Mustafa Destici, parti genel merkezinde düzenlediği basın
toplantısında, dün Tunceli'de helikopter düşmesi ve Ağrı'da terör
saldırısı sonucu şehit olanlara Allah'tan rahmet ve yakınlarına
başsağlığı diledi.
Halk oylamasında milletin net bir şekilde tercihini ortaya
koyduğunu ancak tartışmaların bitmediğini ifade eden Destici, bu
tür halk oylamalarında önemli olanın yüzde 50 artı bir oy oranı
olduğuna dikkati çekti.
Sonucu küçümsemeye kalkmanın, yok saymanın ya da başka saiklerle
izah etmeye çalışmanın doğru olmadığını aktaran Destici, şöyle
devam etti:
"Bu, 'evet' tercihinde bulunan vatandaşlarımızın tercihine ve milli
iradeye büyük bir saygısızlıktır. 'Hayır' tercihinde bulunanların
oyu ne kadar muteberse 'evet' tercihinde bulunanların oyu da o
kadar muteberdir. Bu '25 milyon 152 bin oyun nereden geldiği'
tartışması da anlamsız bir şekilde yapılmaktadır. Şu açık ve
nettir; 'evet' diyenler AK Parti, MHP ve BBP olmuştur. Dolayısıyla
bu zafer de bu 3 partinin zaferidir, 'evet' diyenlerin
zaferidir."
"Kürt oyları" söylemlerini de eleştiren Destici, bu şekilde oyları
tasnif etmeye kalkmanın etnik bölücülük olduğunu vurguladı.
Destici, bunu reddettiklerini belirterek, şu görüşlere yer
verdi:
"Evet tercihi aynı zamanda teröre ve tüm unsurlarına karşı topyekun
yapılan mücadeleye bir destektir. Bunun böyle anlaşılması ve
okunması lazım. Millet bu tercihiyle 'terörle müzakereye hayır'
demiştir. Dolayısıyla bir daha PKK ile masaya oturmayı aklından
geçirenlere ya da o yolda girişimde bulunmaya çalışanlara ve onun
özlemi içerisinde olanlara da aslında bu bir cevaptır. Bunun böyle
okunması lazım. Tekrar Türkiye Cumhuriyeti devleti ile PKK'yı
masaya oturtmayı aklından geçirenler, bu hayallerini akıllarından
çıkarsınlar. Artık o dönem kapanmıştır. PKK'nın kökü kazınana kadar
mücadele edilecektir. 'Evet'in en önemli anlamlarından bir tanesi
budur."
Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine BBP ve Türk milliyetçilerinin en
yüksek oranda destek verdiğinin altını çizen Destici, bunu tartışma
konusu yapılmasının müzakere hayali kuranların işi olduğunu iddia
etti. Destici, bu sonucun Türk milliyetçileri üzerinden bir
tartışma konusu haline getirilmesinin kabul edilebilir bir tutum ve
davranış olmadığını bildirdi.
Destici, BBP'nin halk oylaması sürecinde "evet" kararının Türk
milliyetçileri, ülkücü, milli ve manevi değerleri önce tutan seçmen
üzerinde ne kadar etkili olduğunun açık görüldüğüne değindi.
Destici, "Yüzde 35'lerle başlayan 'evet', seçimi yüzde 51,5 ile
bitirmiştir. 'Zafer' dememizin en önemli sebeplerinden bir tanesi
budur. Burada bir zafer varsa bu 'evet' cephesinin zaferidir. Asla
ve kata buna gölge düşürülmesine müsaade edilmemelidir." dedi.
"HAYIR FAZLA ÇIKSAYDI İTİRAZ YAPILACAK MIYDI?"
Seçim sonuçlarıyla ilgili herkesin hukuk içerisinde gerekli
mercilere itirazlarını yapabileceğini vurgulayan Destici, ancak bu
süreçte seçimin sonucunu gayri meşru ilan etmenin ya da "tanımamak"
gibi ifadelerde bulunmanın milletin iradesine saygısızlık olduğunu
yineledi.
Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) zarfları mühürsüz oyların kabul
edilmesiyle ilgili kararını, sandıklar kapanmadan önce, oy işlemi
sürerken verdiğine dikkati çeken Destici, itirazın ise oylar
sayıldıktan ve "evet" tercihi belli olduktan sonra yapıldığına
işaret etti. Destici, "(Hayır oyları fazla çıksaydı bu itiraz
yapılacak mıydı) diye sormak bir vatandaş olarak bizim hakkımızdır
diye düşünüyorum." ifadesini kullandı.
Halk oylamasının yenilenmesiyle ilgili talebe YSK ve hukukun karar
vereceğini belirten Destici, "Lakin tekrar bir referandum
isteniyorsa, önümüzde idamla ilgili bir referandum yapılacaktır.
Orada tekrar görüşmek üzere diyorum. Bakalım milletin tercihi evet
mi, hayır mı çıkacak. Onu bir kere daha görürüz."
değerlendirmesinde bulundu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
