Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında
gençlerin ortaya koyduğu fedakarlıkları anımsatarak, "Eğer o
gençlerimiz olmamış olsa o şımarık FETÖ alçakları, FETÖ kahpeleri
bugün bu ülkede farklı şeyler estireceklerdi ama şimdi ne
oluyorlar? Şimdi bir kısmı içeride, bir kısmı kaçtı. Kimi Yunan'a
sığınıyor, kimi başka yere sığınıyor. Hepsi şu anda batının değişik
ülkelerinde sığıntı vaziyette. Ama onları yine kovalayacağız. Nasıl
buradakileri inlerine kadar kovalıyorsak, onları da bulundukları
yerde, uluslararası hukuk neyi gerektiriyorsa arayacağız,
kovalayacağız, bulacağız." dedi.
Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma,
Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Başbakan Binali Yıldırım,
Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, İçişleri Bakanı Süleyman
Soylu'nun yanı sıra 81 il ve KKTC'den birer kadın ve erkek
temsilcilerden oluşan gençler ve sporcuları kabul etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki gençlere hitaben yaptığı
konuşmada, siyasete başladığı günden bu yana gençlerin kendisini
hiç mahcup etmediğini, bundan sonra da bu güveni boşa
çıkarmayacaklarından emin olduğunu belirtti.
19 Mayıs'ın Türk tarihindeki sayısız yeni başlangıçlardan biri
olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu başlangıcın, İstiklal Savaşı'nın
zaferle sonuçlanmasını ve ardından Cumhuriyetin kurulmasını
sağladığını anımsattı.
Bu yılın, 19 Mayıs'ta Samsun'da başlayan mücadelenin 98'inci, 29
Ekim'de kurulan Cumhuriyetin de 94'üncü yıl dönümü olduğuna işaret
eden Erdoğan, "Esasen daha geriye doğru gidip meseleyi, Medine
müdafaasına, Kut'ül Amare'ye ve Çanakkale Zaferi'ne kadar götürmek
gerekir. İstiklal harbimizin ayak sesleri olan bu zaferler, en kötü
döneminde dahi Türk milletinin neler yapabileceğinin birer
ispatıdır." diye konuştu.
Özgürlük mücadelesinin farklı görünümler altında Cumhuriyet tarihi
boyunca kesintisiz sürdüğüne dikkati çeken Erdoğan, terör
örgülerinin önceleri nöbetleşe, son dönemde ise topyekun bir
şekilde Türkiye'yi hiç boş bırakmadıklarını anımsattı.
Bu saldırı ve tacizlerde güvenlik görevlisi ve sivil olmak üzere,
çok sayıda kayıplar yaşandığını belirten Erdoğan, tüm şehitlere
rahmet, gazilere de şifa diledi.
"Gönül ister ki tek bir insanımızın dahi burnu kanamasın. Tek bir
gencimiz dahi hayatını kaybetmesin." diyen Erdoğan, Yunus Emre'nin
"Bu dünyada bir nesneye yanar içim, göynür özüm. Yiğit iken
ölenlere gök ekini biçmiş gibi" sözünü hatırlattı.
Yiğitken ölenlerin ardından gözyaşlarının kimi zaman yanaklardan,
kimi zaman da içe akıtıldığını ifade eden Erdoğan, şunları
söyledi:
"Biliyoruz ki bu toprakları bizim için vatan haline getiren işte bu
yiğitlerdir, onların fedakarlıklarıdır. Bu fedakarlıkları göze alan
milyonların varlığıdır. Eğer bugün millet olarak vatan toprakları
üzerinde özgürce ve güven içinde yaşıyorsak, bunu şehitler tepesini
boş bırakmayan kahramanlara borçluyuz."
Terör örgütlerine karşı güçlü ve kahramanca bir mücadelenin Cudi,
Gabar, Tendürek dağları ve Besler Dereler'de devam ettiğini anlatan
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:
"Şu ana kadar 60'a yakın mağarayı bütün uçaklarımız,
helikopterlerimiz vurdular. Bütün o vurulan yerler de yine aynı
şekilde komandolarımız tarafından temizleniyor. Buralardan bine
yakın ciddi, ağır silahlar çıkıyor. Mühimmatın zaten haddi hesabı
yok. Lojistik destek acayip. Fakat kar kış demeden o dağlarda bu
mücadeleyi sürdüren Mehmetçik'imiz, polisimiz ve gönüllü
korucularımız, bunlar alnı öpülesi vatan evlatlarıdır. Bunlar bizim
iftihar vesilemizdir. Bunlar bizim mefahirimizdir. Bunlarla biz
geleceğe yürüyoruz. Allah onlardan razı olsun. Onlarla beraber bu
terör mücadelesini er veya geç sona erdireceğiz ve bu işi
başaracağız. Ben buna inanıyorum."
"ONLARI YİNE KOVALAYACAĞIZ"
15 Temmuz darbe girişimine karşı ortaya koydukları tepki
dolayısıyla gençlerle bir kez daha gurur duyulduğunu ve onlara olan
itimadın tazelendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle
devam etti:
"Orada gençlerimizin o tankların altına gidişi rastgele bir olay
değil. Eğer o gençlerimiz, olmamış olsa o şımarık FETÖ alçakları,
FETÖ kahpeleri bugün bu ülkede farklı şeyler estireceklerdi ama
şimdi ne oluyorlar? Şimdi bir kısmı içeride, bir kısmı kaçtı. Kimi
Yunan'a sığınıyor, kimi başka yere sığınıyor. Hepsi şu anda batının
değişik ülkelerinde sığıntı vaziyette. Ama onları yine
kovalayacağız. Nasıl buradakileri inlerine kadar kovalıyorsak
onları da bulundukları yerde, uluslararası hukuk neyi
gerektiriyorsa arayacağız, kovalayacağız, bulacağız."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere tavsiyelerde bulunarak, vatana
hizmetin sadece şehadete yürümeyi göze alacak cesaretle değil, aynı
zamanda bu ülkeye ve bu millete her alanda en iyi hizmeti vermekle
olacağını kaydetti.
Eğitim hayatında en iyisini yapmaya gayret etmeyen gençlerin,
kendileriyle birlikte aileleri ve millete karşı hayırlı bir yolda
olmadıklarını anlatan Erdoğan, "Kültürde, sanatta, sporda,
kabiliyetlerinizin el verdiği en üstün performansı
göstermiyorsanız, kendinizle birlikte ülkenize de yazık ediyorsunuz
demektir. Onun için sanatta da sporda da bilimde de çok şeyler
bekliyoruz." diye konuştu.
Gençlere iş hayatında uzmanlık, yabancı dil, insan ilişkileri, azim
ve kararlılıkta da en iyisini ortaya koyamadıkları takdirde ciddi
bir muhasebe yapmaları gerektiğine işaret eden Erdoğan, sözlerine
şöyle devam etti:
"İşini iyi yapmanın yeri, konumu, unvanı, bedeli yoktur.
Öğrenciyseniz eğitiminizi en iyi şekilde yapacaksınız. Sanayi de
çıraksanız oradaki işinizi en iyi şekilde yapmaya çalışacaksınız.
Özel sektör ve bir kamu kuruluşunda kariyer uzmanıysanız ve işinizi
en iyi şekilde yapmanın gayreti içinde olacaksınız. Bunu
başardığınızda kapıların yavaş yavaş açıldığını, basamakları
giderek artan bir hızla tırmanmaya başladığınızı göreceksiniz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci ve gençlerle bir araya geldiğinde,
"Oku, düşün, uygula, neticelendir" tavsiyesini verdiğini
hatırlatarak, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Okudun, düşünmedin bir anlamı yok. Okudun, düşündün ama uygulamaya
koymadın, yine bir anlamı yok. Okuyacaksın, düşüneceksin,
uygulamaya koyacaksın, ondan sonra da neticelendireceksin. Bazen
uluslararası toplantılarda söylerim 'Bizim işimiz Hatice değil
netice.' Bunu yapacağız. Futbolda da 'orta sahada top çevirme gol
at öyle gel' diye bir tabir var. Bu iş böyle netice ve neticeyi
aldığımız anda Türkiye'nin muasır medeniyetlerinin üstüne çıktığını
göreceğiz. Bu tavsiyeleri yerine getiren her gencimiz hedeflerine
ulaşma konusunda diğerlerinin bir adım önüne geçmiş demektir."
Artan nüfus ve karmaşıklaşan hayat şartlarının rekabetin çıtasını
sürekli yükselttiğine de değinen Erdoğan, "Rekabette öne çıkmanın
yolu, pes edip, kenara çekilmekten değil, daha çok çalışmaktan,
hayallerinizin, ideallerinizin, hedeflerinizin peşinden sıkı
şekilde gitmekten geçiyor. Çalışmadan kazanmak diye bir şey yoktur.
Kazanmadan harcayanlar ise sadece mirasyedilerdir. Onlar da zaten
kısa sürede sıfırı tüketirler." diye konuştu.
Gençlerden mutlaka bir alanda çok iyi uzmanlıklar edinmelerini
ancak hayatı sadece bununla sınırlı yaşamamalarını isteyen
Cumhurbaşkanı Erdoğan, iyi bir mühendis olacaklarsa bunun yanında
siyaset, kültür, sanat, spor, gibi kabiliyetleri bulunan konularla
da ilgilenmelerini önerdi.
İklim Değişikliğinin Habercisi: Sulak Araziler
#Gündem / 06 Mart 2025
KGK, Moskova’da TASS’ın BRICS medya zirvesinde
#Gündem / 15 Eylül 2024
Yorumlar
