Suriye'de Beşşar Esed rejimi, askeri kuşatma ve yoğun saldırı
altına aldığı muhalif bölgelerden 9'unda, halkı temel ihtiyaç
malzemelerinden yoksun bırakarak göçe zorladı. Tahliyeler, rejimin
silah olarak kullandığı bir araca dönüştü.
Esed rejimi, son 1 sene içinde başta Şam'ın batısı olmak üzere,
ülke genelinde 9 bölgeyi kontrolüne aldı.
Rejim, ele geçirmeyi hedeflediği bölgeyi, ilk etapta sıkı askeri
kuşatmaya alıyor. Havadan ve karadan yoğun şekilde saldırdığı
bölgelere, uzun süre insani yardım girmesine izin vermiyor.
Bombardımanlarla sivil katliamı yapmaktan çekinmeyen rejim, bölge
halkını evlerini terk etmeye zorluyor.
Sivillerin daha fazla zarar görmesini istemeyen askeri muhalifler
de direnişlerini bitirmek üzere, "sivil ve askeri unsurların
tahliyesi" adı altında rejim güçleriyle anlaşma imzalıyor.
Bu yolla, Şam'ın batısında rejim kontrolüne geçen ilk bölge, 3 yıl
boyunca kuşatılarak insani yardım girişlerine izin verilmeyen
Dareyya ilçesi oldu.
Kuşatma süresince aralıksız bombardımana tutulan ilçeden, yaklaşık
5 bin sivil göç etmek zorunda kaldı. Bina ve altyapının yüzde
90'ının hasar gördüğü Dareyya'da kalan az sayıda sivil, geçen
ağustos ayının sonunda tahliye edilmişti.
Dareyyalıların büyük kısmı, komşu ilçe Muaddamiye'ye yerleşmişti.
Ancak Esed rejimi bu kez de Şam merkeze yaklaşık 10 kilometre
mesafedeki Muaddamiye'deki askeri kuşatmayı sıkılaştırdı.
3 yıl süren kuşatmada onlarca çocuğun açlıktan öldüğü Muaddamiye'de
halk, geçen ekim ayında rejimin tehcirine boyun eğdi.
Geçen aralık başında başkentin batısındaki Han eş-Şeyh beldesi ve
civarındaki köylerdeki 3 bin kişinin tehcir edilmesiyle, bölge
rejimin eline geçti.
ATEŞKESE RAĞMEN DEVAM ETTİ
Esed rejimi, doğu Halep'i 4 ay kuşatmada tuttuktan sonra, geçen
kasım ayında Türkiye ve Rusya'nın garantörlüğünde sivil ve askeri
muhaliflerin çıkışına izin verdi.
Tahliyelerin ardından, 30 Aralık 2016'da Ankara ve Moskova'nın
çabaları, ülkede genel ateşkes ilan edilmesinin önünü açtı.
Ateşkese rağmen rejim ve destekçisi yabancı milis gruplar,
saldırılarını Şam'ın batısında, daha önce çatışma yaşanmayan Barada
Vadisi'ne odakladı. Rejim güçleri, 5 hafta boyunca, kuşatma
altındaki vadiyi ağır bombardıman altına aldı.
Rusya'nın arabuluculuğunda rejim ve muhalifler arasında varılan
anlaşmayla, ocak ayı sonunda vadiden çıkmak isteyen sivil ve askeri
unsurlar, Türkiye sınırında muhaliflerin elindeki İdlib iline
tahliye edildi.
ŞAM'IN BATISI TÜMÜYLE REJİM KONTROLÜNEGİRDİ
Lübnan sınırı yakınındaki Zebadani, İdlib'te muhaliflerin rejim
güçlerini kuşattığı Fua ve Kefreya beldelerinden tahliyelere
karşılık, tüm siviller ve askeri muhaliflerin çıkmasıyla geçen ay
boşaltılmıştı.
Geçen sene açlık ve ilaç eksikliği nedeniyle çocuk ölümlerinin
yaşandığı Madaya'da yaklaşık 2 bin kişi tahliye edildi.
Başkentin doğusunda, 4 yıldan fazla süredir kuşatma olan Doğu Guta
bölgesinin nefes borusu niteliğindeki Kabun ve Tişrin mahalleleri
de bu ay içinde rejimin hakimiyetine girdi.
Son olarak Humus'un merkezinde muhaliflerin elindeki son semt
Vaer'den yaklaşık 25 bin kişinin çıkmasıyla, il merkezinin tamamı
da rejim bölgesi haline geldi.
ELE GEÇİRİLEN YERLERDE KAOS HAKİM
Tahliye edilmeyi kabul edenlerin çıkışları tamamlandıktan sonra
rejimin eline geçen bölgelerde, bir kısım halk evlerinde kalmayı
tercih ediyor.
Göç etmeyi göze alamadıkları için rejimle uzlaşarak kalmayı seçen
halk, temel kamu hizmetlerinden yoksun şekilde yaşıyor.
Bölgedeki AA muhabirlerinin bildirdiğine göre, erkekler, rejim
tarafından zorla askere alınıyor. Halep tahliyesinin ardından
binlerce kişi, Muaddamiye'de ise 2 bin kişi Şebbiha milislerine
dahil olmaya zorlandı.
Şam'da çeşitli noktalarda yaklaşık toplam 4 bin kişinin ismi
listeye alınmış durumda.
Sözde güvenlikten sorumlu Şebbihalar, halkın malını yağmalıyor.
Başta doğu Halep olmak üzere rejimin halkı göçe zorladığı 9
noktanın neredeyse hepsinde elektrik ve su sıkıntısı yaşanıyor.
YENİ HEDEF ŞAM'IN DOĞUSU
Başkentin batısını ele geçiren Esed rejimi, Şam'ın tamamında
hakimiyet sağlamak istiyor. Bu nedenle rejim güçlerinin, Şam
merkezin doğusundaki Doğu Guta bölgesine odaklanması
bekleniyor.
Merkezi Duma ilçesi olan Doğu Guta bölgesi, Şam'ın merkez
mahallelerinden Cobar'ın hemen bitiminde başlıyor.
Yaklaşık 100 kilometrekarelik alan üzerine yayılan bölgenin büyük
kısmı muhaliflerin elinde.
Doğu Guta, 6 yılı geride bırakan iç savaşın başından bu yana
rejimin yoğun bombardımanına maruz kalan bölgelerin başında
geliyor.
Bölgede yaşayan yaklaşık 500 bin kişi, günlük ihtiyaçlarını Şam
merkezi yakınındaki Kabun mahallesinde kazdıkları tüneller
aracılığıyla kısıtlı ölçüde sağlayabiliyordu. Nispeten sakin
bölgelerde bulunan bazı tüccarlar da rejimle anlaşarak Şam'dan
aldıkları malları Doğu Guta'da satabiliyordu.
Ancak Kabun'un da boşaltılmasıyla daralan rejim kuşatması ve
şiddetlenen kara ve hava saldırıları, Doğu Guta'ya iki ayı aşkın
süredir gıda ve akaryakıt girişine engel olurken fiyatları 10
kattan fazla arttı.
Yermuk kampı da Şam'ın doğusunda muhaliflerin kontrolündeki
bölgeler arasında. Ancak, yaklaşık 20 bin Filistinli mültecinin
barındığı kampın üçte biri terör örgütü DEAŞ'ın elinde.
Yermuk kampından bin sivil ve askeri muhalifin "tahliye"si için
rejim ve muhalifler arasındaki görüşmeler sürüyor.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
