sonlanmış ve barış sürecine geçilmiş
oldu.
Ancak bu çatışmaların kökleri, hala çözümlenmeye bekleyen,
Kolombiya'nın kuruluş yıllarına kadar giden tarihsel sorunlara
dayanıyor.
TOPRAK REFORMU TARTIŞMALARI
Orta Amerika ülkesi Kolombiya tıpkı diğer Latin Amerika ülkeleri
gibi İspanyol sömürgeciliğinin ardından bağımsızlığını
kazanmasından bu yana toprak temelli paylaşım sorunlarıyla karşı
karşıya kaldı.
Ülkede, uluslararası çıkar çevreleriyle bağlantılı sömürge
döneminin mirası siyasi elitler ve büyük toprak sahipleri ile
nüfusun büyük çoğunluğunu kapsayan topraksız köylü sınıfı arasında
ihtilafalar baş gösterdi.
Toprak reformu tartışmaları, yüzyılın ilk yarısında Kolombiya
siyasetine damgasını vurdu. Bağımsızlığın ilk yıllarında büyük
toprak sahiplerinin çıkarlarını savunan Muhafazakar Parti ile yeni
kentli sınıfları ve ekonomik güçleri temsil eden Liberal Parti,
siyasi yelpazenin önemli aktörleri arasında bulunuyordu ancak bu
partiler yoksul halkın sorunları yeterince gündeme
getirmiyordu.
Bu arada kırsal bölgelerde küçük çaplı isyanların baş göstermesinin
yanı sıra toprak sahipleriyle köylüler ve tarım işçileri arasında
çatışmalar yaşanıyordu.
İÇ SAVAŞ
Liberal Parti liderliğine 1940'lı yıllarda gelen Jorge Eliecer
Gaitan, toprak reformunu savunan görüşleriyle halkın desteğini
kazandı. Ülkenin ekonomik sorunlarının kaynağının, ekonominin
belirli bir oligarşinin kontrolünde bulunması olduğunu düşünen
Gaitan, çiftçilerin, köylülerin, orta ve alt sınıf vatandaşların
siyasi katılımını arttırmayı teşvik edecek bir siyasi program
ortaya koydu, kırsal bölgelerde kurduğu kalkınma ajanslarıyla
ekonomik üretimi geliştirdi.
Giatan'ın 1948 yılında suikaste kurban gitmesinin ardından
muhafazakarlar ve liberaller arasında 10 yıl devam eden "La
Violencia (Şiddet)" adı verilen iç savaş dönemi başladı. Bu dönemde
çoğunlu kırsal bölgelerdeki köylüler ve tarım işçileri olmak üzere
200 binden fazla insan yaşamını yitirdi.
KÖYDEKİLER TOPRAKLARINDAN ZORLA KENTE GÖÇ
ETTİRİLDİ
Ülkenin iki ana siyasi partisi iç savaşı sonlandırmak amacıyla
1958'de "Ulusal Cephe" adı altında iki partili hükümet sistemi
kurmaya karar verdi. Bu sistem, 1974'e kadar sürdü.
Tarımsal üretimi arttırmayı amaçlayan Hızlandırılmış Ekonomi
Kalkınma (HEK) programı, 1960'larda uygulanmaya başlandı.
Kolombiya'da çiftlik sahibi ABD'li ekonomist Lauchlin Currie'nin
hazırladığı program, büyük ölçekli ihracat için endüstriyel tarıma
geçilmesini hedefliyordu. Bu amaçla devlet, büyük tarım
çiftliklerine kapsamlı teşvikler verdi ancak bu durum yerel
tüketime yönelik küçük ölçekli üretim yapan küçük aile
işletmelerini olumsuz etkiledi. Toprakların "verimli"
değerlendirilmesi gerekçesiyle binlerce köylü topraklarından zorla
çıkarılarak kentlere göç ettirildi.
KÖYLÜ BİRLİKLERİNİN KURULMASI
Ülkede 1930'lu yıllardan itibaren faaliyetlerini yürüten Kolombiya
Komünist Partisi (PCC) ve diğer Marksist örgütler bu dönemde kırsal
kesimlerde desteğini arttırmaya başladı.
Topraklarına el konulan köylüler PCC'nin desteğiyle merkezi
hükümete ve toprak sahiplerine karşı silahlanmaya başladı. Kırsal
alanda "köylü birlikleri", kentlerde "halk cepheleri" denilen
örgütler kurdular.
Bu gruplar, grevler, protestolar ve toprakları işgal eylemleri
düzenledi, kırsal bölgelerde "kurtarılmış alanlar" ilan etti.
PCC'nin köylüleri örgütlemeye yönelik çabalarını hükümet ve toprak
sahileri şiddetle bastırmaya çalıştı.
MARQUETALİA CUMHURİYETİ
FARC'ın kurucusu Manuel Marulanda Velez, 1961 yılında ülkenin
merkezinde kurtarılmış bölgeleri siyasi bir çatı altında
birleştiren "Marquetalia Cumhuriyeti" kurulduğunu ilan etti.
O dönem iktidardaki German Vargas Lleras liderliğindeki hükümetin
isyancıları ele geçirdikleri yerlerden çıkarmak amacıyla
düzenlediği askeri operasyonlar başarısız oldu.
Ülkede Küba tarzı bir sosyalist devrimin yaşanmasından çekinen
yönetim ABD'den yardım talep etti.
LAZO PLANI
Hükümetin çağrısı üzerinde Kolombiya'ya gelen ABD Özel Harp Merkezi
Komutanı General William P. Yarborough başkanlığındaki ABD heyeti,
yaptıkları incelemelerin ardından Şubat 1962'de "Lazo Planı" adı
verilen kontra gerilla strateji belgesini hükümete sundu.
Plan, hükümetin kontrolünden çıkan bölgelerde olağan askeri
operasyonların yanı sıra sivillerden oluşan milis örgütler
kurulmasını öngörüyordu.
Güvenlik güçleri, bundan sonraki birkaç yılda sivil milislerin de
desteğiyle komünist gerillalara yönelik saldırıları
arttırdılar.
Kolombiya ordusu, 1964 yılında 16 bin askerle Velez'in 48 milisle
koruduğu Marquetalia'daki bir topluluğa saldırıda bulundu.
Saldırıdan kaçarak And Dağları'na sığınan militanlar burada 1964
yılında FARC'ı kurdular.
FARC zaman içinde ülkedeki Marksist örgütlerin arasında en güçlüsü
haline geldi. Örgüt, kokainin ham maddesi koka ekimi ve
ticaretinden elde ettiği gelirle militan tabanını genişletti.
Ülkede 1970'li yıllarda daha çok uzak kırsal bölgelerde faaliyet
gösteren ve güvenli güçleriyle küçük çaplı çatışmalara giren örgüt,
giderek doğal kaynaların bulunduğu orta büyüklükteki yerleşimlerin
yakınında örgütlenmeye başladı. Örgüt, bu şekilde büyüyerek
gelirlerini arttırdı ve büyük çaplı çatışmalara girmeye
başladı.
İLK BARIŞ GİRİŞİMİ
Kolombiya'da 1980'li yılların başında dönemin Devlet Başkanı
Belisario Betancur ilk kez FARC ile barış görüşmeleri yapılması
yönünde adım attı. Görüşmeler sonunda 1984'te Uribe Anlaşması
imzalandı.
FARC, süresiz ateşkes ilan ederek siyasallaşma yoluna gitti. Örgüt,
diğer komünist ve sosyalist partilerle "Vatanseverler Birliği" adı
verilen bir parti kurdu. Parti, 1986 yılında yapılan seçimlerde
başarılı sonuçlar aldı, Temsilciler Meclisi ve Senato'ya çok sayıda
milletvekili sokmayı başardı.
Parti üyeleri bu tarihten itibaren suikastlerin ve faili meçhul
cinayetlerin hedefi olmaya başladı. 1980'li ve 1990'lı yıllarda 4
bin ila 6 bin parti üyesi, Lazo Planı çerçevesinde kurulmaya
başlanan ve yıllar içinde ciddi bir silahlı güç haline gelen sivil
milislerin kurduğu çetelerce öldürüldü.
BARIŞ GÖRÜŞMELERİ BİR KEZ DAHA SONUÇSUZ
Ülkede 1980'li yıllardaki başarısız girişimin ardından bu kez 1998
yılında dönemin Devlet Başkanı Andres Pastrana ülkenin Amazon
bölgesindeki San Vicente del Caguan yerleşiminde 42 bin
kilometrelik bir alanı güven arttırıcı önlem olarak FARC'a terk
ederek barış görüşmelerinin yeniden başlatılması için adım
attı.
Hükümet, FARC militanlarının bu dönemde düzenledikleri yüksek
profilli eylemler nedeniyle barış sürecine nokta koymak zorunda
kaldı.
FARC, 2000'li yıllarda Kolombiya hükümetiyle düşük yoğunluklu
silahlı çatışmalarını sürdürdü. Örgüt, diğer taraftan çok sayıda
adam kaçırma ve rehin alma eylemi yaptı.
OSLO GÖRÜŞMELERİ VE SİLAHLI ÇATIŞMANIN SONU
Mevcut Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, 2012'de FARC ile silahlı
çatışmalara son verecek bir barış için görüşmelere başladıklarını
duyurdu.
Hükümet temsilcileri ile gerillalar arasında Norveç'in başkenti
Oslo'da yürütülen barış görüşmeleri sonunda taraflar 23 Haziran
2016'da Küba'nın başkenti Havana'da barış anlaşması imzaladı.
Anlaşma kapsamında Bogota yönetimi kırsal bölgelere büyük miktarda
yatırım yapma sözü verirken, FARC'ın meşru siyasi bir parti olarak
yeniden yapılanmasına izin verilmesi kararlaştırıldı.
Ekim ayında halkoyuna sunulan anlaşma yüzde 49,8'e karşı 50,2 oyla
reddedildi. Bunun üzerine hükümet anlaşmayı rafa kaldırmak yerine
mağdur gruplar ve diğer muhaliflerle bir araya gelerek bu
kesimlerin anlaşmada yapılmasını istediği 500 değişikliği müzakere
etmek üzere FARC ile yeniden masaya oturdu.
Müzakereler sonunda taraflar 24 Ekim'de anlaşmanın revize edilmiş
versiyonuna imza attı. Yeni anlaşma 30 Ekim'de Kongrede onaylanarak
yürürlüğe girdi.
Anlaşma kapsamında FARC üyeleri 18 Şubat'tan itibaren belirlenen
toplanma alanlarına gelerek silah bırakmaya başladı. Silah bırakma
süreci 27 Haziran'a kadar devam etti. Gerillalar hükümetin verdiği
sertifikalarla yeniden sivil hayata döndü. Böylece 53 yıllık savaşa
nokta koyuldu.
Kolombiya'da yarım yüzyıldan fazla süren iç savaşta 260 bine yakın
kişi hayatını kaybetmiş, 6 milyondan fazla kişinin göç etmek
zorunda kalmıştı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
