Adnan Ertem, yaklaşık 50 yıl süren tartışmaların ardından dün
temeli atılan Taksim'deki camiye ilişkin "Taksim'de caminin inşa
edileceği alan 2. Mahmut Vakfı'nın hayratıdır. Bizim o mekana
hayrat olması hasebiyle cami dışında başka bir şey yapmamız zaten
mümkün değil." dedi.
Ertem, fikir olarak yaklaşık 50 yıl önce gündeme gelen ve dün
temeli atılan Taksim'deki camiye ilişkin tarihi süreci AA
muhabirine anlattı.
Taksim'de dün temeli atılan caminin inşa edileceği alanda 2. Mahmut
Vakfı'nın hayratı bir mescit bulunduğunu belirten Ertem, 2. Mahmut
döneminde yapılan ancak sonraki yıllarda yanan Taksim Mescidi'nin
yaklaşık 250-300 kişinin ibadet edebileceği şekilde onarılarak
kullanıldığını söyledi.
Tarihi özelliği bulunmayan, geçen yıla kadar tenekeden minaresi
olan mescidin bugüne kadar yaşatıldığını aktaran Ertem, şu
bilgileri verdi:
"Taksim'e cami yapma projesi fikir olarak 1968'de ortaya atıldı.
Bir grup hayırsever tarafından bu amaçla 1977'de dernek kuruldu.
Belki çok büyük düşünülmedi ama 'Bu mescit buraya küçük gelecek,
onu biraz daha büyütelim ve kamulaştırma yapalım.' denilerek,
etraftaki taşınmazların alınmasıyla ilgili Vakıflar Genel
Müdürlüğüne görev verildi. Büyükşehir Belediyesinin mescidin
yanındaki 800 metrekare arsasının alınması düşünüldü ama 1980'li
yıllardaki belediye kamulaştırma işlemine izin vermedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1994'te Büyükşehir Belediye
Başkanı olunca bu arsanın satışını uygun gördü ve Vakıflar bu
taşınmazı aldı. Böylece alan biraz daha büyüdü. Ziraat Bankasının
arsası da 1998'de alındı. Böylece bugünkü 2800 metrekare alan
oluştu. Caminin yapımı ve arsasının oluşturulması görevi Vakıflar
Genel Müdürlüğüne verildi. Süreç anlamında bakıldığında küçük bir
camiden ihtiyacın artmasıyla daha büyük bir cami projesi ortaya
çıkıyor. Bizim o mekana hayrat olması hasebiyle cami dışında başka
bir şey yapmamız zaten mümkün değil."
- "40 YILDIR TEK TEK UĞRAŞILARAK BUGÜNE
GELİNDİ"
Adnan Ertem, bir taraftan Vakıflar Genel Müdürlüğü satın alma
işlemi yaparken, diğer taraftan da imar planları ve koruma kurulu
kararları süreçlerinin devam ettiğini kaydetti.
Bu süreci de Beyoğlu Belediyesinin takip ettiğini dile getiren
Ertem, şunları söyledi:
"Kurumlar vazifeler üstlendi. Tek başına bizim başardığımız bir iş
değil. Yaşanan süreçleri, dönemleri düşünün. 28 Şubat süreci
yaşanmış, yargı olumsuz davranıyor, böyle dönemler geçirilmiş.
Mahkemeler cami yapılmasını öngören imar planlarını iptal etti.
Koruma kurulları her önüne gelen projeye başka bir gerekçeyle
olumsuz cevap verdi. İmar planında 1977'de cami olarak belirlenen
alan, sonraki yıllarda otopark olarak değiştirildi. 40 yıldır tek
tek uğraşılarak bugüne gelindi ve caminin temeli atıldı. Gelinen
nokta, Cumhurbaşkanımızın fikri takibi ve kurumların da bu takibe
uygun vaziyet almasından kaynaklanan bir sonuçtur, herkes üzerine
düşen vazifeyi yerine getirdi ve bugüne geldik."
- "ALAN 3 KATI BÜYÜDÜ"
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, en başından beri düşüncenin
Taksim'deki mevcut camiyi yıkıp yerine yenisini inşa etmek olduğunu
belirterek, "İlk etapta düşündüğümüz Büyükşehirden aldığımız 800
metrekare yer, bizim 200 metrekare yer olmak üzere 1 dönüm üzerine
cami yapacaktık, şimdi yaklaşık 3 dönüm yerde inşa ediyoruz. Alan 3
katı büyüdü. Belki o gün ona da karşı çıkılacak, 'Ne gerek var
camiye?' denilecekti. Ama Vakıflar Genel Müdürlüğünün vazifesi o
mescidi yaşatmak, ihya etmek. Aldığımız görevi biraz daha büyütmüş
olduk. Niye? İhtiyaç var onun için. Bu ihtiyacı kimsenin görmezden
gelme lüksü yok." ifadelerini kullandı.
Taksim'de bugün bir camiye ihtiyaç olduğunu vurgulayan Ertem,
Hüseyin Ağa Camisi'nin, Vakıflar İstanbul Bölge Müdürlüğünün
mescidinin tıklım tıklım olduğunu anlattı.
- "İHTİYAÇ VARSA GİDERİLMESİ GEREKİYOR"
Adnan Ertem, Taksim'in nüfusunun her geçen yıl arttığını ve
özellikle cuma vakti namaz kılınacak yer bulunamadığını ifade
ederek, şunları aktardı:
"Bir ihtiyaç varsa giderilmesi gerekiyor. Bu cami, ihtiyaçların
giderilmesi noktasında önemli bir çözüm. Bize de bu görev verildi.
Beyoğlu Belediyesi, Milli Emlak, Ziraat Bankası gibi kurumlar 50
yıl önce başlayan cami yapma idealinin gerçekleştirilmesinde görev
üstlendi ve her kurum da görevini geç de olsa başarıyla yerine
getirdi. Zaten cami olan yere günün ihtiyaçlarına göre daha büyük
bir cami yapılacak."
- "SUR YAPI CAMİYİ YAPMAYA TALİP OLDU"
Koruma kurulundan da karar çıkmasının ardından 2016 yılının kasım
ayında müteahhit firma Sur Yapı ile protokol imzaladıklarını dile
getiren Ertem, camiyi sponsor olarak Sur Yapı'nın inşa edeceğini,
işin kontrolünü, denetimini, yürütülmesini ise Vakıflar Genel
Müdürlüğünün üstleneceğini söyledi.
"Neden ihaleye çıkılmadı?" sorusu üzerine Ertem, "Sur Yapı, kendi
ifadesiyle 'Allah rızası için' bu işi üstlendi. Beyoğlu'nda doğup
büyüyen ve yetişen Sur Yapı'nın sahibi, çocukluğundan beri bunun
hayalini yaşamış birisi. Bu nedenle camiyi yapmaya talip oldu ve bu
protokolü imzaladık." diye konuştu.
Vakıflar Genel Müdürü Adnan Ertem, Taksim'de temeli atılan caminin
2018 yılının ramazan ayında hizmete alınmasının planlandığını
bildirerek, "Sur Yapı da çok heyecanlı, tahmin ediyorum ki o tarihe
yetişir." dedi.
Hamaney ve İran yönetimine yönelik aylar süren istihbarat takibinin ayrıntıları ortaya çıktı
#Dünya / 03 Mart 2026
İngiltere Kıbrıs'taki üssünü korumak için savaş gemisi gönderiyor
#Dünya / 03 Mart 2026
Yorumlar
