İsrail güçlerinin, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün farklı
bölgelerinde kılınan cuma namazından sonra cemaate müdahale ettiği
olaylarda hayatını kaybeden Filistinli sayısı üçe çıktı.
İşgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan el-Makasid Hastanesi
idaresinden yapılan açıklamaya göre, İsrail polisinin işgal
altındaki kentin Tur bölgesinde cuma namazı sonrası Filistinlilere
yönelik müdahalesinde yaralanan ve hastaneye kaldırılan 17
yaşındaki bir Filistinli gencin daha hayatını kaybettiği
belirtildi. Hastanenin açıklamasında hayatını kaybeden
Filistinlinin kimliğine ilişkin bir bilgi yer almadı.
Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada da işgal
altındaki Doğu Kudüs'e bağlı, ayrım duvarının diğer tarafında kalan
Ebu Diys Mahallesinde de bir Filistinlinin hayatını kaybettiği
aktarıldı. Açıklamada hayatını kaybeden Filistinlinin kimliğine
ilişkin bir bilgiye yer verilmedi.
İsrail polis sözcülüğünden yapılan açıklamada ise, "Tur bölgesinde
yaşanan olaylarda polisin müdahalesi sırasında Filistinli bir genç
hayatını kaybetti. Polis olayla ilgili soruşturmasını sürdürüyor."
denildi.
Filistin Sağlık Bakanlığı daha önce yaptığı açıklamada başka bir
Filistinlinin hayatını kaybetmesini, "Ras el-Amud bölgesinde
yaşanan olaylarda kafasından yaralanan bir Filistinli şehit oldu."
ifadeleriyle duyurmuştu.
Kudüs ve Batı Şeria’daki olaylarda 193 kişi yaralandı
Filistin Kızılayı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Kudüs ve
Batı Şeria’da şu ana kadar yaşanan olaylarda yaralı sayısının 193
olduğu belirtildi.
Açıklamada, Kudüs’te yaşanan olaylarda 41 Filistinlinin, Batı
Şeria’nın farklı noktalarında yaşanan olaylarda ise 152
Filistinlinin İsrail askerlerinin kullandığı ses bombası, gerçek,
plastik mermi ve göz yaşartıcı bomba ile yaralandığı aktarıldı.
İsrail polisi de yaptığı açıklamada, Kudüs’te yaşanan olaylarda 4
İsrail polisinin yaralandığını kaydetti.
Öte yandan namaz sonrası İsrail polisinin müdahalesiyle Kudüs'te
başlayan olaylar büyük oranda duruldu. Kudüs sokaklarında
sessizliğin hakim olduğu gözlenirken, işgal altındaki Batı Şeria'da
ise olaylar devam ediyor.
İsrail polisi, 14 Temmuz Cuma günü Mescid-i Aksa'da silahlı
saldırıda bulunduğunu iddia ettiği 3 Filistinliyi öldürmüş, olayda
yaralanan 2 İsrail polisinin ise kaldırıldıkları hastanede öldüğünü
açıklamıştı. Olayın ardından Mescid-i Aksa'yı ibadete kapatan
İsrail güçleri, Harem-i Şerif'in iki kapısını pazar günü açmış,
ancak kapılara metal arama dedektörleri yerleştirmişti.
İsrail, Mescid-i Aksa'nın kapılarına kurduğu metal detektörler
vasıtasıyla Aksa Vakfı tarafından kontrol edilen Harem-i Şerif’te
egemenlik sağlamak istiyor. Filistin halkı, metal detektörlerin
güvenlik gerekçesiyle değil, Aksa üzerinde hakimiyet kurma amaçlı
olduğunu düşünüyor.
İsrail'in, Aksa'yı yönetme hakkını resmi olarak tanıdığı Aksa
Vakfına danışmadan attığı bu tek taraflı adımın kabul edilmesi
halinde bunu daha ileri adımların takip edeceğini belirten
Filistinliler, böylece Aksa'nın zamansal ve mekansal olarak bölünüp
Yahudilere tahsis edilmesinden ve ellerinden alınmasından endişe
ediyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
