Fetullahçı Terör Örgütünün (FETÖ/PDY) 15 Temmuz Darbe
Gi̇ri̇şi̇mi̇ i̇le Bu Terör Örgütünün Faali̇yetleri̇ni̇n Tüm
Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Önlemleri̇n Belirlenmesi
Amacıyla Kurulan FETÖ'nün Darbe Girişimini Araştırma Komisyonunun
taslak raporunda FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarına sızarak
örgütlenmesine bir başlık altında yer verildi.
Bu bölümde yapılan tespitlerde, FETÖ'nün başlangıcından beri devlet
içinde teşkilatlanmayı ve ışık evlerinde yetişen gençleri devletin
kilit mevkilerine yerleştirmek suretiyle devletin üst düzey
kadrolarını ele geçirmeyi hedeflediği ifade edildi.
Bu amaçla öncelikle eğitim alanına el atıldığı, okullar,
dershaneler ve etüt merkezleri açıldığı, devlet kademelerine
yerleştirilmek üzere seçilen gençlerin ışık evleri adı verilen
örgüt evlerinde "abi" ve "abla" denilen elemanlar aracılığıyla
duygusal telkinlerle beyinleri yıkanarak tek tipleştirildiği
bildirildi.
Raporda, "Böylece elamanlarını militan gibi yetiştirmiş, onlara
yerleştirilecekleri devlet kurumlarında uzun yıllar kendilerini
gizlemelerinin yollarını öğretmiş ve vakti geldiğinde emri ile
harekete geçmeleri için programlamıştır." denildi.
"28 ŞUBAT SÜRECİ ÖRGÜTÜN ÖNÜNÜ AÇTI"
Komisyona bilgi veren eski İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın,
örgütün 1980'lerden itibaren devletin çeşitli kademelerine sorular
çalarak, çeşitli yöntemler kullanarak girmeye başladığını, 1990'lı
yıllarda aynı sürecin devam ettiğini ve 28 Şubat sürecinin de
örgütün önünü açtığını ifade ettiği de raporda yer aldı.
Raporda, komisyona bilgi veren kişilerin değerlendirmeleri
ışığında, "Örgütün, devlet kurumlarını kontrolüne almak suretiyle
iktidarı ele geçirmeyi hedef edindiğini, bu maksatla ortaya çıktığı
1960'lı yıllardan itibaren örgüt evlerine çektiği zeki ve genç
insanları bir yandan örgüt militanı şeklinde yetiştirirken bir
yandan da iyi bir eğitimle devlet kademelerinde yer almasını
sağladığını ortaya koymaktadır." görüşüne yer verildi.
YARGIYI ELE GEÇİRME ÇABALARI
Raporun yargıda örgütlenmeye ilişkin bölümünde; HSYK Genel
Kurulunun 15 Kasım 2016 tarihli kararı, Anayasa Mahkemesi Genel
Kurulunun 4 Ağustos 2016 tarihli kararı ile Ankara Çatı
İddianamesinde FETÖ'nün yargıdaki yapılanması ve faaliyetlerine
ilişkin değerlendirmelere yer verildi.
Raporda, kararlar, iddianame ve bazı yargı mensuplarının beyanları
doğrultusunda, şu tespitlere yer verildi:
"Yargı organları ile yargıya yön veren idari birimler FETÖ'nün
nihai amacı çerçevesinde mutlaka ele geçirilmesi gereken birer
hedef olarak belirlenmiş, örgüt bu hedefin gerçekleştirilmesi için
uzun yıllara yayılan stratejik planlama doğrultusunda 15 Temmuz
darbe girişimine kadar faaliyetlerini sürdürmüştür. 15 Temmuz darbe
girişimine giden yolda örgüt mensuplarının bilhassa 17/25 Aralık
sürecindeki iş ve icraatları, kamuoyundaki isimleriyle Askeri
Casusluk, Balyoz, Ergenekon, Kurmay Albay Hüseyin Kurtoğlu
dosyaları gibi daha sonra hukuka aykırı işlemlerin tespit edildiği
soruşturma ve kovuşturmalarda şüpheli sıfatındaki bir kısım askeri
personelin rütbe ve silahlı kuvvetlerdeki mevkileri nazara
alındığında FETÖ'nün yargı içindeki yapılanmasının örgüt için
taşıdığı önem ve demokratik hukuk devleti için oluşturduğu tehlike
tüm çıplaklığıyla göz önüne çıkmaktadır."
