Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eskişehir Valiliği önünde
düzenlenen toplu açılış töreninde konuştu.
Erdoğan, şimdi el ele, omuz omuza 16 Nisan'a yürüdüklerini dile
getirerek, alanda kendisini dinleyen vatandaşlara, "16 Nisan'da, 15
Temmuz'un hesabını sormaya var mıyız? 30 gün kapı kapı dolaşmaya
var mıyız?" diye seslendi.
16 Nisan'ın unutulmaması gerektiğini, bugünün 15 Temmuz'un bir
intikamı olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam
etti:
"Zira 15 Temmuz'da bu milletin evlatlarına bomba yağdıranlar kimdi?
FETÖ'cüler, PKK. Şimdi bunlar ne diyor? Bunlar, Kandil'den haber
gönderiyor, diyor ki Kandil, '16 Nisan'da oyumuz hayır'.
Pensilvanya ne diyor? 'Hayır'. Ana muhalefet ne diyor? 'Hayır'.
Bakın kimler bir araya geldi görüyor musunuz? Bunların yok
birbirinden farkı.
İşte şimdi ben de diyorum ki 'AK Parti'ye gönül veren kardeşlerim
evet' diyorlar. MHP'ye gönül veren kardeşlerim 'evet' diyorlar.
BBP'ye gönül veren kardeşlerim 'evet' diyorlar. Fakat Cumhuriyet
Halk Partisi'ne gönül veren, HDP'ye gönül veren, Saadet Partisi'ne
gönül veren kardeşlerime de sesleniyorum, 'gelin sizler de bir
olun, beraber olun, iri olun. Kardeş olalım hep birlikte Türkiye
olalım."
'DİKİLİ AĞACIN VAR MI?'
Eğitim, sağlık, adalet, toplu konut, ulaşım, haberleşme, sosyal
yardımlaşma ve diğer tüm alanlarda ülkeye çağ atlattıklarını ifade
eden Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Huzur,
mutluluk, refah yok." dediğini anımsattı. Erdoğan, "Yazıklar olsun,
eline diline dursun. Sen, Sosyal Sigortalar Kurumunun başındayken
hastanelerimizin halini benim vatandaşlarım bilir. İlacımızı
alamıyorduk, kuyruklarda sıraya giriyorduk, tedavi olamıyorduk.
Kimdi o zaman genel müdür? Sendin. Fakat bunda yalan diz boyu.
Şimdi çıksın, sor buna 'Benim dönemimdeki sağlık hizmetleri hiçbir
dönemde olmadı' der." diye konuştu.
Erdoğan, Yunus Emre Devlet Hastanesinin vatandaşların emrinde
olduğunu, ilave de yapıldığını anımsatarak, kasımda 2 bin 100'ü
aşkın yatak sayısıyla Eskişehir Şehir Hastanesinin devreye
gireceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Biz buyuz, farkımız bu. Zira biz, bu millete, Kanuni Sultan
Süleyman gibi hedef koyduk. 'Halk içinde muteber bir nesne yok
devlet gibi, olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi.' Bir
sağlıklı nefesi, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyeye feda eden ecdadımızın
yolundayız biz. Ey Kılıçdaroğlu, senin daha çok bu yolları gezmen,
tepmen, dolaşman gerekir. Sende hizmet aşkı yok, sende dert yok.
Dikili ağacın var mı, sorun bakalım. Biz bütün yaptıklarımızı
kendimiz için değil, milletimizden aldığımız destekle, milletimiz
için yaptık. "
'SIKIYSA KİPAYI DA YASAKLASANA'
Erdoğan, 16 Nisan'da yeni sistemin oylanacağını ifade ederek,
"Eskişehir büyük Türkiye için evet diyor mu? Eskişehir güçlü
Türkiye için evet diyor mu? Eskişehir istikrarlı Türkiye için evet
diyor mu? Eskişehir daha zengin Türkiye için evet diyor mu?"
sorularını yöneltti. Evet yanıtını alan Erdoğan, şunları
kaydetti:
"Emin olunuz demokrasinin ve özgürlüklerin batı ülkelerinin bile
ötesinde yaşandığı, yaşatıldığı bir yerdir. Avrupa ülkelerinin, tüm
demokratlıklarının, tüm özgürlükçülüklerinin işin ucu kendi
çıkarlarına dokununcaya kadar olduğunu hep birlikte gördük mü? Bu
ülkelerde iktidarda olan partileri baktılar ki ırkçılık, faşistlik,
yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı prim yapıyor, hepsi de
demokrasiyi, hakkı, hukuku, adaleti bir kenara bırakıp o tarafa
yöneldiler.
AB Adalet Divanı karar alıyor. Başörtüsünü yasaklıyor. Bıktık ya
bıktık. Hani din özgürlüğü, inanç özgürlüğü vardı? Sıkıysa kipayı
da yasaklasana. Yasaklayabilir mi? Bunlar çok yüzlü. Türkiye başta
olmak üzere, kendileri dışındaki herkese kriter dayatanlar bunlar
değil mi? Türkiye'nin bir bakanı, kendi vatandaşlarıyla buluşmak
için geldiğinde olağanüstü hal ilan etmenin neresi
özgürlükçülüktür? Kim bu belediye? Belediye olağanüstü hal ilan
ediyor. Hükümet değil ha. Hale bak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi
de kardeş şehir belediyesi olduğu için hemen ertesi gün kendilerine
kardeşlik sözleşmelerini iptal etmelerini söyledik. Bitti o iş.
Antidemokratik, inanç özgürlüklerine karşı, benim devletimin
bakanına, hem de bir bayan bakanına kapıları kapatan ve kendi
toprağım sayılan konsolosluğuma sokmayanlara, bizim de kapılarımız
kapalıdır. Benim Dışişleri Bakanıma uçuş yasağı getirenlere, kusura
bakmasınlar bundan sonra bizim de uçuş yasağımız vardır. "
'VARACAĞI YER 1940'LARIN TEK PARTİLİ CHP
DÖNEMİDİR'
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anayasa değişikliğini kötülemek için sağa
dönüyorlar gençlerimize hakaret ediyorlar sola dönüyorlar
parlamentoya hakaret ediyorlar ileri bakıyorlar muhtarlara hakaret
ediyorlar. Bunlarla da kalmıyor birde tutup Suriyeli muhacirleri
milletimize hedef göstermeye çalışıyorlar. Hollanda'daki,
Almanya'daki, Avusturya'daki ırkçılar, kendi ülkelerindeki Türkler
ve müslümanlar için ne yapıyorlarsa bunlarda aynı taktiği
ülkemizdeki Suriyelilere uygulamaya çalışıyorlar. Kılavuzu
Avrupadaki faşistler olan bir partinin varacağı yer 1940'ların tek
partili CHP dönemidir." dedi.
'BUNUN BEDELİNİ ÖDETMEK BOYNUMUZUN BORCUDUR'
Erdoğan, Hollanda'nın skandal tavrına ilişkin
değerlendirmelerde bulundu.
"Uluslararası hukuku çiğneyen bunlar. Bunlar var ya bunlar, hiçbir
sözlerine güvenilmez." ifadelerini kullanan Erdoğan, "Benim Fatma
Betül kardeşimi karşılamaya gelen vatandaşların, soydaşların
üzerine atlarıyla, itleriyle, tepeden tırnağa silahlı polisleriyle
saldırmanın neresi demokratlıktır. Benim Hüseyin Kurt kardeşimi
yere yatırıp, köpeklere parçalatanların eski Roma'daki
gladyatörlerden ne farkı var? Hiçbir farkı yok, aynı. Artık geri
dönüyoruz, geri gidiyoruz, hale bak." diye konuştu. Erdoğan,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Seçim bitince de hemen geri çark ediyor. 'Hadi kaldığımız yerden
devam edelim' diyorlar, yok öyle yağma, yok. 'Oturup bir yemek
yeriz, kahvaltı yaparız...' Terbiyesizliğe bak, dalga mı
geçiyorsun? Sen kendi çıkarın için Türkiye gibi bir devlete her
türlü haydutluğu yapacaksın, ondan sonra hiçbir şey olmamış gibi
yoluna devam edeceksin. Bu ülkeye, bu millete dostluk eden herkese
nasıl vefa gösteriyorsak, husumet gösteren herkese bunun bedelini
ödetmek boynumuzun borcudur. Aksi takdire milletimize, tarihimize
mahcup oluruz.
Ağızlarındaki baklaları yavaş yavaş çıkarmaya, yüzlerindeki
maskeleri indirmeye, gerçekleri ucundan kıyısından da olsa
söylemeye başladılar. Onların rahatsızlığı şahsımdan ve hükümetten
değildir. Onlar Türkiye'nin ekonomisiyle, demokrasisiyle,
bölgesinde ve dünyadaki konumuyla, kendilerine ihtiyaç duymayan
yere gelmesinden rahatsızlar. Çünkü onların hayalindeki Türkiye,
her şeyiyle kendilerine bağımlı olan, istedikleri gibi itip
kakabilecekleri bir Türkiye'dir. Kendi ülkelerindeki Türkler için
de aynı duyguları taşıyorlar. Dün ülkelerine en zor, en sıkıntılı
işleri yaptırmak için getirdikleri Türklerin bugün kendi işlerinin
sahibi olmalarından, kariyer sahibi pozisyonlara gelmelerinden
rahatsızlık duyuyorlar. Fabrikada işçi olarak çalışan Türklere
itirazları yok ama o fabrikanın sahibi, mühendisi, yöneticisi olan
Türk'e artık tahammül edemiyorlar."
Meydandakilerin "Yol ver gidelim, Avrupa'yı ezelim" sloganları
üzerine Erdoğan, "Gençler, şu anda hiç oralara gerek yok, biz
ülkemizi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkaracağız.
Buradan Avrupa'daki vatandaşlarıma, kardeşlerime sesleniyorum.
Yaşadığınız, çalıştığınız yerler artık sizin sılanızdır, yeni
vatanınızdır, oralara sıkı sahip çıkın. Daha çok iş yeri açın.
Çocuklarınızı daha iyi okullarda okutun. Ailenizi daha iyi
semtlerde yaşatın. En iyi arabalara binin, en güzel evlerde oturun.
Üç değil beş çocuk yapın. Çünkü Avrupa'nın geleceği sizlersiniz.
Size yapılan terbiyesizliklere, düşmanlıklara, haksızlıklara
vereceğimiz en güzel cevap işte bu olacaktır." değerlendirmesinde
bulundu.
'SIKIYSA DESİNLER'
Yarın Çanakkale'de dünyanın bir numaralı köprüsünün temelinin
atılacağını anımsatan Erdoğan, köpürün bedelinin yaklaşık 11 milyar
dolar olduğunu kaydetti.
"Hani Türkiye ekonomik olarak çökmüştü, batmıştı, bitmişti?" diyen
Erdoğan, köprünün Türk-Kore ortak girişimiyle yapılacağını ifade
etti.
"Cebimizden bir kuruş çıkmıyor. Konsorsiyum yapacak, niye? Türkiye
güvenli bir ülke, güvenilir bir ülke, onun için." ifadesini
kullanan Erdoğan, "Türkiye'yi anlayan, anlıyor. Anlamayan o
inadında devam ediyor. Biz Türkiye'de hayırcıları yeni tanımadık,
eski tanıyoruz. Hatırlayın, şu anda 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
yapılırken ona hayır diyenleri biliyorsunuz değil mi? Aynı şekilde
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne, Yavuz Sultan Selim Köprüsü'ne,
Osmangazi Köprüsü'ne, 3 yılda 200 milyon insanın geçtiği Marmaray
Tüneli'ne, Avrasya Tüneli'ne hayır diyenleri biliyorsunuz değil mi?
Şimdi acaba merak ediyorum, Çanakkale Köprüsü'ne ne diyecekler?"
diye sordu.
Meydandakilerin "Hayır diyecekler?" yanıtı üzerine Cumhurbaşkanı
Erdoğan, "Diyebilirler mi? Sıkıysa desinler, diyemezler. Çünkü hep
yanıldılar. Derler, üzerinden geçerler. Varsın geçsinler. Biz ne
diyoruz: At denize balık bilmezse halik bilir. Biz bunun için
varız." dedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
