Arakanlı insan hakları aktivistleri, Arakan eyaletinde
Müslümanlara yönelik katliamlara sessiz kalan Myanmar Dışişleri
Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı Aung San Suu
Çii'nin açıklamalarıyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde
bulundu.
Arakanlı insan hakları aktivisti İmran Arakan, "Uluslararası
gözlemcilerin bölgeye girebileceği yönünde açıklama yapan Myanmar
Dışişleri Bakanı ve Devlet Başkanlığından Sorumlu Devlet Bakanı
Aung San Suu Çii, deve kuşu politikası izliyor. Bu Myanmar'ın uzun
yıllardır bilinen aldatma siyasetidir." dedi.
Suu Çii'nin geçen yıl bölgede yaşanan olayların gerçekliğini ortaya
koymak için bir komisyon kurmaya çağırdığını, eski BM Genel
Sekreteri Kofi Annan'ın da bu komisyona başkanlık yapmaya davet
edildiğini ifade eden Arakan, şunları kaydetti:
"Komisyon soruşturmalara başladı. Binden fazla göstericiyi
soruşturdular. Myanmar hükümetini şok eden bir rapor yayımladılar.
Rapor, ordu ve Budist milislerin Rohingyalardan yüzlerce kişinin
öldürülmesine, onlarca köyün yakılmasına ve toplu tecavüz
olaylarına karıştığını gösterdi."
"SU Çİİ'NİN MYANMAR ORDUSUNA İHTİYACI VAR"
Arakan, "Suu Çii'nin uluslararası gözlemcilerin bölgeye girişine
izin vermesi fitili ateşlenen küresel kargaşayı yatıştırmak adına
izlediği bir aldatma politikasıdır. Su Çii, olaylar karşısındaki
tutumunu olumlu bir dille açıklayamaz çünkü ülkeye aslen hükmeden
Myanmar ordusuna ihtiyacı var. Durum bundan ibaret. Dolayısıyla Suu
Çii orduya muhalefet ederse kaybedecek. Bu da imkansız." diye
konuştu.
Aktivist Arakan, Suu Çii'nin "Arakan'da 5 Eylül'den bu yana
operasyon düzenlenmediği" yönündeki açıklamalarını yalanlayarak,
"Bu haberler tamamen temelsiz. Daha düne kadar Arakan'ın sınır
bölgesindeydim, 7 köyün yandığını, yüzlerce ailenin ateşi
fitillenen savaştan kaçtığını gördüm. Bu iddialar medyayı kandırma
politikası kapsamında ortaya atılıyor." ifadelerini kullandı.
"SU Çİİ MYANMAR ORDUSUNUN KUKLASI"
Arakan Rohingya Birliği (ARU) Basın Koordinatörü Naim Abdulhakim,
"Myanmar ordusunun, Suu Çii'yi Rohingya Müslümanlarına karşı etnik
temizlik cezasından kurtulmak için çıkarları doğrultusunda istediği
gibi kullandığı bir kukla" olarak nitelendirdi.
Su Çii'nin ordu tarafından bina edilen anayasaya göre herhangi bir
karar alamayacağına işaret eden Abdulhakim, şöyle devam etti:
"Uluslararası toplumun, uluslararası baskılardan ve Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) kararlarından kaçmak için
söylenen tatlı sözlere kanmaması gerekiyor. Myanmar şimdiye kadar
BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin (OHCHR) 36. toplantısında
kararlaştırılan gerçekleri araştırma komisyonunun girişine izin
vermedi. Aynı şekilde insani yardımların ulaştırılmasına da onay
vermedi."
"ŞİDDET OLAYLARI DEVAM EDİYOR"
Bölgedeki şiddet olaylarının sürdüğünü ifade eden Abdulhakim,
"Arakan'da 2012'den bu yana bulunan uluslararası özgür basın, insan
hakları ihlallerinin hala artmakta olduğunu belirtiyor. Yüz
binlerce sığınmacı kamplarında sıkıntı yaşıyor. Arakan'a
dönmelerine izin verilmiyor. Şiddet, öldürme, yakma, yıkma, evsiz
bırakma ve zorla göç ettirme olayları durmuş değil." şeklinde
konuştu.
Su Çii'nin "Bangladeş'e kaçan Arakanlı Müslümanların da gerekli
kimlik doğrulama çalışmalarının ardından ülkelerine
dönebilecekleri" sözlerine ilişkin Abdulhakim, "Bu, söz konusu
mültecileri kabul etmemek için yapılan bir blöf. Mantıksız ve kabul
edilemez bir çağrı çünkü hümümet onların tüm resmi evraklarını
aldı. Altmışlardan bu yana herhangi bir belge vermiyor. Hatta
çocuklarının doğum belgesini bile alamıyorlar. Ayrıca bu insanlar
ölümden kaçtılar, evleri yakıldı. Evsiz barksız şekilde Bangladeş'e
ulaştılar. Ellerinde kalan bazı belgeler de yandı. Şimdi nereden
kanıt getirsinler?" diye konuştu.
Abdulhakim, Su Çii'yi "baskıları azaltmak, uluslararası
yaptırımlardan ve BMGK'nın kararlarından kaçmak hayaliyle
uluslararası toplumu oyalamakla" suçladı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
