Olası terör saldırılarına hazırlık çerçevesinde alışveriş
merkezleri, iş yerleri ve metro istasyonlarında zaman zaman
tatbikatlar düzenleyen İngiliz polisi, son tatbikatını geçen hafta
sonu ünlü Thames Nehri’nde yaptı. Özellikle son yıllarda Avrupa’da
düzenlenen terör saldırılarının ardından Londra'da da güvenlik
önlemleri artırıldı.
Dünkü saldırı sırasında parlamentonun üst kanadı Lordlar Kamarasına
ait komisyon salonunda yabancı basın için düzenlenen toplantıya
katılan Anadolu Ajansı (AA) muhabiri, İngiliz güvenlik güçlerinin,
çok sayıda kişinin çalıştığı parlamento binasını olağanüstü bir
durumda nasıl tahliye edeceği konusunda etkili bir planı
bulunmadığını gözlemledi.
Yaklaşık 9 milyonluk nüfusuna rağmen caddelerinde korna sesinin
ender duyulduğu, sokaklarına sakinlik ve sessizliğin hakim olduğu
başkentte ülke siyasetinin kalbinin attığı parlamento binasının
bahçesinden gelen bağırışlara, toplantıya katılanlardan sadece Türk
ve Yunan gazetecilerin tepki gösterip diğerlerinin ilgisiz kalması
da dikkati çekti.
Görevliler ancak AA muhabirinin “parlamento civarında olay
yaşandığına ilişkin bilgiler geliyor” diyerek toplantıyı kesmesi
üzerine bilgi almak için toplantı salonundan ayrıldı. Kısa bir süre
sonra dönen görevli, gazetecilere dışarıda beklenmedik bir olay
yaşandığı ve güvenlik tarafından bildirilene dek salondan
ayrılmamaları gerektiği uyarısında bulundu.
Dışarıda neler olduğunu öğrenmek için cep telefonlarına ve
televizyonlara yönelen yabancı basın mensupları, yaklaşık bir saat
sonra yetkililer eşliğinde parlamentonun Lordlar Kamarasına ait
kısmındaki diğer kişilerle başka bir bölüme gönderildi.
Polis, daha sonra Lordlar Kamarasına ait avluya yönlendirdiği
kişilere “Lord da olsanız, milletvekili de olsanız bizim
dediklerimize uyacaksınız. Biz koşun dersek koşacaksınız, burada
bekleyin dersek bekleyeceksiniz. Biz de haber kanalları kadar bilgi
sahibiyiz. Dışarının güvenli olduğuna kanaat getirdiğimizde buradan
ayrılabilirsiniz.” açıklamasında bulundu. Polisin açıklama yaptığı
sırada helikopterlerin, parlamento binası üzerinde uçmaya devam
ettiği görüldü.
Avludaki bir saatlik bekleyişin ardından güvenlik yetkilileri, hem
Lordlar Kamarası hem de parlamentonun alt kanadı Avam Kamarasına
ait binalarda bulunanları binanın en eski kısmı olan bin yıllık
Westminster Hall'de topladı.
Parlamentonun kreşinden getirilen çocuklar da dahil herkes, sakince
binadan çıkmayı bekledi.
Yetkililer, yarım saat sonra yaklaşık bin kişiyi parlamentonun
karşısındaki tarihi Westminster Abbey Kilisesi’ne geçirdi. AA
muhabiri, tahliye sırasında olayın yaşandığı yer civarında yolların
trafiğe kapatıldığını ve bölgede özel kuvvet dışında kimsenin
olmadığını gözlemledi.
Lordlar, milletvekilleri, gazeteciler, parlamento çalışanları ve
çocukların kiliseye yerleştirilmesinin ardından yetkililer,
“Dışarının halen güvenli olmadığının düşünüldüğü” açıklamasında
bulundu. Kilise soğuk olduğu için kreş çocuklarının, ayrı bir odada
bekletildiği öğrenildi.
Olaydan yaklaşık 4,5 saat sonra emniyet yetkilileri, çocuklar,
yaşlılar ve engelliler başta olmak üzere “ifadesi alınan” herkesin
kiliseden ayrılabileceğini açıkladı.
Parlamentodan kiliseye tahliye edilen herkesin tek tek, kimlik ve
iletişim bilgilerini kaydeden polis memurları, “Olaya ilişkin
herhangi bir şey gördünüz mü, duydunuz mu?”, “Olay sırasında
neredeydiniz?”, “Olayda yaralandınız mı?” ve “Psikolojik desteğe
ihtiyaç duyuyor musunuz?” sorularını yöneltti.
Saldırıdan 5,5 saat sonra bölgenin hala trafiğe kapalı olması ve
parlamento binasıyla kiliseye en yakın metro istasyonun da
kullanıma açılmamış olması, İngiliz yetkililerin güvenlik riski
taşıyan durumlara aşırı titizlikle yaklaştığını gösterdi.
Lordlar, milletvekilleri, gazeteciler ve çalışanlar, olaydan
yaklaşık 6 saat sonra evlerine gidebildi.
SIKI GÜVENLİK ÖNLEMLERİ
Son yıllarda Fransa, Brüksel ve Almanya’da yaşanan terör
saldırılarının ardından İngiltere genelindeki kilit noktalarda
güvenlik önlemlerinin artırılması kararlaştırılmıştı. Ülke
genelinde limanlarda, havalimanlarında, tren garlarında, metro
istasyonlarında ve turistlerin yoğun olarak ziyaret ettiği
bölgelerde sivil ve silahlı devriye gezen polislerin sayısı da
artırılmıştı.
Ülkede yaşanması olası terör olaylarına yönelik her zaman hassas
duruş sergileyen ve kamunun güvenliğini titizlikte sürekli gözden
geçiren İngiliz hükümeti, Suriye ve Irak'ta yaşanan gelişmeler
doğrultusunda 2014'ün ağustos ayında uluslararası terör tehdidi
seviyesini, terör saldırısı yaşanması olası anlamına gelen,
"ciddi"ye yükseltmişti.
İngiliz polisi, Suriye'deki krizin başlangıcından bu yana 800'den
fazla İngiliz vatandaşının bu ülkeye ve Irak'a gittiğini, bu
kişilerin yarısının da ada topraklarına geri döndüğünü tahmin
ediyor. Yetkililer, dönenlerin ülkede terör saldırıları
düzenlemesinden endişe duyuyor.
TERÖR SEVİYESİ "CİDDİ" SEVİYESİNDE TUTULACAK
Londra'da dünkü olayda kimliği henüz açıklanmayan saldırgan,
parlamento binası yakınlarındaki Westminster Köprüsü'nde aracını
kalabalığın üzerine sürmüş, ardından parlamentosunun demir
parmaklıklarına çarparak durmuştu. Araçtan çıkan saldırgan,
parlamentoda görevli bir polise bıçakla saldırmıştı. İngiliz
polisi, saldırganı vurarak öldürmüştü.
İngiltere Terörle Mücadele Birimi Komiser Yardımcısı Mark Rowley,
saldırıda zanlı dahil 4 kişinin yaşamını yitirdiğini, 40 kişinin
yaralandığını açıklamıştı.
İngiltere Başbakanı Theresa May, saldırının ardından yaptığı
açıklamada, terör tehdidi seviyesinin “ciddi” düzeyinde tutulmaya
devam edileceğini belirtmişti.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
