İspanya'nın ayrılıkçı iki özerk yönetiminden Bask ve Katalonya
bağımsızlık mücadelelerini farklı yollardan yürütüyor.
Katalonya'nın aksine Bask bölgesinde hem halk hem de siyasetçiler,
yasa dışı bağımsızlık girişimlerini doğru bulmuyor. Bu yüzden
Katalonya yerel hükümetinin, İspanya Anayasa Mahkemesi'nin
kararlarına karşı gelerek 6-7 Eylül tarihlerinde çıkardığı yerel
yasalar, 1 Ekim'de yaptığı yasa dışı bağımsızlık referandumu ve
ardından 27 Ekim'de ilan ettiği tek taraflı bağımsızlık ilanı
kararı, Bask bölgesinde karşılık bulmadı.
Bask özerk yönetiminde iktidarda olan Bask Milliyetçi Partisinden
(PNV) bu zamana kadar yapılan açıklamalarda "hukuki bir değeri
olmayan Katalonya'daki bağımsızlığın tanınmayacağı" vurgulandı. PNV
Başkanı Andoni Ortuzar da çözümün, hem Bask hem de Katalonya'nın
"ulus" olarak tanınmasını sağlayacak, İspanya hükümeti ile
anlaşmalı, Meclis tarafından onaylanmış ve yasal garantisi olan
referandumda olduğunu sıkça dile getirmeye başladı.
Bağımsızlık girişimlerine zaman zaman referans olarak gösterilen
Kanada’nın Quebec eyaletine yaptığı 5 günlük ziyaretten yeni dönen
Bask Özerk Yönetimi Hükümeti Başkanı İnigo Urkullu da
“Katalonya’dakine benzer tek taraflı bağımsızlık girişimini asla
çözüm olarak görmediklerini” ifade etti. Referandum taleplerinin
“bağımsız Bask devleti” için olmadığının altını çizen Urkullu,
"Bask için yeni siyasi statü istediklerini ve bunun anlaşmalı,
garantili ve yasal referandum ile onaylanması için demokratik
taleplerini dile getirmeye devam edeceklerini" söyledi.
Geçen ekim ayı içinde Bask bölgesinde yapılan anketlerde
katılımcıların yüzde 63’ünün “Katalan modeline” karşı olduğu
görüldü. Bask’ta bağımsızlık taleplerinin halk içerisinde gördüğü
desteğin her geçen yıl daha da azalması dikkat çekerken, bunda
terör örgütü ETA’nın 2011 ekim ayında silahlı faaliyetlerini
tamamen bıraktığını açıklamasının önemli bir etkisi olduğu görüşü
ağırlık kazanıyor. Bask’ta öncelikler barış, birlikte yaşamın
yeniden sağlanması ve ekonomik kalkınmaya verilirken, bağımsızlık
taleplerinin sadece demokratik ve hukuki yollardan dile
getirilmesine özen gösteriliyor.
Bask bölgesinde bağımsızlıkla bağlantılı son siyasi girişim 2003
yılında dönemin Bask Özerk Yönetim Başkanı Juan Jose İbarretxe
tarafından yapılmıştı. Kamuoyunda "İbarretxe planı" olarak
adlandırılan yeni siyasi statü önerisi, Bask parlamentosunda
onaylanmasına rağmen 2005 yılında İspanya meclisinde görüşülüp, 313
"hayır", 29 "evet" ve 2 "çekimser" oyla reddedilmişti. İbarretxe
planında, Bask'ın "bir Avrupa halkı" olarak tanınması, Bask halkına
kendi geleceğine karar verme hakkının verilmesi ve bölgede
yaşayanlara Bask vatandaşlığının tanınıp, iki vatandaşlık (Bask ve
İspanyol) hakkının verilmesi öne çıkıyordu.
Öte yandan İspanya'nın 17 özerk yönetiminin haklarının belirlendiği
1978 Anayasası'nda reform yapılabilmesi için ilk adımın önümüzdeki
günlerde atılması bekleniyor. Ana muhalefetteki Sosyalist İşçi
Partisinin (PSOE) talebiyle İspanya meclisinde oluşturulacak özerk
yönetimlerle ilgili anayasal reform çalışma komisyonunun en geç 6
ay içinde rapor hazırlaması ve sonrasında bunun meclis genel
kuruluna getirilmesi hedefleniyor. Ancak mevcut durumda İspanya'da
iktidarda olan sağ görüşlü Halk Partisinin (PP) "her türlü teklife
ve bunun görüşülmesine açığız ama biz mevcut anayasanın
değiştirilmesine karşıyız" şeklindeki tutumu yüzünden anayasal
reform girişiminden sonuç çıkması beklenmiyor. Zira, İspanya
Anayasası'nı değiştirmek için söz konusu değişiklik önergesinin
Meclis ve Senatonun 3'te 2 çoğunluğu ile kabul edilmesi, daha sonra
meclisin feshedilerek erken seçime gidilmesi, yeni meclislerin bir
kez daha bu önergeyi onaylaması, kabul edilmesi halinde halk
oylamasına gidilmesi ve son olarak Kral'ın onay vermesi gibi
oldukça zor bir süreçten geçmesi gerekiyor.
İspanya'nın özellikle ekonomik durumuna göre, Bask ve Katalonya
özerk bölgelerini kıyasladığımızda çok ciddi farklılıklar olduğu
görülüyor. İspanya'nın 46 milyon 560 bin nüfusunun 7,5 milyonuna
sahip Katalonya, 211 milyar 915 milyon avro ile bölgeler içinde
ülkedeki en güçlü ekonomi olarak öne çıkıyor. 2 milyon nüfuslu Bask
ise yıllık 68 milyar 897 milyon avro ekonomisiyle İspanya’daki
özerk yönetimler arasında 5. ekonomik güç durumunda bulunuyor.
İspanya’da 24 bin 100 avro olarak belirtilen kişi başına düşen
ortalama milli gelirin, Katalonya’da 28 bin 590 avro ve Bask’ta ise
31 bin 805 avroya kadar çıkması dikkat çekiyor. İspanya’da ortalama
yüzde 16,7 olan işsizlik oranı Bask’ta yüzde 11,6, Katalonya’da ise
yüzde 12,5 olarak gözüküyor.
Diğer yandan İspanya'da 17 özerk yönetim içinde sadece Bask ve
Navarra bölgelerinin kendi vergisini toplama ve yönetme hakkına
sahip ayrıcalıkları bulunuyor. Katalonya, İspanya devletine en
büyük oranda vergi veren özerk yönetimlerin başında gelse de
devletin geri ödemelerinde ve yatırımlarında da ilk sırada yer
alıyor. Katalonya, 17 başlıkla kendi içinde en fazla vergi toplayan
özerk yönetim olarak da öne çıkıyor. 2016 yılı verilerine göre
İspanya ekonomisine Katalonya bölgesinin katkısı yüzde 19 iken Bask
bölgesinin katkısı yüzde 6,24 düzeyinde bulunuyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
