Bir otelde gerçekleştirilen programda konuşan Saadet Partisi
Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Erbakan'ın hayatını ve yaptığı
çalışmaları anlattı.
Erbakan'ın adalete dayalı dünya düzenini ilk hedef olarak
belirlediğini vurgulayan Karamollaoğlu, Batı'da yaşananları
eleştirerek Batı'nın kendi menfaatleri söz konusu olduğunda
belirlediği kıstasları çiğnediğini ifade etti.
Karamollaoğlu, dünyada huzurun, barışın olması için hakkın ve
hukukun üstün tutulması, adaletin sağlanması gerektiğini dile
getirdi.
Necmettin Erbakan'ın, "Öyle önemli bir yola çıkıyoruz ki bu yolda
mücadele edebilmek için sağlam bir inanca sahip olmamız lazım.
Karşınızda gücü gördüğünüzde diziniz titreyecekse baskıya tahammül
edemeyeceksiniz, böyle bir yola teşebbüs etmeyin. Ediyorsanız
sonuna kadar dayanın." sözlerini hatırlatan Karamollaoğlu,
Erbakan'ın ahlaki ve manevi değerlerin üstün tutulmasına önem
verdiğini belirtti.
Karamollaoğlu, "Hocamız bize şunu gösterdi, biz bu ülkede yaşayan
her insanla çok farklı görüşlerde olsak bile bu memleketin bekası
söz konusu olduğu zaman bir araya gelip kucaklaşabilmeliyiz. Bundan
dolayı da 70'lerde Cumhuriyet Halk Partisiyle koalisyon ortağı
olmaktan çekinmedik." dedi.
- "KAMPLAŞIYORUZ, KUTUPLAŞIYORUZ"
Güçlenerek kalkınmanın Erbakan'ın en önemli hedefleri arasında
bulunduğuna işaret eden Karamollaoğlu, Erbakan'ın İslam birliğine
de önem verdiğini aktardı. Karamollaoğlu, şöyle devam etti:
"Bugün biz tarihe baktığımız zaman Hocamızı yad ederek
problemlerimizi nasıl çözmeliyiz? Öyle zannediyorum ki onun kendi
politikalarını tatbik etmesinden, ideallerinden ders alarak
aramızdaki bağları pekiştirmeye ihtiyacımız var. Yaşadığımız ülke
çok ama çok karmaşık bir yapıya sahip. Bu birliktelik geçmişte
hiçbir zaman zedelenmemişti. Şimdi zedelenmeye doğru gidiyor.
Kamplaşıyoruz, kutuplaşıyoruz. Bizim gibi düşünmeyenleri,
inanmayanları, yaşamayanları adeta düşman, hasım ilan ediyoruz. Bu
kamplaşma bize hayır getirmez. Yarın, Ortadoğu'da yanan ateş ki
ucundan bize de sıçradı, eğer bizi de kucaklarsa birbirimizden
başka dost yok."
Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu, Erbakan'ın birlik ve
beraberliği pekiştirebilmek için bir araya gelmenin elzem olduğuna
inandığını aktardı.
Karamollaoğlu, programa katıldığı için CHP Genel Başkanı
Kılıçdaroğlu ve diğer katılımcılara teşekkür etti.
- "HERKESİN ORTAK HAYALİ"
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ise düşünce ve yöntemlerin farklı
olabileceğini ama güçlü, saygın ve barış içinde bir Türkiye'nin
herkesin ortak hayali olduğunu vurguladı.
Erbakan'ın mücadeleci kişiliğe sahip olduğunu söyleyen
Kılıçdaroğlu, Erbakan'ın hiçbir zaman kendi şahsi çıkarlarını,
ülkenin çıkarlarının üzerine koymadığının altını çizdi.
Kılıçdaroğlu, kendisini değil Türkiye'yi zenginleştirmek, büyütmek
amacıyla hareket eden Erbakan'ın bu hassasiyetinin bütün
siyasetçilere örnek olması gerektiğini belirtti.
Erbakan'ın "hak terazisinde" doğru bildiğini söylediğini ve hiçbir
suçlamadan, baskıdan asla yılmadığını ifade eden Kılıçdaroğlu,
Erbakan'ın yaşadığı türlü zorluk ve haksızlıklara rağmen devletle
milleti karşı karşıya getirmemeye özen gösterdiğini dile
getirdi.
Kılıçdaroğlu, Erbakan'ın siyasi menfaat için insanları birbirine
düşman etmeye asla çalışmadığına, devlete ve kurumlarına olan
saygıyı her zaman koruduğuna işaret etti.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Bugün ülkemizin barışa ve diyaloğa ihtiyacı var. Her geçen gün
şehit haberleri hepimizin içini yakıyor, şehirlerimizde patlayan
bombalar, insanlarımızı tehdit eden terör ve ortaya çıkan güvenlik
açığı hepimizi huzursuz ediyor. Nefrete, ötekileştirmeye ve
düşmanlığa dayanan bir dil toplumsal barışımızı bozuyor.
Kutuplaşmadan çıkar sağlamaya çalışan siyaset anlayışı, ülkemizin
karşı karşıya olduğu sorunları çözme gücümüzü azaltıyor. Öyle bir
ortamda tekrar akılla, mantıkla hareket etmek zorundayız.
Yaşadığımız sorunları çözmenin tek yolu daha fazla demokrasidir.
Dış politikada, ekonomide, adalet ve güvenlik alanında yaşanan
sorunlar ancak ortak akılla çözülebilir. Siyasette de ortak aklın
elzem olduğu yerlerin başında da Türkiye Büyük Millet Meclisi
gelir. O nedenledir ki biz diyoruz ki yüzde 1'in üzerinde oy alan
bütün siyasi partilerin Meclis'te temsil edilmesi bu açıdan
gereklidir. Bu adım ile ortak akıl güçlenecek, sorunlarımızın
çözümü içinde önemli bir kapı açılacaktır. Hiç kimse unutmamalıdır
ki yüzde 10 seçim barajı darbecilerin darbe hukukundan
kaynaklanmaktadır. Darbe hukukuna karşı çıkmak da demokrasiyi
savunan herkesin ortak görevidir."
Özgürlüğün ve adaletin hakim olduğu bir Türkiye'de her görüşten,
her inançtan, her yaşama biçiminden insanın özgürce kendini ifade
edeceğini, toplumsal çatışma ve kutuplaşmaların azalacağını
belirten Kılıçdaroğlu, darbelere karşı en büyük kalkanın gücü tek
elde toplamak değil, demokrasi olduğunu anlattı.
Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet hepimizin üstüne titremesi gereken temel
bir değerdir. 80 milyon vatandaşımızın geleceğinin sigortası
cumhuriyettir." değerlendirmesinde bulundu.
Erbakan'ın öğrencilik ve siyasi hayatını anlatan Kılıçdaroğlu,
Sinop'ta mütevazı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen
Erbakan'ın cumhuriyet ve demokrasi sayesinde çalışarak, çabalayarak
başbakanlık koltuğuna oturduğunu aktardı.
Kılıçdaroğlu, "Bu cumhuriyet ve demokrasi neden değerlidir diye
sorarsanız, işte söylüyorum, bu yüzdendir, Erbakan Hocamızın
Sinop'ta doğup, çalışıp yeteneklerini gücünü kullanarak başbakanlık
koltuğuna kendisini taşımasıdır. Bu halkın bütün çocuklarına bu
ülkenin bütün makamları açıktır, açık olmalıdır." dedi.
- "MİLLETİN MECLİSİNİ GÜÇLENDİRECEK ADIMLAR
ATMALIYIZ"
Dünyada "Gazi Meclis" ünvanı taşıyan tek Meclis'in TBMM olduğuna
dikkati çeken Kılıçdaroğlu, Gazi Meclis'in, Milli Mücadele'yi,
Kıbrıs Barış Harekatı'nı yönettiğini, 15 Temmuz darbe girişimine
karşı bombaların altında parlamenter demokrasiyi savunduğunu
vurguladı.
Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Milli olmanın önemine inanıyorsak her şeyden önce TBMM'yi
zayıflatacak tutumlardan kesinlikle uzak durulmalı, tam tersine
milletin Meclisini güçlendirecek adımlar atmalıyız. Bugünlerde
şahit olduğumuz Meclisin yetkilerini kısıtlamaya dönük girişimler
aslında milli gücümüzü yok etme sonucunu doğuracak talihsiz
adımlardır. Eksikliklerimiz olabilir, yanlışlarımız da olabilir,
önemli olan eksikliklerimizi tamamlamak, yanlışlardan da ders
çıkarmaktır. Bütün bunları ortak akılla parlamenter sistem içinde
hep birlikte giderebiliriz. Rahmetli Erbakan da başkanlık sistemine
bu anlayışla karşı çıktı. Bütün yetkilerin tek elde toplanmasına
karşı çıktı. Cumhuriyet ve parlamenter rejimden yana tavır aldı.
1996'da Başbakan sıfatıyla başkanlık sistemi tartışmasını
değerlendirirken şunları söylüyordu Başbakan Erbakan: 'Sen hem
istikrardan bahsediyorsun, hem şimdi işimizi gücümüzü bırakalım
Türkiye'nin bütün rejimini değiştirelim diyorsun, kendine gel.' Bu
sözlerin altına aynen imza atıyorum."
Geleceğe bırakılacak en büyük mirasın demokrasi ve cumhuriyet
olduğunun altını çizen Kemal Kılıçdaroğlu, cumhuriyet demokrasiyle
taçlandırıldığında bütün dünyanın saygınlığının kazanılacağını
ifade etti.
"Yeni paylaşım, hırs ve hesapların dünyayı ve özellikle bölgemizi
kan gölüne çevirdiğini üzüntüyle izliyoruz." diyen Kılıçdaroğlu,
içinde bulunulan coğrafyanın şartlarının her geçen gün çatışma,
savaş ve kıyımı artıracak yeni yapay gerekçeler ürettiğini dile
getirdi.
Millet olarak kirli ortama karşı, güçlü bir şekilde ayakta
durabilmenin tek yolunun ortak değerlere daha fazla sahip çıkmak
olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, milletlerin parçalanması üzerine
kurulan hesapların güçlü bir milli duruşla boşa çıkarılabileceğini
vurguladı.
Siyaset kurumunun çatışma ve kutuplaşma dilinden uzak, toplumsal
uzlaşmayı teşvik eden kucaklayıcı bir tutum içinde olmasının şart
olduğunu dile getiren CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şu
değerlendirmeyi yaptı:
"Unutmayalım ki dünyevi hırsların esiri olan siyaset dünyevi
felaketlerin de sebebi olur. Savaş değil barış iklimine çatışma
değil diyalog diline ihtiyacımız var bu duygu ve düşüncelerle 54.
hükümetin Başbakanı aynı zamanda bürokratken benim de
Başbakanlığımı yaptı, Prof. Dr Necmettin Erbakan'ı rahmetle
anıyorum. Barış ve diyalog kapısını açık tutan çatışmadan değil
birlikten yana olanlara yürekten teşekkür ediyorum."
- "BÜYÜK MÜCADELE VERDİ"
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ise partilerin
ayrı olduğunu ancak inançlar, idealler, gönüller, acılar ve
kaygıların bir olduğunu belirtti.
Destici, Refah-Yol hükümetinin kurulması döneminde askeri,
bürokratik, siyasi bütün vesayetçilerin dayatmasına rağmen Muhsin
Yazıcıoğlu'nun "Ben Müslümanların iktidarını engellettirmeme adına
Refah-Yolu destekliyorum." dediğini hatırlattı.
Türkiye tarihine "post modern darbe" olarak geçen 28 Şubat
sürecinde Erbakan ve Yazıcıoğlu'nun büyük mücadele verdiğini dile
getiren Destici, "Aslında biz mücahidiz, siz de alperensiniz.
Mücahit ve alperenin kelime olarak farkı var ama içeriğine
baktığımız zaman aynı anlamı taşıdığını belirtmek isterim."
şeklinde konuştu.
Erbakan'ın Türkiye'ye büyük hizmet ve emekleri olduğunu söyleyen
Destici, Erbakan'ın yol gösteren düşünce ve davranışları
bulunduğunu vurguladı.
- TBB BAŞKANI FEYZİOĞLU
Necmettin Erbakan'ın Türk siyasi yaşamın çok konuşulan, renkli ve
çok yönlü bir lideri olduğunu anlatan Türkiye Barolar Birliği
Başkanı Metin Feyzioğlu ise Erbakan'ın milli tavrından asla ödün
vermediğini vurguladı.
Erbakan'ın konuşmalarındaki üslubunu anımsatan Feyzioğlu,
"Günümüzde maalesef Türk siyaseti birbirlerine sayınla hitap eden,
siyasi nezakete değer veren liderleri öyle çok aramaktadır ki.
Toplumsal kutupsallaşma milli devlet yapısının en büyük düşmanıdır.
Toplumsal kutuplaşmanın müsebbipleri üzülerek söylemek zorundayız
ki siyasetçilerimizdir. Bu nedenle siyaset yapan herkes yakın
tarihimizi, yakın siyasi tarihimizin liderlerini çok iyi tahlil
etmekle yükümlüdür." dedi.
- "GECESİNİ GÜNDÜZÜNE KATMIŞ BİR LİDERDİ"
Saadet Partisinin Kurucu Genel Başkanı Recai Kutan, Erbakan'ın
hiçbir zaman kirli siyaset yapmadığına dikkati çekerek şunları
kaydetti:
"O ibadet aşkıyla ve cihat ruhuyla çalıştı. Bu yüzden 'Biz siyaset
yapmıyoruz, Allah rızası için cihat ediyoruz' derdi. Hocamız
Hakk'ın rızasını kazanmak, yer yüzünde hakkı hakim kılmak,
yaşanabilir Türkiye ve yeniden büyük Türkiye'yi inşa etmek, bu
ülkede herkesin inandığı gibi yaşayabilmesini sağlamak, hak ve
adalet temelli yeni bir dünyayı gerçekleştirmek, kısaca cihat
farzını yerine getirmek için gecesini gündüzüne katmış bir
liderdi."
AK Parti Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin de bir dava sahibi
olmayı Erbakan'dan öğrendiğini söyledi. Erbakan'ın verdiği
görevleri unutmadığını ve sürekli takipçisi olduğunu aktaran Şahin,
Erbakan'la ilk tanışmasını anlattı.
Programda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali
Yıldırım, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ın gönderdiği telgraflar da
okundu.
Karamollaoğlu, program sonunda, Kılıçdaroğlu, Destici, Feyzioğlu ve
diğer katılımcılara Erbakan'ın yazdığı "Davam" isimli kitabı hediye
etti.
Program çıkışında Saadet Partililerle fotoğraf çektiren
Kılıçdaroğlu'na bir partili, "Teşkilat sizi çok sevdi, devamlı
gelin." dedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
