Torun, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Ordu'da,
Bahçelievler Mahallesi'nde esnafı ziyaret etti.
Ziyaretlerinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Torun,
İstanbul ve Kayseri'de gerçekleşen terör saldırıları karşısında son
derece üzüntülü olduklarını belirterek, "Bu olayların ardından
sanki terör ülkesi gibi algılanır olduk ama inanıyorum ki bu
günleri de atlatacağız. Asla ve asla birlik ve beraberliğimizi
bozmadan terörde ortak aklı ortaya koyarak çözüm arayacağız."
ifadesini kullandı.
Torun, terör saldırıları üzerinden siyaset yapmak istemediklerine
değinerek, şöyle devam etti:
"Çünkü terör hepimizin canını yakıyor ve bu ülkedeki tüm
yurttaşlarımız için bir kaygı meselesi. Bu anlamda daha öncede
ifade ettiğimiz gibi her türlü katkıyı vermeye hazırız. Terörü
bitirme adına almamız gereken kararlar neyse bunu yerine getirelim.
Artık birbirimize taziye dilemeyelim. Türkiye'nin bir an önce terör
sorununu gündeminden kaldırması lazım. Bunun için de bir ortak
akıla ihtiyaç var. Bunu sağlayabiliriz. Daha önce Genel
Başkanımızın da ifade ettiği gibi her türlü destek ve katkıyı
vermeye hazırız."
Torun, 7 Haziran'dan bu yana ciddi bombaların patladığını
vurgulayarak, "Birçok yerde terör olayları ile karşı karşıya
kaldık. Görülüyor ki burada belli eksiklikler var. Alınması gereken
tedbirler ve kararlar var. Bunların bir an önce alınması lazım. Bir
istihbarat zafiyeti mi var, uygulamada bir eksiklik mi var? Her
neyse bunun bir an önce yerine getirilmesi lazım." ifadesini
kullandı.
- FINDIK FİYATLARI
Torun, düşen fındık fiyatlarına ilişkin ise her türlü mücadeleyi
verdiklerini ancak verdikleri mücadeleye rağmen üreticilerin
kandırıldıklarını ve aldatıldığını ileri sürdü.
Önümüzdeki haftalarda Rekabet Kurumu ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığına dava açacaklarını belirten Torun, şu görüşlere yer
verdi:
"Çünkü üreticinin alın terini sömürüyorlar ve görevlerini
yapmıyorlar. Biz Rekabet Kurumuna başvurduk ancak kurum bizim
dışımızdaki olayları söylüyor. Başka olaylarını anlatıyor. Fındığın
içinde haksız rekabet olduğunu değil, başka tanımlamalar yapılıyor.
Kısacası bizimle alay ediyorlar. Aynı şekilde Tarım Bakanlığına
gidip üreticinin mağdur olduğunu, üreticinin alın terinin
karşılığını alamadıklarını söylüyoruz. Tarım Bakanlığına serbest
piyasa koşullarının işlemediğini anlatıyoruz. Onlar da zaten gülüp
geçiyor."
Fındıkla ilgili çeşitli iddiaların ortaya atılıp üretici üzerinde
psikolojik baskı kurulduğunu iddia eden Torun, şu
değerlendirmelerde bulundu:
"Daha fazla fındık üretmek zorunda olduğumuz doğru, fındık
çeşidimizi ıslah etmek zorundayız, dönüm başına verimimizi artırmak
durumundayız. Bunları kabul ediyoruz ama şu anki yaşadığımız temel
sorun bunlarla alakalı değil. Benim üreticim şu anda piyasada
rekolte düşük olmasına rağmen ürününü değeriyle satamıyor. Peki
yarın rekolte yüksek olduğunda ne yapacağız? Şu anda rekolte az,
fiyat yükselmiyor. Yarın rekolte çok olacak, fiyat düşecek. Peki
benim üreticimi kim koruyacak ve bu üretici nasıl kazanacak? Benim
üreticimin alın terinin karşılığını kim verecek? Burada mutlaka ve
mutlaka bakanlığın piyasaya müdahale etmesi şart. Üreticiyi
koruyacak ve üreticinin rekabet gücünü artıracak bir mekanizmanın
oluşturulması lazım. Üreticinin artık kaderine terk edilmemesi
lazım."
Torun, başkanlık sistemiyle ilgili CHP olarak tavırlarının net
olduğunu ve başkanlığa karşı olduklarını sözlerine ekledi.
