Başbakan Binali Yıldırım, TGRT'deki "Referandum Özel"
programının canlı yayın konuğu oldu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "tek adam" eleştirilerinin
hatırlatılması üzerine Yıldırım, şöyle konuştu:
"Partiler var mı? Var. Seçim yapılıyor mu? Yapılıyor. İki dönemden
fazla seçilemiyor cumhurbaşkanı, bu nasıl diktatörlük ben
anlamadım. Anlayan biri bana anlatsın. Diktatörlükte nasıl seçim
olur, seçim olmaz, süre dönem sınırlaması olmaz. İstediği zaman
istediği şeyi yapar. Diktatörlükten siz ne anlıyorsunuz. Öyle bir
şey yok, iki sefer seçim oldu üçüncüde gelmek istiyorsun,
gelemiyorsun."
"Bu Türkiye'ye, Türk halkına hakarettir"
Patronun millet olduğu yerde tek adam ve diktatörlük olamayacağına
işaret eden Yıldırım, vesayetin değil, milletin adamının geleceğini
belirtti.
Yıldırım, seçimi milletin yaptığını vurgulayarak şunları ifade
etti:
"Bugün baktım Sayın Baykal, Sayın Kılıçdaroğlu efendim diyor ki
'Kaddafi, Esed, Saddam gibi tek adam' Öyle bir şey olabilir mi? Bu
Türkiye'ye, Türk halkına hakarettir, şiddetle reddediyorum. Siz
nasıl Türkiye'yi 94 yıllık demokrasi deneyimi olan ve 1950'den beri
de çok partili hayatı benimsemiş olan ve o günden bugüne 48 hükümet
kurmuş, kuruluştan bu tarafa 65 hükümet kurmuş bir ülkeyi
getiriyorsunuz Kaddafi, Esed, Saddam'la yan yana koyuyorsunuz. Bu
bizim halkımıza hakarettir."
"Evet çıkacak, rahatım"
"Bizimle paylaşabileceğiniz bir anket var mı?" sorusu üzerine,
"'Evet' sonucunun çıkacağı konusunda benim hiçbir tereddüdüm yok,
rahatım." diyen Başbakan Yıldırım, "Rahat bir şekilde 'evet' mi
çıkacak" sorusu üzerine, "Orasını karıştırmayın. 'Evet' dediğin 50
artı 1'dir, Allah ne verirse onun üstüne bin bereket versin."
dedi.
Yıldırım, "Hayır' oylarının oranının yüzde 53-60 bandında gittiği"
söylentilerin olduğunun belirtilmesi üzerine, "Nereye gidiyormuş"
diyerek şöyle konuştu:
"Balçova'da çiçek mezatı var, oraya gidince açık artırma ile bir
yerden başlıyorlar. 2 saat boyunca, 'yok mu fazla veren' diye
soruyorlar. Milletin vereceği oyun hesabını CHP yapacağına, biraz
daha çok çalışsın, millete doğruları anlatsın. Daha ciddi, aklı
başında şeyler söylemesi lazım, söyleyemez, çünkü getirilen
değişiklik milletin iradesini esas alıyor."
"Yeni yönetim, bu yapının bu darbeyle ilişkili olduğunu
düşünüyor"
Başbakan Yıldırım, "ABD'de olan FETÖ elebaşı ve diğer örgüt
üyelerinin iadeleriyle ilgili bir beklenti var mı?" sorusu üzerine
değerlendirmelerde bulundu.
ABD'nin yeni yönetiminden bu konuda daha duyarlı hareket etmelerini
beklediklerini vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bunu her düzeyde kendilerine ifade ettik, kendilerine anlattık
bütün ayrıntılarıyla. Benim kanaatime göre yeni yönetim, bu yapının
bu darbeyle ilişkili olduğunu düşünüyor, önceki yönetime göre. Yeni
yönetim bizim bu yaşadıklarımızı daha iyi anlıyor. Hatırlayın Trump
kampanya konuşmalarında 15 Temmuz'u değerlendirdi zaten. 'Bu bir
darbedir ve Recep Tayyip Erdoğan bu darbeyi bastırmıştır' dedi.
Dolayısıyla darbe olduğu konusunda bir tereddüt olmadığı gibi bu
darbenin de Pensilvanya'yla ilintili olduğu konusuna uzak değil.
Onu söyleyeyim. Ama henüz istediğimiz hızda ilerlemiyor. Hem hukuki
yönden hem de hükümetler arası ilişkilerde bu konu bizim öncelikli
konularımız arasında yer alıyor."
"Bu sistem Erdoğan için değil, her doğan için"
"Bu sistem Erdoğan için değil, her doğan için." diyen Yıldırım,
anayasa değişikliğiyle cumhurbaşkanına verilen yetki ve
sorumluluklarına ilişkin bilgiler verdi.
"Türkiye'nin kararnamelerle yönetileceği" yönündeki eleştirilere
ilişkin soruyu da yanıtlayan Yıldırım, kararnamelerin sınırlı
durumlarda ve birçok şarta bağlı çıkarılabileceğini ifade ederek,
"İzmir'in körfez geçiş projesini Meclis mi yapacak, cumhurbaşkanı
ve kabinesi yapacak. Tayin ettiği bakan takip edecek. Burada işleri
yapacak adamları, gerekli görüyorsa kurumları kuracak." diye
konuştu.
"Akla ziyan şeyler"
Kılıçdaroğlu'nun değişikliğe neden "hayır" denilmesi gerektiğiyle
ilgili anlatacak bir şeyinin olmadığını, milletin aklını
bulandırmaya çalıştığını söyleyen Yıldırım, şunları kaydetti:
"Anlatacak şeyleri yok, ellerinde malzeme yok. Milletin aklını
bulandırmak için kahveler, lokantalar, taksiciler, minibüsçüler
önlerine kim gelirse onlara korku salıyorlar. 'Evet derseniz
lokantalar gitti, berberler, taksi durakları kapatıldı, taksilerin
ruhsatları iptal oldu...' İş adamlarına 'Fabrikanız bir günde
elinizden alınacak, tapularınız elinizden alınacak...'
Ne oluyor kardeşim, sıkıyönetimlerde bile böyle olmadı. Darbe gördü
Türkiye, iki tane doğrudan, iki dolaylı darbe ama bunların hiçbiri
olmadı. Bu nasıl bir iştir, bu ne akıldır. 12 Eylül darbesinden
sonra ne oldu? Elinizden malınız mı alındı, fabrikalar mı
kapatıldı? Böyle bir şey olur mu? Akla ziyan şeyler. Ana muhalefet
partisi genel başkanının daha sorumlu davranması lazım. Halka
doğruları söylemesi lazım. Nitekim halk da ciddiye almıyor, kusura
bakmasın. Bana göre ciddiye almıyor, benim değerlendirmem bu."
O geceki görüşme
Yıldırım, darbe girişimi sırasında Kılıçdaroğlu ile görüşüp
görüşmediğine ilişkin soru üzerine şu ifadeleri kullandı:
"Görüştüm evet. Beni aramış görüşemedik, sonra kendisini aradım.
Bana dediği şey şudur; 'Biz ne yapabiliriz? Bu bir darbedir.' Ben
de dedim ki yapacağınız şey, bu önemli bir şeydir, 'Sizin
yanınızdayız, ne yaparız', ben bunu duyduğuma memnun oldum,
teşekkür ediyorum ama biz milleti meydanlara çağırıyoruz, siz de
kendi parti mensuplarınıza aynı şeyi yapabilirsiniz. Bana dedi;
'Bunların güvenliğini kim sağlayacak?' Dedim, millet artık ölüm
kalım mücadelesi veriyor. Millet kendi güvenliğini sağlar. Bugün
sokağa çıkmayacağız da ne zaman çıkacağız? Aramızda geçen konuşma
bu.
Daha sonra Yenikapı'ya geldi. Yenikapı ruhunda bizimle beraber
oldu. Sonra ne oldu ne bitti ne telkin oldu bilemiyorum
"Millet rahat olsun, biz nöbetteyiz"
FETÖ ile mücadeleye dair 17 Nisan'dan sonra farklı bir projeksiyon
olup olmayacağı ve yargı sürecine ilişkin soru üzerine Yıldırım, bu
konuda 27 ilde 100'den fazla dava açıldığını ve kısa sürede de ilk
kararların çıkmaya başlayacağını ifade etti.
"Sosyal medya üzerinden dönem dönem FETÖ'nün yeni darbe girişimleri
olacağı anlamı çıkarılan propagandalar yapıldığına" ilişkin
hatırlatma üzerine bu konuya değinen Yıldırım, şunları söyledi:
"Şimdi bakın bunlar böyle gizemli laflar, şifreli laflar, milletin
kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. Millet rahat olsun, biz
nöbetteyiz. Millet işine gücüne baksın. Onlar yerine biz nöbet
tutuyoruz. Onlar nöbetini tuttu, demokrasiyi kurtardı, bayrağı
düşürmedi. 15 Temmuz'da ve devam eden 27 günde gerekeni yaptılar.
Şimdiki durum, hükümet iş başındadır, kurumlar görevinin
başındadır. Bu ve buna benzer dedikoduları yapmaya devam edecekler,
bunu da biliyoruz. Amaçları milleti tedirgin etmek, milletin içine
korku salmak ve böylece kendi gayrimeşru emellerini
gerçekleştirmeye çalışmak ama o iş bitmiştir yani sonuna kadar
gidilecek."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
