Irak'ta merkezi hükümet ile Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY)
arasındaki "tartışmalı bölgeler"in statüsünün belirlenmesi
meselesi, son haftalarda yaşanan gelişmelerin ardından yeniden
gündeme gelmeye başladı.
Kerkük'te önce "bayrak krizi" ardından il meclisinin tek taraflı
referandum kararıyla tansiyon yükselirken, bu gelişmeler Bağdat ile
Erbil'i tartışmalı bölgeler meselesinin çözümü için adım atmaya
yöneltti.
Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, bu çerçevede geçen hafta Bağdat'ta
temaslarda bulunan IKBY heyetini kabul etti. Görüşmede tarafların,
Kerkük sorununa çözüm için anayasanın 140. maddesinin önündeki
engellerin kaldırılmasında mutabık kaldıkları, ayrıca terör örgütü
DEAŞ sonrası bölgede nüfus sayımının yapılmasının önemini
vurguladıkları belirtildi.
Böylece, Irak anayasasına göre 2007 yılında hayata geçirilmesi
gereken 140. madde için 10 yıl sonra ilk defa adım atılmış
oldu.
Yaşanan gelişmelerin ardından DEAŞ sonrası Irak'ın en önemli gündem
maddesinin, yüzde 95'i fiilen Peşmerge güçleri tarafından kontrol
edilen "tartışmalı bölgeler"in statüsünün karara bağlanması olacağı
tahmin ediliyor.
140. MADDE NEDİR?
Irak'ta ABD'nin inisiyatifi ile hazırlanan 2005 Anayasasında,
IKBY'nin sınırları içinde olduğunu iddia ettiği ancak merkezi
hükümete göre nüfusunun çoğunluğunu Arap ve Türkmenlerin
oluşturduğu "tartışmalı bölgeler"in statüsünün belirlenmesiyle
ilgili yol haritası çizildi.
Anayasanın 140. maddesine göre, söz konusu bölgelerde 2007 sonuna
kadar önce nüfus sayımı, ardından referandum yapılması
kararlaştırıldı. Ancak 140. madde, eski Irak Başbakanı Nuri
el-Maliki'nin izlediği mezhepçi politikalar ile Kürt, Türkmen ve
Araplar arasındaki uyuşmazlıklardan ötürü uygulanamadı. Anayasada
referandum için belirlenen tarihin üzerinden 10 yıl geçmesine
rağmen bu konuda herhangi bir ciddi adım atılmadı.
TARTIŞMALI BÖLGELERİN KONTROLÜ KİMİN ELİNDE?
Irak'taki Baas rejiminin 2003 yılında yıkılmasından sonra, IKBY'nin
en güçlü iki partisi Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan
Yurtseverler Birliği'ne (KYB) bağlı Peşmerge güçleri, Kerkük başta
olmak Musul'un Sincar, Diyala'nın Hanekin ve Salahaddin vilayetinin
Tuzhurmatu ilçesinde varlık göstermeye başladı. Bu iki partinin
askeri gücünün yanı sıra siyasi faaliyetleri de artmaya başladı ve
bu bölgelere yoğun bir Kürt göçü yaşandı.
Terör örgütü DEAŞ'ın 10 Haziran 2014'te ülkenin ikinci büyük kenti
Musul başta olmak üzere birçok bölgeyi ele geçirmesinin ardından,
Kürt güçleri güvenlik zaafından doğan fırsatı değerlendirmek için
hemen tartışmalı bölgelerde kontrolü sağlamaya başladı.
Irak ordusundaki askerlerin çok sayıda silah ve mühimmatla birlikte
üslerini terk etmesinden sonra tartışmalı bölgelerin büyük bölümü
KYB ve KDP Peşmergelerinin hakimiyetine geçti.
IKBY Tartışmalı Bölgelerden Sorumlu Bakanı Nasrettin Sait, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, "DEAŞ'ın ortaya çıkmasından sonra
Peşmerge güçleri tartışmalı bölgelerin yaklaşık yüzde 95'inde
kontrolü sağladı. Sadece Şengal'de (Sincar) birkaç köy DEAŞ'ın
elinde duruyor." dedi.
Söz konusu bölgelerde tek başına varlık göstermeye başlayan Kürt
güçleri, daha sonra geniş ve derin hendekler kazıp ana yollar
üzerinde kontrol noktaları kurarak fiili sınırları çizdi. Bu
bölgelerde Irak bayrağının yanı sıra tüm kamu binaları üzerinde de
IKBY bayrağı asılmaya başlandı.
TARTIŞMALI BÖLGELER NERELERİ KAPSIYOR?
Irak merkezi hükümeti ile IKBY'nın bugünkü mevcut resmi sınırları
arasında kalan Diyala, Salahaddin, Kerkük ve Musul vilayetleri
sorunlu bölgeler arasında yer alıyor.
Kerkük vilayetinin tamamı, Diyala'nın Hanekin ilçesi ve ona bağlı
Celavla, Sadiye, Karatepe kasabaları, Salahaddin'in Tuzhurmatu
ilçesi ve Musul'un Sincar, Hamdaniye, Telkeyf ve Mahmur ilçeleriyle
Zummar, Sinun, Rabia, Başika ve Güver kasabaları tartışmalı
bölgelere giriyor. Bu bölgelerin büyük kısmı fiilen Peşmerge'nin
kontrolündeyken, Tuzhurmatu'da mezhepçi yaklaşımıyla bilinen, İran
destekli Haşdi Şabi güçleri de var.
SORUNLU BÖLGENİN DEMOGRAFİK YAPISI
Kürtler, 2003 yılında özellikle Kerkük vilayeti başta olmak üzere
tüm tartışmalı bölgelere yoğun bir göç başlattı. Statüsü henüz
belli olmayan bölgelerde Kürtlerin yanı sıra Türkmenler, Araplar,
Ezidiler ve Hristiyanlar yaşıyor.
Kerkük vilayetinde ağırlıklı nüfusu Türkmenler oluşturuyor.
Diyala'nın Karatepe ve Salahaddin'in Tuzhurmatu ilçesinde de
Türkmenler yoğun nüfusa sahip.
Ezidiler, Musul'un Sincar ilçesi ve Başika kasabasında,
Hristiyanlar ise Musul'un Telkeyf, Hamdaniye ve Başika kasabasında
yaşıyor.
DEAŞ'ın saldırılarından dolayı söz konusu bölgelerdeki birçok Sünni
Arap, evlerini terk edip farklı bölgelerde iç göçmen olarak hayata
tutunmaya devam ediyor.
IKBY Bakanı Sait, "Tartışmalı bölgelerin nüfusu hakkında sağlıklı
verimiz yok. DEAŞ'tan dolayı birçok vatandaş bölgesinden oldu. Bu
yüzden herhangi bir tahminde bile bulunmak doğru değil." diye
konuştu.
DOĞAL KAYNAKLAR
Irak'ın petrol üretiminin yüzde 40'ı tartışmalı bölgelerin başında
gelen Kerkük'te gerçekleşiyor. Burada 5 önemli petrol kuyusu var.
Kerkük'ün yanı sıra Musul'un Şeyhan ilçesinde de petrol
çıkarılıyor. Musul'un Mahmur ve Sincar ilçesinde ise petrol arama
çalışmaları devam ediyor.
Zengin petrol yataklarının yanı sıra Musul ovasına hayat veren
Dicle Nehri'nin bir kısmı da tartışmalı bölgelerden geçiyor. Bu
nehir sayesinde verimli topraklara sahip Musul ovasında buğday,
pamuk, patates gibi birçok ürün ekiliyor, ayrıca son dönemlerde
bölgede seracılık da yapılıyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
