Fatih ÖZKANOĞLU /
AjansHaber
Ötanazi, günümüz tıp literatüründe tedavisi mümkün
olmayan bir hastanın daha fazla acı çekmesini önlemek amacıyla
acısız bir ölümcül enjeksiyon yaparak, yüksek dozda ilaç
vermek suretiyle hayatını sonlandırmayı ifade ediyor. Peki,
İslam dini ötenazi uygulamasına nasıl bakıyor? Çağın koşullarında
tedavisi olmayan bir hastalığa yakalananların, kendi inisiyatifiyle
yaşamını sonlandırması bir çeşit intihar mıdır? İntihar caiz
midir?
Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Ömer
Çelik konuya ilişkin Ajanshaber’e özel şu
açıklamalarda bulundu:
ÖTANAZİ CAİZ Mİ?
Dinimiz açısından kişilerin kendi inisiyatifine göre
ötanazi uygulaması veya uygulayanlara yetki
tanıması mümkün değildir. Doğal yollardan vefat etmeyen bir
kimsenin, intiharla veya belirli kişi veya kurumlara onay vererek
hayatını sonlandırmasına ruhsat yoktur. Kişi, günümüz tıp
gelişiminde tedavisi bulunamamış hastalığa dahi kapılmış olsa,
kendi hayatını sonlandıramaz. İlgili Hadis-i Şerif’te de “Ey
Allah’ın kulları! Tedavi olun. Çünkü Allah yarattığı her hastalık
için şifa yaratmıştır. Ancak bir dert müstesna. O ise
ihtiyarlıktır” şeklinde buyuruluyor.
ÖTANAZİ İNTİHAR MIDIR?
Ötanazi, kişinin tabi yollar haricinde ölümünü
sonlandırması veya yetkili kimselere bu yönde talimat vermesi
açısından bir çeşit intihardır. Kesin hükümlerle sabittir ki
dinimizde intihara izin yoktur. Hadis-i Şeriflerde buyurulur ki
“Sıkıntılardan dolayı ölümü istemeyin! Dayanamayan, "Ya Rabbi,
hakkımda yaşamak hayırlı ise, yaşamayı, ölmek hayırlı ise, ölümü
nasip et!" desin.
ÖTANAZİ’NİN YASAL OLDUĞU ÜLKELER
Avrupa'da çocuklara ötanazi hakkı tanıyan sadece
iki ülke var. 12 yaş üstündeki çocuklara tanıyan Hollanda, diğeri
de önceki günkü oylamanın ardından dünyada bir ilke imza atan
Belçika. Yetişkinlere ötanazi hakkını yasal olarak tanıyan Avrupa
ülkeleri de Hollanda, Belçika ve Lüksemburg. Ötanazi konusunda
resmi onay vermeyen ancak bu uygulamayı pratiğe yansıtan ülkelerin
sayısı ise eskiye oranla oldukça artmış durumda. İsveç ve
İsviçre'de ötanazi yasak ancak durumu çok kötü olan ve tedavi şansı
görülmeyen hastalar için "intihara tıbbi destek" formülü
uygulanabiliyor.
Fransa, İspanya, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde yasal olarak
yasak ancak "pasif ötanazi" olarak adlandırılabilecek yöntemle
"ölüme yardımcı" olunan bir yaklaşım izleniyor. İtalya, Polonya,
İrlanda, Romanya, Yunanistan, Hırvatistan'da ise ötanazi yasak ve
yan yöntemlere başvurulmasına tölerans gösterilmiyor.
Çin; 1998 yılında bir yasa hastanelere terminal hastalara ötanazi
uygulama hakkını tanıdı.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington, Oregon, Montana ve
Vermond eyaletlerinde ötenazi yasaldır.
Kolombiya’da ise ancak Anayasa Mahkemesi’nin izni ile
uygulanabiliyor. Ama konuyla ilgili bir yasa yok.
En son Kanada, parlamento kararı ile ötenaziyi yasal hak olarak
tanıdı.
Aktif ötanazi Türkiye'de yasal değildir. Yürürlükte olan 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, hastaya ötanazi uygulayan fail
(hekim), tasarlayarak (taammüden) adam öldürme hükümlerine göre
yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet (ömür boyu) hapis cezasıyla
cezalandırılır.
ÖTANAZİ ÇEŞİTLERİ
Aktif ötanazi: Ölümcül bir hastalığa yakalanan ve
devamlı acı çeken hastanın kurtuluşunun imkansızlığı nedeniyle
bizzat doktoru tarafından kendisine yüksek dozda morfin veya
potasyum klorit verilerek kolay, acısız bir ölüm çeşidinin
uygulanmasıdır.
Pasif ötanazi: Hastanın devamlı komada kalma
durumu neticesinde makine ve cihazlara bağlı bir yaşam sürdürmesi.
Hekimler hasta yakınlarının, ailesinin veya kendisinin izniyle
hastanın yaşamını sürdürdüğü makina cihazlarını durdurarak, tıbbi
müdahaleye son verme, hayatı ölümle sonuçlandırma durumudur.
Ana–babanın isteği ile çocuğu aldırmanın serbest olması ve bu
durumun aile planlaması amacıyla kullanılması ötenazinin ötesinde
hekimler tarafından cinayet gözüyle bakılmaktadır. Bu uygulamalarda
cenin kendi yaşamı hakkında karar vermekten uzak olduğu için olay
insan hayatının kutsallığı için trajik bir boyut kazanmaktadır.
Beynin ölümü sonucunda hastadaki canlılık belirtilerinden umudun
kesilmesinde, yaşayan doku ve organların yeni bir canlıda
yaşamasına fırsat sağlamak amacıyla hayatı sona erdirmek bir çeşit
ötenazi çeşidi olarak görülmektedir. Bazı doktorların doğum
hataları veya nörolojik kusurlarla doğan çocuklara karşı
uyguladıkları tedaviyi aniden kesmek veya eksik tedavi uygulamaları
birçok sorumlulukları da beraberinde getirmiştir.
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haberlerin tüm hakları
AjansHaber’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. AjansHaber
tarafından üretilen haberlerin kaynak gösterilmeden kullanılması,
5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine
aykırıdır ve suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında
yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007
tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu
durum cezai işlem gerektirmektedir.
TBMM’de doğum izni düzenlemesi bu hafta görüşülecek
#Gündem / 05 Nisan 2026
Işıkhan’dan genç istihdamına destek paketi
#Gündem / 04 Nisan 2026
Yorumlar