Bakan Varank Milli Teknoloji Projeleri kapsamında açıklamalarda bulunuyor

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, katıldığı canlı yayında "Milli Teknoloji Projeleri" kapsamında açıklamalarda bulunuyor.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, katıldığı canlı yayında "Milli Teknoloji Projeleri" kapsamında açıklamalarda bulunuyor.

Bakan Varank'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:

Burası Türkiye'nin uzay ve havacılık temalı ilk bilim merkezi. Çocuklar ve gençler olmak üzere herkese uzayı, havacılığı, teknolojiyi sevdirmeye çalışıyoruz. Biz uzay ve havacılık alanında Türkiye'nin kabiliyetlerini geliştirmek istiyor. Gençlerimizden başlayarak bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Buraya gelen genç arkadaşlarımız farklı deneyimleri yaşadılar. Atölye faaliyetleri, 'dene öğren' eğitim merkezleri var. Türkiye'nin uzay ve havacılık, teknoloji alanında insan kapasitesini geliştirmeyi hedefliyoruz. Burası Bursa Büyükşehir Belediyesi, Ticaret ve Sanayi Odası ile TÜBİTAK’ın bir araya gelmesiyle oluştu. Gökmen burası ilk kurulurken biraz da yerelden üretilmiş isimdi. Uzay yolcularımızın ismini daha koymadık, hala tartışılıyor. Türk Dil Kurumu'nun tartışmaları var. Birkaç isim gündeme geldi. Şu anda hala netleşmiş bir ismimiz yok.

"Türk vatandaşını uzaya göndermiş olacağız"

Uzayda hangi alanlar var, hangi alanda çalışmalar yapılabiliyor. Çocuklar bunları deneyimleyebiliyor. Türkiye milli uzay programı çerçevesinde farklı adımları atacak 10 ana hedefimiz vardı. Bunlardan bir tanesi de bir Türk vatandaşımızın uzaya gönderilmesiydi. İnşallah 2023 senesi içerisinde Türkiye'nin Yüzüncü Yıldönümü içerisinde bir Türk vatandaşını uzay istasyonuna göndermiş olacağız. 2 astronot adayı şu anda ABD'de eğitimde. Sayın Cumhurbaşkanı inşallah o vatandaşımızın ismini kamuoyuna açıklayacak önümüzdeki günlerde. Uzaya göndereceğimiz uzay yolcuları adaylarımızın seçim süreçleri çok zorluydu. Fiziki, psikolojik testler. ABD'den gelen astronotların yaptığı mülakatlarla belirlendi. İlk başvurular binleri buluyordu. Eleye eleye süreci bitirmiş olduk. Son düzlüğe geldiğimizde aşağı yukarı 14 aday vardı. Son testlerde bu iki adayla karar kıldık. Sayın Cumhurbaşkanımız bir kadın olmasını çok istedi, biz de çok istedik ama maalesef test süreçlerinde kalamadı.

İMECE Türkiye’nin uzaydaki gözü olacak

İMECE uydusu gözlem uydusu. Uzayda 680 kilometre yörüngede dönüyor. Dünyadan herhangi bir yerden yüksek çözünürlüklü fotoğraf çekebiliyor. Afet, tarımla ilgili alanlarda kullanılabiliyor. 6 sene önce başladığımız proje. Bundan önce Türkiye uzay işletmeciliği yapan ülke değil. Satın aldığımız uyduları uzaya gönderdik. İMECE uydusu yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş, test edilmiş ilk uydumuz. Türkiye çok önemli kabiliyetler kazandıracak. Türkiye'nin uydu alanındaki yeteneklerini daha ileri noktalara götüreceğiz. Uydu pazarı şu anda dünyada gitgide artan pazar. Biz bununla bu pazarda Türkiye Cumhuriyeti olarak biz de varız diyebiliyoruz. Bu uyduyla ilgilenen başka ülkeler dee var. Bu uydunun tasarımı, içerisindeki tasarımları tamamen yerli. İçindeki yazılımlar, bilgisayarlar tamamı yerli ve milli olarak geliştirildi.

"680 kilometreden görüntü alabileceğiz"

Güvenlik güçlerimize yönelik önemli bir kabiliyeti ülkemize kazandırdık. Bugün sınır ötesi operasyonlar yapan bir ülkeyiz. Her sınır ötesinde gözlem yapma kabiliyetimiz yok. Zaman zaman havadan kaynaklanan birtakım kısıtlarımız vardı. Bununla onu aşıyoruz. Bu uyduyla 680 kilometreden yüksek çözünürlüklü bir görüntü alabileceğiz. Sınırlarımızın ötesinde duyum aldığımızda kendi uydumuzu gönderebileceğiz. Bu uydu dünyanın etrafında günde 14 kere dolaşıyor. Dolaşım esnasında bu görüntüleri elde edebileceğiz. Bu uyduyu tarımsal amaçlarla kolay şekilde kullanabileceğiz. Görüntü işleyerek netice alabileceğiniz her türlü işte bu uyduyu kullanabileceğiz. Kaçak yapılarla, depremle, afetlerle mücadelede kullanabilirsiniz. Deprem zamanda bir iftira yayıldı; Türkiye görüntü sistemini İsrail'den alıyor dendi. Biz kendi görüntülerimizi kendimiz aldık.

"Şu anda 500 bilim insanı 100 projeye çalışıyor"

Afet döneminde gerek başka ülkelerin uydularından faydalandık, kendi halihazırdaki uydularımızdan, İHA'lardan faydalandık. Fayların tespit edilmesi, yeni fay hatlarının belirlenmesiyle ilgili. Deprem felaketi sonrasında TÜBİTAK çağrıya çıktı, Türkiye'nin her tarafından 500'ün üzerinde bilim insanları 100'den fazla projeyle sahada afete dönük çalışmalar yapıyor. Şu anda bilimsel faaliyet yoğun şekilde devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde TÜBİTAK'la sanal konferansla kamuoyuna, bilim dünyasına tanıttık. Yurt dışından özellikle afetle ilgili Türkiye'ye çok büyük ilgi ve merak var. Dünya tarihinde görülmemiş afetten bahsettiğimiz için bilim insanları bu afeti anlamaya çalışıyorlar.

"Bakanlarımız beni arayıp teşekkür ediyor"

Türkiye'nin otomobili Togg'a çok ciddi teveccüh var. 7'den 77'ye herkesin gündeminde aslında otomobil varmış, bunu rahat bir şekilde anlayabiliyoruz. İşte Türkiye'nin otomobili yollarda. Kısmet olursa, nasip olsa arabaya beraber binsek. Yolda giderken el sallayanlar, arabanın önüne kendi araçlarını kıranlar, 'bir kere dokunayım' diyenler, arabanın başında sayın Cumhurbaşkanımıza dua edenler. Gerçekten bizim açımızdan da gurur verici durum. Bursa Togg'in başkenti diyebiliriz. Gemlik'te fabrikada üretimler devam ediyor. Bakanlarımızın hepsine birer makam aracı olarak Togg gitti. Hepsi çok memnun beni arayıp, teşekkür ediyorlar.

"TOGG'DA müthiş bir ön sipariş var"

Biz bu aracı ilk tanıttığımızda 'Bu araçların fabrikası nerede' dediler. Fabrikanın temelini attık. Siz bu fabrikayı bitiremezsiniz dediler. Fabrikayı tamamladık bu sefer de dediler ki siz bize bina gösteriyorsunuz bunun içinde üretimi hattı yok, siz bunları İtalya'dan getiriyorsunuz. Bu kez araba ortaya çıkınca bu araçlar çok pahalı olur kimse satın almaz dendi. Müthiş bir ön sipariş rakamı var. Bursa'da, Gemlik'te geziyorum. Her gün bir arkadaşımıza rastlıyorum 'Sayın Bakanım ben Togg'un fabrikasında çalışıyorum' diyor. Hemen soruyorum 'Sen İtalyan mısın' diye. 'Yok ben Gemlikliyim' diyor.

"Hedefimiz yılda 200 bin otomobil üretmek"

10 yıl içerisinde amaç 1 milyon araca ulaşmak. 2025'ten itibaren ihracata yönelecek. Bu kadar ilgi olursa tabii ki fabrikanın kapasitesi yeterli olmaz. Hedefimiz yılda 200 bin otomobil üretmek. Çok hızlı bir şekilde piyasada yol alabilir, dünyada bu aracı satabilirsiniz. Gören herkes beğeniyor, teşekkür ediyor. Herkes bu işe büyük gururla bakıyor. Dua edenler var. Doğru zamanda doğru teknolojiye yatırım yaptık. Elbette burada özel sektörümüz elini taşın altına koydu. Büyük bir vizyon ve cesareti ortaya koydular. Ama sayın Cumhurbaşkanımızın siyasi iradesi asıl iradesi noktaya koyan iş oldu. Nasıl Devrim otomobili yolda kaldı, ilerleyemedi, çok vizyoner bir işti. O zaman da bizim mühendislerimiz, teknisyenlerimiz sıfırdan bir arabayı tasarladılar, ürettiler. O arabayı birileri maalesef tarihin tozlu sayfalarına gönderdi. O projeyi nasıl gömdüler? Siyasi irade arkasında duramadığı için.

"20 bin aracı alacak isim şu anda belli"

Fiyatı yüksek bulmak bir ürünü muadilleriyle kıyasladığınızda düşük ya da yüksek diyebilirsiniz. Bugün baktığınızda dünyadaki onlarla gayet rekabet edebilen; hatta düşük kalmış bir araç diyebiliriz. Kendi sekmeninde yarıştığı araçlarla, hatta içten yanmalı araçlarla fiyatı rekabetçi bir ürün. Bu şirketin yaşaması, hayatını devam ettirmesi gerekiyor. Bu bir sosyal sorumluluk projesi değil. Burada platformda farklı modeller geliştirilebilir. Farklı piyasadaki araçlarla rekabet edecek ürünler geliştirilebilir. Daha ucuz bir Togg modeline bağlı. O fiyat sekmenindeki araçları bununla kıyasladığınızda daha rekabetçi olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla Hazine ve Maliye Bakanlığımız kamu bankaları ile görüştü. Yakın zamanda Cumhurbaşkanımız açıklayacak. Şu anda 20 bin aracı alacak isim zaten belli.

"Şu anda 3 bine yakın yavaş şarj istasyonu var"

Elektrikli araçların en büyük avantajı o araçları akşam evinize gidince şarj etmeniz. Yakıt maliyetleri benzinle karşılaştırdığınızda beşte bire kadar inecek. Evde farklı şarjlı ünitelerle süreleri kısaltabilirsiniz. Bu maliyetler evde şarj edince çok aşağı geliyor. Daha yavaş ama daha ucuza mal oluyor. Karayolu ile seyahat ederken yüksek hızlı şarjlarla bu araçları şarj edebiliyorsunuz. Burada maliyetler biraz daha yüksek olabiliyor. Şu anda 900'e yakın yüksek hızlı şarj istasyonları mevcut. Daha yavaş şarjlardan da 3 binin üzerinde tüm Türkiye'de var. Apartman, site, AVM'lerde ticari olmayan binlerce şu anda şarj ünitesi var. Bu işin altyapısıyla ilgili olarak biz bakanlık olarak bir destek programını başlattık. Şu anda onların kurulumları devam ediyor. Bu araçlar piyasada yaygınlaştığında Türkiye'nin şarj altyapısı uygun hale gelecek.

"TOGG'un dağıtımında torpil yok"

Zaman zaman düşünmüyor değilim, sonuçta bu şirketin patronları var. Birilerine diyeceğim ki, 'Sen bir tane eksik al, birisini bana sat' demeyi düşünüyorum. Elektrikli araçların ÖTV'lerine vergilendirmelerine baktığımızda teşviki var diyebiliriz. Orada bir avantaj zaten var. Araçları özendirmek için teşvik edersiniz. Zaten bu araç 170 bin ön siparişi almış. Zaten vatandaşlar aracı almakta tereddütleri yok. Devlet bunun finansman paketini yapabilir. Yüzde 10'luk vergi diliminden bahsediyoruz. Bu vergilendirmenin sadece iç piyasaya dönük birtakım yansımaları yok. İthalata etkisini, farklı etkilerini de mutlaka değerlendirmek lazım. Bu işler yüksek çerçevede bakılması gereken işler. Bu işlere biraz daha soğukkanlı bakabilmek lazım.

"Sayın Kılıçdaroğlu ve Akşener'i davet ettik"

Bu fabrikanın açılışında biz isterdik ki, herkes orada olsun. Gururlandıran bir tören oldu. Biz kendilerini Kılıçdaroğlu'nu da Akşener'i de davet ettik. Ama gelmeyi tercih etmediler; hatta bu işi siyasete çekmeye çalıştılar. 'Şirketten davet bekliyoruz' dediler. Teknoloji ve Sanayi Bakanı'nın kendilerine davetini kendilerine yediremedikleri için. Kendisi sayın Hisarcıklıoğlu'nu ziyaret etmek istediğini söylemiş. Sayın Hisarcıklıoğlu 'Sayın Cumhurbaşkanı ve bakanın da burada olması gerekir' deyince, sayın Kılıçdaroğlu vazgeçmiş. Bu fabrikayı ziyaret ederken devletin Sanayi ve Teknoloji Bakanı'nın gerekli bilgilendirmeyi yapması herhalde yanlış bir iş olarak değerlendirmez.

"Bu işi siyasallaştıran biz değil muhalefet"

Bu proje başarısız olsaydı faturası kime kesilecekti? Faturasını siyaseten ben ödeyeceğim, başarı olduğunda başarıyı başkasına mal etmiş olacağım! Bu işi siyasallaştıran muhalefet. Bir insan televizyonlarda 'Hani bakanlar, başbakanlar, şirket patronları bir araya geldiler, hani nerede otomobil?' diye sorarsa iş siyasallaşmış olur. Hesabını benden soruyorsan kusura bakmayacaksın, ben de orada bulunabilirim. Dün denizdeki gazı karaya çıkarttık. Yıllardır 'Türkiye gazına kavuşacak' dedik. Hepsi bizle dalga geçmediler mi? Biz gazı çıkardık mı, çıkardık. Sayın Cumhurbaşkanımız büyük bir müjdeyi verdi mi? Bu ay gaz faturaları bedava. Ne oldu vatandaşı kandırıyor muyuz?

"En ufak arıza çıksaydı bizi gömerlerdi"

Hiç yerin altından otomobilin çıktığı tören yapılmamış. Biz de o zaman bu araçları bilişim vadisinden yerin altından çıksın. En ufak aksilik olsa, çalışmasa bizi direk oraya gömerler. Karşımızda her işi siyasallaştıran muhalefet. Kusura bakmayın ama ağızlarının payını vermemiz gerekiyorsa vereceğiz, mücadele etmemiz gerekiyorsa edeceğiz.

"Bu projeler seçime dönük işler değil"

İMECE projesi 6 sene önce başladı. TCG Anadolu 6-7 yıllık proje. Siz 2023 seçimlerini gündeminize alıp bu projeleri 6-7 sene önce başlattınız diyorsanız aslında bizi tebrik etmeniz lazım, vizyonerimiz. Bu projeler elbette seçim projeleri değil bunlar. Bunlar Türkiye'nin kabiliyetlerini artıracak projeler. İMECE uydusu ülkemizin güvenliği için çok stratejik bir alan. Yaptığımız her proje Türkiye'nin ihtiyacı olan Türkiye Yüzyılı'na bizi taşıyacak projeler. Bunlar peyderpey bittikçe açılışlarını gerçekleştiriyor. Bu projeler seçime dönük projeler değil. Muhalefet hiç proje üretmedi, yatırım yapmadığı için, yatırım yapanları, netice alanları garipsiyorlar. Bunlar Türkiye'nin ihtiyacı olan projeler.

"Görmezden gelirseniz gözden düşersiniz"

Tabii ki vatandaşımızın gündemi neyse bu gündemin içerisinde yaşayan siyasi hareketiz. Vatandaşımızın hayat pahalılığından, fiyatların artışından şikâyet ettiğini biliyoruz. Bunları görmezden gelmezden gelmiyoruz. Vatandaşımızın alım gücünü yükseltmek için de gerekli tedbirleri alıyoruz. Asgari ücret, maaşlar, memur maaşlarıyla ilgili düzenlemeler, elektrikte yaptığımız indirimleri vatandaşlarımızın alım gücünü yükseltmek için yapıyoruz. Şu eleştiriyi kabul etmem 'siz bu projeleri anlatıyorsunuz vatandaşınızın derdinden haberiniz yok', hayır, asla böyle bir şey yok. Belki asgari ücretle yeni bir düzenleme olabilir. Sahada şu anda arkadaşlarımız yoğun çalışma yürütüyor. Vatandaşlarımızın sıkıntılarını asla görmezden gelmeyiz. Görmezden geldiğinizde zaten vatandaşın gönlünden düşersiniz.

"Ekonomik modelimizi oturtmaya çalışıyoruz"

Şu anda enflasyon düşüş eğilimine geçti. Buradaki enflasyonun kaynağı nereden başladı? Uluslararası konjonktürde yaşadığımız gelişmeleri kimse göz ardı edemez. Emtia fiyatındaki, enerji fiyatındaki oynaklıklar. Rusya Ukrayna savaşı. Bunların elbette ülkelerin üzerinde baskılar, etkiler var. Yüksek enflasyon oluştu tedbirleri alıyoruz, düşme eğilimine geçti. Dünyada enflasyonu görüyoruz. Biz ekonomik modelimizi oturtmaya çalışıyoruz. Yatırım, üretim, istihdam, ihracat temelli kalkınma örneğini oturtmaya çalışıyoruz. Şu anda sanayide çalışanların sayısı 6,7 milyon kişi. Yüzde 50'den fazla artırmışız. 2002 yılında organize sanayi bölgelerinde 414 bin kişi çalışıyormuş, şu anda 2,5 milyon kişi çalışıyor. Türkiye'de 2002 yılında 33 milyar dolarlık sanayi ürünü ihracatı gerçekleşirken şu anda 253 milyar dolarlık ihracatın 240 milyar dolarını imalat sanayi oluşturuyor. Yani üreterek satmayı başaran ülke haline geldik. Bu politikaların yansımalarını önümüzdeki dönem alacağız.

"Bugün 98 Teknopork'ta 90 bin kişi çalışıyor"

Böyle bir uyduyu sattığınızda buradan getireceğiniz katma değeri belki hesaplayamazsınız bile. Şu an elimde mikro çip var. Bu Türkiye'nin akıllı mühimmatları içerisinde kullanılan bir foto elektrik çipi. Şu çipin kilogram başına ihracat değeri 388 bin dolar. Bu şu anda Türkiye'nin kullandığı akıllı mühimmatlarda, sattığımız akıllı mühimmatlarının hepsinde kullanılıyor. Biz bu alanlara yatırım yapıyoruz. İktidara geldiğimizde Türkiye'de iki teknopark vardı. Bugün 98 teknopark var. 90 bin kişi çalışıyor. ARGE yapıyor, teknoloji geliştiriyor, buralardan ciddi ihracat yapılıyor. 6-7 ay önce Hacettepe Teknokent'i ziyaret ettim. Sohbet ettik. 9 kişilik ekip 'sayın bakanım bir oyun yazdık 200 milyon dolara ABD'ye sattık'. 9 kişi 200 milyon dolarlık katma değer oluşturmuş. Oradaki genç buradan kazandığı paralarla vergisini verip, Ankara'da vergi rekortmeni olmayı hedeflediğini söyledi.

"Deprem bölgesinde hızlıca sanayi siteleri inşa edeceğiz"

Felakete uğramış şehirlerimizi ayağa kaldırmak istiyorsak mutlaka sanayi üretimini de ayağa kaldırmamız lazım. OSB'lerdeki hasarların görece küçük sanayi sitelerine göre az olduğunu görüyoruz. Yaklaşık 5 bine yakın sanayi dükkânı zarar görmüş 11 ilin tamamında. Biz buraları ayağa kaldırmak için sanayiyi ayağa kaldırmak mecburiyetinde olduğunu biliyoruz. Biz de Çevre Şehircilik Bakanlığımızla birlikte sanayi sitelerinin de temellerini atacağız. Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Hatay'da yeni sanayi siteleri, sanayi dükkanları yaparak bunları teslim edeceğiz. Burada üretici esnafımızı ayağa kaldırmak için KOSGEB’den destek paketi açıkladık. Hasar durumuna göre, işletmenin ölçeğine göre faizsiz kredi veriyoruz. Bir kısmını geri ödemesi ileride başlayacak şekilde 1,5 milyon liraya kadar veriyoruz.

"Deprem bölgesini cazip bölge haline getireceğiz"

Türkiye'de bazı bölgelere teşvik sistemi var. Biz 11 ilde yıkıma uğrayan ilçeleri cazibe destekleri programı kapsamına aldık. Orada yatırımlar bizim 6. bölge teşviklerimizden faydalanabilecekler. Çok ciddi maliyet avantajları getirecek, SGK prim desteği, faiz desteği vermiş olacağız. Biz aslında 11 ile çok farklı bakış açısıyla yaklaşıyoruz. Burası Doğu Akdeniz'in cazibe merkezi olabilecek potansiyele sahip. Buradaki uzman arkadaşlarımızla beraber 11 ili kapsayacak çok faklı kalkınma programını yazıyoruz. Biz burayı sanayisi, tarımı, turizmi, eğitimiyle cazibe merkezi haline getireceğiz. Burada yatırım yapmak o kadar cazip hale gelecek ki, firmalarımız burayı tercih edecek.

"GSM şirketlerine ceza çıkarsa ödemek zorundalar"

GSM operatörlerinin ciddi eksiklikleri ve hataları oldu. Gerekli bakanlığımız uyarıyı yaptılar. Bunun yanında cezalarla ilgili şu anda süreç devam ediyor. Çok ciddi bir cezayla karşılaşacaklarını da ben düşünüyorum. Deprem felaketi çok büyük yıkım oluşturdu. Geniş bir coğrafyada böyle bir deprem felaketiyle karşılaştık. Belki bu kadar büyük bir senaryoya hazırlıklı olmayabilirler. Ama bu onların sorumluluğu. En büyük felakete hazırlıklı olmaları gerekiyordu. Burada en kötü senaryoya göre hazırlıklarını yapmaları gerekiyordu. Bu manada da gerekli uyarıları aldılar. Onlarla ilgili tedbirleri alıyorlar. BTK şu anda gerekli soruşturmayı yapıyor. Tabii ki bir ceza çıkarsa bunu ödemek zorundalar.

"Sayın Cumhurbaşkanımız bakanları alana sürdü"

Biz Türkiye'nin bakanlarıyız. Bakanlık gücümüzle bu şehirlere katkı sağlamaya gayret etmek için bulunuyoruz. Biraz önce söyledim; ben aslında Bursa'nın yabancısı bir insan değilim. Buraya yaptığımız yatırımlar, katkılar, Türkiye'nin otomobili projesi. Her zaman Bursa'ya hizmetleri olan, Bursa'ya çalışan, Bursalıların kardeşiyim. Aslında kritik soru; Meclis'in güçlendirilmesiyle ilgili cümle. Karşımızda 7'li bir koalisyon var. Güçlendirilmiş parlamenter sistemi getireceğiz, Meclis'in itibarını iade edeceğiz diyerek yola çıktılar. Bugün geldiğimiz noktada ağızlarına güçlendirilmiş parlamenter sistemi alıyorlar mı? Burada 6 genel başkan var. 1 tanesi bile Meclis'e girmeyecek. Hadi ekim-kasımda bütçe müzakerelerini düşünelim. Bir tanesi bile Meclis'te olmayacak. Sayın Cumhurbaşkanımız farklı bir anlayışla adım attı. Bakanlarını sahaya sürerek, seçim çalışmalarında alanda onlardan istifade etmek istedi. Meclis'te o tecrübelerini Meclis'e yansıtacaklar. Bu dönem Bursalılar takdir ederlerse, oy verirlerse inşallah bu şehre hizmet edeceğim. Zaten bu şehirle irtibatı olan bir insandım. İnşallah önümüzdeki dönemde milletvekili olarak bu şehre hizmet etmeye devam edeceğim.

"İlk turda biter; 300'ün üstünde vekil çıkarırız"

Şu anada kadar bizi geride gösteren hiçbir anket görmedik. Bize gelen bütün anketlerde hep yukarıdaydık. Kampanyaya sayın Cumhurbaşkanımızın saha kampanyası daha yeni başladı. Bu üstüne de ivme katacak. İnşallah ilk turda bu işi bitireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızı o mevkide göreceğiz. Meclis'te Cumhur İttifakı'nın çoğunluğunu görebileceğiz. Bunu vatandaşlarımızda sahada görüyoruz. Hem alanda hem anketlerde görebiliyoruz. Biz inşallah ilk turda bitireceğiz. Meclis'te te 300'ün üstünde Cumhur İttifakı'nı Meclis'te göreceğiz. Bursalılar güzel insanlar. Arkadaşlarımız şu anda sahadalar. AK Parti'nin milletvekili listelerine baktığımızda pırı pırıl insanlar görüyoruz. 1.sıradaki arkadaşımızla 10. sıradaki arkadaşımız aynı kalitede. İnşallah bu şehrin potansiyelini daha da yukarı götürmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Pazartesi sayın Cumhurbaşkanımız Gemlik'e gelecek. Türkiye'nin ilk batarya fabrikasının temelini atacak.

"3 dönem kuralını uygulamış başka bir hareket var mı?"

Vatandaşlarımızın sahada farklı değerlendirmeleri olabilir. Biz değişimi dönüşümü gerçekten önemseyen partiyiz. Listelerimizde çok değişim oldu. Arkadaşlarımız bayrağı yeni arkadaşlarımıza bıraktılar. Biz seçimlerde ciddi bir netice alacağımıza inanıyoruz. Biz ilkeleri olan partiyiz. Türk siyasetinde 3 dönem kuralını uygulamış başka siyasi hareket var mı? Genç arkadaşlarımız olmasına rağmen. Ama biz bu arkadaşlarımızdan farklı kabiliyetlerde yine faydalanacağız. Biz siyaseti çıkarlarımız için değil; bu ülkeye hizmet için yapıyoruz. Bizim listelerimiz gerçekten hepsi pırlanta gibi kaliteli arkadaşlarımız. Cumhurbaşkanımız bu aday belirleme süreçlerinde emin olun kılı kırk yarar. İstişarelerle isimleri belirler. Şu anda bir şehirde şehit kardeşine küfretmiş bir adam, o şehirde kaçak yapısı devlet tarafından yıkılmış, gazeteciyi dövdürmüş adam şu anda bir başka partinin listesinde birinci sırasına girebiliyor. Bizim hizmet anlayışımızda bu yok.

"Başka ülkelerden TGC Anadolu’ya talep var"

TCG Anadolu Türkiye'nin savunma kabiliyetlerine çağ atlatacak proje. Bu Türk donanmasına sınıf atlattığı gibi Türkiye'nin kabiliyetlerine de sınıf atlattı. Bu gemiye yerleştirdiğiniz 90'a yakın zırhlı aracı kıyıya gönderebiliyorsunuz. İHA'ların bu gemiye iniş kalkış yapabilmesi. Dünyada bu konsepti düşünmüş başka bir ülke yok. Bu gemiyi İHA için kalkar iner hale getirirsek Türkiye'ye nasıl bir kabiliyet kazandıracağına çalıştık. Doğu Akdeniz'de, Ege'de, uluslararası operasyonlarda müthiş kabiliyet kazanabiliyorsunuz. Bugün gemiyi üreten tersaneyle konuştuğumuzda 'Bizim artık İspanyol tasarımına ihtiyacımız yok kendimiz de yapabiliriz' diyor. Libya'da bir operasyon yapıyorsanız, diyelim ki hava gücüne ihtiyacınız var. Siz bu gemiyi Libya açıklarına götürdüğünüzde karada hiçbir mecburiyetiniz olmadan istediğiniz operasyonu gerçekleştirebilirsiniz. Bunun üzerindeki radarlar, sensörler yerli ve milli olarak geliştirildi. Şu anda bu gemileri bize yapar mısınız diyen başka ülkeler var. Bu manada Türkiye'nin önü açık. Biz Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken yol haritalarımızı biliyoruz.

Yorumlar