AjansHaber Gündem Bakan Çiftçi: "Aile, çocuğun ilk dünyasıdır"

Bakan Çiftçi: "Aile, çocuğun ilk dünyasıdır"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi A Haber'e özel yaptığı açıklamada dijital okuryazarlığın önemine vurgu yaptı. Bakan Çiftçi, çocukların gelişiminde aile, okul ve dijital dünyanın birlikte ele alınması gerektiğini belirterek, değerler eğitimi ve psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.

Bakan Çiftçi, sevgi, güven ve sorumluluk bilincinin ailede şekillendiğini söyleyerek modern hayatta ebeveyn-çocuk ilişkilerinin zayıfladığına dikkat çekti:

“Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo sadece okul kapısındaki güvenlik tedbirlerinin değil, aile yapısından mahalle kültürüne, eğitim sisteminden dijital dünyaya kadar uzanan geniş bir alanın yeniden ele alınmasını gerektirmektedir. Aile, çocuğun ilk dünyasıdır. Sevgi, güven, sınır ve sorumluluk bilinci burada şekillenir. Ancak modern hayatın hızında ebeveyn-çocuk ilişkilerinin zayıflaması, birlikte geçirilen nitelikli zamanın azalması ve rehberlik eksikliği çocukların aidiyet duygusunu zedeleyebilmektedir. Maddi imkanların artması, manevi rehberliğin yerini dolduramadığında çocuklar yönünü dış dünyada, çoğu zaman da kontrolsüz alanlarda aramaktadır.”

"Öğretmenlerin sadece ders anlatan değil, aynı zamanda yol gösteren bir rol üstlenmesi kritik önemdedir"

Bakan Mustafa Çiftçi, okullanın karakter inşasının merkezi olduğunu ifade etti:  

"Mahalle kültürünün zayıflaması, akran ilişkilerinin sağlıksızlaşması ve sosyal yalnızlaşma gençleri daha kırılgan hale getirmektedir. Eskiden bir çocuğun davranışı sadece ailenin değil, çevresinin de sorumluluğundayken bugün bu ortak sahiplenme duygusu giderek zayıflamaktadır. Bu durum erken fark edilmesi gereken risklerin gözden kaçmasına neden olabilmektedir. Okullar yalnızca akademik bilgi verilen yerler değil, aynı zamanda karakter inşasının merkezleridir. Rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğretmenlerin sadece ders anlatan değil, aynı zamanda yol gösteren bir rol üstlenmesi kritik önemdedir. Erken uyarı mekanizmalarının etkin çalışması, riskli davranışların zamanında tespit edilmesini sağlayacaktır. Gençler arasında artan yalnızlık, öfke kontrol sorunları ve duygusal kopuş bu tür olayların arka planında önemli bir yer tutmaktadır. Kendini ifade edemeyen, anlaşılmadığını düşünen bireyler zamanla içe kapanmakta ve ani, yıkıcı tepkilere daha açık hale gelmektedir. Bu nedenle psikososyal destek sistemlerinin yaygınlaştırılması tercih değil zorunluluktur."

"Merhamet, sorumluluk, saygı ve vicdan gibi kavramlar yalnızca öğretilen değil, yaşatılan değerlerdir"

Çiftçi, kontrolsüz dijital maruziyetin gerçeklik algısını zedelediğini ifade ederek dijital okuryazarlığın önemini vurguladı:

“Dijital platformlar çocukların ve gençlerin zihin dünyasını şekillendiren en güçlü alanlardan biri haline gelmiştir. Şiddeti normalleştiren, suçu sıradanlaştıran ve yanlış rol modelleri öne çıkaran içerikler özellikle gelişim çağındaki bireyler üzerinde derin etkiler bırakmaktadır. Kontrolsüz dijital maruziyet gerçeklik algısını zedeleyebilmekte ve empati duygusunu zayıflatabilmektedir. Bu nedenle dijital okuryazarlık, içerik denetimi ve ailelerin bilinçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır. Bir toplumu ayakta tutan en önemli unsurlardan biri ortak değerlerdir. Merhamet, sorumluluk, saygı ve vicdan gibi kavramlar yalnızca öğretilen değil, yaşatılan değerlerdir. Kültürel ve manevi bağların zayıfladığı bir ortamda gençlerin kendilerine sağlam bir yön bulmaları zorlaşmaktadır. Bu nedenle kültürel mirasın ve manevi değerlerin yeni nesillere doğru şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız