Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'da düzenlediği basın
toplantısında, "Geçen yıl 15 Temmuz gecesi ülkemizde kanlı bir
darbe teşebbüsünde bulunan ve 250 vatandaşımızı hunharca şehit
eden, 2 bin 193 vatandaşımızı da yaralayan terör örgütünün
militanları, Batı ülkelerini kendilerine güvenli liman olarak
görüyorlar. Bu tablonun, özellikle 15 Temmuz gecesi demokrasiye
canı pahasına sahip çıkan milletimizi rahatsız ettiğini, daha da
ötesi rencide ettiğini özellikle belirtmek isterim." dedi.
G20 Liderler Zirvesi'de küreselleşen terör tehdidiyle mücadelenin
terör örgütleri karşısında ilkeli, tutarlı ve kararlı bir duruş
sergilenmesinden geçtiğini vurguladıklarını belirten Erdoğan,
"Terör örgütlerine karşı çifte standardı bırakmadan, uluslararası
işbirliği ve dayanışmayı sağlamadan bu konuda mesafe
katedemeyeceğimizin altını çizdik." ifadesini kullandı.
"Sınırlarımızın hemen yanı başında terör örgütlerinin
desteklenmesi, silahlandırılması, bölgede terör adacıkları
oluşturulmasına kesinlikle sessiz ve tepkisiz kalmayacağız." diyen
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:
"Ülke güvenliğimizi tehdit eden oluşumlara karşı meşru müdafaa
hakkımızı kullanmakta tereddüt göstermeyeceğiz. Terör örgütlerine
verilen silahları topraklarımızda yapılan eylemlerde ele geçiriyor
olmamız, sorunun şimdiden mevcut sınırlarının dışına taşmaya
başladığına işaret etmektedir. Dün bölgede dağıtılan ve bugün
namlusu bize yöneltilen silahların yarın dünyanın başka yerindeki
eylemlerde kullanılmayacağının garantisi yoktur."
Erdoğan, "Dilerim bu toplantı, terörün, dini, dili ve ırkı
olmaksızın hepimizi hedef aldığının kabul edilmesi bakımından bir
kırılma noktası olur. Yine ümit ederim ki yeni acılar yaşanmadan
terörü ve terörizmin finansmanını engellemede başarıya
ulaşabiliriz." dedi.
'KATAR'IN EGEMENLİĞİNE SAYGI DUYULMALI'
Katar ve bazı Arap ülkeleri arasındaki krize ilişkin Erdoğan, şu
ifadeleri kullandı:
"Katar'a yönelik ithamları haksızlık olarak değerlendiriyor,
yaptırımları da doğru bulmuyoruz. Dünyadaki her ülke gibi Katar'ın
da egemenliğine saygı duyulmalıdır. Daha önce de ifade ettiğim
gibi, kardeş kavgasının kazananı olmaz.
Körfez'deki bütün kardeşlerimizin güvenliği, huzuru ve istikrarı,
en az kendimizinki kadar önemlidir. Bunu tehlikeye atacak
adımlardan imtina edilmelidir. Bu konuda, bölgenin büyüğü olarak
gördüğümüz Suudi Arabistan başta olmak üzere tüm ülkelerin en kısa
sürede makul bir çözüm üzerinde anlaşmalarını arzu ediyoruz.
Kışkırtmalara asla prim verilmemesini istiyoruz."
KIBRIS KONFERANSI'NIN SONUÇSUZ KALMASI
Kıbrıs Konferansı'nın sonuçsuz kalmasına ilişkin Cumhurbaşkanı
Erdoğan:
"Tüm gayretlerimize rağmen Kıbrıs Konferansı'nın 28 Haziran'da
başlayan ikinci oturumu sonuçsuz kaldı. Türkiye'nin ve Türk
tarafının özverili çabaları, samimi ve ılımlı tavrı hak ettiği
karşılığı görmedi. Açıkçası sonuçtan büyük bir üzüntü duyuyoruz.
Uzun çabalardan sonra geldiğimiz bu tablo, Kıbrıs sorununa
Birleşmiş Milletler iyi niyet misyonu parametreleri çerçevesinde
bir çözüm bulunmasının imkansızlığını ortaya koymuştur. Artık bu
parametrelerde ısrar etmenin bir anlamı yoktur."
"Türkiye, sorunun çözümüne farklı parametrelerle katkı sağlama
çabalarını yine sürdürecektir" diyen Erdoğan, "Aynı tutumu ilgili
tüm taraflardan bekliyoruz. Olmadığı takdirde şüphesiz ki B planı,
C planı, bunlar da düşünülmeye başlanacaktır. Elbette bu konuda
gereken değerlendirmeleri yapacak, sonucu kamuoyu ve
muhataplarımızla paylaşacağız." ifadesini kullandı.
'KONUŞMA MÜSAADESİ VERMEYENLER ÖZGÜRLÜKLERDEN
BAHSEDEMEZLER'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Alman yönetimi, eyaletler vesaire, benim
burada salon toplantısı yapmama müsaade etmediler ve buna tahammül
edemediler. Acaba bunu hangi özgürlük anlayışı ile bağdaştıracağız.
Eğer özgürlükler dünyasında yaşıyorsak, Türkiye Cumhuriyeti'nin
halkının yüzde 52'sinin oyunu alan bir Cumhurbaşkanına Almanya'da
bir salon toplantısında konuşma müsaadesi vermeyenler, kusura
bakmasınlar özgürlüklerden bahsedemezler." dedi.
"Şu anda Türkiye'de, işte neredeyse 20 günü aştı, anamuhalefet
partisinin düzenlemiş olduğu sözde bir adalet yürüyüşü var. Devam
ediyor." ifadesini kullanan Erdoğan, "Halbuki sözde adalet
yürüyüşünü yapanlar partilerinin içinde genel başkanlığa aday
olanlara adaylık hakkı vermiyorlar. Bu tür gariplikleri yaşıyoruz
fakat bunların hepsini aşacağız." diye konuştu.
'Eğer Kuzey Suriye'de sözde bir Kürt devleti kurma gayreti olursa
buna müsaade etmeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim siyasetimiz kavmiyetçilik üzerine
değildir, ırkçılık üzerine hiç değildir. Bizim muhatabımız her
zaman insandır. Eğer bizim sınırlarımızda bizi tehdit eden bazı
oluşumlar olursa biz bu oluşumlara karşı haddini bildiririz. Eğer
Kuzey Suriye'de sözde bir Kürt devleti kurma gayreti olursa biz
buna müsaade etmeyiz. Nitekim Kuzey Suriye'de böyle bir girişim
oldu ve biz bu girişimi durdurduk, engelledik. Bundan sonra da buna
yine asla müsaade etmeyiz. Oradan ülkemize olan tehditleri asla
affetmeyiz." dedi.
'BİZİM İÇİN IRAK'IN BİRLİĞİ, BERABERLİĞİ ÇOK
ÖNEMLİ'
IKBY'nin referandum kararına ilişkin Erdoğan, şunları söyledi:
"Referandum konusuna ben Irak'ın bütünlüğü açısından doğru
bakmıyorum ve bu Irak'ın yarınları açısından sıkıntı verici bir
adımdır. Bunun Sayın dostum Barzani'ye haberini Dışişleri Bakanlığı
olarak da verdik. Dedik ki 'Bu yanlış bir yoldur. Bundan vazgeçin
ve yarın bunun bedelini ödemek de sizin için zor olacaktır.' Şu
anda doğrusu hangi konumda olduklarını hala bilmiyorum. Temenni
ederim ki referandum yapılmadan vazgeçerler. Ama bundaki
direnmeleri onlara ben kaybettirir diye düşünüyorum. Çünkü bizim
için Irak'ın birliği, beraberliği, bütünlüğü çok çok
önemlidir."
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
