Başbakan Yıldırım, "Bunlar, Türkiye'nin aydınlık geleceğinin
sancılarıdır. 2017'de Türkiye bambaşka bir konumda olacak, hem
bölgesinde hem dünyada hak ettiği yeri tam anlamıyla almış olacak."
dedi.
Yıldırım, "Bizim karşılaştığımız sorunların onda biriyle karşılaşan
ülkeler havlu atıyor, hayat duruyor ama Türkiye çok şükür
zorluklarda pişe pişe, tecrübe kazana kazana hem ayakta kalmaya
devam ediyor hem de yere düşen muhtaç, ihtiyaç sahibi milyonlarca
insana da sahip çıkıyor. Türkiye'nin farkı da bu." ifadelerini
kullandı.
"KARAMSAR OLMAYA LÜZUM YOK"
Muallim Naci'nin "Marifet iltifata tabidir, alıcısı olmayan mal
zayidir" sözünü aktaran Yıldırım, ihracatçılara şöyle seslendi:
"Onun için marifet sizde, iltifat da bize ait. Ülkemizde taş üstüne
taş koyan, iş üstüne iş yapan; emek, akıl teri, alın teri dökerek
ülkemizin muasır medeniyetler yürüyüşüne omuz veren siz
ihracatçılarımıza çok teşekkür ediyoruz. Zor şartlarda bile
etrafımızdaki sorunlara, pazar daralmasına, küresel ticaretin de
büyümesinin azalmasına rağmen büyük iş başarıyorsunuz, bir mucize
gerçekleştiriyorsunuz. Hani 'İltifat ediyoruz' diyeceğiz ya bu
iltifat değil, gerçekleşen bir şeyden bahsediyoruz. Bu sene bütün
her şeye rağmen miktar olarak artmamız var, parasal olarak da az da
olsa artmamız olacak. Öyle öngörüyoruz. 2017 bundan daha güzel
olacak. Hiç karamsar olmaya lüzum yok. Bunlar, Türkiye'nin aydınlık
geleceğinin sancılarıdır, doğum öncesi sancı gibidir. 2017'de
Türkiye bambaşka bir konumda olacak, hem bölgesinde hem dünyada hak
ettiği yeri tam anlamıyla almış olacak."
"İNSANIMIZIN HAYATI BİZİM İÇİN HER ŞEYİN
ÜZERİNDE"
Yıldırım, Türkiye'nin güneyinde bir savaş olduğunu, ülkenin güney
sınırları boyunca büyük tehditler altında bulunduğunu belirterek,
şöyle devam etti:
"Bu tehditleri bertaraf etmek, insanımızın can ve mal güvenliğini
korumak için sadece kendi topraklarımızda mücadele etmek yetmiyor,
dışarıdan gelen lojistik destekleri de kesmemiz lazım. Onun için
Fırat Kalkanı'nı yapıyoruz. Hala bunu anlayamayanlar olduğunu
görüyoruz. Kilis'e, Gaziantep'e o roketler, füzeler düştüğü zaman
oradaki masum insanların hayatı karardığı zaman ne diyeceğiz? Onun
cevabını o bombaları, o füzeleri atanları bulunduğu yerde etkisiz
hale getirerek söyleyeceğiz. Bizim topraklarımız bize yeter de
artar bile. Kimsenin toprağında gözümüz yok ama insanımızın hayatı,
insanımızın mal ve can güvenliği bizim için her şeyin üzerindedir.
Türkiye, bugün bunu kendi sınırları içerisinde de başaracak,
sınırları dışında da kontrol altına alacak bir güce sahiptir.
Yaptığımız budur."
İŞ ADAMLARINA ÇAĞRI
Başbakan Yıldırım, Türkiye'nin gerçeği ile algısı arasında fark
olduğunu ifade ederek, "Bunu içerideki iyi biliyor ama dışarıdan
gelen de geldikten sonra söylüyor. Yurt dışında Türkiye'nin
algısını düzeltmeye yönelik çalışmaya daha fazla ihtiyaç var. Bunu
da tek başına bizden beklemeyin. Bizim söylediklerimizi zaten
iskonto yaparak dikkate alıyorlar. 'Çünkü bunlar Hükümet'in
mensupları' diyorlar. Bunun için siz, özellikle muhataplarınıza
Türkiye'yi, Türkiye'de olanları, doğru bilinenleri, doğruları
anlatacaksınız, doğru olup da yanlış anlaşılanlar neyse bunları
anlatacaksınız." diye konuştu.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
