Savaş Mağduru Kadınlar Derneğince düzenlenen anma törenine
katılan kurban yakınları ve dernek üyeleri, ellerinde adalet ve
hakikatin ortaya çıkmasını istediklerini belirttikleri dövizler ve
savaş dönemine ait fotoğraflarla Visegrad sokaklarında protesto
yürüyüşü düzenledi.
Olaysız geçen yürüyüşün ardından, önce 14 Haziran 1992'de Adem
Omeragic'in Pionirska Sokağı'ndaki evinde diri diri yakılarak
öldürülen aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 70'ten
fazla kurban için dualar okunarak evin önüne çiçek bırakıldı,
ardından 27 Haziran 1992'de Bikavac kasabasında Meho Aljic'in
evinde yakılan 70'ten fazla kurban anıldı.
Visegrad İslam Meclisi ve Belediye Meclisi Başkanı Bilal Memisevic,
burada yaptığı konuşmada, katliamın üzerinden 25 yıl geçmesine
rağmen kurbanların cesetlerine henüz ulaşılamadığını anımsattı.
Daha iyi bir gelecek için yaşananlarla yüzleşilmesi gerektiğini
vurgulayan Memisevic, Visegrad İslam Meclisi ile Boşnakların, bu
bölgede katledilen tüm Boşnakların cesetlerinin yerlerinin tespit
edilmesi için ellerinden geleni yapacaklarını söyledi.
Memisevic, Adem Omeragic'in evinde korkunç bir katliama imza
atanların, Pionirska Sokağı ve Bikavac'taki evlerde işledikleri
suçlarla insanlık tarihinde kendilerine birer anıt diktiklerini
ifade etti.
Visegrad'da 1991'de 14 bin 500 Boşnak'ın yaşadığını anımsatan
Memisevic, bugün Visegrad'da yaşayan Boşnakların sayısının bin
200'ü geçmediğini söyledi.
Savaş Mağduru Kadınlar Derneği Başkanı Bakira Hasecic de kurban
yakınlarının Visegrad'ın "dilsiz kesildiği" katliamın diri diri
yakılan kurbanlarının kemiklerini çeyrek asırdır aradıklarını
hatırlattı.
Pionirska Sokağı'ndaki evden kurtulmayı başaran birini evine
aldığını anlatan Hasecic, "Yaralı kolundan kurt çıkardığımı
hatırlıyorum. Nasıl göründüğünü anlatmak istemiyorum. Yaşanan
katliama şahit olan Sırp komşuların, içlerinde bir parça insanlık
varsa kurbanların kemiklerinin nerede olduğunu söylemeleri gerekir
ancak Visegrad, bu katliam karşısında dilsiz kesilmeyi tercih
ediyor." dedi.
Hasecic, hem Boşnak hem Sırp yetkililere yakılan kurbanların
gömüldüğü yerlerin tespit edilmesi çağrısında bulundu.
"BOSNA SAVAŞI'NDAKİ EN BÜYÜK İNSANLIK TAHRİBİ"
Törene katılanlar, Visegrad'daki Careva Camisi'nde yapılan Kur'an-ı
Kerim tilavetinin ardından, 27 Haziran 1992'de Meho Aljic'in evinde
yakılan 70'ten fazla Boşnak kurbanı anmak üzere Bikavac kasabasına
yöneldi.
Eski Yugoslavya'da işlenen savaş suçlarını yargılayan Hollanda'nın
Lahey kentindeki Uluslararası Ceza Mahkemesinin (ICTY) "Bosna
Savaşı'ndaki en büyük insanlık tahribi" olarak nitelediği katliamda
aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu 70'ten fazla
sivil öldürülmüştü.
Koritnik köyü sakinlerini, Omeragic'in evine kapatarak diri diri
yakan Milan Lukic önderliğindeki Sırp askerleri, eve havan topu
fırlatarak camdan kaçmaya çalışan kurbanları kurşuna dizmişti.
Katliamda 8 kişi hayatta kalmayı başarırken, en küçük kurban
annesinin kucağında can veren iki günlük bir bebek olmuştu.
Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi ve Bosna Hersek Mahkemesi,
şimdiye kadar Visegrad'da işlenen suçlarla ilgili 8 Sırp askerini
mahkum etti. Sanıklardan Milan Lukic müebbet, Sredoje Lukic ise 27
yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Meho Alic'in evinde yakılanlar arasında hayatta kalmayı başaran tek
kişi olan Zehra Turjacanin, Milan ve Sredoje Lukic'in davasında
tanıklık ederek "diri diri yakılmanın nasıl bir şey olduğunu"
anlatmıştı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
