Başbakan Binali Yıldırım ile Malta Başbakanı Joseph Muscat, 1,5
saat süren baş başa ve heyetlerarası görüşmenin ardından, ortak
basın toplantısı düzenledi.
Malta'nın, AB dönem başkanlığını ocak ayından itibaren devraldığını
anımsatan Yıldırım, "Malta daima Türkiye'yi AB'ye tam üyeliği
konusunda destekleyen, şartsız, koşulsuz destek veren bir ülke,
bunu takdir ediyoruz. Malta'nın dönem başkanlığı içerisinde de
AB-Türkiye ilişkilerinin daha da geliştirilmesi, yeni fasılların
açılması ve güncellenmesine karar verilen AB ile Türkiye arasındaki
Gümrük Birliği Anlaşması'nın çalışmalarına başlanmasını ümit
ediyoruz. Bu konuda gereken desteği Sayın Muscat'ın vereceğinden
eminiz." diye konuştu.
Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz'da gerçekleştirilen darbe girişimi
karşısında Malta'nın demokrasi ve Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden
yana açık ve net bir tavır koymasını da takdirle karşıladıklarını
dile getirdi.
Yıldırım, Muscat ile bölgesel konuları ele aldıklarını, mülteci
sorunu başta olmak üzere Suriye'de barışın tesis edilmesi, siyasi
çözüm bulunması, Libya'da benzer şekilde sorunların üstesinden
gelinerek istikrarın sağlanması gibi konularda görüş alışverişinde
bulunduklarını anlattı.
'AB'NİN HIZLI ADIM ATMASI GEREKTİĞİNİ İFADE
ETTİK'
Başbakan Yıldırım, "AB ile Türkiye arasındaki mültecilerin
durumuyla ilgili, AB-Türkiye arasındaki vize serbestliği konuları
ve geçmişte karşılıklı mutabık kalınan konularla ilgili bugün
yaşanan sorunları da değerlendirdik ve bu konularda AB'nin daha
hızlı adım atması ve yeni bir bakış açısı getirmesinin gerektiğini
ifade ettik." diye konuştu.
Malta'nın gemi sicili, filo bakımından dünyanın üçüncü büyük ülkesi
olduğuna işaret eden Yıldırım, "Dolayısıyla bu alandaki mevcut iş
birliğinin daha ileri taşıma imkanı olduğunu bir kez daha gördük ve
teyit ettik. Ayrıca gelecek dönemde özellikle yabancı dil eğitimi
konusunda Malta ile çok daha yakın çalışma imkanı olacağını
düşünüyoruz. Bu konuları da etraflıca değerlendirdik." dedi.
'ÇÖZÜM, ADA'DA GÜVENLİĞİ SAĞLAYACAK'
"Kıbrıs'ta Rum liderin müzakere masasına terk etmesi konusunda
Türkiye'nin tutumunun ne olacağının" sorulması üzerine Yıldırım,
bir süreden beri iki taraf arasındaki görüşmelerin Birleşmiş
Milletler koordinasyonunda devam ettiğini anımsatarak, şöyle
konuştu:
"Evvelsi gün Anastasiadis biraz herhalde sinirlenmiş, kapıyı vurup
dışarı çıkmış, 'Kriz oldu' diye haber yayıldı. Daha sonra 'Ben
sigara içmeye çıktım. Kriz filan yok' diye geri geldi. Tabii her
zaman Türkiye, daha doğrusu Kuzey Kıbrıs Türk tarafı çözümde bir
adım önde. Hiçbir zaman çözümü kesintiye uğratacak bir davranış
içerisinde olmuyorlar. Buna özen gösteriyorlar. Çözümün mutlaka
sağlanması lazım, çünkü çözümsüzlüğün bedelini Kuzey Kıbrıs Türk
tarafı ödüyor, kısıtlamalar yüzünden ödüyor. Rum tarafı maalesef
2004'te tüm uyarılarımıza rağmen adanın tümünü temsil edecek
şekilde birliğe tam üye yapıldı. Dolayısıyla o gün çok daha kolay
olan çözüm gerçekleşmedi, bugün daha zor olanı başarmakla karşı
karşıyayız. Eminim ki burada varılacak çözüm, Ada'da güvenliği
sağlayacak, Türkiye'nin etkin garantisini sürekli olarak temin
edecek ve her iki tarafın adil, eşit yönetişim hakkını da
beraberinde getirecektir."
Yıldırım, bu konuda da Avrupa Birliğinin de üzerine düşen görev
olduğuna dikkati çekerek, "Türkiye'nin dört özgürlüklerini, dört
özgürlük dediğimiz hususlarında Avrupa Birliği tarafından teminat
altına alınması icap ediyor." dedi.
'ADALET VE MEDYA, BASINLA İLGİLİ FASILLARI AB
AÇSIN'
Başbakan Yıldırım, bir gazetecinin "Türkiye'deki tutuklu
gazetecilerle" ilgili sorusuna karşılık, basın özgürlüğü ve
insanların görüşlerini ifade etmelerinin evrensel bir hak olduğunu
söyledi.
Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunun altını çizen Yıldırım, "Bu
hakları Türkiye'de herkes sonuna kadar kullanıyor, kullanmaya devam
edecek." dedi.
"Basın özgürlüğü, gazetecilik ayrı bir şey. Basın özgürlüğü kisvesi
altında terör faaliyetlerinin içinde olmak ayrı bir şey" diyen
Yıldırım, bu iki şeyi birbirine karıştırmamak gerektiğini
vurguladı. Bunlarla mücadele edildiğine dikkati çeken Yıldırım, bir
basın kartı alıp, teröristlere lojistik destek sağlamanın,
teröristlerin işini kolaylaştıracak faaliyetlerin içinde bulunmanın
basın özgürlüğü ve basın faaliyetiyle izah edilen bir şey
olmadığını söyledi.
Gerçeklerin ters yüz edildiğini, bir algı operasyonuyla sanki
Türkiye'de basına, basın özgürlüğüne karşı bir duruş varmış gibi
sonuç ortaya çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Yıldırım, "Ben
buradan açıkça bu iddiada bulunanlara şunu teklif ediyorum. Basın
özgürlüğü, Avrupa için çok önemli. Adalet, hukuk devleti olmak çok
önemli. 23 ve 24'üncü fasıllar... Adalet ve medya, basınla ilgili
fasılları AB açsın, ne söyleyeceklerse söylesinler, biz de cevabını
verelim. Buradan çağrı yapıyorum, hariçten gazel okumakla olmaz.
Biz gerçek bir teklif yapıyoruz, buyursun açsınlar bu fasılları.
Sayın Başbakan'ın, Malta'nın dönem başkanlığı içerisinde bu
fasıllar açılsın. Bütün ne düşünüyorlarsa bu konuyla ilgili biz
hepsini görüşmeye, konuşmaya varız."
'GEREKİRSE MHP İLE BAZI ORTAK ETKİNLİKLER DE
YAPABİLİRİZ'
"MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin referandumda AK Parti ile
birlikte çalışılabileceği yönünde bir genelgesi bulunduğunun"
belirtilmesi üzerine Yıldırım, 16 Nisan'da anayasada önemli
değişiklik yapacak bir halk oylaması yapılacağını hatırlattı.
Vatandaşın verdiği karara göre hareket edeceklerini vurgulayan
Yıldırım, "MHP ile AK Parti olarak biz bu değişikliği parlamentoya
uzlaşarak getirdik. Dolayısıyla bir amaç birliğimiz var. MHP de bu
değişikliğin lehinde kampanya yapıyor, biz de aynısını yapıyoruz. O
bakımdan söylemlerimizin benzer olması gayet doğal. Gerekirse bazı
ortak etkinlikler de yapabiliriz" diye konuştu.
'DÜSSELDORF İLE VATANDAŞLARLA BULUŞACAĞIZ'
Almanya'daki ziyareti çerçevesinde Türklerle bir araya geleceği
ifade edilerek, "Bu görüşme sadece Almanya ile mi sınırlı kalacak,
devamı gelecek mi?" sorusuna Yıldırım, Malta ziyaretinden sonra
Almanya Münih Güvenlik Konferansı'na katılacağını söyledi.
Başbakan Yıldırım, burada Almanya Başbakanı Angela Merkel ve birçok
devlet veya hükümet başkanıyla görüşme fırsatı olacağını
kaydederek, bu arada yeni göreve başlayan ABD Başkan Yardımcısı ile
de bir görüşme yapacağını bildirdi.
Aynı gün Düsseldorf'ta Türk kökenli Alman vatandaşları, Türk
vatandaşlarıyla bir araya geleceğini belirten Yıldırım, "Sohbet
edeceğiz, hasret gideceğiz. Onları dinleme fırsatımız olacak.
Kampanya süresince sadece Almanya'da değil, başka AB ve Avrupa
ülkelerinde de benzer faaliyetlerimiz olacak." dedi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
