Yüzde 51 Kale Grubu, yüzde 49 Rolls-Royce ortaklığıyla bir
şirket kuracak olan iki grup, başta Türkiye'nin milli savaş uçağı
projesi TF-X olmak üzere, ülkenin sivil ve askeri alanda ihtiyaç
duyduğu uçak motorlarını geliştirmeyi hedefliyor.
Söz konusu girişim sayesinde, Türkiye'nin dünyada az sayıdaki uçak
motoru üreticisinden biri olması ve uçak motoru ihracatçısı
konumuna yükselmesi bekleniyor.
Kale Grubu Başkan Yardımcısı Osman Okyay, anlaşmanın imza töreninde
yaptığı konuşmada, küresel üretim kabiliyeti ve bilgi
birikimlerinin kendilerini Türkiye'nin havacılık ve savunma
sanayisi için daha büyük sorumluluklar almaya teşvik ettiğini
söyledi.
Türkiye'nin yerli ve milli bir havacılık ve savunma sanayisine
sahip olma konusunda büyük bir irade ortaya koyduğunu belirten
Okyay, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı
liderliğinde 15 yıldır giderek ivmelenen bu hedefin pek çok milli
projenin hayata geçmesine imkan verdiğini kaydetti.
Okyay, Türkiye'nin 2000'lerin başında dünyanın en çok havacılık ve
savunma ithalatı yapan 6'ncı ülkesiyken bugün 11'inci sıraya
gelmesinin önemli bir aşama olduğuna işaret etti. Bugün ülkenin
önündeki en büyük hedeflerden birinin kendi uçağını yapmak olduğunu
aktaran Okyay, şöyle devam etti:
"Adına TF-X denilen milli savaş uçağından sivil uçaklara kadar çok
büyük bir üretim hedefinden söz ediyoruz. Dünyada kendi uçağını
üretebilen çok az ülke var ve bu gerçekten çok iddialı olmayı
gerektiren bir hedef. Ülkemize ve üretim kabiliyetimize olan
inancımız, bizi bu projede rol alma arayışına itti. Bu süreçte
karşımıza en az bizim kadar hevesli bir grup olan Rolls-Royce
çıktı. Kale Grubu ve Rolls-Royce olarak, ülkemizin sivil ve askeri
uçak projelerinin motorlarını tasarlayıp üretmek üzere ortak olma
kararı aldık."
"ÜLKEMİZİN STRATEJİK İHTİYAÇLARINI KARŞILAYACAK BİR
ORTAKLIK"
Osman Okyay, kuruluş işlemleri devam eden şirketin yüzde 51'inin
Kale Grubu'na, yüzde 49'unun Rolls-Royce'a ait olacağını
bildirdi.
İlk aşamada 400 kadar Türk mühendisin görev yapacağı bu ortaklığın
Türkiye havacılık ve savunma sanayisinde bir dönüm noktası
olacağına inandığını ifade eden Okyay, "Enerjimizi, dünyanın en
büyük uçak motoru üreticilerinden biri olan Rolls-Royce ile
birleştirmekten büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Bu
ortaklıkla çok uzun yıllar ülkemizin stratejik ihtiyaçlarını
karşılayacak olmanın heyecanını yaşıyoruz." diye konuştu.
Okyay, Rolls-Royce'un, Türkiye'nin geleceğine ve Kale Grubu'na
gösterdiği güvenin kendilerine hem gurur hem de cesaret verdiğini
ifade etti.
Türkiye'nin birçok alanda kendi geliştirdiği özgün sistemleri
tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden lider bir ülke olmayı
hedeflediğini belirten Okyay, "Bu hedefe ulaşmak için tasarım ve
geliştirme deneyimi olan, güçlü, dinamik ve çok yönlü organizasyona
sahip, güçlü sermaye yapısında ve istekli ana yüklenicilere ihtiyaç
var. Sürdürülebilir, fark yaratabilen bir başarının sırrının Ar-Ge
olduğu inancındayız. İşte bu ortaklık, ülkemizin ihtiyaç duyduğu
teknoloji transferini ve sürdürülebilir bir üretim zincirini
vadediyor." diye konuştu.
Bu imzanın sadece bir Türk ve bir İngiliz şirketinin ortaklığı
olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Okyay, şunları
kaydetti:
"İngiltere, Avrupa Birliği'nden çıkma kararı aldıktan sonra
Türkiye'yi gelecekte iş birliği artırılacak hedef ülkelerden biri
olarak deklare etti. Bu çerçevede bu yılın başında iki ülke
arasında Milli Muharip Uçak Projesi ve 2017 Havacılık Güvenliği
İşbirliği Programı çerçevesinde iki işbirliği anlaşması imzalandı.
İnşallah biz de ortağımız Rolls-Royce ile bu sürece katkı verecek,
üzerimize düşen misyonu yerine getireceğiz. Ülkemize hayırlı
olmasını temenni ediyorum."
"İLK MOTORU 2023'TE UÇURMAYI HEDEFLİYORUZ"
Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Okyay, ortaklık
sürecinin, Türk mühendislerin işe alınıp onların İngiltere’de
eğitimiyle başlayacağını bildirdi.
Okyay, proje kapsamında hedeflerinin çok büyük olduğunu belirterek,
"Kale Grubu ve Rolls-Roys olarak Türkiye'de sivil ve askeri uçak
motoru tasarlamak, geliştirmek, üretmek ve satış sonrası hizmetleri
vermek üzere bir aradayız. Kendimize ilk hedef olarak TF-X savaş
uçağı projesini aldık. Ancak bir jet motoru bir ülkenin ihtiyaçları
için geliştirilmez. Bunu ihracat imkanının olması önemli. Biz de bu
yola ileride ihraç edilebilir bir motor geliştirme hedefiyle
çıktık. İhracat pazarı da aslında bütün dünya. Dolayısıyla
ihracatta da önümüz açık." şeklinde konuştu.
Sıfırdan bir motor olacağı için projede uzun bir tasarım ve
geliştirme dönemi bulunduğunu anlatan Okyay, "İlk motoru 2023'te
uçurmak hedefimiz var. Ancak sertifikasyon ve iyileştirme süreçleri
bir miktar daha vakit alacaktır. Bizim tahminimiz, bütün
sertifikasyon süreçleri tamamlanmış halde en geç 2030 gibi seri
üretime başlanmasıdır. İnşallah daha erken de bunu başarırız."
ifadelerini kullandı.
Okyay, proje kapsamında öncelikle bir Ar-Ge merkezi kurulacağını,
ardından bir üretim tesisine ihtiyaç olduğunu belirterek, "Bu
projede uçak motoru üretimi anlamında yerli bütün kabiliyetleri
kullanmak üzere bir gayretimiz olacak. Proje kapsamında istihdam
edilecek personel sayısından öte aslında endüstriye çok büyük bir
iş imkanı ortaya çıkacak." dedi.
KURULACAK ŞİRKETİN ADI TAEC UÇAK MOTOR SANAYİ AŞ
OLACAK
İleride başka motorların geliştirilmesini de hedeflediklerini
aktaran Okyay, kurulacak şirketin adının TAEC Uçak Motor Sanayi AŞ
olacağını söyledi.
Okyay, "Rols-Roys'un Türkiye'ye güven duyması ve ülkenin geleceğine
yatırım yapıyor olması önemli. Partner olarak Kale Grubu'nu seçmesi
de bizim için mutluluk ve gurur kaynağı." ifadelerini kullandı.
Kale Grubu içindeki savunma sanayisinin payının yüzde 30 civarında
olduğunu belirten Okyay, ileride bu oranın yüzde 50'ye ulaşmasını
hedeflediklerini kaydetti.
Okyay, savunma sanayisinde bugüne kadar 200 milyon dolarlık yatırım
yaptıklarını bildirdi.
"TÜRKİYE'YE İNANIYORUZ"
Rolls-Royce Savunma ve Havacılık Grubu Başkanı Chris Cholerton da
TF-X projesinde milli bir motor geliştirmek üzere Kale Grubu ile
birlikte çalışma fırsatına sahip oldukları için mutluluk
duyduklarını ifade etti.
Rolls-Royce olarak 2015 yılında bir Gelişmiş Üretim ve Teknoloji
Merkezi kurma adımı atarak Türkiye'nin savunma ve havacılıkta
küresel oyuncu olma iddiasına inancını ortaya koymuş bir grup
olduklarını belirten Cholerton, "Bu ülkenin bu alandaki hevesi bizi
de çok heyecanlandırıyor. Türkiye'nin dünya çapında güçlü bir
savunma ve havacılık endüstrisi kurmasında önemli bir rol
oynayacağımıza inanıyoruz." dedi.
Cholerton, Kale Grubu ile yaptıkları ortaklığın Türkiye'nin
havacılık ve savunma sanayisi yetkinliklerinin artırılmasında
önemli olacağını vurguladı. Böylelikle Türkiye'nin global bir
oyuncu haline gelmesine katkı sunulacağını ifade eden Cholerton,
şunları kaydetti:
"Kale Grubu'nun bugüne kadarki deneyimi ve başarısı sağlam bir
ortaklığın temellerinin atılmasını sağladı. Birlikte havacılık ve
savunmada köklü bir oluşum gerçekleştireceğiz. Hem Türkiye'nin hem
de global piyasaların ihtiyaçlarını karşılayacağız. İhracat
pazarları için de son derece cazip bir üretim yapabiliriz.
Ortaklığımız Türkiye'nin havacılık ve savunma sektörü ile Silahlı
Kuvvetler için ciddi fırsatlar teşkil ediyor. Bunun Türkiye'nin
milli uçak üretme iddiasına yardımcı olacağına inanıyoruz."
Cholerton, bir soru üzerine, Türkiye'ye yepyeni bir motor
teklifiyle geldiklerini, spesifik olarak TF-X savaş uçağı projesine
uygun bir motor geliştireceklerini bildirdi.
Dünyada çok fazla savaş uçağı projesi bulunmadığını, dolayısıyla bu
projeyle ilgilenen taraflar olacağını belirten Cholerton, "Bu uçağı
olabilecek en başarılı uçak haline getirebilecek bir teklifle
geldiğimizi göstereceğiz. Türkiye'de bu projeyi ileri taşıyacak
motivasyon ve isteği görüyoruz. Türbin tasarım ve geliştirmede de
istek var. Kale gibi güçlü ortak ile daha iyi mesafe kat
edebileceğimizi düşündük." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin savunmada yerlileşme hedefini desteklediklerini aktaran
Cholerton, "Türkiye, bu projenin her aşamasında yer alacak.
Sağlayacağı yerel katkıya çok inanıyoruz. İngiltere, Türkiye ile
ortak olmak konusunda çok kararlı. Türkiye'ye inanıyoruz. Bu proje
de Türkiye'ye bağlılığımızın bir göstergesi. Türkiye'de enerji
alanında da bir heves var. Bu ve benzer projelerle kabiliyetimizi
buraya taşımak bizim için güzel bir fırsat." değerlendirmesinde
bulundu.
İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore da bu anlaşmanın hem
Türkiye hem de Birleşik Krallık için önemli olduğunu söyledi.
İki ülkenin yakın bir dost ve müttefik olduğunu belirten Moore,
"Özellikle savunma sanayisinde bu dostluğun temsil edilmesi
gerekiyor. Rolls-Roys gibi dev bir şirketle böyle bir ortaklık
yapmak önemli. Birleşik Krallık bu ortaklığa tam destek veriyor.
Her iki şirketi de tebrik ediyorum." dedi.
İmza törenine Kale Grubu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Zeynep
Bodur Okyay da katıldı.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
