Amasra'da ölüm göz göre göre gelmiş!

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Amasra Müessesesi'nde 14 Ekim'de meydana gelen patlamaya ilişkin ihmaller, Bartın Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan fezlekede yer aldı. Patlama nedeniyle 42 maden işçisi hayatını kaybetti . Gözaltına alınan24 kişiden 8'i hakkında tutuklama kararı verildi.

Bartın'ın Amasra ilçesinde meydana gelen ve 42 kişinin yaşamını yitirmesine yol açan maden faciasıyla ilgili olarak ihmali bulunan 24 kişi hakkında başlatılan soruşturmada 8 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma sonucunda 4 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklananlar arasında TTK Amasra Müessese Müdürü Cihat Özdemir de bulunuyor

Bu arada Amasra'daki maden ocağında yaşanan patlamaya ilişkin İl Emniyet Müdürlüğünce hazırlanan ve Bartın Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan 270 sayfalık fezlekenin ayrıntıları da  ortaya çıktı.

Fezlekede, patlamadan yaralı kurtulan madenciler ve yakınları, aynı ve diğer vardiyalarda çalışan madenciler, hayatını kaybeden madencilerin yakınları ile şüpheli ve patlamada kusuru görülenlerin aralarında olduğu 350 kişinin ifadeleri ile denetim raporlarının sonuçlarına yer verildi.

Olay günü saat 17.56 itibarıyla ocak içindeki (CH4-27) kod numaralı metan gazı yoğunluğunu gösteren sensörün ölçüm değerlerinde artışın başladığı (0.71), saat 18.09'a kadar artışın istikrarlı şekilde devam ettiği (1.69), saat 18.10 itibarıyla sensör değerinin 0.00 seviyesine indiği aktarılan fezlekede, bunun sonrasında patlamanın etkisiyle tüm sensörlerin devre dışı kaldığının anlaşıldığı belirtildi.

Fezlekede, kömür üretimi için dinamitle kontrollü patlatma yapıldığı zaman ortamda ani karbonmonoksit gazı artışının olduğu anlatılarak, dinamit patlaması neticesinde ortama aynı anda metan gazı ve karbonmonoksit salındığı değerlendirildiği kaydedildi.

"Giderilmeyen arızaya rağmen üretim görevlilerinin ocağa indiği anlaşılmıştır"

Fezlekede, "Merkezi Gaz İzleme Defteri"nde 13 Ekim P1 (00.00-08.00) vardiyası görevlilerinin "CH4-20 -300/350 Nefeslik çıkışı sensör arızası verdi, veri alınamıyor." şeklinde açıklamalarının bulunduğu, ilerleyen vardiyalarda bu arızanın giderildiğine dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığının tespit edildiği, en yakın havalandırma vantilatörlerinin birisinin yeterli çalışmadığının ve 2 değerinin altındaki vantilatör değerinin temiz havayı gönderme kapasitesinin olmadığının beyanlardan anlaşıldığı anlatıldı.

Üretim görevlilerinin, 08.00-16.00 vardiyasında arızayı merkez izleme sistemine bildirdiği ancak bu vardiyada iş güvenliği önlemleri alınmadığı ve tamirin yapılmadığının anlaşıldığı vurgulanan fezlekede, "16.00-00.00 vardiyasında giderilmeyen arızaya rağmen üretim görevlilerinin ocağa indiği, elektromekanik ve tamir tarama görevlilerinin arızaları gidermediği ayrıca zorunlu hale getirilen havalandırma sisteminin modernizasyonu işleminin halen yerine getirilmemiş olduğu anlaşılmıştır." ifadesine yer verildi.

Belirtilen hususlardan sorumlu kişilerin görevlerini ihmal ettiklerinin değerlendirildiği aktarılan fezlekede, 14 Ekim'de saat 17.52 sıralarında dinamit patlaması gerçekleştirildiği, akabinde saat 18.09'da metan patlamasına müteakip ölümlerin yaşandığının anlaşıldığı kaydedildi.

"Göstermelik tedbirler alınmış"

Ocak içerisindeki havalandırma sisteminde arızaların bulunduğuna, bunların zamanında giderilmediğine işaret edilen fezlekede, vardiyalarda görevli mühendis ve şef statüsündeki personelin ocağa inmedikleri, bazı personelin ise ocağa inmedikleri halde ocağa inmiş gibi gösterildiklerinin belirlendiği anlatıldı.

Havalandırma vantilatörü değerleri 355 kez alarm vermiş

Fezlekede, havalandırma vantilatörü değerlerinin, 13 Ekim saat 23.43 ile 14 Ekim saat 18.49 aralığında 355 kez alarm (0mm/s-1mm/s) seviyesini gösterdiği vurgulandı.

Maden ocağındaki faaliyetlerin yönetildiği "izleme merkezi"nde ocak içerisiyle telsiz ve telefon haberleşmesinin, gaz sensörlerinin takibinin yapıldığı, mevzuat gereği merkezde en az iki görevli bulunması gerekirken, bir görevlinin bulunduğu aktarılan fezlekede, olay günü izleme merkezinde çalışan bir görevlinin, haberleşme aygıtları ve gaz sensörü izleme verilerini bir arada takiple kullanamadığı/kullanmasının mümkün olmadığı, gerekli personel planlamasının yapılmamasının yönetimsel zafiyet ve ihmal olduğunun anlaşıldığı kaydedildi.

Şüphelilerin mahkemedeki ifadeleri ortaya çıktı

Tutuklu sanıklardan Müessese Müdür Yardımcısı Salih Atmaca, 2020 yılının Ağustos ayından sonra sorumlulukların kendisinden alındığını söyledi. Atmaca, "Üretim İltisak Müdürü olarak boş kadro üzerimde duruyordu ama bana bir şey yaptırılmıyordu"  diye belirtti.  Salih Atmaca'nın, "Sadece oturdum, maaşımı aldım" ifadeleri dikkat çekti! 

İşletme Başmühendisi Mehmet Tural, olay günü mesaisinin 16.30'da bittiğini söyledi.  Tural, "Olay günü ve öncesinde gaz seviyesinin yükselmesiyle ilgili bana bir şikayet ya da bildirim yapılmadı" ifadelerini kullandı. 

 

 

Yorumlar