CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisince Bilkent Otel'de
düzenlenen belediye başkanları toplantısının açılışında yaptığı
konuşmada, Türkiye'nin umuda ihtiyacı olduğunu belirterek, çok
çalışmaları gerektiğini ifade etti.
"Hepimiz tek tek bu umudu büyütmek ve yeşertmek durumundayız."
diyen Kılıçdaroğlu, sonu belirsiz, nereye gittiği belli olmayan bir
sürecin içinde olduklarını bildirdi.
Her gün yeni söylemlerin toplumu diken üstünde tuttuğunu aktaran
Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanları olarak sizin göreviniz,
bulunduğunuz yerde halka güven vermektir. Her sorun için başvurulan
kişi olmalısınız. Her vatandaşın sorunuyla bire bir
ilgilenmelisiniz, vatandaşın buna ihtiyacı var. Vatandaş kendisini
sahipsiz hissediyor." diye konuştu.
15 Haziran'da Ankara'da başlayan, 9 Temmuz'da görkemli bir mitingle
İstanbul'da son bulan bir yürüyüş gerçekleştirdiklerini anımsatan
Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu adalet yürüyüşü bir CHP yürüyüşü değildir.
Adalete susamış milyonların yürüyüşüdür. Ülkede hak, adalet arayan
milyonların yürüyüşüdür. Bu yürüyüşü görkemli kılan da adalete
susayan milyonlardır." değerlendirmesini yaptı.
"CHP İÇİN YÜRÜMEDİM"
Kılıçdaroğlu, "Ben CHP'liler için yürümedim. Ben 80 milyonun adalet
ihtiyacına cevap vermek için yürüdüm. Her inançtan, kimlikten insan
katıldı." ifadesini kullanarak, yürüyüş sonunda 10 maddelik bir
adalet çağrısı yaptıklarını ve bu çağrının hiçbir satırına itiraz
gelmediğini aktardı.
Kemal Kılıçdaroğlu, "Çünkü her satırı düşünülerek, toplumun
ihtiyaçlarına cevap versin diye yazılmıştı. Toplumu kaynaştıran
birlikte yaşatmayı arzu eden bir adalet çağrısı. Bu çağrıyı CHP'li
belediye başkanları olarak sadece beldelerinizde değil gittiğiniz
her yerde topluma duyurmalısınız." açıklamasını yaptı.
Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
"Madem bu ülkede birlikte yaşayacağız, bunun temel ögesi adalettir.
Adaleti her ortamda savunacağız, adaletin olmadığı bir yerde
devletin olamayacağını anlatacağız. Şimdi ikinci adım atıyoruz,
Çanakkale'de adalet kurultayı topluyoruz. Önce yürüdük, şimdi neden
yürüdüğümüzü, toplumun her kesimini davet ederek anlatacağız. Bu
memlekete huzuru, adaleti getireceğiz, bunun başka çaresi yok. Halk
siyasi kavgalardan bıktı. Nasıl yürüyüşümüze toplumun her
kesiminden insan geldiyse Çanakkale'deki adalet kurultayımıza da
gelecek. Eğitimde adaleti nasıl sağlayacağız, bunu tartışacağız.
Adaletli bir toplum nasıl olacak, bir arada huzur içinde nasıl
yaşayacağız, kısır çekişmelerden bu ülkeyi nasıl koruyacağız
adaletle bir düzenin fikri altyapısı burada oluşacak. Bunu sadece
Türkiye'ye değil dünyaya anlatacağız yine."
"HER KENTİN KİMLİĞİ VARDIR"
Her kentin bir kimliği olduğuna vurgu yapan Kılıçdaroğlu, kentlerin
o kimliği ile kendini dünyaya tanıttığını anlattı.
Tokyo'nun, Paris'in, Milano'nun birer kimliği olduğunu vurgulayan
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Kimliği oluşturan sanattır, kültürdür, yaşamdır... Kentler birer
marka olarak kendilerini dünyaya tanıtılırlar. Artık ülkelerin
yarışının ötesinde kentlerin yarışı vardır. En çok turisti kim
çekecek, en iyi hizmeti kim verecek, en sakin kenti kim yapacak...
Belediye başkanlarının görevi budur. Ama kent rantiyeye hizmet
ederse kimliğini yok eder. Buna en iyi örnek İstanbul'dur."
Üç büyük imparatorluğa başkentlik yapan İstanbul'un bugün betona
dönüştüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, Bursa'nın da aynı kaderi
paylaştığını anlattı.
"Eğer bir insan, bir kentte huzur içinde yaşamak istiyorsa tercih
edeceği kent CHP'li belediyelerin yönettiği kenttir." diyen Kemal
Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:
"Neden bütün İstanbullular hafta sonu CHP'li belediyelerin
yönettiği ilçelere giderler. Çünkü buralarda ranta değil halka
hizmet edilir. Biz şimdi bütün Türkiye'yi CHP'li belediyelerin
yönettiği bir ülke haline getirmek istiyoruz. Bir kent nasıl ranta
teslim edilmezmiş, kimsenin yaşam tarzıyla, inanç tarzıyla nasıl
uğraşılmazmış... Görmek, bilmek ve duymak isteyenler CHP'li
belediyelerin olduğu yerlere buyursunlar. Bursa'yı, Ankara'yı
biliyorsunuz bunların arasında Eskişehir çölde bir vaha gibi,
yemyeşil bir şehir. Bursa'dan daha çok turist geliyor. Başkentlik
yapmadı Eskişehir ama bir cumhuriyet kenti olarak ortaya çıktı.
Belediye başkanlarımız çalıştıkça onların üzerine yoğun baskıyı da
biliyorum. Biz 15 Temmuz öncesi 'F tipi' yapılanmadan
bahsediyorduk. Bu yapının hedefinde CHP'li belediyeler vardı.
İzmir'de, Eskişehir'de belediyelere baskınlar yapıldı. O baskınları
F tipi yaptı, onların arkasında da bu iktidar vardı."
Belediye başkanlarının alnının ak, başının dik olduğunu belirten
Kılıçdaroğlu, "O aramayı yapanların tamamı hapiste. Yılmaz
Büyükerşen'e ve Aziz Kocaoğlu'na F tipi yapının yaptığı baskınlar
sonuçsuz kalmıştır. Kalmaya da mahkumdur." dedi.
"Mafya bozuntuları"nın belediye başkanlarına saldırdığına da
değinen Kemal Kılıçdaroğlu, ancak halkın belediye başkanlarına
sahip çıktığını, ranta geçit vermediğini vurguladı.
Mafyayla, rantiye ile mücadele edenlerin önünde her zaman riskler
bulunduğuna işaret eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz
tehlikenin ne olduğunu, nasıl geldiğini çok iyi biliyoruz. Kentin
ortasına acımasızca gökdelenler yapacaksınız sonra da kalkıp
'Bunları kim yaptı' diyeceksiniz. Sanki kendileri yönetmiyor,
sadece 'ondan küstüm' diyor. Bu ülkede adaletin gerçekleşmesi
lazım. Huzur istiyorsak, bu ülkede adaletin olması lazım." diye
konuştu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
