Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Kanal 7 televizyonunda yayınlanan
programda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları
yanıtladı.
Anayasa değişikliği teklifine ilişkin bir soru üzerine Bozdağ,
Türkiye’nin geleceğine, istiklaline, istikbaline, istikrarına,
büyük Türkiye idealine dönük yapılan büyük bir reformun, büyük bir
çalışmanın heyecanını yaşadıklarını belirtti.
TBMM Genel Kurulunda yaşanan kavgaya ilişkin soru üzerine Bozdağ,
tartışmaların, CHP'nin kürsüyü bilinçli işgal etmesi üzerine
çıktığını ifade etti.
Fikrine güvenen kişinin yapacağı şeyin kürsüyü kullanmak olduğunu
söyleyen Bozdağ, CHP milletvekillerinin kürsüyü kullanmaktan öteye
geçerek, kürsüyü kullandırmamak ve Meclis çalışmalarını kuvvet
kullanarak engellemek istediklerine dikkati çekti.
"KILIÇDAROĞLU'NUN ONAYI ALINMADAN BAŞLATILAMAYACAĞINI
DEĞERLENDİRİYORUM"
Bozdağ, şöyle devam etti:
"Bu olay benim gözlemlerime göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin Sayın
Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun Genel Kurulda bulunduğu sırada grup
başkanvekillerinden birisinin, yaptığı konuşmanın sonunda kürsüyü
işgale milletvekillerini çağırmasıyla başladı. Ben o nedenle bu
sürecin Sayın Kılıçdaroğlu'nun olduğu bir ortamda ona sorulmadan,
onun onayı alınmadan başlatılamayacağını değerlendiriyorum. Tabii
yüzde yüz emin değilim ama büyük bir ihtimalle diyorum, Sayın
Kılıçdaroğlu'na grup başkanvekili yapacağı eylemi söylemiş, onun
onayını almış ve ona göre de eylemi başlatmıştır. Zaten eylem
sırasında da Sayın Kılıçdaroğlu Genel Kuruldan ayrıldı. O nedenle
bu nahoş görüntüler bilinçli görüntülerdir. Kavga ederek, kavga
ettirerek Meclisi çalışamaz, iş göremez hale getirmek için
yapıldı."
CHP'nin her değişim karşısında bir direnme refleksi gösterdiğinin
altını çizen Bozdağ, Türkiye'nin ve Türk milletinin hayrına
olanları kendi çıkarları için engellemek isteyenlere rağmen Türk
milletinin ve Türkiye'nin hayrını, yararını gözeterek yürümeye
devam edeceklerini dile getirdi.
Bozdağ, anayasa değişikliği teklifinin genelde cumhuriyetin hukuk
devleti niteliğini, özelde de yargı bağımsızlığını takviye ettiğini
söyledi.
Mevcut Anayasaya göre cumhurbaşkanının siyaseten sorumsuz olduğunu
anımsatan Bozdağ, değişiklikle cumhurbaşkanının imzaladığı her
işten doğrudan ve bizzat sorumlu olacağını, siyasi sorumluluk
getirildiğini aktardı.
"KAPSAMI GENİŞLETİYORUZ"
Cumhurbaşkanın cezai sorumluluğunun bulunmadığını, sadece
"vatana ihanetle" suçlanabildiğine işaret eden Bekir Bozdağ, şu
değerlendirmeyi yaptı:
"Şimdi biz ne getiriyoruz? İşlediği iddia edilen bütün suçlardan
dolayı cumhurbaşkanının cezai sorumluluğunu getiriyoruz. Kapsamı
genişletiyoruz. 550 milletvekilinden 413'ünün kararıyla bu iş
yapılırken, şimdi 600'e çıktığı halde 400'ünün oyuyla
cumhurbaşkanını suçlandırmanın yolunu getiriyoruz. Bu hukuk
devletini güçlendirir mi zayıflatır mı? Tek adam böyle olabilir mi?
Şimdi tek adamlığa izin verir mi bu sistem? Tek adamlığa giden
bütün kapıları kapatıyor ve hukuk devletini de güçlendiriyor."
Milletvekillerinin bakan olabileceğine ancak bakan seçilenlerin
vekillikle ilişiğinin kesileceğine dikkati çeken Bozdağ, yasamanın,
yürütmenin içinden çıkmayacağını anlattı.
"ÜNİTER YAPININ BOZULMASI SÖZ KONUSU DEĞİL"
Bakan Bozdağ, üniter yapı konusundaki tartışmaları da
değerlendirerek, üniter yapının parlamenter, cumhurbaşkanlığı,
başkanlık veya yarı başkanlık gibi sistemlerin zorunlu doğal sonucu
olmadığını, ülkelerin siyasal tercihi olduğunu söyledi.
"Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişte üniter yapı
bozulacak." yönündeki görüşleri eleştiren Bozdağ, "Üniter yapının
bozulması söz konusu değildir. Çünkü Anayasa'nın 4. maddesi ve ilk
dört maddesine burada kesinlikle dokunulmuyor." ifadesini
kullandı.
Meselenin "Tayyip Erdoğan" meselesi değil, Türkiye meselesi
olduğunun altını çizen Bozdağ, sözlerini şöyler sürdürdü:
"Şimdi herkes diyor ki, 'Tayyip Bey için bu getiriliyor.' Bu,
Tayyip Bey için getirilen bir iş değil. Eğer Tayyip Bey için
getirilmiş olsa zaten bugün yasamada da yürütmede de daha fazla bir
yetkisi var. Sayın Cumhurbaşkanı'nın ve hükümetin bu konudaki
yaklaşımı şu; her zaman Tayyip Erdoğan gibi güçlü lider olmaz. Her
zaman AK Parti gibi halkla bu kadar bütünleşmiş bir parti olmaz.
Biz öyle bir sistem kuralım ki daima bu sistem siyasi istikrar
doğursun, güçlü iktidar kursun. Kriz ve kaosla sonuçlanacak
süreçlere de izin vermesin."
Fetullahçı Terör Örgütüne yönelik soruşturmalara ilişkin bir soru
üzerine Bozdağ, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinden FETÖ'ye yönelik
bir karar çıktığını, Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin darbe
teşebbüsüyle ilgili ilk kararını verdiğini hatırlattı.
Bazı illerde darbe teşebbüsüyle ilgili davaların açıldığını
bildiren Adalet Bakanı Bozdağ, Cumhuriyet savcılarının ve dava
açıldıktan sonraki süreçte de mahkemelerin büyük bir gayretle
üzerlerine yüklenen görevi yerine getirdiğini kaydetti.
