Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında "PKK/KCK,
FETÖ/PDY ve DHKP/C'ye müzahir oldukları" iddiasına ilişkin
yürütülen soruşturma sonucunda 2'si firari, 12'si tutuklu 19
şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede, Vakıflar Genel
Müdürlüğü'nün 8 Mart 2017 tarihli Teftiş Kurulu Raporuna yer
verilerek, Cumhuriyet Vakfının İstanbul Şişli'de bulunan
taşınmazının 2 milyon 4 bin TL bedel üzerinden 17 Aralık 2015
tarihinde satıldığı, bu satış dolayısıyla en az 100 bin TL en çok
933 bin 333 TL zararının oluştuğu belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu
Başsavcıvekili Mehmet Akif Ekinci ve savcı Yasemin Baba tarafından
Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında "PKK/KCK,
FETÖ/PDY ve DHKP/C'ye müzahir oldukları" iddiasına ilişkin
hazırlanan ve mahkemeye gönderilen 274 sayfalık iddianamenin
detayları belli olmaya başladı.
İddianamede, şüphelilerden Can Dündar'ın 08 Şubat 2015'de vakıf
yönetim kurulunun kararıyla Cumhuriyet gazetesinin genel yayın
yönetmenliğine getirildiği, bu tarihten sonra gazetenin yayın
politikasının radikal bir değişikliğe uğradığı belirtildi.
Şüpheli Akın Atalay'ın, yönetim kurulu tarafından vakıf senedinde
yer almayan "İcra Kurulu" adında bir organ oluşturularak bu kurulun
başına getirildiği ve bu yolla şüpheliye gazetenin yönetiminde
ciddi bir güç sağlandığı anlatılan iddianamede, Türk Ticaret
Kanunu'na ve şirket esas sözleşmesine aykırı olarak vakıf ve şirket
yönetim kurulu kararlarıyla Cumhuriyet gazetesini yönetmek üzere
geniş yetkilere sahip şekilde oluşturulan icra kuruluna gazetenin
künyesinde dahi yer verilerek gazetenin bu kurul tarafından
yönetildiği izleniminin verildiği, fiilen şirket yönetim kurulunun
yapması gereken işlerin icra kurulu tarafından yapıldığı, icra
kurulunda bir karar defteri tutulmadığı için alınan kararların ve
yürütülen işlerin takibinin ve denetiminin mümkün olmadığı
kaydedildi.
Şüpheli Mehmet Orhan Erinç'in Cumhuriyet Vakfının başkanı olduğu,
özellikle 2013 yılı ve sonrasında vakıf yönetim kuruluna yapılan
üye seçimlerini manipüle etmeye yönelik fiilleriyle vakfın
cumhuriyetçi yazarlardan tasfiye edilmesi, bu yolla gazetenin
geleneksel yayın politikası ve dünya görüşü ile bağdaşmayan hatta
onun tam tersi istikamette bir çizgiye eğilmesini sağladığı iddia
edildi.
Vakfın 2 Nisan 2013 tarihinde yapılan seçimde şüpheli Önder
Çelik'in seçilmesini sağladığı anlatılan iddianamede yapılan
seçimle ilgili şu bilgiler aktarıldı:
''Nitekim tanık İnan Kıraç'ın beyanında, seçimin yapılacağı
günlerde Fransa'da bulunması gerektiğini yönetim kurulu başkanı
Orhan Erinç'e bildirdiğini ve toplantının 1 hafta ertelenerek
Türkiye'ye döndüğünde yapılmasını istediğini ancak M. Orhan
Erinç'in o dönemde tutuklu olan Mustafa Balbay'ın da toplantıya
katılamayacağını, vekaleten oy göndereceğini, kendisinin de bu
yolla oyunu gönderebileceğini söylemesine rağmen 02 Nisan 2013 günü
yapılan toplantıda zarf içinde gönderilen oyunu geçerli
saymadığını, bu durumun seçim sonucunu etkileyerek Aydın Aybay'ın
yerine yönetim kuruluna Önder Çelik'in seçilmesine neden olduğunu,
bu sürecin sonunda 90 yıllık Cumhuriyet gazetesi çizgisinin tamamen
kaybolduğunu, Cumhuriyet gazetesini alıp okumamaya başladığını
beyan ettiği, keza Tanık Alev Coşkun'un da 02 Nisan 2013 günü
yapılan yönetim kurulu seçiminde İnan Kıraç’ın oyunun kabul
edilmemesine itiraz ettiğini fakat itirazının kabul görmemesi
sebebiyle yapılan oylama sonucu Önder Çelik'in seçildiğini, halbuki
İnan Kıraç'ın kabul edilmeyen oyunu Mustafa Pamukoğlu’na verdiğini,
eğer onun oyu geçerli sayılsa idi Mustafa Pamukoğlu'nun yönetime
gireceğini, müteakiben 07 Ekim 2013'de vakıf senedine göre iki
yılda bir yapılması gereken rutin yenileme seçiminde Şevket Tokuş
(Cumhuriyet Gazetesinin 1923 yılındaki kurucusu Yunus Nadi ile
akraba) ve kendisinin seçilemediğini, Nail İnal ve Musa Kart'ın
yönetime girdiğini, bu yolla kurucu yönetim kurulu üyesi olduğu
Cumhuriyet Vakfından uzaklaştırıldığını, böylece Cumhuriyet
Vakfının yapısının değişerek gazetenin genlerinden yavaş yavaş
uzaklaştırıldığını beyan etmiştir.''
Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün 8 Mart 2017 tarihli Teftiş Kurulu
Raporuna da yer verilen iddianamede, raporda vakfın İstanbul
Şişli'de bulunan taşınmazının 2 milyon 4 bin TL bedel üzerinden 17
Aralık 2015 tarihinde satıldığı, bu satış dolayısıyla en az 100 bin
TL en çok 933 bin 333 TL zararının oluştuğu belirtildi.
Yine raporda, Yeni Gün Haber A.Ş'nin Ankara Çankaya ilçesinde
bulunan taşınmazının 09 Aralık 2014 tarihinde yaptırılan ekspertiz
raporundaki bedelin 3 milyon 500 bin TL olmasına rağmen 19 Kasım
2015 tarihinde yeniden ekspertiz raporu düzenlettirilerek, söz
konusu bu raporda 2 milyon 500 bin TL bedelin tespit ettirildiği,
16 Aralık 2015 tarihinde 2 milyon 900 bin TL bedelle satıldığı
belirtilerek, bu satıştan yaklaşık 3 ay sonra bu taşınmazı satın
alan firmanın aynı taşınmazı 3 milyon 563 bin 600 TL bedelle üçüncü
bir kişiye satıldığı, şirketin Ankara'daki bu taşınmazın satışından
yaklaşık 663 bin 600 TL zarar ettiğinin tespit edildiği
kaydedildi.
Kadir Gecesi, tüm yurtta dualarla idrak edildi
#Gündem / 16 Mart 2026
Trump, Hürmüz Boğazı’nı kullanan ülkeleri sorumluluk almaya çağırdı
#Gündem / 16 Mart 2026
Yorumlar
