ABD'de gelir dağılımı eşitsizliği Barack Obama'nın başkanlığı
döneminde yaklaşık 100 yılın en yüksek seviyesine yükseldi.
Başkanlığı 20 Ocak'ta halefi Donald Trump'a devredecek Obama, 8
yıllık görev süresince birçok alanda olduğu gibi sosyoekonomik
politikalarda da beklenen başarıyı gösteremedi.
Büyük durgunluk sonrasında yapılan seçimleri orta sınıfı
güçlendirme vaatleriyle kazanan Obama, ülke ekonomisini krizden
çıkardı ancak kazanımların halka eşit dağıtılmasını
sağlayamadı.
Saygın kurumlar ve akademisyenler tarafından yapılan birçok
araştırma, ülkedeki gelir dağılımı eşitsizliğinin Obama’nın
başkanlık döneminde yüzyılın en kötü seviyesine ulaştığına işaret
ediyor.
Eğitim, yaşam beklentisi, psikolojik hastalıklar, erken hamilelik,
uyuşturucu bağımlılığı, intihar ve suç oranı gibi birçok sosyal
olguyu etkileyen gelir dağılımı eşitsizliğinin, ülkede zaman zaman
şiddete dönüşen gösterilerde payı olduğu belirtiliyor.
GELİR DAĞILIMINDAKİ EN ADALETSİZ ÜLKE
Nobel ödüllü ekonomist Thomas Piketty ve California Berkeley
Üniversitesi Profesörü Emmaneul Saez'in araştırmaları, ülkede
gelirlerin 1920'li yıllardan bu yana en adaletsiz şekilde
dağıldığını ortaya koyuyor.
Piketty ve Saez'in ABD Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu'nca
geçen ay yayınlanan makalesine göre, ülkede en varlıklı yüzde 1'lik
kesimin yıllık ortalama geliri son 25 yılda 3'e katlanarak 1,3
milyon dolara yükseldi. Gelir piramidinin alt yarısını oluşturan
yüzde 50'lik kesimin yıllık ortalama geliri 16 bin dolarda kaldı.
ABD hükümetinin 2013 yılını içerecek şekilde güncellenen resmi
verileri de Piketty ve Saez'in bulgularını destekliyor.
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Janet Yellen, Ekim 2014'te yaptığı
bir konuşmada, gelir dağılımı eşitsizliğinin kendisini
endişelendirdiğini ifade ederek, "Gelir ve varlık eşitsizliği, bazı
göstergelere göre son 100 yılın en yüksek seviyelerine yaklaştı."
uyarısında bulunmuştu.
Allianz Sigorta'nın her yıl hazırladığı "Global Zenginlik Raporu"
da gelir eşitsizliğinin yüksek olduğu ülkelerin başında ABD'nin
geldiğini ortaya koyuyor. Raporun geçen yılki sayısına göre, gelir
eşitsizliğinin derecesinin saptanması için kullanılan Gini
katsayısı, ABD için yüzde 0,81 iken, Japonya için yüzde 0,55,
Almanya için yüzde 0,72, Fransa için yüzde 0,65 ve İngiltere için
yüzde 0,75 seviyesinde ölçüldü.
Gelir eşitsizliğindeki performansı diğer gelişmiş ülkelere kıyasla
kötü olan ABD, gelişmekte olan ülkeleri de geride bıraktı. Raporda,
Gini katsayısının Çin'de yüzde 0,52, Rusya'da yüzde 0,68,
Meksika'da yüzde 0,70 ve Türkiye'de yüzde 0,67 olduğu bilgisine yer
verildi.
Ayrıca, Harvard Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nathaniel Hendren ve
Stanford Üniversitesi Ekonomi Profesörü Raj Chetty'nin liderlik
ettiği "Fırsat Eşitliği Projesi", 1980'den sonra doğan
Amerikalıların sadece yarısının ebeveynlerinden daha fazla gelir
kazandığını ortaya koydu.
AMERİKAN ORTA SINIFI ERİYOR
Washington merkezli Pew Araştırma Merkezi'nin mayıs ayında
yayımladığı rapor ise kentlerde yaşayan orta sınıfın, düşen
gelirler ve büyüyen gelir dağılımı adaletsizliği nedeniyle
eridiğine işaret ediyor.
Kuruluşun, 2000-2014'te incelediği 229 metropolden toplanan
verilere dayanan araştırmasına göre, ABD'de orta gelir kategorisine
giren yetişkinlerin oranı 10 büyük kentten 9'unda düşüş
gösterdi.
ZENGİN VE FAKİR ÖĞRENCİLER ARASINDA 4 YIL VAR
Gelir dağılımındaki eşitsizlik sadece finansal zorluklara neden
olmuyor. Ülkede artan sosyal tansiyona büyük katkısı olan gelir
dağılımındaki eşitsizlik, eğitim ve sağlık alanlarını da olumsuz
etkiliyor.
Stanford Üniversitesi Eğitim Politikaları Analiz Merkezi'nin
yaptığı araştırmaya göre, ABD'de yoksulların yaşadığı bölgelerdeki
ilk ve orta dereceli okullarda eğitim gören öğrenciler, zenginlerin
yaşadığı bölgelerdeki okullara giden öğrencileri ortalama 4 yıl
geriden seyrediyor. Bu durum, Obama'nın "Hiçbir Çocuğu Geride
Bırakma" temalı eğitim politikalarının da başarısız olduğunu
gösteriyor.
ZENGİNLER FAKİRLERDEN 10-15 YIL FAZLA YAŞIYOR
"Fırsat Eşitliği Projesi"nin 3 yılı kapsayan bir başka araştırması,
ABD'de en zengin yüzde 1'lik kesimin en fakir yüzde 1'lik kesimden
10-15 yıl daha fazla yaşadığını ortaya koyuyor.
Buna göre, en varlıklı yüzde 1'i oluşturan erkekler, en fakir yüzde
1'lik kesimdeki erkeklere göre 15 yıl daha uzun yaşıyor.
Araştırmada, hayat beklentisinde gelir eşitsizliğinden kaynaklanan
bu farkın kadınlarda 10 yıl olduğu belirtiliyor.
Verilere göre, 2016'da en zengin erkeklerde ortalama yaşam süresi
87,3 yıl iken, en fakir kesimde bu rakam 72,7 yıla geriledi.
Kadınlarda ise ortalama yaşam süresi en zengin kesimde 88,8 ve en
fakir kesimde 78,7 olarak belirlenmişti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Savaşın maliyeti tüm dünyaya yayılacak”
#Gündem / 09 Mart 2026
APP plakadan sonra multimedya ekranlarına da ceza geliyor
#Gündem / 09 Mart 2026
Yorumlar
